ASAYİŞ - 21 Mayıs 2025 Çarşamba 14:35

Anne Şahinaz Özcan: "Oğlumun odasını hazırladım, yeter ki gelsin"

A
A
A
Anne Şahinaz Özcan: "Oğlumun odasını hazırladım, yeter ki gelsin"

Evlatları için her hafta çarşamba günü DEM Parti önünde toplanan Muşlu aileler, terör örgütü PKK’ya karşı direnişini sürdürüyor. 197 haftadır süren nöbette gözler barış sürecine çevrildi.


Muş’ta çocukları terör örgütü PKK tarafından kaçırılan aileler, DEM Parti İl Başkanlığı binası önündeki eylemlerine devam etti. "Terörsüz Türkiye" çağrısına destek veren aileler, barış sürecinden umutlu. Çocuklarının PKK tarafından dağa kaçırılmasından DEM Parti’yi sorumlu tutan ve 197 haftadır evlat nöbetini sürdüren Muşlu aileler, DEM Parti İl Başkanlığı binası önünde "Anneler direniyor", "Evlat nöbetindeyiz" pankartlarıyla ellerinden çocuklarının fotoğraflarını düşürmeyen aileler, dağa kaçırılan evlatlarına "teslim olun" çağrısı yaptı. "Terörsüz Türkiye" sürecinde terör örgütü PKK’nın fesih ve silah bırakma kararını memnuniyetle karşılayan anne ve babalar, çocuklarının bir an önce gelmesini bekliyor.



"Oğlumun odasını hazırladım"


Anne Şahinaz Özcan, 8 yıldır oğlumdan haber alamadığını belirterek, "Barış süreci de başladı, biz çok seviniyoruz. Allah bir daha bu acıyı yaşatmasın. Çocuklarımız da kazasız belasız gelsin. Oğlumun odasını, eşyasını hazırlamışım. Hepsi sağ salim gelip alilerine kavuşsun. 8 yıldır bu acıyı çekiyorum ve günlerin nasıl geçtiğini bilmiyorum. Oğlum eğer sesimi duyuyorsan gel teslim ol" dedi.


Baba Alaattin Koçhan da 9 yıl önce oğlunun Bursa’dan kaçırıldığını söyledi. Oğlunun bir an evvel gelip teslim olmasını isteyen Koçhan, "9 yıldır oğlumu bekliyorum, her zaman bunun üzüntüsünü ve sıkıntısını çekiyorum. Barış sürecinden dolayı Cumhurbaşkanımıza, Devlet Bahçeli’ye ve devletin tüm kurumlarına çok teşekkür ediyorum. Bir an evvel bu işi çözüp herkesin çocuklarını göndersinler. Tabi ki şehit ailelerinin gözyaşları da dinsin, beklemede olan annelerin de gözyaşı dinsin. Ne olursa olsun her zaman oğlumu yanımda görmek isterim. Devlet büyüklerinden rica ediyorum, bu iş bir an evvel çözülsün" dedi.



Anne Şahinaz Özcan: "Oğlumun odasını hazırladım, yeter ki gelsin"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Selçuk Üniversitesi akademisyenleri 4 yeni bitki türü keşfetti Selçuk Üniversitesi, Türkiye’nin biyolojik zenginliğini gün yüzüne çıkaran önemli bir akademik başarıya imza attı. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul’un yürütücülüğündeki proje kapsamında Orta Toroslar’da keşfedilen 4 yeni kayagülü türü bilimsel literatüre kazandırıldı. TÜBİTAK’ın destek verdiği kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik proje kapsamında Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, Prof. Dr. Tuna Uysal, Doç. Dr. Meryem Bozkurt, Doç. Dr. Emrah Şirin, Doç. Dr. Hakkı Demirelma ve Doç. Dr. Burcu Yılmaz Çıtak, Türkiye genelinde 45 ilde saha çalışmaları gerçekleştirdi. Konya, Karaman ve Antalya’dan alınan örnekler üzerinde yapılan değerlendirme ve analizler sonucunda ise daha önce bilinmeyen dört yeni kayagülü türü kayıtlara geçti. Türler, bilim dünyasına tanıtılarak uluslararası saygınlığı bulunan Plants dergisinde yayımlandı. Proje detaylarına ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, "Çalışmamız, TÜBİTAK tarafından desteklenen kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik bir projenin ürünüdür. Türkiye’de 45 ilde gerçekleştirdiğimiz arazi çalışmalarında yaklaşık bin 500 örnek topladık. Ayrıca yurt içindeki 15 herbaryum ve yurt dışındaki yaklaşık 10 uluslararası herbaryumu inceleyerek toplamda 2 bin 500’e yakın örnek üzerinde çalıştık. Morfolojik, taksonomik, tohum, polen, moleküler ve kromozom analizlerini birlikte değerlendirerek bu dört bitki türünün bilim dünyası için yeni olduğuna karar verdik" diye konuştu. Türkiye Kayagülü açısından önemli bir merkez Yeni türlerin tamamının Toroslar’da yayılış gösterdiğine dikkat çeken Ertuğrul, "Bu bitkilerin tamamı Konya, Karaman ve Antalya illerindeki Toros Dağları’nda tespit edildi. İki tür Karaman’da, biri Konya’da, biri ise Antalya’nın Akseki ilçesinde tanımlandı. Bu türleri Beyşehir kayagülü, Sultan kayagülü, Akseki kayagülü ve Göktepe kayagülü olarak adlandırdık. Kayagülü cinsi dünyada yaklaşık 70 türle temsil ediliyor ve bunların 51’i Türkiye’de yayılış gösteriyor. Bu 51 türün 37’si endemik, yani yalnızca Türkiye’de bulunuyor. Bu durum Türkiye’yi bu bitki grubu açısından önemli bir merkez haline getiriyor" dedi. Bitkilerin yetişme ortamına ilişkin bilgi veren Ertuğrul, "Türlerin büyük bölümü serpantin ve kireçtaşı gibi kayaç alanlarda, bin 100 ile 2 bin metre arasındaki yükseltilerde yetişiyor. Beyşehir kayagülü ise daha çok bozkır alanlarda görülüyor. Bu bitkiler halk tarafından çok bilinen türler değil. Bu nedenle kullanım alanlarına dair literatürde şu an için bir bilgiye rastlamadık" ifadelerini kullandı. Yeni türler, Herbaryumumuza eklendi Ertuğrul, yeni keşfedilen türlerin de yaklaşık 30 bin örnekle Türkiye’nin önemli koleksiyonları arasında yer alan ve Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü bünyesinde bulunan KNYA Herbaryumu’na eklendiğini belirtti. Prof. Dr. Ertuğrul, hazırlıkları süren ve yaklaşık 70 cilt olarak planlanan "Resimli Türkiye Florası" çalışmasıyla Türkiye’nin bitki çeşitliliğinin güncel ve görsel bir şekilde sunulmasının hedeflendiğini aktardı.