SAĞLIK - 03 Mart 2026 Salı 13:10

Uzmanlardan kritik "ekran" uyarısı

A
A
A
Uzmanlardan kritik "ekran" uyarısı

Acıbadem Bodrum Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Burak Seven, çocuklarda ekran kullanımının yaşa göre sınırlandırılması gerektiğini belirterek, özellikle yaşamın ilk iki yılında ekran maruziyetinin önerilmediğini söyledi. Seven, "Tablet hiçbir zaman annenin yüzünün yerini tutmaz. Bu dönemde çocuk, en sağlıklı gelişimi gerçek insan temasıyla sağlar" dedi.


Poliklinikte ailelerden en sık gelen sorulardan birinin ekran kullanımıyla ilgili olduğunu ifade eden Seven, ailelerin genellikle ya tamamen serbest bıraktığını ya da aniden tamamen yasakladığını belirtti. Seven, "Burada asıl mesele yasak değil, sınır ve dengedir. Doğru yaşta, doğru süreyle ve kontrollü şekilde ekran kullanımı planlanmalıdır" diye konuştu.



"İlk 24 ayda ekran kesinlikle önermiyoruz"


Yaşamın ilk iki yılının beyin gelişimi açısından kritik bir dönem olduğunu vurgulayan Seven, "İlk 24 ayda ekran kesinlikle önermiyoruz. Bu dönemde bebek; dokunarak, göz teması kurarak ve ses tonunu duyarak öğrenir. Ekran bu gelişim sürecinin yerini tutamaz. Ayrıca ‘zaten izlemiyor’ denilen arka plandaki televizyon bile çocuk için bir uyaran oluşturur ve gelişimi olumsuz etkileyebilir" dedi.



"24-36 ay arasında ekran süresi 10-15 dakikayı geçmemeli"


İki yaşından sonra ekran kullanımına tamamen yasak koymak yerine kontrollü yaklaşılması gerektiğini belirten Seven, "24-36 ay arasında ekran kullanılacaksa mutlaka ebeveyn eşliğinde olmalı ve günlük süre 10-15 dakikayı geçmemelidir. Çocuk ekrana tek başına bırakılmamalı, izlenen içerik hakkında konuşularak aktif katılım sağlanmalıdır" şeklinde konuştu.



"3-5 yaşta günlük ekran süresi 1 saatle sınırlandırılmalı"


Okul öncesi dönemde ekran kullanımında düzenin çok önemli olduğunu belirten Seven, "3-5 yaş arasında günlük toplam ekran süresi 1 saati geçmemelidir. Ancak burada süreden çok, düzen önemlidir. Ekran kullanımının başlangıç ve bitiş saatleri net olmalıdır. Belirsiz kullanım çocuklarda krizlere yol açabilir" dedi.


Ekran kullanımında iki önemli kurala dikkat çeken Seven, "Uyumadan en az bir saat önce ekran kullanılmamalı ve yemek sırasında kesinlikle ekran olmamalıdır. Bu iki basit kural bile birçok sorunun önüne geçebilir" açıklamasında bulundu.



"Telefonla uyuyan çocukların uyku düzeni bozuluyor"


Okul çağında ve ergenlik döneminde ekran kullanımının kontrol edilmesi gerektiğini belirten Seven, "Gece telefonla uyumak, uyku kalitesini bozar. Uyku düzeni bozulan çocuklarda dikkat eksikliği, sinirlilik ve akademik performans düşüşü görülebilir. Telefon ve tabletlerin çocuk odasında değil, ortak kullanım alanlarında bulundurulması daha sağlıklı bir yaklaşımdır" ifadelerini kullandı.



"Ekranı ödül haline getirmeyin"


Ebeveynlerin sık yaptığı hatalardan birinin ekranı ödül olarak kullanmak olduğunu belirten Seven, "‘Sus, telefon al’ veya ‘yemeğini bitir, tablet vereyim’ gibi yaklaşımlar ekranı daha değerli hale getirir ve ileride kontrolü zorlaştırır. Ekran ödül ya da ceza aracı olarak kullanılmamalıdır" dedi.



"Çocuklar için en önemli şey hala oyun ve iletişim"


Ebeveynlerin çocuklarına rol model olması gerektiğini vurgulayan Seven, "Biz sürekli telefon kullanırken çocuğa ‘çok bakma’ demek etkili olmaz. Ev içinde telefonsuz zaman dilimleri oluşturmak oldukça faydalıdır. Ekran tamamen yasaklanması gereken bir araç değildir, ancak mutlaka sınırlandırılmalıdır. Çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey hala oyun oynamak, hareket etmek ve gerçek iletişim kurmaktır" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara İçişleri Bakanlığı: "FETÖ terör örgütüne yönelik tarafından düzenlenen operasyonlarımızda; 298 şüpheli yakalandı" İçişleri Bakanlığı, son 2 hafta içerisinde 38 ilde FETÖ terör örgütüne yönelik polis tarafından düzenlenen operasyonlarda 298 şüphelinin yakalandığını duyurdu. İçişleri Bakanlığı, sosyal medya hesaplarından son 2 hafta içerisinde 38 ilde FETÖ terör örgütüne yönelik polis tarafından operasyon düzenlendiğini ve 298 şüphelinin yakalandığını açıkladı. Aynı zamanda Bakanlık, 298 şüpheliden, 182’sinin tutuklandığını ve 75’i hakkında da adli kontrol hükümleri uygulandığını bildirdi. "FETÖ terör örgütüne yönelik tarafından düzenlenen operasyonlarımızda; 298 şüpheli yakalandı" Bakanlık tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: "38 ilde FETÖ terör örgütüne yönelik son 2 haftadır polislerimiz tarafından düzenlenen operasyonlarımızda; 298 şüpheli yakalandı. FETÖ’nün ‘Güncel Yapılanması, Eğitim Yapılanması, Finans Yapılanması, Askeri Mahrem Yapılanması ve Mahrem Yapılanmalar’ içerisinde faaliyette bulunan, FETÖ’nün kriptolu haberleşme programı ByLock kullanıcısı olan, Ankesörlü telefonlarla örgüt içindeki şahıslarla haberleşmeyi sürdüren, Yasa dışı yollardan yurt dışına kaçmaya çalışan, Örgütün propagandasını yapan, Örgüte maddi destek toplayan 298 şüpheli yakalandı, 182’si tutuklandı. 75’i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile EGM TEM Daire Başkanlığımız, KOM ve İstihbarat Başkanlıklarımız koordinesinde; Emniyet Müdürlükleri TEM ve KOM Şube Müdürlüklerince 38 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda; haklarından kesinleşmiş hapis cezası ve aranma kaydı bulunanlar da yakalandı. Devletimizin bütünlüğüne, milletimizin huzuruna kastedenlerle mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı, Daire Başkanlıklarımızı, Kahraman Polislerimizi ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."
Bursa Bursa iş dünyası ‘Ortak akıl toplantısında bir araya geldi Türkiye ekonomisinin lokomotif şehri Bursa’da, oda ve borsa başkanlarının katılımıyla "Ortak Akıl Toplantısı" gerçekleştirildi. Toplantıda küresel ekonomideki tarihi dönüşüme dikkat çeken Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, "Bursa üretim gücü, ticaret kültürü ve insan kaynağıyla bu dönüşümün en önemli merkezlerinden biri olmaya devam edecek." BTSO tarafından yaşam boyu eğitim modeliyle Türkiye’ye kazandırılan Bursa Business School, iş dünyasının çatı kuruluşları olan oda ve borsaların başkanlarını bir araya getiren ‘Ortak Akıl Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. Üretim, ticaret, sanayi ve ihracat başlıklarında güncel gelişmelerin değerlendirildiği toplantıda kentin rekabet gücünü artıracak ortak çalışma alanları ele alındı. "Tarihi kırılmayı doğru okumalıyız" Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte yaşanan savaşlara, jeopolitik sarsıntılara ve ekonomik değişimlere değinerek, elli yıl sonra tarih kitaplarında yer alacak ölçekte stratejik bir döneme tanık olduklarını söyledi. Savunma sanayiinden teknoloji üretme kapasitesine kadar her alanın yeniden test edildiğini belirten BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, "İstemediğimiz gelişmeler maalesef hemen yanı başımızda yaşanıyor. Ancak şunu kabul etmeliyiz; sürecin tam ortasındayken yaşananları doğru okumak her zaman kolay değildir. Bizim en büyük temennimiz, vatanımızın birlik ve bütünlüğünü muhafaza ederek bu tarihi kırılmayı ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonuyla daha güçlü atlatabilmektir. Bir ülkenin gerçek bağımsızlığı; teknoloji üretme kapasitesi ve güçlü üretim ekosistemiyle mümkündür." ifadelerini kullandı. "Dönüşümü yönetmek zorundayız" Rekabetin ölçeğinin ülkelerden şehirlere kaydığını hatırlatan Başkan Burkay, önümüzdeki dönemin kazananlarını dijital altyapı ve nitelikli insan kaynağının belirleyeceğini söyledi. Klasik sanayi devlerinin yerini yeni nesil teknoloji şirketlerinin aldığına dikkat çeken Başkan Burkay, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Eskiden ülkeleri kıyaslardık, şimdi şehirler yarışıyor. Bursa gibi üretim kültürü güçlü bir şehir için bu süreç büyük bir risk olduğu kadar önemli fırsatlar da barındırıyor. Eğer yapay zekâ ve dijitalleşmeyi üretim merkezimize koyabilirsek, küresel rekabette güçlü bir konum elde edebiliriz. Aksi halde sadece maliyetleri konuşan, ancak değer üretmeyen bir yapı içinde sıkışıp kalırız. Tercih bizim; ya dönüşümü yöneten olacağız ya da değişimi uzaktan izleyeceğiz." "Bursa’da yeni iş modeli" İş modellerindeki köklü değişime ve sermayenin yeni adreslerine dikkat çeken İbrahim Burkay, sanayi devriminin ilk yıllarındaki yöntemlerle bugünün dünyasında var olmanın artık mümkün olmadığını söyledi. BTSO öncülüğünde Girişim Sermayesi Yatırım Fonu modeliyle hayata geçirilen Türkiye’nin en büyük Lojistik Teknopark projesinin yeni ekonomik düzenin en somut örneklerinden biri olduğunu ifade eden Burkay, "Bugün lojistik sadece mal depolamak değildir. Artık veri depolanıyor, bilgi yönetiliyor, hız ve entegrasyon değer üretiyor. Fiziki depolamanın metrekaresi ile veri depolamanın metrekaresi aynı değil. Katma değerli lojistik hizmet sunduğunuzda metrekare başına oluşan ekonomik değer katlanıyor. Biz Bursa’da tam olarak bu yeni iş modelini kurguluyoruz." dedi. Lojistik Teknopark’ın gümrüksüz sahaları, entegre antrepo sistemi, girişte gümrükleme imkânı, ileri teknoloji ve otomasyon altyapısı ile veri yönetimi ve dijital takip sistemlerini bir arada barındıran bütüncül bir merkez olarak planlandığını belirten Burkay, projenin üretim ile küresel pazarlar arasındaki süreyi ve maliyeti azaltan stratejik bir yapı sunduğunu kaydetti. İbrahim Burkay, "Bu proje, sürdürülebilir gelir üreten, ölçekli, veriye dayalı ve yüksek katma değerli bir iş modelidir. Bursa’nın üretim gücünü küresel ağlara entegre eden bir merkez inşa ediyoruz." dedi. Başkan Burkay, merkezin lojistik ile teknolojiyi aynı zeminde buluşturarak Bursa’yı bölgesel bir üs konumuna taşıyacağını söyledi. "Mesele sadece üretmek değil" Küresel ekonomide yaşanan dönüşüme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Burkay, "Dünya ekonomi tarihinde ilk kez G7 ölçeğinde konuşulan büyüklüklerin içinde artık şirketler var. Mesele sadece üretmek değil; geleceğin şirketlerine ortak olmak, teknolojinin içinde yer almak ve sermayeyi doğru alanlara yönlendirmektir. Bu yüzden birlikte hareket etmeli, ölçek oluşturmalı ve cesur adımlar atmalıyız. Bursa üretim gücü, ticaret kültürü ve insan kaynağıyla bu dönüşümün en önemli merkezlerinden biri olmaya devam edecek." diye konuştu. İnegöl TSO Başkanı Yavuz Uğurdağ: "Değişime öncülük etmeliyiz" İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Uğurdağ, BTSO Başkanı İbrahim Burkay’a vizyoner yaklaşımı için teşekkür ederek, ortak akıl toplantılarının bilgi ve tecrübe paylaşımı açısından önemli bir zemin oluşturduğunu söyledi. İnegöl’ün mobilya, tekstil ve makine-metal sektörlerinde dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Uğurdağ, yeni pazarlara açılma ve uluslararası organizasyonlarla ihracatı artırma yönünde çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Uğurdağ, Lojistik Teknopark projesinin özellikle ihracatçı firmalar açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirterek, "Üretim ile lojistiğin entegre olduğu güçlü modeller rekabet gücümüzü artıracaktır." dedi. "Lojistik teknopark odalarımız için çok değerli" Orhangazi TSO Yönetim Kurulu Başkanı Erol Hatırlı, Lojistik Teknopark projesinin sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda çok önemli bir proje olduğunu belirterek, "BTSO Başkanım Sayın İbrahim Burkay’ın öncülüğünde oluşturulan bu fonlar Odalarımız için de gerek kaynak girişi gerekse de iş modeli olarak çok değerli. Başkanımıza böylesine önemli bir projeyi hayata geçirdiği için teşekkür ediyorum." dedi. Erol Hatırlı, üretim yükünü taşıyan ilçelerin yapısal sorunlarına da dikkat çekerek, birçok büyük işletmenin üretim tesisinin ilçelerinde, merkezlerinin ise başka illerde olduğunu ifade ederek, bu durumun üretimin yükünü çeken ilçelerdeki odaların gelirlerini düşürdüğünü dile getirdi. Gemlik Ticaret Borsası Başkanı Çakır Zeytinde İhtisaslaşmayı Vurguladı Zeytin ve zeytinyağının bölge ekonomisi için sadece bir ürün değil, stratejik bir değer olduğunu vurgulayan Gemlik Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özden Çakır ise coğrafi işaretin sağladığı katma değerin korunması ve artırılması için ihtisaslaşma adımlarının hızlandırılması gerektiğini söyledi. Çakır, "Özellikle lisanslı depoculuk ve ürün ihtisas borsası konularını yeniden gündemimize almalıyız. Eğer bu bölgede tam anlamıyla bir ihtisaslaşma sağlayabilirsek, zeytinin dünya piyasasındaki fiyatını ve kalite standartlarını belirleyen ana merkez konumuna gelebiliriz. Bursa Ticaret Borsası’nın bu alandaki hizmet ağını bölgemizde genişletmesi, hem üreticimize hem de sanayicimize güç katacaktır." diye konuştu. "Tarımda Yeni Nesil Teknolojiye Geçmeliyiz" İklim krizinin tarımsal üretim üzerindeki sert etkilerine dikkat çeken Bursa Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı İsmail Aslım da geleneksel yöntemlerle sürdürülebilir bir gelecek inşa etmenin mümkün olmadığını ifade etti. Aslım, sektördeki dönüşüm ihtiyacını şu sözlerle dile getirdi: "Son iki yılda yaşadığımız ani hava değişimleri, don olayları ve fırtınalar tarımsal verimliliği doğrudan etkiliyor. Üretim yoksa fiyat yükselir; bu işin doğası budur. Ancak rekabet gücümüzü korumak için ‘Yeni Tarım’ modeline geçmek zorundayız. İtalya ve İspanya’da uygulanan drone ile hasat, drone ile ilaçlama ve kapalı sistem üretim modellerini Bursa’da yaygınlaştırmalıyız. İbrahim Başkanımızın da vurguladığı gibi, meselelerimizi ortak akıl zemininde buluşarak çözmeye devam edeceğiz." "Yenişehir’in potansiyeli yüksek" Yenişehir Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Torun da Yenişehir’in sahip olduğu lojistik avantajlar, tarımsal üretim kapasitesi ve sanayi altyapısı ile Bursa ekonomisine daha güçlü katkı sağlayabilecek bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Orhan Torun, planlı yatırımlar ve kurumlar arası iş birliğiyle ilçenin bölgesel bir üretim ve lojistik merkezi haline gelebileceğini ifade etti.