ÇEVRE - 30 Mayıs 2026 Cumartesi 12:33

Gerok topluluğu bayram tatilinde Muş’un doğal güzelliklerini keşfetti

A
A
A
Gerok topluluğu bayram tatilinde Muş’un doğal güzelliklerini keşfetti

Muş’ta farklı meslek gruplarından doğaseverlerin bir araya gelerek oluşturduğu Gerok topluluğu, bayram tatilinde Ilıca Yaylası, Turna Gölü ve Kurtik Dağı’nda doğa yürüyüşü gerçekleştirdi.


Muş’ta farklı meslek gruplarından doğaseverlerin oluşturduğu Gerok topluluğu, bayram tatilini doğayla iç içe geçirdi. Ilıca Yaylası, Turna Gölü ve Kurtik Dağı’nda yürüyüş yapan ekip, bölgenin doğal güzelliklerini keşfetti.


Her hafta farklı rotalarda bir araya gelen Gerok topluluğu, bu kez bayram tatilinde Muş’un yüksek kesimlerine yürüyüş düzenledi. Karların erimesiyle oluşan Turna Gölü’nü ziyaret eden ekip, Kurtik Dağı eteklerinde oluşan kar tünellerini de gezerek bölgedeki doğal oluşumları yakından inceleme fırsatı buldu. Doğayla iç içe vakit geçiren ekip üyeleri, yürüyüş boyunca çevrede bulunan atıkları toplayarak çevre temizliği yaptı. Etkinlik sırasında hem doğa yürüyüşü gerçekleştiren hem de çevre bilincine dikkat çeken grup üyeleri, doğanın korunmasına yönelik farkındalık oluşturmayı amaçladı.


Düzenledikleri etkinliklerle Muş’un doğal güzelliklerini daha geniş kitlelere tanıtmayı hedeflediklerini belirten Üniversite öğrencisi Zekiye Kılbaş, aynı zamanda doğa sevgisi ve çevre bilincinin yaygınlaşmasına katkı sunmayı amaçladıklarını ifade etti. Kılbaş, "Bugün rotamızda Ilıca Gölü ve yaylası eşliğinde, Zovser Dağları manzarasıyla birlikte Kurtik Dağı’na doğru yolculuk yaptık. Birçok farklı noktadan geçtik. Doğaya karşı olan ilgimi burada değerlendirmek istedim ve Muşlu Gerok ekibi olarak ben de bu takıma dahil oldum. Çok güzel manzaralar eşliğinde arkadaşlarımızla birlikte ilerliyoruz. Siz de bu muhteşem ve eşsiz güzellikleri görmek istiyorsanız Muşlu Gerok ekibine dahil olabilir, her gün ve her hafta yeni heyecanlara ortak olabilirsiniz. Genelde insanlar bu tür manzaraları Antalya’da gördüklerini söylerler. Karı, güneşi ve doğanın yeşilliğini bir arada görmek gerçekten farklı bir deneyim. Ama Muş bize bu deneyimi yaşattı. Ben ilk defa karın, gölün ve yeşilliklerin aynı anda bulunduğu bir ortamda kendimi buldum. Bu yüzden herkesin bu eşsiz deneyimi yaşamasını isterim açıkçası. Sadece Antalya gibi bilinen yerler yerine bence Muş’a da bir şans verilmesi gerekiyor diye düşünüyorum" dedi.


Muş’un eşsiz güzelliklerine şahit olmak için bu etkinliğe katıldığını söyleyen Zahide Acar, "Bugün eşsiz bir manzarayla karşı karşıya kaldık. Gerçekten çok güzel ve çok farklı bir atmosferin içindeyiz. Hepimizin çok hoşuna gitti. Her zaman olmasını istediğimiz etkinlikler bunlar.


Bir üniversite öğrencisi olarak, Muş’ta bu tür etkinliklerin yapılmasını gerçekten çok önemli buluyorum. Muş’un eşsiz güzelliklerine siz de şahit olmak istiyorsanız gelin, doğayla iç içe güzel bir gün geçirin. Ama gelirken doğayı korumayı da unutmayalım. Bu güzelliklerin bozulmaması için çöplerimizi ve bıraktığımız atıkları doğada bırakmamamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.



Gerok topluluğu bayram tatilinde Muş’un doğal güzelliklerini keşfetti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırklareli Büyükmandıra’da geleneksel at yarışları nefes kesti Kırklareli’nin Babaeski ilçesine bağlı Büyükmandıra beldesinde bu yıl 101. kez düzenlenen Geleneksel Kavasoğlu ve Şamdancıbaşı İbrahim Yağlı Pehlivan Güreşleri çerçevesinde gerçekleştirilen at yarışları, vatandaşların yoğun ilgisiyle yapıldı. Güreş organizasyonu öncesinde düzenlenen yarışlarda İngiliz ve Arap safkan atlar farklı kategorilerde mücadele etti. Yarışlar sonunda dereceye giren atlar ve jokeyler büyük alkış aldı. Bin 800 metre Arap Atları (B Grubu) koşusunda Soykan Akay’ın sahibi olduğu Ekinox, jokeyi Işık Seğmen ile birinciliği elde etti. Cemalettin Erkene’nin Çıkbitir Kızım isimli atı ikinci ve Bahattin Yenioğlu’nun Aykız isimli atı ise üçüncü oldu. 2 bin metre İngiliz Atları (B Grubu) yarışında Akman Akay’ın sahibi olduğu İmparator Biediç, jokeyi Orhan Bozyel ile birinci sırada finişe ulaştı. Okan Alkan’ın Kuin Off Mizzen isimli atı ikinci, Ramazan Uzun’un Srakuza isimli atı ise üçüncü oldu. 2 bin metre Arap Atları (A Grubu) koşusunda Muhlis Gök’e ait Asuman Hanım isimli at, jokeyi Hasan Suyabakan ile birinci olurken, Necmettin Gönültaş’ın Dirlik isimli atı ikinci sırada yer aldı. Günün son yarışlarından 2 bin 400 metre İngiliz Atları (A Grubu) koşusunda ise Günay Gönültaş’ın sahibi olduğu Mandacan, jokeyi Hasan Suyabakan ile ikinciliği, Mehmet Aktay’ın Star And Moon isimli atı jokeyi Orhan Bozyel ile birinci oldu. Yarışların ardından dereceye giren at sahipleri ve jokeylere ödülleri takdim edildi. Büyükmandıra Er Meydanı’nda gerçekleştirilen organizasyona çevre il ve ilçelerden gelen çok sayıda vatandaş katılırken, at yarışlarının tamamlanmasının ardından yağlı güreş müsabakalarına geçildi. Büyükmandıra beldesinde geleneksel sporların yaşatıldığı organizasyon, renkli görüntülere sahne oldu.
Manisa Manisa’da Kültür Yolu Festivali başladı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen 2026 Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 5. Şehri olan Manisa’da festival başladı. Kentlerin kültürel faaliyetlerinin gelişimine katkıda bulunmak ve öne çıkan özellikleriyle tanıtımlarını sağlamak amacıyla düzenlenen Kültür Yolu Festivali, Manisa’da ikinci kez başladı. Geçtiğimiz yıl ilk defa festival kapsamına alınan Manisa, bu yıl da gerek antik kentleriyle, gerekse şehir yaşamı ve gastronomisiyle Kültür Yolu Festivaline ev sahipliği yaparak yerli ve yabancı turistleri ağırlayacak. Festival kapsamında Manisa Müzesinde açılış töreni gerçekleştirildi. Programda konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, "Gerçekten Türkiye’nin genel anlamda kültürel zenginliğini, mirasını, tarihi geçmişini, geçmişten gelen o şanlı yürüyüşünü en güzel şekilde yansıtan faaliyetlerden bir tanesi de bakanlığımızın bu Kültür Yolu Festivali faaliyetleri. Her sene tabii katlayarak büyüyen, gelişen bir çalışma. Her ne kadar kültür, sanat faaliyeti olsa da aynı zamanda gençliğimizin bilinçlenmesi, geçmiş içinden gelen mirasına sahip çıkması, geleceğe aktarılması konusundaki bir çabanın da yansıması olarak görülmesi lazım. Festivaller tabii ki aynı zamanda düşünmeyi, değerlendirmeyi, araştırmayı, geliştirmeyi de önemsetsen imkan veren bir çalışma olarak görülmesi gerekiyor. Tabii aynı zamanda da bir kültür ekonomisi, şehir ekonomisi, gastronomisiyle, müzeleriyle, tarihi değerleriyle, birikimleriyle bir ekonomik faaliyetinde bir parçası. İnşallah çok yönlü, çok boyutlu bir çalışma artarak devam edecek. Etrafımızda bütün çatışmaların, savaşların, sıkıntıların olduğu bir coğrafyada huzur ikliminde, barış ikliminde başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere hükümetimizin, parlamentomuzun, siyasilerimizin, devlet adamlarımızın büyük bir çabasıyla ülkemiz adeta bir barış adası olarak, huzur adası olarak coğrafyamızda bütün dünya dünyaya barışın tesis edilmesine katkı vermeye çalışıyor. Bu festivaller vesilesiyle uluslararası etkileşim, uluslararası açılımlar inşallah artarak devam edecek" ifadelerini kullandı. Böylesi festivallerin bireyin ve toplumun gelişimi için büyük bir öneme sahip olduğunu belirten Manisa Valisi Vahdettin Özkan, "Bence bu tür çalışmaların, bu tür dayanışmaların, bu tür sanat etkinliklerinin, kültürel etkinliklerinin aynı zamanda konjonktürel hadiseleri, konjonktürel riskleri de esas alarak onların analizinin yapılması ve bunları bu riskleri bertaraf etmek için neler yapılabilirin de penceresini açıyor olmalı. Özellikle kültürde, sanatta günümüzdeki bu dijital dünyada bütün dünya gençlerinin aynı odanın içinde yaşadığı ve bir yandan kültürel değerlerimiz, sanatsal değerlerimiz, toplumsal değerlerimiz, bir yandan da aslında bütün dünyadaki değerler tarihten sürdür edip gelen bütün o bilim havuzundaki, sanat havuzundaki, kültür havuzundaki değerlere erişimin çok kolay olduğu bir ortamda yaşıyoruz. Bu ortamın hem risklerini hem avantajlarını iyice analiz edip bizim kültür perspektifimizi, sanatsal faaliyetlerimizi buna göre tanzim etmek hem ferdin gelişim, bireysel gelişim hem toplumsal gelişim açısından güçlü toplum, güçlü devlet açısından da çok önemli bir girdi olacaktır" diye konuştu. Konuşmaların ardından protokol üyeleri müzede yer alan eserleri inceledi ve Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri Sergisini gezdi. Manisa’da ikinci defa düzenlenen Kültür Yolu Festivali bir çok sanatçının sahne alacağı konserlerin yanı sıra kültürel ve tarihi sergiler, söyleşiler, atölye çalışmaları ile yerli ve yabancı turistlere 7 Haziran’a kadar hizmet verecek.
Sakarya Göğüs ağrısıyla yola çıktı, ambulansla hayata tutundu Sakarya’nın Akyazı ilçesinde evinde göğüs ağrısı şikayetiyle fenalaşan kişi, yakınları tarafından şahsi araçla hastaneye götürülürken yolda ambulansa teslim edildi. Kalp krizi şüphesiyle ilk müdahalesi yol ortasında yapılan hastanın hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Olay, Akyazı ilçesi Altındere Mahallesi’nde meydana geldi. İddialara göre, evinde oturduğu esnada aniden göğüs ağrısı başlayan vatandaş fenalaştı. Durumu fark eden yakınları 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım talebinde bulundu. Hastalık durumunun ciddiyeti üzerine ambulansın gelmesini beklemek istemeyen yakınları, fenalaşan şahsı kendi araçlarına bindirerek Akyazı Devlet Hastanesi’ne doğru yola çıktı. Bu esnada ihbar üzerine komuta merkezinden çıkış yapan acil sağlık ekipleri ile hastayı taşıyan otomobil, Altındere merkezine yakın noktada karşı karşıya geldi. İlk müdahale buluşma noktasında yapıldı Araçların durmasının ardından şahıs, sağlık görevlileri tarafından otomobilden alınarak ambulans sedyesine taşındı. Kalp krizi şüphesi bulunan hastaya ilk müdahale yol kenarında ambulans içerisinde gerçekleştirildi. Yapılan ilk müdahalenin ardından hasta, Akyazı Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırıldı. Hastanede doktorlar tarafından tedavi altına alınan şahsın, uygulanan tıbbi müdahaleler sonrasında durumunun iyiye gittiği ve hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtildi.