GÜNDEM - 28 Mart 2026 Cumartesi 19:26

Yağmur dinlemediler: Bodrum Acı Ot Festivali’ne ziyaretçi akını

A
A
A
Yağmur dinlemediler: Bodrum Acı Ot Festivali’ne ziyaretçi akını

Muğla’nın Bodrum ilçesinde bu yıl 7’ncisi düzenlenen Acı Ot Festivali, sağanak yağmura rağmen binlerce ziyaretçiyi Ortakent Köyiçi’nde buluşturdu.


Muğla Valiliği, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Bodrum Kaymakamlığı, Bodrum Belediyesi ve Bodrum Ticaret Odası destekleriyle Ortakent Yahşi Yalılarını Geliştirme ve Mavi Bayrak Derneği (OYDER) tarafından düzenlenen festival bugün başladı. 2 gün sürecek olan festivalde çevre illerden gelen ziyaretçiler, sağanak yağmura aldırış etmeden stantları doldurdu. Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, eşiyle birlikte festival alanını gezerek, üreticilerle sohbet etti. Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Kanat Özsert ise mutfak etkinliklerine katılarak, şeflerle birlikte yemek hazırladı.



Yüzlerce stant, binlerce lezzet


Yaklaşık 300 standın yer aldığı festivalde Bodrum’a özgü otlar ön plana çıktı. Acı ot başta olmak üzere baldıran, deli kenker, turpotu, tilkişen ve ada marulu vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Deli kenker dolması, külür, çetimek pidesi, havanda incir, mart mantarı kavurması ve labada dolması gibi yöresel tatlar ise ziyaretçilerin en çok tercih ettiği lezzetler arasında yer aldı.


Zeybek gösterileriyle başlayan programda halk oyunları ekipleri ve dans grupları gün boyu sahne aldı. Gastronomi bölümünde şefler yöresel tarifleri uygulamalı olarak sergilerken, ziyaretçiler hem yapımını izledi hem de tattı. İstanköy (Kos) Adası’ndan gelen şeflerin Bodrum otlarıyla hazırladığı tarifler ilgi gördü.


Festival tarihlerinin bir yıl önceden belirlenmiş olması nedeniyle hava muhalefetine rağmen bir değişiklik yapılmadığını belirten yetkililer, katılım sağlayan tüm


ziyaretçilere ve esnafa teşekkür etti. Alanda yöresel ürünlerden el açması böreklere kadar geniş bir ürün yelpazesinin yer aldığı 325 stant kuruldu.



Hedef 100 bin ziyaretçi


OYDER Başkanı Öncel Erkal, "Bodrum Acı Ot Festivali, bu yıl 7’nci kez kapılarını ziyaretçilerine açtı. Güne yağmurla başlanmasına rağmen festival alanı bereketli bir katılıma sahne oldu. Afyon, Denizli ve Balıkesir başta olmak üzere yaklaşık 7 farklı ilden tur otobüsleriyle gelen misafirler, yağmura aldırış etmeden şemsiyeleriyle alandaki yerini aldı" dedi.


Erkal, "Geçtiğimiz yıllarda da benzer hava koşullarıyla karşılaşılmasına rağmen yüksek katılım rakamlarına ulaşıldığı vurgulandı. 5’inci festivalde 80 bin, yağışlı geçen 6’ncı festivalde ise 60 bin ziyaretçi ağırlayan organizasyonda bu yılki hedef 100 bin barajını aşarak yeni bir rekor kırmak. Artık bir marka haline gelen Bodrum Acı Ot Festivali, Türkiye genelindeki festivaller arasında 8’inci, Ege Bölgesi’nde 4’üncü sırada yer alıyor. Bodrum’un en büyük ve tek festivali olma özelliğini koruyan etkinlik, yarın havanın düzelmesiyle birlikte çok daha yoğun bir kalabalık ağırlamaya hazırlanıyor" dedi.



Yağmur dinlemediler: Bodrum Acı Ot Festivali’ne ziyaretçi akını

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Johannes Brahms’ın ’Ein deutsches Requiem’ eseri Ankaralı sanatseverlerle buluştu Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu (DÇK), DenizBank Konserleri kapsamında Johannes Brahms’ın "Ein deutsches Requiem" eserini Ankaralı sanatseverlerle buluşturdu. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu, romantik dönem repertuvarının en derinlikli ve etkileyici eserlerinden biri olan Johannes Brahms’ın ’Ein deutsches Requiem’ adlı eserini sanatseverlerle buluşturdu. CSO Ada Ankara Ziraat Bankası Ana Salon’da şef Jan Schumacher’in yönettiği konserde, soprano Ceren Aydın ve bariton Kartal Karagedik solist olarak sahne aldı. Piyanoda Gülce Sevgen ve Filiz Peker, timpanide ise Can Kıyıcı yer aldı. "Benim için çok özel bir şehir Ankara" Konser öncesinde İHA muhabirinin sorularını yanıtlayan müzik direktörü Jan Schumacher, "Frankfurt Üniversitesi müzik direktörüyüm ve tüm dünyada şeflik yapıyorum. Bu akşam çok özel bir konserimiz var. Yohannes Brahms’ın Requiem’ini seyrediyoruz. Bu harika bir konser. Burada olduğum ve Devlet Çok Sesli Korosu sanatçıları ile çalışmaktan çok mutluyum. İki harika piyanistimiz var. Onlar, Filiz ve Gülçin, her zaman Requiem’le çalışıyorlar. Ve iki mükemmel solistleri var: Ceren ve Kartal. Daha önce de Ankara’daydım ama hiç bu kadar harika bir alanda olmadım. Konser için çok heyecanlıyım. Benim için çok özel bir şehir Ankara. Ankara’da daha önce birçok kez bulundum ama bu salonda ilk kez konser yapıyorum" diye konuştu.
İstanbul İletişim Başkanı Duran: "Geliştirdiğimiz kapasiteleri savunma sanayii dahil birçok ülkeyle paylaşmakta hiçbir mahzur görmüyoruz" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Türkiye, çevresindeki birçok bölgedeki politikalarına, Balkanlar’dan Afrika’ya, Orta Asya’ya, Orta Doğu’ya kadar birçok alanda istikrarı ve güvenliği öncelediği gibi iş birliğini de yine öncelemektedir. Geliştirdiğimiz kapasiteleri savunma sanayii dahil birçok ülkeyle paylaşmakta hiçbir mahzur görmüyoruz. Geçmişte Türkiye ile aynı şekilde paylaşılmayan, müttefiklerimizin bile bizimle paylaşmadığı kapasiteleri biz güvenliği, istikrarı sağlamak için birçok ülkeyle paylaşıyoruz. Buradaki amaç elbette bir bölgesel barışın, bir bölgesel iş birliğinin sağlanmasıdır" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığı tarafından ‘Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı’ temasıyla düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi’nin (STRATCOM) "İleriye Dönük Perspektifler: Yeni Uluslararası Sistemde Düzen" başlıklı kapanış oturumunda konuştu. Panellerin başarıyla tamamlandığını belirten Duran, "STRATCOM Zirvesi 2026’nın iki gün süren yoğun ve verimli panellerin ardından başarıyla tamamlanmasının gururunu yaşıyoruz. Zirvede uluslararası güvenlikten stratejik iletişime, diplomasi ve küresel iş birliğinden uluslararası sınamalara ve gündemlere kadar birçok kritik konu ele alındı. Katılımcılar, güncel jeopolitik gelişmeler ışığında görüşlerini paylaşarak zirveye değerli bir perspektif kazandırdı. Dünya genelindeki hızlı değişimler, devletlerarası iş birliğinin ve etkili iletişimin önemini her zamankinden daha görünür kılıyor. Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi, bu bağlamda ulusal ve uluslararası düzeyde bilgi ve deneyim alışverişi için eşsiz bir platform sundu. Katılımcılar arasındaki canlı etkileşimler, zirvenin verimli geçmesini sağladı. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz, dün yaptığı konuşmasında küresel sistemin dönüşümü, güç ve meşruiyet dengesi, kriz dönemlerinde liderliğin rolü ve Türkiye’nin adil bir uluslararası düzen arayışındaki öncü yaklaşımı üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Bugün zirvemize teşrif eden Dışişleri Bakanımız Sayın Hakan Fidan, Türkiye’nin bölgesel rolü ve küresel diplomasiye dair değerlendirmeleriyle kıymetli katkı sağladı. MİT Başkanımız Sayın İbrahim Kalın stratejik güvenlik ve bölgesel gelişmeler; Savunma Sanayii Başkanımız Sayın Haluk Güngör savunma teknolojileri ile savaş kavramının geçirdiği dönüşüm konularında değerli bilgiler paylaştı. Program boyunca kıymetli panelistlerimiz, uzman akademisyenler, deneyimli gazeteciler ve alanında öncü isimler, küresel ve bölgesel gelişmelerin stratejik iletişim üzerindeki etkilerini aktararak zirvenin bilgi zenginliğine değerli katkılar sundu. Katılımcıların aktif katılımı, zirvenin interaktif, üretken ve ilham verici bir ortamda gerçekleşmesini sağladı" dedi. "Son 5-6 yılda yaşananlar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın haklılığını ortaya koymaktadır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Dünya 5’ten büyüktür" sözüne vurgu yapan Duran, "Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Dünya 5’ten büyüktür’, ‘Daha adil bir dünya mümkündür’ sözleri uluslararası sistemdeki adaletsizliklere, eşitsizliklere ve sorunlara dikkat çekiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu mesajı sadece mazlumların konumunu anlatmak için ortaya koyduğu bir çağrı değil, aynı zamanda dünyanın değerlere ve normlara dayalı yeniden kurulması gerektiğine işaretidir. Son 5-6 yılda yaşananlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın haklılığını ortaya koymaktadır. Biz Türkiye olarak aslında 2010’lu yıllardan itibaren karşılaştığımız siber saldırılar, dezenformasyon kampanyaları ve Türkiye’ye yönelik diğer konularla birlikte bir direnç geliştirdik. Bu çerçevede de stratejik iletişime öncelik verdik. Bu itibarla STRATCOM’da öncelikle Türkiye’nin bu meselesini dünyaya anlatmak, Cumhurbaşkanımızın vizyonunu dünyaya göstermek birinci amacımız oldu. İkinci amacımız, kendi hikâyemizi kendimiz anlatmak ama buna diğer ülkeleri de katmak. Çevremizdeki bölgelerde söyleyecek sözü olan ve mevcut sistemin sıkıntılarından rahatsız olan, yeni bir ses getirmek isteyenlere de bir platform oluşturduk" diye konuştu. "Türkiye, çevresindeki, birçok bölgedeki politikalarına, Balkanlar’dan Afrika’ya, Orta Asya’ya, Orta Doğu’ya kadar birçok alanda istikrarı ve güvenliği öncelediği gibi iş birliğini de yine öncelemektedir" İletişim Başkanı Duran, dünyada az sayıda aktörün hikayeyi belirlediğine vurgu yaparak, "Biz kendi hikayemizi kendimiz yazalım ve birlikte yazalım istedik. Onun için de çok sayıda ülkenin buraya katılması, burada görüşlerini, dünyanın nereye gitmesi gerektiğini birlikte anlatmalarını istedik. Bu platformun da bugün bu amaca hizmet ettiğini görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Uluslararası sistemdeki değişim nereye gidiyor? Dünyanın artık çok kutuplu olduğunu biliyoruz ama bu çok kutupluluk ne demek? Nasıl bir hizalanma olacak? Büyük güçler, küresel güçler, bölgesel güçler nasıl politikalar belirleyecekler? Bu henüz netleşmiyor ama öte taraftan da az önce bahsettiğim çatışmalar, savaşlar devam ediyor ve gelen dünyanın riskleri çok açık. Biliyorsunuz bu son savaşta tedarik zincirlerinden güvenliğe kadar, tarım alanına kadar birçok konuda sıkıntı ortaya çıktı. Bir düzen arayışı dedik, çünkü şunu biliyoruz; bugün dünya adaletsiz, eşitsiz bir durumda ve mevcut sistem çökme işaretleri veriyor. Küresel ve bölgesel güçler kendi meselelerini savaşla, çatışmayla çözmeye çalışıyorlar. Bizim zamanında Cumhurbaşkanımız liderliğinde ifade etmiş olduğumuz ’bu sistem değişmeli’ mesajı aslında değerleri ve normları terk etmek değildi. Aksine biz bu gelen dünyanın sorunlarını gördüğümüz için haykırıyorduk. Yapılması gereken şey, değerlere ve normlara dayalı olarak adaleti önceleyen, birlikteliği önceleyen bir sistemin kurulmasıydı. Kendi söylemlerimizi, kendi çözüm önerilerimizi hep birlikte nasıl hayata geçirebiliriz? Diplomasiden medyaya kadar hangi alanda neler yapılabilir? Bunlar geniş bir şekilde konuşuldu. Savaş istemiyoruz, çatışma istemiyoruz ne bölgemizde ne küresel düzlemde. Diplomasinin, uzlaşmanın, birlikte etkileşimin ve çözüm bulmanın dünyasını arıyoruz. Aksi takdirde büyük güçler ve bölgesel güçler kendi çözümleri olarak savaşı, çatışmayı dayatırlarsa, dünyamızın geleceğinin daha karanlık olacağı açıktır. Yeni bir dünya için, daha aydınlık bir dünya için sözü olanları bir araya getirmeye çalıştık ve kendi sözümüzü de ifade ettik. STRATCOM’un önümüzdeki dönemde katılımda bulunan ülkelerde çeşitli toplantılarla yıl boyunca devam etmesini, bu anlatıları, bu çözüm önerilerini toplamasını ve sonra da her yıl İstanbul’da bunu bir araya getirerek dünyaya buradan bir toplu mesaj ama sadece bizim mesajımız değil, katılanların, sözü söyleyenlerin hepsinin mesajı olarak bir araya getirmek istiyoruz. Bizim savunma sanayiine verdiğimiz ehemmiyet de bununla alakalıdır. Türkiye, çevresindeki, birçok bölgedeki politikalarına, Balkanlar’dan Afrika’ya, Orta Asya’ya, Orta Doğu’ya kadar birçok alanda istikrarı ve güvenliği öncelediği gibi iş birliğini de yine öncelemektedir. Geliştirdiğimiz kapasiteleri savunma sanayii dahil birçok ülkeyle paylaşmakta hiçbir mahzur görmüyoruz. Geçmişte Türkiye ile aynı şekilde paylaşılmayan, müttefiklerimizin bile bizimle paylaşmadığı kapasiteleri biz güvenliği, istikrarı sağlamak için birçok ülkeyle paylaşıyoruz. Buradaki amaç elbette bir bölgesel barışın, bir bölgesel iş birliğinin sağlanmasıdır" şeklinde konuştu. Zirvede uluslararası güvenlikten stratejik iletişime, diplomasi ve küresel iş birliğinden uluslararası sınamalara kadar birçok kritik konu ele alındı.