GÜNDEM - 01 Kasım 2023 Çarşamba 14:54

Muş’ta sobalar kuruldu

A
A
A
Muş’ta sobalar kuruldu

Muş’ta havaların soğuması ile birlikte çay ocaklarında sobalar kuruldu.


Sonbahar mevsiminin kendini iyice hissettirdiği Muş’ta, çay ocaklarında kurulan sobaların etrafını saran vatandaşlar közde patates ve çay eşliğinde sohbet edip güzel vakit geçiriyor. Soba kültürünün yok olmaya yüz tuttuğu Muş’ta çay ocaklarına kurulan sobalarda pişirilen patates, mevsimin vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alıyor. Kasım ayında kurulan sobalar yaklaşık 7 ay kurulu kalıyor.


Sobanın etrafında ısınan vatandaşlar közde patates ve çay eşliğinde 3. Lig’de ve Türkiye Ziraat Kupası’nda başarılı bir performans sergileyen Muşspor’un başarısını konuşarak günlerini geçiriyor.


Havaların soğuması ile birlikte çay ocaklarında soba kurduklarını belirten işletme sahibi Yılmaz Alak, “Muş’ta yaşıyorum. Doğu Anadolu Bölgesi denilince hemen aklımıza kar-kış geliyor. Bizde bu bölgede yaşıyoruz ve hazırlığımızı erkenden yapıyoruz. Sonbaharın kendini iyice hissettirdiği bugünlerde havalarda iyice soğudu. Bizde sobamızı kurduk. Son zamanlarda kurduğumuz sobalarda patates pişiriyoruz. Vatandaşlar tarafından da çokça tercih ediliyor. Patates özellikle soğuk algınlığına karşı çok iyi geliyor. Sobamız yaklaşık 7 ay kurulu kalıyor. 3 ton odun ve 3 ton kömür yakıyoruz. Muş Spor bu sene çok iyi performans sergiliyor. Soba etrafındaki sohbetlerimizin bu sene ki konusu Muş Spor olacak” dedi.


Çay ocağında yanan sobanın etrafında közde patates yediğini ifade eden vatandaşlardan Yaşar Kalır ise “Sonbahar soğukları geldi. Havalar gündüz iyi ama geceleri çok soğuk oluyor. Sobalar bugün itibari ile kuruldu. Bizlerde bu sobaların etrafında ısınıyoruz, patates pişirip yiyoruz. Közde patates çok lezzetli ve çok faydalıdır. Sobanın etrafında toplanıyoruz. Sohbet ediyoruz ve bu şekil geçiyor günlerimiz” ifadelerini kullandı.



Muş’ta sobalar kuruldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu’dan İstanbul’a kurbanlık hayvan sevkiyatları başladı Kastamonu’da aylardır beslenen kurbanlık hayvanların, yaklaşan Kurban Bayramı nedeniyle İstanbul’un Avrupa yakasındaki kurbanlık pazarlarına sevkiyatına başlandı. 2 bin 200 küçükbaş, 300 küçükbaş kurbanlık hayvan sevkiyatının planlandığı Kastamonu’da, 960 hayvanın yola çıktığı belirtildi. İstanbul’un Avrupa yakasına ve Trakya bölgesine gidebilmek için gerekli sevk belgelerini alan besiciler, tırlara yükledikleri hayvanlarla birlikte yola çıktı. Kastamonu’nun Devrekani ilçesinde yaşayan 66 yaşındaki Hacı Satı Karabakal kurbancılık serüvenini yarım asra yaklaşan bir gelenekle sürdürülüyor. 34 büyükbaş hayvanla İstanbul yoluna çıkan Alaettin Karabakal, "8 yaşımdan beri babam Hacı Satı Karabakal ile beraber bu işi yapmaktayız. Ben devam etmekteyim. 30-35 hayvanımız var. İnşallah İstanbul Sultangazi’de A17 numaralı çadırda müşterilerimizi bekliyoruz. Zor bir meslek, oradaki şartlar ağır. Yola çıkmak, gitmek, çadır masrafları falan ağır. Ama kurbancılık para kazandırıyor. Yine de yapmak zorundayız. Ekonomi İstanbul’dan dönüyor. Müşterilerimiz arıyor bizi, Allah razı olsun gelecekler. Beklentimiz iyi. Şu anda 34 hayvanımız var. Boğa ve dana götürüyoruz, iki tane de dişi hayvanımız var" dedi. "1976’da kuzuyla başladık, bugün tezgahı evlatlar sürdürüyor" Bugüne kadar binlerce hayvan yetiştirdiğini ifade eden 66 yaşındaki baba Hacı Satı Karabakal ise "İlk kez 1976’da İstanbul’a kuzuyla gittim. Ondan bugüne kadar devam ettik. Şu anda kendim İstanbul’a gitmiyorum, çocuklarım, torunlarım gidiyor. İşi böyle devam ettiriyoruz, Allah bereket versin. Bundan geçindik, başka bir gelirimiz yoktu" diye konuştu. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada ise "2026 yılı Kurban Bayramı öncesinde ilimiz genelinden yaklaşık 2 bin 200 büyükbaş ve 300 küçükbaş hayvanın İstanbul Avrupa yakasına ve Trakya bölgesine sevk edilmesi planlanmaktadır. İstanbul Avrupa yakasının hastalıktan ari bölge statüsünde bulunması nedeniyle sevk edilecek hayvanlara yönelik gerekli karantina uygulamaları, sağlık kontrolleri ve test işlemleri İl Müdürlüğümüz teknik personelleri tarafından titizlikle gerçekleştirilmiştir. Hayvan sağlığının korunması, güvenilir hayvan hareketlerinin sağlanması ve yetiştiricilerimizin mağduriyet yaşamaması amacıyla sevk süreçleri İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz koordinasyonunda hassasiyetle yürütülmektedir. İl Müdürlüğümüz tarafından Kurban Bayramı sürecinde hayvan hareketleri ve sevk kontrollerine yönelik çalışmalar aralıksız devam edecektir. Yetiştiricilerimize hayırlı, bereketli ve bol kazançlı bir sezon dileriz" denildi.
Malatya Zirai don ve iklim şartları kayısıda verim beklentisini düşürdü Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Yazıhan Ziraat Odası Başkanı Yunus Kılınç, zirai don iklim değişikliği ve olumsuz hava şartları nedeniyle bu yıl Malatya’da kayısı üretiminde beklenen verimin düşük olacağını söyledi. Malatya’da son yıllarda etkili olan don, dolu ve kuraklık gibi doğal afetlerin kayısı üretimini olumsuz etkilediğini belirten Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Yazıhan Ziraat Odası Başkanı Yunus Kılınç, özellikle düşük rakımlı bölgelerde kayısı veriminin oldukça düşük seviyelerde kaldığını söyledi. Kılınç, yoğun çiçeklenmeye rağmen bazı bölgelerde tozlaşmanın istenilen düzeyde gerçekleşmediğini ifade etti. Geçtiğimiz yıl yaşanan zirai donun ağaçlar üzerinde etkisinin sürdüğünü belirten Kılınç, bu yıl üreticilerin bahçe bakımını düzenli şekilde yaptığını buna rağmen iklim şartlarının üretime olumsuz yansıdığını söyledi. Kayısı üreticilerinin destek beklentisinin sürdüğünü ifade eden Kılınç, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde Cumhurbaşkanıyla yapılacak görüşmede üreticilerin taleplerini ileteceklerini ifade etti. Kılınç, özellikle kayısı üreticilerinin kredi borçlarının ertelenmesine yönelik taleplerinin bulunduğunu söyledi. Kılınç, dış ülkelerden getirilen kayısıların iç piyasaya etkisine değinerek yerli üretimin korunmasına yönelik adımların önem taşıdığını ifade ederken, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkisinin giderek arttığını belirtip alternatif ürün çalışmaları ile üreticilere yönelik destek projelerinin önem kazandığını söyledi.