ÇEVRE - 03 Aralık 2025 Çarşamba 15:54

Muş’ta yaralı halde bulunan atmaca tedavi altına alındı

A
A
A
Muş’ta yaralı halde bulunan atmaca tedavi altına alındı

MUŞ (İHA) – Muş’ta merada besici tarafından yaralı halde bulunan atmaca tedavi altına alındı.


Muş’un Karabey köyünde hayvanlarını merada otlatan İdris Taşçı, iddiaya göre avcılarca vurulan yaralı bir atmaca buldu. Taşçı, durumu Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Muş Şube Müdürlüğüne bildirdi. Köye gelen ekiplerce yapılan ilk incelemede atmacanın kanadından silahla vurularak yaralandığı belirlendi. İlk müdahalesi yapılan atmaca, ileri tetkik ve tedavisi için DKMP ekiplerince teslim alınarak tedaviye alındı. Atmacanın rehabilitasyon sürecinin tamamlanmasının ardından yeniden doğal ortamına bırakılacağı belirtildi.


Doğa Koruma ve Milli Parklar Muş Şube Müdürlüğünü aradığını ifade eden Taşçı, ekiplerin kendisine hayvana temas etmemesi ve herhangi bir şey yedirmemesi konusunda uyarıda bulunduğunu belirterek, "Karabey köyünde ikamet ediyorum. Hayvanları güderken bu yaralı atmacaya denk geldim. İlk gördüğümde yardıma muhtaçtı, uçamıyordu. Saldırgan olduğundan dolayı pek yanaşamadım. Sonrasında gidip eldiven buldum. Eldivenle sarıp aldım. DKMP ekibinin numarasını internetten buldum ve iletişime geçtim. Arkadaşlar sağ olsun hiçbir şekilde temas etmeyeceğimi ve hiçbir şey yedirmeyeceğimi söylediler. Hayvan stresten uzak kalsın, tek kalsın diye kimsenin yaşamadığı küçük bir alana bıraktım. Ekipler hemen gelerek olaya müdahale ettiler. Atmacanın yaralı olduğunu tespit ettiler. Büyük ihtimalle avcılar tarafından vurulup bırakıldığını söylediler. Bu durum karşısında çok üzüldüm. Ekosistemimizin bozulmaması adına özellikle avcılık yapan vatandaşlarımıza sesleniyorum, daha dikkatli olmamız gerekiyor. Doğanın bir parçası olarak duyarlı olmak zorundayız. Şu an hayvanı ekiplere teslim ettik. Atmacayı Van’a götürecekler. Tedavisi yapıldıktan sonra tekrar doğaya bırakılıp özgürlüğüne kavuşması planlanıyor" dedi.



Muş’ta yaralı halde bulunan atmaca tedavi altına alındı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Dünyada eşi nadir olan araç gündüz beyaz, geceleri ise yeşil rengi ile parlıyor Eskişehir’de 16 yıldır boya koruma filmi kaplaması yapan esnafın özel malzeme ile kapladığı otomobil gündüzleri beyaz iken geceleri yeşil bir renge bürünüp adeta ışık kaynağı gibi parlıyor. Bu özelliğin dünyada 7 araçta olduğunu iddia eden esnaf, kapladığı araçla dikkatleri üzerine çekiyor. Odunpazarı İlçesi 75. Yıl Mahallesi Organize Sanayi Bölgesi’nde 2009 yılından bu yana araçlara boya koruma filmi kaplaması yapan 35 yaşındaki Mücahit Erdoğan, bu meslek dalında Eskişehir’de ilk esnaf olduğunu iddia ediyor. 16 yıldır araçların boyasına ve kaportasına gelen darbeleri minimize edip koruma filmi ile otomobilleri kaplayan esnaf Erdoğan ilginç ve dünyada sayılı bir çalışmaya imza attı. Esnafın iddiasına göre dünyada çok nadir olan 210 mikron TPU PPF kaplama ile Mücahit Erdoğan, kardeşinin aracını kapladı. Kaplamanın dikkat çekici ve diğerlerinden ayıran yanı ise gündüz güneş ışığını toplayıp gece ise adeta bir ışık gibi parlaması. Beyaz renginin üzerinde bulunan şeffaf kaplama sayesinde araç gece yeşil bir renge bürünüyor. Yeşil renginin yansıra parlayan araç görenlerin dikkatini çekiyor. Böylece otomobil sabah beyaz iken geceleri ise belli bir müddet parlak bir yeşil rengine bürünüyor. "Bu araçtan şu an dünyada 7 tane, Eskişehir’de ise 1 tane var" Eskişehir’de 16 yıldır bu işi yapan ve konuyla alakalı konuşan 35 yaşındaki Mücahit Erdoğan, "Daha öncesinde renkli kaplama, PPF kaplama ve boya koruma uygulamalarıyla bu işe başladık. Sonrasında bu noktaya kadar geldik. Bu araçtan şu an dünyada 7 tane, Eskişehir’de ise 1 tane var. Bizim dışımızda bir ikincisinin olacağını da pek zannetmiyorum. Bu araç gündüz sedefli beyaz görünüyor. Işığı toplayıp karanlığa girdiği anda ise neon yeşil olarak, tıpkı bir ışık kaynağı gibi parlamaya başlıyor. Güneş ışığını ve lamba ışıklarını tamamen toplayıp, bu enerjiyle yanabilen özellikli bir PPF malzeme bu. Görenler gözlerine inanamıyorlar. Rengin nasıl değiştiğine dair birçok açıklama yapmak, örnek göstermek zorunda kalıyoruz. İnsanların bayağı tepkisini ve dikkatini çekiyor. Bence güzel bir uygulama oldu; Eskişehir için de bir değişiklik oldu. Çok merak edip ’Rengi niye böyle?’, ’Bakabilir miyiz?’ diye soranlar; telefon ışığıyla kaplamanın üzerine yazı yazanlar oluyor. Trafikte de bayağı dikkat çekiyor. Bu işlem ortalama 5 gün sürdü. Tabii kaplamanın dışında daha farklı işlemler de yapıldı. Sadece kaplaması ortalama 130-140 bin lira gibi bir rakama mal oluyor. Bunun en büyük özelliği PPF olması. Zaten taş ve darbe gibi dış etkenlere karşı koruma amaçlı yapılmış bir malzeme. Eskişehir’de tek olmasının sebebi de bu; normal bir folyo değil, 210 mikron TPU PPF olduğu için Eskişehir’de tek" dedi.
Çankırı Yerin 150 metre altındaki bu mağara şifa dağıtıyor Türkiye’nin dört bir yanından Çankırı’ya gelen astım ve KOAH hastaları, yerin 150 metre altındaki tuz mağarasında şifa arıyor. Çankırı’da Hititler döneminden kalan ve yerin 150 metre altında bulunan ve "Yer Altı Tuz Şehri" olarak adlandırılan tuz mağarası, her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. İl merkezine yaklaşık 20 kilometre mesafede bulunan ve 18 bin metrekare kapalı alana sahip mağara, astım ve KOAH hastalarına da umut oluyor. Hayata geçirilen proje kapsamında, farklı illerden Çankırı’ya gelen astım ve KOAH hastalarının mağarada her gün 4 ila 6 saat boyunca tuzlu havaya maruz kalmaları sağlanıyor. Mağarada çeşitli etkinlikler yapan hastaların kanındaki oksijen seviyesinde ciddi bir artış oluyor. Mağaradaki terapiye katılan hastalar, mağarada geçirdikleri her geçen gün daha sağlıklı olduklarını hissettiklerini ifade etti. "Yürüyüşlerimde hızlı ve nefes alışverişlerimin güçlü olduğunu his ettim" Mağara sayasinde rahat nefes alabildiğini söyleyen Bünyamin Erkaya, "Buraya ağabeyim ile birlikte Erzurum’dan geliyorum. Ağabeyim ileri derecede KOAH hastası bende de başlangıcı var. Tuz mağarasını ve hastanenin faydalarını duyduk ve buraya geldik. Bugün üçüncü günüm ve yürüyüşlerimde hızlı ve nefes alışverişlerimin güçlü olduğunu his ettim. Her geçen gün sağlıklı olduğumu hissediyorum" dedi. "Daha rahat nefes almaya başladım" Sağlık probleminde belirgin azalmalar olduğunu ifade eden Yaşar Yavuz da, "Çankırı’ya Safranbolu’dan geliyorum, KOAH hastasıyım. Şehirde bulunan çeşitli etkinlikler ve tuz mağarası bana çok iyi geldi. Buraya gelmeden önce oksijen seviyem 51’di ama şu an 95’e kadar çıktı. Daha rahat nefes almaya başladım" diye konuştu. "Burası insana huzur veriyor, nefes alışını ferahlatıyor" Mağaraya gezmek için geldiğini ve rahat nefes aldığını belirten Zeliha Tekercioğlu, "Tuz mağarasına Ankara’dan gezmek için geldim. Burasının şifa kaynağı olduğunu da öğrendik. Burası insana huzur veriyor, nefes alışını ferahlatıyor. Güzel bir yer" ifadelerini kullandı. Mağaraya gezmek için geldiğini ve çok beğendiğini söyleyen Sevda Yılmaz ise, "Buraya Ankara’dan geliyorum. Daha önceden de burayı merak ediyordum. Mağara çok güzel, çok büyüleyici ve enteresan. Çok beğendik" şeklinde konuştu.