GÜNDEM - 13 Mart 2024 Çarşamba 12:46

Terör mağduru acılı anne: “7 Ramazan’dır oğlumun hasretini çekiyorum”

A
A
A
Terör mağduru acılı anne: “7 Ramazan’dır oğlumun hasretini çekiyorum”

Muş’ta çocuklarını terör örgütü PKK’nın pençesinden kurtarmak isteyen ailelerin DEM Parti il binası önündeki eylemi devam ediyor.


Muş’ta çocukları terör örgütü PKK tarafından kaçırılan aileler, DEM Parti il binası önündeki oturma eylemini sürdürüyor. Aileler, çocuklarının en kısa sürede güvenli bir şekilde evlerine dönmesini beklerken, toplumun da bu konuda destek olmasını istedi. Çocuklarına kavuşmak ümidiyle her hafta çarşamba günü DEM Parti il binası önünde bir araya gelen aileler, "Evlat nöbetindeyiz", "Anneler direniyor" ve "Artık yeter yakamızdan düşün" yazılı pankartlar açtı. Ellerinden fotoğraflarını düşürmedikleri çocuklarına "teslim ol" çağrısında bulunan anne ve babalar, eylemin yapıldığı yoldan geçen ve yüksek sesle müzik açan DEM Parti’nin seçim aracına tepki gösterdi.


7 yıldır Ramazan ayını çocuğunun hasreti ile geçirdiğini söyleyen anne Şahinaz Özcan, "Çocuğumu istiyorum. Bu Kürt davası değil. Biz de Kürt’üz. Sözde aday oluyorlar. Çocuklarımızı getirsinler, sonra aday olsunlar. Ben HDP ve PKK’dan çocuğumu istiyorum. 7 yıldır çocuğum var mı yok mu bilmiyorum. 7 yıldır Ramazanlar geçti, bir kere bile çocuğumu görmedim. Çocuğumun hasretini çekiyorum. Sofraya yemek bırakıyorum, oğlum yok. Biz de bu duruma çok üzülüyoruz. Allah onları perişan etsin. Atilla oğlum benim sesimi duyuyorsan gel devlete teslim ol" dedi.


Oğluna teslim ol çağrısında bulanan Naciye Sönmez Yıldız da, "Orada sana hayır yok. Herkes yuvasına gelsin. Ben hem babayım hem anneyim. Oğlum senin için soğukta, yağmur, çamurda buraya geliyorum. Onlar seni kandırdı, Allah onları perişan etsin. Ben sizin için buradayım. Dön gel teslim ol. Ciğerimizi yaktılar, onların da ciğeri yansın. Devlet bizim babamızdır" şeklinde konuştu.



Terör mağduru acılı anne: “7 Ramazan’dır oğlumun hasretini çekiyorum”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.