EĞİTİM - 18 Ocak 2024 Perşembe 17:00

Okuma hayalini 25 yaşında gerçekleştirdi

A
A
A
Okuma hayalini 25 yaşında gerçekleştirdi

Muş’ta yaşayan 25 yaşındaki bedensel engelli Esmanur Mengi, Muş Valisi Avni Çakır’ın talimatlarıyla Halk Eğitim Merkezi tarafından görevlendirilen usta öğretici Derya Yağmur’un ilgisi ve gayretleri ile okuma yazmayı öğrendi.


Karşıyaka Mahallesi’nde yaşayan Esmanur Mengi (25), okul çağına gelince bir süre okula devam etti. Mengi, yaşadığı zorluklar nedeniyle okuldan ayrılmak zorunda kalarak okuma yazma hayalini gerçekleştiremedi. Okuma öğrenme isteğini Bedensel Engeliler Derneği Başkanı Bedri Korkmaz üzerinden Vali Çakıra ileten Mengi, evine gelen öğretmen sayesinde okuma yazma öğrenme hayalini gerçekleştiriyor. Okuma yazmayı öğrenen Esmanur’u evinde ziyaret eden Vali Avni Çakır’a eşi Bahar Çakır’da eşlik etti. Esmanur ile bir süre sohbet eden Çakır Çifti, daha hızlı okuma yazma öğrenmesi için tablet ve okuma kitabı hediye etti.


Esmanur’u evinde ziyaret eden Vali Çakır, her zaman engellilerin ve engelli ailelerinin yanında olacaklarını belirterek, “Esmanur, bundan yaklaşık bir ay kadar önce Bedensel Engeliler Derneği Başkanımız vasıtasıyla bize ulaştı. Maalesef kızımız bu yaşta okuma yazma imkânı bu zamana kadar bulamamış ve okuma yazma bilmediğini ifade etmişti. Bedri Bey, bir kurs açılırsa esmanın okuma yazmayı öğrenmek istediğini bize iletti. Biz de bundan çok büyük mutluluk duyduk. Hemen ertesi gün Halk Eğitim Müdürlüğümüze bağlı bir usta öğreticimizi atayarak esmanın eğitim hayatını evinde özel eğitimle başladı” dedi.


Vali Çakır, Esmanur’un 4 haftada okuma yazma öğrendiğini ifade ederek, “4 hafta geride bıraktık. İşte beşinci haftadayız ve Esmanur bugün kendi ismini ve bize sürpriz yaparak benim ve eşimin ismini de çok büyük bir başarıyla yazdı. Esmanın yüzü gülüyor ailesinin yüzü gülüyor dolayısıyla bizim de yüzümüz güldü. Muş’ta engelli ailelerin toplumda çok daha fazla görünür olması sosyal hayatta çok daha fazla katılma noktasında buradaki STK’lar, diğer tüm kurumlarımız ve ailelerimizle beraber tabiri caizse çok yoğun bir faaliyet içerisindeyiz. İnşallah amacımız onları toplumun her alanında, sokaklarda ve etkinliklerde görmek istiyoruz. Niteliği olan yavrularımızın niteliklerini ortaya çıkartmak eğitim hedefi olanlarda inşallah bu anlamda karşılamak istiyoruz. Değişik projeler üretmeye çalışıyoruz. Esma kızımızın yüzünün gülmesinden çok mutlu olduk” şeklinde konuştu.


Okuma yazma öğrenmek için gayret ettiğini ve öğretmenini çok sevdiğini söyleyen Esmanur Mengi günde ortalama 4 saat ders çalıştığını belirterek, “25 yaşındayım okuma yazma bilmiyordum yeni öğrendim. Daha önce hiç okula gitmedim. Ben okumak istiyorum. İşe girmek istiyorum. Öğretmenimi çok seviyorum. Bir ay oldu okumaya başladım. Günde dört saat ders çalışıyorum. Okumak için kendimi zorluyorum” ifadelerini kullandı.


Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde görevli usta öğretici Derya Yağmur, Esmanur’un çok kısa bir sürede okuma yazma öğrendiğini belirterek, “İlk başladığımızda Esma harfleri tanımıyordu. Kalemi elimde tutarken elleri titriyordu. Harfleri yapamıyordu. Çok heyecanlıydı, çok stres ve gergindi. Biz bir şekilde başlamaya çalıştı. Sabırda çok önemli hem heyecan vardı hem de Sabır ediyorduk. 30 günlük süreçte biz alfabeyi söktük. Yazı okuduk tekrar ettik. Tek kelimeyi hecelere geçtik. Ödev verdim akşamları yatmadan önce ödevini tekrarla sabah kalktığında ben gelmediğini tekrarla ben geldim yine devam edelim diye tembihledim. Esma okumayı öğrendikten sonra Esma’nın hayatında çok şey değişti. İnanmak başarının yarısıdır çünkü inandığında yapabileceğine daha çok daha çok heveslendi” şeklinde konuştu.


Muş Bedensel Engeliler Derneği Başkanı Bedri Korkmaz ise, “Engelli kardeşimizin okuma yazması olmadığını öğrendik. Bu anlamda sayın valimize ilettik bir gün sonrası öğretmen atamasını yaptı. Şu an kardeşimiz kendi ismini yazabiliyor. Kendi imkânlarıyla okuma yazma öğrenmeye çalışıyor. Bu anlamda ailemize ve bütün yetkililere teşekkür ederiz biz dernek olarak topluma kazandırma adına engellilerimize eğitim veriyoruz. Bunlarla ilgili bilgisayar kursu ve buna benzer eğitimler yapıyoruz” ifadelerini kullandı.



Okuma hayalini 25 yaşında gerçekleştirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Prof. Dr. Koca: "Manuel Terapi" ile ameliyatsız tedaviyi anlattı Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, uygun hastalarda uygulanan manuel terapinin ameliyatsız rehabilitasyon yöntemleri arasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapinin bilimsel değerlendirme sonrası uygulanan özel bir rehabilitasyon yöntemi olduğunu belirtti. Prof. Dr. Koca, "Manuel terapi; kas, eklem, bağ dokusu ve omurga üzerine uygulanan bilimsel temelli özel tekniklerden oluşan bir rehabilitasyon yöntemidir. Amaç ağrıyı azaltmak, hareket kısıtlılığını gidermek ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır" dedi. "Her ağrının nedeni aynı değil" Prof. Dr. İrfan Koca, toplumda en sık yapılan hatalardan birinin her bel ve boyun ağrısını "fıtık" olarak değerlendirmek olduğunu ifade ederek uygulama öncesinde detaylı değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekerek, "Kas spazmları, postür bozuklukları, eklem problemleri, sinir basıları veya romatizmal hastalıklar benzer şikâyetlere yol açabiliyor. Bu nedenle her hastaya aynı yaklaşım uygulanmaz. Öncelikle ağrının gerçek nedeni ortaya konulmalıdır" şeklinde konuştu. "Amaç sadece ağrıyı azaltmak değil" Prof. Dr. İrfan Koca’ya göre manuel terapinin temel hedeflerinden biri yalnızca mevcut ağrıyı baskılamak değil; hareket kabiliyetini artırmak, kas-iskelet sistemi dengesini yeniden sağlamak ve günlük yaşam fonksiyonlarını iyileştirmek olduğunu ifade etti. Özellikle; Bel ve boyun ağrıları, Kas spazmları, Hareket kısıtlılıkları, Duruş bozuklukları, Spor yaralanmaları sonrası rehabilitasyon, Omuz ve sırt bölgesi problemleri gibi durumlarda manuel terapiden fayda görülebileceği belirtiliyor. "Bütüncül yaklaşım tedavi başarısını artırıyor" Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında kişiye özel ve bütüncül yaklaşımların daha fazla önem kazandığını ifade etti. Manuel terapinin; Nöral terapi, Proloterapi, Kinezyobant uygulamaları, Kuru iğne uygulamaları ve Medikal egzersiz programları ile birlikte planlanmasının tedavi başarısını artırdığını belirten Koca, "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında artık daha bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Manuel terapinin nöral terapi, proloterapi, kinezyobant uygulamaları ve egzersiz programlarıyla birlikte planlanması; hem ağrı kontrolü hem de hareket kapasitesi açısından daha etkili sonuçlar sağlamaktadır" ifadelerini kullandı. "Bilinçsiz uygulamalar risk oluşturabilir" Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapi uygulamalarının mutlaka eğitimli sağlık profesyonelleri tarafından yapılması gerektiğini vurgulayarak bilinçsiz müdahalelerin bazı hastalarda mevcut problemleri artırabileceğini söyledi. Özellikle travma sonrası gelişen ağrı, kol veya bacakta güç kaybı, ileri derecede uyuşma ya da idrar kaçırma gibi belirtilerin varlığında vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğini ifade eden Koca, "Doğru hasta seçimi, doğru tanı ve kişiye özel rehabilitasyon planlaması rehabilitasyon sürecinin en önemli basamaklarıdır" diye konuştu.
Adana Adana’da kimya ile büyük dönüşüm başlıyor Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sütcü, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin yüksek katma değerli üretim ve entegre sanayi yatırımları açısından Adana ve Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Sütcü ve Başkan Yardımcısı Ömer Kaya, Ceyhan ve Yumurtalık ilçelerindeki yaklaşık 30 milyon metrekarelik alanda yer alan "Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi" yatırımlarına ilişkin bir dizi ziyaretini sürdürdü. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Başkanı ve OSBÜK Başkan Yardımcılığı görevini de yürüten Sütcü ile aynı zamanda AOSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili olan Ömer Kaya, SANKO Holding yönetimiyle bir araya geldi. Türkiye’nin yüksek katma değerli sanayi dönüşümünde kritik bir rol üstlenmeye hazırlanan bölgede titiz bir çalışma yürüten Sütcü ve Başkan Yardımcısı Kaya, Türkiye sanayisinin köklü ve güçlü kuruluşlarından SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu ve beraberindeki heyeti ziyaret ettikten sonra Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi sahasında incelemelerde bulundu. Saha gezisinde; bölgenin yatırım potansiyeli, lojistik bağlantıları, limanlara yakınlığı ve kimya sanayisi açısından sunduğu stratejik avantajlar değerlendirildi. Sütcü, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin yüksek katma değerli üretim ve entegre sanayi yatırımları açısından Adana ve Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Sütcü, Adana’nın sanayi gücünü büyütecek her yatırımın bölge ekonomisi açısından büyük önem taşıdığını, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin de yalnızca Adana için değil, Türkiye’nin kimya sanayisindeki dışa bağımlılığını azaltma hedefi açısından stratejik bir adım olduğunu belirtti. Sütcü ve Kaya, bölgedeki incelemeleri kapsamında ayrıca Yumurtalık Kaymakamı Yakup Papaker ile Yumurtalık Serbest Bölge Müdürü Fatih Altıntaş’ı makamlarında ziyaret etti. Görüşmede, bölgenin genel potansiyelinin yanı sıra Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi hakkında verimli istişarelerde bulunuldu.
Aydın Başkan Yetişkin’in sosyal medya paylaşımı duydulandırdı Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Anneler Günü’ne özel olarak hazırlanan ve Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi’nde yaşama yeniden ‘Merhaba’ diyen bir anne ve kızının yaşamını anlatan video annelerin fedakarlığı, çocukların yaşama güvenle tutunabilmesi ve sevginin simgesi oldu. Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi, alanında uzman eğitimcileri, çağa ve bilime uygun sınıfları ve araç gereçleri ile yüreğinde sevgi dolu personeliyle yüzlerce aileye umut olmaya devam ediyor. İncirliova ilçesinde yaşayan Melis Ören ile kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’yle tanıştıktan sonra hikayesini anlatan video, "Anne olmak herkes için farklı bir yolculuk. Bizim yolumuz biraz daha sabır ve anlayış istiyor" sözleriyle başlıyor. Anne Melis Ören, ilerleyen saniyelerde kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’nde eğitim almadan önce yaşadığı durumu şu sözlerle anlattı, "Derdini anlatamazdı. Derdini anlatamayınca ağlardı. Kendini yerlere atardı ve elimden hiçbir şey gelmiyordu. Çaresiz hissediyordum." Videonun devamında, Anne ve kızının birlikte Otizm Yaşam Merkezi’ne doğru umut yolculuğuna ait görüntüler yer alıyor. Daha sonra Otizm Yaşam Merkezi’ndeki ilk günlerini anlatan anne, heyecanının yüksek olduğunu ve her şeyi zamanla yaşayarak öğrendiklerini söyledi. Lina’nın merkezde çok güzel bir eğitim aldığını ve öğretmenlerin fedakârlıklarının sürece katkısından bahsetti. Mutluluk gözyaşlarının aktığı bir sonraki kesitte ise anne Ören, "Lina’nın annesi olmak paha biçilemez bir şey. Benim anneler günüm Otizm Yaşam Merkezi’nde başladı. Hediyem ise Lina’nın gözlerimin içine bakıp ‘anne’ demesi" sözleriyle yaşadıkları olumlu değişimi en güzel şekilde anlattı.