POLİTİKA - 25 Ağustos 2019 Pazar 14:16

AK Partili Özhaseki: "Avrupa ülkeleri terör konusunda ikiyüzlü davranıyor”

A
A
A
AK Partili Özhaseki: "Avrupa ülkeleri terör konusunda ikiyüzlü davranıyor”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mehmet Özhaseki, "Avrupa ülkeleri terör konusunda ikiyüzlü davranıyor" dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mehmet Özhaseki, "Avrupa ülkeleri terör konusunda ikiyüzlü davranıyor" dedi.


AK Parti Yerel Yönetimler Başkanlığı tarafından Nevşehir’de düzenlenen "Yerel Yönetimler İstişare ve Değerlendirme Toplantısı" sona erdi. Toplantı sonrasında basın toplantısı düzenleyen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mehmet Özhaseki, Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye Başkanlarının görevden alınarak yerlerine başkan vekili atanmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bu tür olayların Avrupa’da da yaşandığını ifade eden Özhaseki, Türkiye’yi böyle olaylar sonrasında Avrupa ülkelerinin eleştirmesine tepki gösterdi. Özhaseki, “12 vilayetimizin belediye başkanları ve parti yöneticilerimiz Nevşehir’de bir araya geldi. İlk gün deneyim paylaşımları oldu. İkinci gün mevzuat eğitimleri yapıldı ve belediye başkanlarımızın mutlaka bilmelerini istediğimiz konuları burada işledik. Bugün de bakan yardımcısı arkadaşlarımız ile belediye başkanı arkadaşlarımız karşı karşıya geldiler. Şehirlerimiz talepleri konusunda belediye başkanlarımız yüz yüze bakan yardımcılarımız ile görüşme fırsatı buldular. Ülkemizin doğu ve güneydoğusunda bulunan, terör örgütünün etkili olduğu yerlerdeki üç belediye başkanının görevden alınması ve yerlerine başkan vekillerinin atanması çok tartışılıyor. Bununla ilgili kamuoyunda uzun ve ciddi tartışmalar yapılıyor. Üç belediye başkanı hakkındaki suçlamalar; terör örgütü kurmak, onlara yardım ve yataklık yapmak, üye olmak aynı zamanda suçu ve suçluyu övmek, terör propagandası yapmak ve görevi kötüye kullanmak. Haklarında açılmış toplam 31 soruşturma ve kovuşturma var. Anayasamızın 127. maddesi ve Belediye Yasası’nın 47. maddesi bu konuda çok açık ve net. Belediye başkanlarının görevleri hakkında eğer soruşturma ve kovuşturma yapılıyor ise İçişleri Bakanlığı lüzum gördüğü takdirde o belediye başkanlarını görevlerinden el çektirir diye net bir tavır ortaya koyuyor. Burada baktığımız zaman şu birkaç ay içerisinde bile bu belediye başkanlarının nerede terörist cenazesi varsa gittiğini, oralarda boy gösterdiğini, terör örgütünün sözde marşı çaldığında ayağa kalkıp hazır duruşta bulunduğunu, ayrıca cadde ve sokaklara isimlerini verdiğini ve ayrıca Kandil’deki katillerin, militanların yakınlarını işe doldurmak için gayret ettiklerini görüyoruz. Birkaç tane olan bile şehir yakının kamuda iş bulmasına, belediyede çalışmasına rıza göstermiyorlar. Öyle kindar bir tutum içerisindekiler ki sadece birkaç tane olan şehit yakının belediye de çalışıp evine ekmek göstermesine izin vermiyorlar. Türk bayraklı ne kadar logo, kimlik varsa bunları da kaldırıyorlar. Sokaklara ve caddelere terör örgütü mensuplarının isimlerini vermeye devam ediyorlar. ve bu konuda propaganda yapmaya devam ediyorlar. Suçta belli suçluda belli anayasanın, kanunun ne söylediği de belli” dedi.



“Avrupa Birliği ikiyüzlü davranıyor”


Özhaseki, Avrupa Birliği ülkelerinin terör konusunda ikiyüzlü davrandığını söyleyerek şunları kaydetti:


“Biraz önce kısaca söyledik ama yine söylemekte fayda var. Avrupa Birliği’nin bu terör örgütü hususundaki tavırlarını tam ikiyüzlü ve çelişkili buluyoruz. Bir tarafta burada eli silahlı katiller sürüsü var ve destek verenler var, bu da çok net bellidir. Ne yazık ki bunlar Avrupa Birliği ülkelerinde cirit atıyorlar. Geçtiğimiz seçim öncesinde bizim seçilmiş belediye başkanlarımızı, milletvekillerimizi ve bakanlarımızın bile konuşmalarına rıza göstermediler. Orada vatandaşlarımızla bakanlarımızın buluşmasına mani olan Avrupa Birliği ülkeleri üzülerek söylüyorum ki terör örgütü üyelerine kucak açıyorlar, destek vermeye devam ediyorlar. Kendi ülkelerinde böyle bir durum olduğunda başkanlara görevden el çektiriyorlar, onlarca örneği de var. Ama bizde olduğu zaman bütün bu kötülüklerin fikir özgürlüğü kapsamında görülmesini istiyorlar. Bu da ikiyüzlülüktür, çelişkilidir.”


Özhaseki’nin düzenlediği basın toplantısında AK Parti İl Başkanı Mustafa Rauf Yanar, AK Parti Milletvekili Mustafa Açıkgöz ve Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı da yer aldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Depremin izlerinin silindiği İskenderun sahili ücretsiz nostaljik trenle şenlendi Hatay’ın İskenderun ilçesinde depremde zarar gören ve ihya çalışmalarıyla yeniden hayat bulan sahil, İskenderun Belediyesi’nin hizmete aldığı ücretsiz elektrikli gezi treniyle şenlendi. Asrın felaketinde kayma yaşanan İskenderun sahili, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın çalışmalarıyla yeniden hayat bulmuştu. Birkaç ay öncesine kadar deprem nedeniyle yürünmesi dahi zor olan, birçok noktasında hasar ve söküklerin bulunduğu sahil bandı bugün ise vatandaşların nefes aldığı, ailelerin vakit geçirdiği modern bir yaşam alanına dönüştü. Bölgeyi eski günlerine kavuşturmayı hedefleyen İskenderun Belediyesi, sahil bandında ücretsiz elektrikli gezi trenini hizmete aldı. İskenderun Belediyesi tarafından hayata geçirilen proje kapsamında 3 buçuk kilometrelik sahil boyunca hizmet verecek olan tren; özellikle yaşlıların, çocukların ve hamile kadınların sahili rahatça gezebilmesine imkan sağlıyor. İskenderun Belediye Başkanı Mehmet Dönmez, ilk seferde kara trenin direksiyona geçerek vatandaşlarla birlikte sahil turu yaptı. Başkan Dönmez, deprem sonrası İskenderun’un hızlı bir toparlanma sürecine girdiğini belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve emeği geçen tüm kurumlara teşekkür etti. Depremin ardından büyük acılar yaşayan şehirde bugün insanların yeniden sahilde yürüyebildiğini, çocukların oynayabildiğini ve ailelerin güvenle vakit geçirebildiğini ifade eden Dönmez, "Birkaç ay önce burada insanlar yürümekte zorlanıyordu. Bugün ise sahilde gezi treniyle vatandaşlarımız keyifli vakit geçiriyor. Bu tablo, İskenderun’un yeniden ayağa kalktığının en önemli göstergelerinden biridir" dedi. Avrupa’daki turistik sahil kentlerinden ilham alınarak hazırlanan proje sayesinde sahilin daha canlı ve sosyal bir yapıya kavuştuğunu belirten Başkan Dönmez, "Artık İskenderun sahili sadece bir yürüyüş alanı değil, insanların vakit geçirmekten keyif aldığı modern bir yaşam merkezi haline geliyor. Üstelik gezi trenimiz tamamen ücretsiz olacak" diye konuştu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği "Gezi Treni", ilk günden itibaren sahilde oluşan yeni sosyal yaşamın sembollerinden biri olarak dikkat çekti.
İstanbul Kurban Bayramı’nda görünmeyen risk: Sessiz protein yükü Kurban Bayramı’nda artan kırmızı et tüketimi, düzensiz öğünler ve uzun süren sofralar sindirim sistemini zorlayabiliyor. Ancak uzmanlara göre bayram döneminde yalnızca fazla yemek değil; yüksek protein yükü, lif yetersizliği ve sosyal yeme baskısı da sağlığı olumsuz etkileyebiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Pirçek, özellikle son yıllarda yaygınlaşan yüksek protein odaklı beslenme alışkanlıklarının bayram sofralarında kontrolsüz şekilde artabildiğine dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Bayram döneminde kırmızı et ve hamur işi tatlı tüketimi artarken, fiziksel aktivitenin azalmasının sindirim sistemi üzerinde ciddi yük oluşturabildiğini belirten Medicana Çamlıca Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Pirçek, özellikle liften fakir beslenmenin bağırsak dengesini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Sürekli kırmızı et ağırlıklı beslenmenin bağırsak mikrobiyotasını etkileyebildiğini ifade eden Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, "Fazla kırmızı et tüketimi bağırsaktaki faydalı bakterilerin azalmasına neden olabilir. Özellikle lif tüketiminin yetersiz olduğu bayram sofralarında şişkinlik, hazımsızlık ve kabızlık gibi sorunlar daha sık görülebiliyor. Bu nedenle et tüketimini sebzeler, yeşillikler ve tam tahıllarla dengelemek oldukça önemli" dedi. Etin yanında lif kaynaklarına yer açın Et tüketiminin yanında lif açısından zengin besinlerin mutlaka sofrada bulunması gerektiğini belirten Uzm. Dyt. Deniz Pirçek; özellikle roka, maydanoz, semizotu ve marul gibi yeşilliklerin sindirim sistemini desteklediğini söyledi. Brokoli, enginar, karnabahar ve brüksel lahanası gibi yüksek lifli sebzelerin de bayram sofralarında daha fazla yer alması gerektiğini belirterek beyaz pirinç yerine bulgur, karabuğday veya kinoa gibi kompleks karbonhidratların tercih edilmesini önerdi. Kuru baklagillerin de önemli bir lif kaynağı olduğunu ifade eden Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, "Mercimek, nohut, barbunya gibi besinler hem bağırsak sağlığını destekler hem de öğünlerin daha dengeli olmasına katkı sağlar" diye konuştu. Protein sağlıklı ama fazlası vücudu yorabiliyor Bayram sofralarında kontrolsüz şekilde artan protein tüketiminin vücutta sessiz bir yük oluşturabileceğini söyleyen Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, özellikle aşırı kırmızı et ve sakatat tüketiminin sindirim sistemini zorlayabildiğine dikkat çekti. Pirçek, "Kırmızı et gibi yoğun protein kaynaklarının sindirimi daha uzun sürer. Lif tüketiminin yetersiz kalmasıyla birlikte gaz, şişkinlik ve kabızlık gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Ayrıca fazla protein tüketimi karaciğer ve böbreklerin çalışma yükünü artırabilir" ifadelerini kullandı. Aşırı protein tüketiminin ürik asit seviyelerini yükselterek gut ataklarını tetikleyebileceğini de belirten Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, "Bayram sonrası hissedilen halsizlik ve ağırlık hissi yalnızca tatlı tüketiminden değil yoğun protein yükünden de kaynaklanabiliyor" dedi. "Bir tabak daha ye" ısrarı fark edilmeden fazla yemeye neden olabiliyor Bayram sofralarının yalnızca yemek değil; aynı zamanda gelenek, paylaşım ve sosyal bağ anlamı taşıdığını da belirten Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, sosyal yeme baskısının da kontrolsüz tüketimi artırabildiğini söyledi. "‘Bir tabak daha al", "bayramda diyet mi olur?’ gibi cümleler çoğu zaman masum görünse de kişiler üzerinde fark edilmeden baskı oluşturabildiğini söyledi ve özellikle aile ortamlarında ikramı reddetmenin bazı kişilerde suçluluk hissi oluşturabileceğine dikkat çekti. Bu durumun ise fiziksel açlıktan çok duygusal nedenlerle yeme davranışını tetikleyebildiğini belirten Pirçek, "Bayram sonrası hissedilen suçluluk duygusu çoğu zaman yeni bir kısır döngüye yol açabiliyor. Oysa önemli olan kusursuz beslenmek değil, dengeyi koruyabilmek ve bedenin sinyallerini fark edebilmek" şeklinde konuştu. Bayram tabağı dengeli olmalı Bayram sofralarında amaçlanan şeyin yalnızca protein tüketmek değil, öğünü dengelemek olduğunu vurgulayan Pirçek, ideal bir bayram tabağında etin yanında mutlaka sebze, salata ve kompleks karbonhidrat kaynaklarının bulunması gerektiğini belirtti. Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, "Et tüketiminin yanında bol yeşillik, sebze ve yeterli su tüketimi sindirim sistemini destekler. Bayram boyunca küçük porsiyonlarla ilerlemek, öğün dengesini korumak ve fiziksel aktiviteyi tamamen bırakmamak da oldukça önemlidir" dedi.