EĞİTİM - 15 Nisan 2026 Çarşamba 16:12

Ambulans sürücülerine sürüş eğitimi

A
A
A
Ambulans sürücülerine sürüş eğitimi

Muş’ta ambulans sürücülerine zorlu yol ve hava şartlarında güvenli sürüş becerileri kazandırmak amacıyla düzenlenen eğitimde, teorik ve uygulamalı çalışmalarla hem personelin hem de hastaların güvenliğinin artırılması hedefleniyor.


Muş İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sağlık çalışanlarına yönelik düzenlenen "Ambulans Sürüş Güvenliği Eğitimi" kapsamında, ambulans sürücülerine zorlu yol şartlarında güvenli ve hızlı müdahale için teorik ve uygulamalı sürüş teknikleri öğretiliyor. Karayolları Şube Şefliği alanında gerçekleştirilen eğitime Muş’un yanı sıra Hakkari’den de sağlık personeli katıldı. Programda ambulans sürücülerine trafik kuralları, yol güvenliği, acil durum prosedürleri ve ambulansların teknik özelliklerine ilişkin kapsamlı eğitim verildi.


Eğitim sürecini yerinde takip eden Muş İl Sağlık Müdürü Dr. Erol Emre Ömür, acil sağlık hizmetlerinin geniş bir coğrafyada yoğun bir şekilde sürdürüldüğünü belirterek, ambulans personelinin zorlu şartlarda görev yaptığını ifade etti. Dr. Ömür, "İlimiz yaklaşık 400 bin nüfusa ve 8 bin kilometrekarelik bir alana sahiptir. Acil sağlık hizmetleri görevimizi, yaklaşık 20 ambulans ve 21 aktif istasyonumuzda yerine getirmeye çalışmaktayız. Yaklaşık 300 personelimiz acil sağlık hizmetleri istasyonlarında görev yapmaktadır. Görevin doğası gereği personelimiz zaman zaman ciddi tehlikelerle karşı karşıya kalabilmektedir. Özellikle hasta nakilleri sırasında kaza oranları maalesef yüksektir. Bakanlığımızın uyum programları kapsamında her 5 yılda bir ambulans sürücü geliştirme eğitimleri düzenlenmektedir. Bu sertifikasyon programlarında personelimizin eksiklikleri tespit edilerek, çeşitli kabiliyetleri konusunda farkındalık oluşturulması hedeflenmektedir" dedi.


Doğu Anadolu Bölgesi’nin yoğun kar yağışı ve zorlu kış şartlarına sahip olduğuna dikkat çeken Ömür, "Bugünkü etkinliğimize Erzurum ve Hakkâri illerinden eğitmen arkadaşlarımız da katılmıştır. Yaklaşık 17 ambulans sürücümüze güvenli sürüş eğitimi vermek amacıyla bir araya gelmiş bulunuyoruz. Her şeyden önemlisi; hem personelimizin hem de hastalarımızın can güvenliği büyük önem taşımaktadır. Kendilerine özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum. Ambulans kazaları oranında nispeten daha iyi bir seviyede olsak da hedefimiz bu oranı sıfıra indirmektir. Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer almamız nedeniyle yoğun kar yağışıyla sıkça karşılaşmaktayız. Bu durum trafik sorunlarını ve kazaları da beraberinde getirmektedir. Eğitimlerimizde zincir takma başta olmak üzere tüm konular detaylı şekilde anlatılmaktadır. Kazaların büyük bir kısmının yağmur ve kar gibi hava şartlarında kaynaklandığını biliyoruz ve bu eğitimlerle bu riskleri en aza indirmeyi amaçlıyoruz. Personelimiz bu konuda oldukça yetkin olup eğitimlere hızlı uyum sağlamaktadır. Temennimiz, ambulans kazalarını minimum seviyeye indirerek personelimizin görev dönüşlerinde ailelerine güvenle kavuşmalarını sağlamaktır" şeklinde konuştu.


Eğitime katılan 112 Acil Tıp Teknisyeni Merve Kılınç ise ambulans sürüş eğitiminin mesleki gelişim açısından önemli olduğunu belirterek, kadın personelin de bu alanda aktif rol üstlenebildiğini söyledi. Kılınç, "Bir kadın da erkeklerin yaptığı her işi yapabilir. Görev tanımımız içinde ambulans sürücülüğü de var. Bu eğitimi en iyi şekilde tamamlayıp görevimizi en iyi şekilde yerine getirmek istiyoruz" ifadelerini kullandı.


Dört gün sürecek eğitim sonunda başarılı olan sağlık çalışanlarına sertifika verilerek, görevlerinde daha güvenli ve donanımlı şekilde hizmet vermeleri sağlanacak.



Ambulans sürücülerine sürüş eğitimi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Marmaris Körfezi masaya yatırıldı Muğla’nın Marmaris ilçesinde SEAMAR Projesi kapsamında düzenlenen söyleşide Marmaris Körfezi’nin çevresel durumu, bilimsel veriler ışığında değerlendirilirken; iklim değişikliği, kirlilik baskıları ve çözüm önerileri ele alındı. Marmaris’te deniz ekosisteminin korunması ve iklim değişikliğine karşı dayanıklılığın artırılması amacıyla önemli bir söyleşi düzenlendi. Marmaris Belediyesi tarafından Avrupa Birliği ve Türkiye’nin ortak finansmanıyla yürütülen Marmaris’te Deniz Ekosisteminin İyileştirilmesi ve İklim Dayanıklılığının Artırılması Projesi (SEAMAR) kapsamında gerçekleştirilen programda, Marmaris Körfezi’nin çevresel durumu bilimsel veriler ışığında ele alındı. Marmaris Belediyesi Özel Kalem ve AR-GE Müdürü Didem Gamze Işıksal’ın ev sahipliğinde düzenlenen "Geçmişten Günümüze Marmaris Körfezi’nin Genel Çevre Sorunları ve Çözüm Önerileri" başlıklı söyleşide, körfezin geçmişten günümüze yaşadığı değişim, mevcut riskler ve çözüm alanları kapsamlı şekilde değerlendirildi. Söyleşiye konuk olarak katılan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nedim Özdemir ise su kalitesi, ekosistem dinamikleri, kirlilik baskıları ve iklim değişikliğinin körfez üzerindeki etkilerini anlattığı bir sunum yaptı. Somut verilerin ortaya konduğu sunumda uzun dönemli ölçüm ve analiz sonuçları davetlilerle paylaşıldı. Söyleşide, körfezde artan çevresel baskılar, turizm ve insan faaliyetlerinin etkileri, iklim değişikliğine uyum ve risk yönetimi ile koruma ve iyileştirme odaklı çözüm önerileri üzerine değerlendirmeler yapıldı. Ayrıca sürdürülebilir bir Marmaris için atılması gereken adımlar da vurgulandı.
Ağrı Lise öğrencisi kadın ölümlerini romanlaştırdı Ağrı Eleşkirt 70. Yıl Sağlık Meslek Lisesi öğrencisi Zelal Yılmaz son yıllarda artan kadın cinayetlerine sessiz kalamayarak tepkisini roman yazarak dile getirdi. Daha hayatının baharında olan genç yazar, her gün yazılı, görsel ve sosyal medyadaki gördüğü kadın cinayetlerine sessiz kalamayarak isyanını zihin dünyası içinde oluşturduğu bir karekterle dile getirerek kanayan bu sosyal yaraya parmak bastı. Son yıllarda haber bültenlerinde kadına yönelik şiddet ve cinayet haberleri art arda yer almaya devam ediyor. Bir olayın etkisi geçmeden bir yenisinin yaşanması, bu trajedilerin zamanla sıradanlaşmasına neden olurken, hayatını kaybeden kadınların isimleri ise hızla unutuluyor. Genç yazar Zelal Yılmaz da tam olarak bu noktadan yola çıkarak kaleme aldığı "Ölümsüz Kadınlar" adlı kitabında, unutulan hikâyelere dikkat çekmeyi amaçlıyor. Yılmaz, özellikle kamuoyunda yankı uyandıran olaylardan etkilenerek bu kitabı yazmaya karar verdiğini ifade ediyor. Bir olayın diğerini gölgede bırakması ve yaşananların kısa sürede gündemden düşmesi, yazarın en büyük motivasyon kaynaklarından biri olmuş. Yılmaz, eserinde yalnızca toplumsal bir soruna dikkat çekmekle kalmıyor, aynı zamanda kurgusal bir karakter üzerinden adalet arayışını da gözler önüne seriyor. Kitabın merkezinde yer alan "Ben Yürek" adlı karakter, 24 yaşında bir avukattır. İzmir’de kazandığı bir davanın ardından kaçırılarak işkenceye maruz kalan Yürek’in hayatı, yaşadığı travmalar ve karşılaştığı adaletsizliklerle derin bir kırılma yaşar. Akıl hastanesine düşen Yürek, burada sevgiyle tanışsa da hayatındaki zorluklar son bulmaz. Kendi ifadesiyle, bir taciz girişimine karşı kendini savunmak zorunda kalır ve bu olayın ardından yaşadıkları daha da ağırlaşır. Sonrasında ise kabul etmediği bir dava nedeniyle sokak ortasında silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybeder. Hikâyesi, "Bu adalet değildi." sözleriyle okuyucuya güçlü bir mesaj bırakır. Yazar, bu eserle yalnızca bir karakterin hikâyesini anlatmakla yetinmiyor; aynı zamanda gerçek hayatta yaşanan acıların unutulmaması gerektiğini vurguluyor. "İnsan aslında öldüğünde değil, unutulduğunda ölür" düşüncesinden hareket eden Yılmaz, kadınların isimlerini ve yaşadıklarını yaşatmayı hedefliyor. Eleşkirt 70. Yıl Sağlık Meslek Lisesi Müdürü Kasım Bozkurt; "Öğrencimiz toplumsal meselelere duyarlı akranlarına göre farkındalığı oldukça yüksek azimli örnek bir öğrencimizdir. Kendisi bütün öğretmen arkadaşlarımızın ve takdir ettiği öğrencilerin örnek aldığı biridir" dedi. "Ölümsüz Kadınlar", yalnızca bir roman değil; aynı zamanda bir farkındalık çağrısı olarak öne çıkıyor.