POLİTİKA - 20 Temmuz 2020 Pazartesi 22:22

Dünyanın en büyük yamaç yerleşim merkezi “Kayaşehir” turizme açıldı

A
A
A
Dünyanın en büyük yamaç yerleşim merkezi “Kayaşehir” turizme açıldı

Nevşehir’in il oluşunun 66.

Nevşehir’in il oluşunun 66. yıl dönümünde turizme kazandırılan Nevşehir Kalesi ve Kayaşehir, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da katıldığı törenle açıldı.


Nevşehir Kalesi’nde düzenlenen açılış töreninde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sözlerine Hakkari ve Irak’ta PKK terör örgütü tarafından düzenlenen saldırıda şehit düşen askerlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyerek başladı. Nevşehir’in il oluşunun 66’ncı yıl dönümü olduğunu hatırlatan Bakan Ersoy, "Bu şehir kültürel dokusuyla ve medeniyetler tarihi noktasında barındırdığı muazzam zenginliklerle Türkiye’nin ve dünyanın en özel bölgelerinden birisi. Nitekim bugün de yine dünyada benzeri olmayan bir kültür varlığının ülke turizmine kazandırılması vesilesiyle bir aradayız. Nevşehir Kalesi ve Kayaşehir, gerçekleştirilen temizleme ve düzenleme çalışmaları sonrası yeni yüzü ile misafirlerini ağırlamaya başlıyor. Hepiniz hoş geldiniz. Su borusu döşemek için kazı yapıyorsunuz, altından antik kent çıkıyor. Denizin metrelerce altından tünelle raylı sistem geçiriyorsunuz, kadim batıklar ve hazineler bulunuyor. Otel inşasına başlıyorsunuz, dünyanın en benzersiz mozaiklerinden biriyle yüz yüze geliyorsunuz. Ülkemizde kazma vurulan her bir karış topraktan asırlık medeniyet miraslarının çıkmasına o kadar alıştık ki artık şaşırmıyoruz. Kayaşehir’in hikâyesi de çok farklı değil. Arkeolojik, kültürel ve tarihsel olarak hayranlık uyandıran bu yapı 2010’da Nevşehir Kalesi çevresindeki yerleşimlerin temizlenmesi esnasında fark edildi. Elde edilen veriler çerçevesinde Bakanlık olarak 2014 yılında bölgeyi 3’üncü derece arkeolojik sit alanı ilan ettik ve belediyemizle birlikte çalışmaları başlattık. Ulaşılan bulgular üzerinden bu bölgenin dünyanın en büyük yeraltı yerleşimi olabileceği hususunda bilimsel veriler ifade ediliyor. Bu minvalde Bakanlığımızca yaklaşık 44 hektar olan sit sınırları, toplamda 73 adet yapı ve alan tescil edildi. Ayrıca bu bölge 7 Ocak 2020 tarihinde Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından da yenileme alanı ilan edilmiştir. Birinci etap olarak belirlenen 120 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilen temizlik çalışmaları ile üç terasın barındırdığı 9 kot tamamen açığa çıkarıldı. Bu alanlarda 6. yüzyıla tarihlenen manastır ve 12. yüzyılda yapılan Bizans kilisesi gün yüzüne çıktı. Ayrıca Göre kasabasından Nevşehir’e uzanan suyolları, kaya oyma mezarları, kutsal mekânlar, havalandırma bacaları, şırahaneler, tüneller, erzak depoları, büyük ve geniş ahırlar, işlikler ve barınma mekânları gibi askeri, dini ve sosyal yaşam alanları tespit edildi. Yine toplumsal yaşama ilişkin mutfak gereçleri, 708 adet lüle ve 270 adet kandille birlikte toplam bin 271 tarihi eser Nevşehir Müzesi’ne gönderilerek muhafaza altına alındı. Nevşehir Belediyesi, Bakanlığımızın ilgili birimlerinin denetiminde takdire şayan bir temizleme ve düzenleme çalışması gerçekleştirmiş ve alan bugünkü konumuna ulaşmıştır. Tabii bölgenin çok değerli diğer anıtsal yapılarını da burayla birlikte değerlendiriyoruz. Meryem Ana Kilisesi, Rum hamamı ve Çanlı Kilise diye bilinen Damat İbrahim Paşa Okulu ile ilgili restorasyon planlamaları yapılmakta, hâlihazırda Damat İbrahim Paşa Külliyesi ve Kurşunlu Camii’ndeki restorasyon çalışmaları devam etmektedir. Anadolu toprağı, insanlık tarihinin tam ve eksiksiz tanığı olarak biriktirdiği sayısız hatırayı yine insanlıkla cömertçe paylaşmaya devam ediyor. Bizler de bu değerleri ülkemize kazandırmak, tüm dünyayla paylaşmak ve koruyarak gelecek nesillerimize ulaştırmak adına gece gündüz demeden çalışıyoruz. İnanıyorum ki vazifemizi hakkıyla yerine getirdikçe ve halkımız bilinçli bir şekilde bu değerlere sahip çıkıp korudukça Türkiye turizm ve kültür alanında daima zirveye yol alacak, tıpkı Göbeklitepe’de olduğu gibi eşsiz tarihiyle insanlığın geçmişini aydınlatırken geleceğine uzanan yolda da bir rehber olacaktır. Nevşehir Kalesi artık Kayaşehir ile birlikte çok farklı bir kimlik kazanmış, bölge ciddi bir cazibe merkezi konumuna yükselmiştir. Ben Nevşehir Belediye Başkanı Sayın Rasim Arı’ya ve mesai arkadaşlarına bu titiz çalışmalarından ötürü teşekkür ediyorum. Ülkemize ve Nevşehir’e hayırlı olmasını diliyor, sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum” diye konuştu.


Nevşehir Valisi İnci Sezer Becel de, "Hakkari ve Irak’ta şehit düşen Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet, yaralı askerlerimize ise acil şifalar diliyorum" dedi. Vali Becel, "Kapadokya, 2019 yılında 3 milyon 834 bin yerli ve yabancı turistin ziyareti ile Türkiye turizmine büyük katkı sağlamıştır. Şehrimize bugün itibarıyla kazandırılan Nevşehir Kalesi ve Kayaşehir de bölgemize yeni bir destinasyon kazandıracaktır. Böylesine bir güzelliği Nevşehir’e kazandıran Belediye Başkanı Rasim Arı’ya teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.


Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı konuşmasında, Hakkari’de hain terör örgütünün saldırısında şehitler olduğunu belirterek, açılıştaki konserin iptal edildiğini söyledi. Arı, “Biz buranın ilk aşamasının sonuna geldik. Kale ve yamaç şehrinin birinci aşamasının sonuna geldik ve bugün hizmete açıyoruz. Ancak buranın ikinci aşamasında da çalışmalarımıza devam ediyoruz. İkinci aşamasında ortaya çıkan güzellikleri ve ortaya çıkan tarihi dokunun muhafazasını yaparak inşallah yıl sonuna burayı da açacağız. Sayın Bakanım buranın yapımında bizlere amansız desteklerinizi verdiğiniz için şükranlarımı arz ediyorum. Hem Kapadokya bölgesine vermiş olduğunuz destek hem de Nevşehir Kalesi ve çevresine yamaç yerleşim merkezine vermiş olduğunuz destekler için teşekkür ederim. Biz burayı sadece belediye olarak değil, milletvekilleri ile siyasi partileri ile sivil toplum örgütleri ile hepimiz burayı oluşturduk. Burası birlikteliğin ortaya çıkarttığı güzelliktir” dedi.


Açılışta AK Parti Nevşehir milletvekilleri Yücel Menekşe ve Mustafa Açıkgöz ile CHP Nevşehir Milletvekili Faruk Sarıaslan da birer konuşma yaptı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Kacır: ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir’’ Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Turkcell’in hayata geçirdiği ‘Yarının Teknoloji Liderleri’ proje yarışmasında ödül töreninde konuştu. Kacır, ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi çoğunlukla maddi değildir. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir’’ dedi. Turkcell’in, gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini ortaya çıkarmak amacıyla bu yıl ikincisini düzenlediği "Yarının Teknoloji Liderleri" proje yarışmasının ödül töreni Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ev sahipliğinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleşti. Türkiye’de üniversitelilere yönelik proje yarışması olan "Yarının Teknoloji Liderleri"nde birinci olan SIGNIFY projesi 1 milyon TL, ikinci MEMOVISION projesi 800 bin TL, üçüncü SMELLCONTROL projesi ise 600 bin TL ile ödüllendirildi. Ayrıca jüri tarafından belirlenen CYBERKIDS, ENERATICS ve KAZAI projelerine de 300 bin TL’lik para ödülü takdim edildi. Törende açıklamalarda bulunan Bakan Kacır, ‘‘Türkiye’nin teknoloji alanında elde ettiği kazanımlar, kendine has bir ekosistem inşasını ve kendine has bir teknoloji geliştirme yolculuğunu da ifade ediyor. Kendine has bir ekosistem dediğimizde aslında çok bileşenli bir yapıdan bahsediyoruz. Altyapılarıyla, üniversiteleriyle, araştırma merkezleriyle, laboratuvarlarıyla, teknoparklarıyla, yazılımcılarıyla ve elbette girişimcileriyle adeta bir sinir ağında ortaklaşa çalışan inovasyon zekası Türkiye’nin teknoloji ekosistemi. Bu zeka dünyada parmakla gösterilen başarılara imza atıyor" dedi. Türkiye’de teknoloji ve inovasyona yapılan yatırımlara ilişkin de bilgi veren Bakan Kacır, ‘‘Türkiye son 23 yılda araştırma, geliştirme ve inovasyona daha önceki dönemlerle mukayese edildiğinde çok daha fazla kaynak ayırıyor. 23 yıl öncesinde Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 1 milyar dolardı. Şimdi Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 20 milyar dolar. 23 yıl öncesinde Türkiye’nin 29 bin Ar-Ge insan kaynağı vardı. Şimdi Türkiye’de 311 bin Ar-Ge insan kaynağı var. 23 yıl önce Türkiye milli gelirinin yüzde 0,5’ini Ar-Ge’ye ayırmaktaydı. Şimdi milli gelirimizin yaklaşık yüzde 1,5’ini araştırma geliştirme faaliyetlerine ayırıyoruz. İtalya gibi, İspanya gibi ülkelerle milli gelirimizden Ar-Ge ayırdığımız pay çok yakın seviyelerde. Türkiye bugün 114 teknoparkında 13 bin teknoloji girişiminin inovasyon yaptığı bir ülke. Türkiye bugün özel sektörde bin 700’den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezine sahip bir ülke’’ ifadelerini kullandı. ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir’’ Teknoloji girişimlerinin sermayesinin maddi olmadığını vurgulayan Kacır, ‘‘Borçlanma enstrümanları yani daha yaygın kullandığımız haliyle krediler, çoğunlukla sizin sunacağınız teminatlar karşılığında size verilir. Yani bir kredi talep ettiğinizde çoğunlukla o krediyi geri ödeyememeniz halinde hangi teminatlarla borcunuzu karşılayabileceğiniz, daha açık ifadesiyle tapunuzun, araba ruhsatınızın olup olmadığı sorulur. Teknoloji girişimlerinin sermayesi çoğunlukla maddi değildir. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir. Teknoloji girişimlerinin büyümesini sağlayacak olanlar borçlanma değil, sermaye yatırımları, sermaye ortaklıklarıdır’’ diye konuştu. ‘‘Son beş yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı’’ Türkiye’de teknoloji girişimlerine yapılan girişim sermayesi yatırımlarını büyütmeye çalıştıklarını söyleyen Kacır, ‘‘Son beş yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı. Bir önceki beş yılda bu tutar 550 milyon dolardı. Ondan önceki beş yılda bu tutar 280 milyon dolardı. Yani katlanarak büyüyen bir yatırım ölçeğinden bahsediyoruz. Bu ölçeğin büyümesi için pek çok tedbir alıyoruz. Bir yandan kamu kaynaklarını girişim sermayesi fonlarına yönlendiriyoruz. Fonların fonu mekanizmaları kuruyoruz. Eş finansman mekanizmaları kuruyoruz. Kamunun bir lirasını özel sektör üç lira, beş lira eklesin ve Türkiye’nin teknoloji girişimleri yatırım ortaklıklarıyla büyüsün istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Turkcell olarak temel yaklaşımımız, teknolojiyi insan için faydaya dönüştürmek" Törenin açılış konuşmasını yapan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ise gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini desteklemek amacıyla geçtiğimiz yıl başlatılan projenin önemine işaret ederek şunları söyledi: "Turkcell olarak ülkemizin dijitalleşme yolculuğuna 30 yıldan uzun süredir öncülük ediyoruz. Bu yolculukta Turkcell’i Türkiye’nin teknoloji lideri yapan en temel yaklaşım ise ‘Teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek’. Bizim için teknoloji; insanın hayatına dokunduğunda, bir ihtiyaca cevap verdiğinde ya da bir gencimizin önünde yeni bir kapı açtığında gerçek anlamını buluyor. Yarının Teknoloji Liderleri Proje Yarışması da bu anlayışın somutlaşmış hali. Gençlerimizden aldığımız motivasyonla bu yıl yarışmanın kapsamını daha da genişlettik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne de projemizi açtık. 71 ilden 161 üniversitenin katılımıyla toplam 829 proje yarıştı. Yarının Teknoloji Lideri olmak için geliştirilen projelerin sayısı geçen yılın iki katını aştı. Bu başarının arkasında güçlü bir ekosistem var. Devletimizin ortaya koyduğu vizyon, sağladığı destek ve açtığı alan, gençlerimizin yolunu açıyor. Kamu, üniversite ve özel sektörün aynı hedefte buluştuğu bu yapı, ülkemizin teknoloji yolculuğuna hız kazandırıyor." "Gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" Konuşmasında gençlere de seslenen Genel Müdür Koç, "Bir fikre sahip çıkmak, yarına sahip çıkmaktır. Bu cesaretin, herhangi bir ödülden daha değerli olduğunu lütfen aklınızdan çıkarmayın. Yalnızca ödül alanlar değil; fikrinin peşinden gitme cesareti gösteren herkes bu yarışmanın kazananıdır. Ortaya koyduğunuz her fikir, yazdığınız her bir kod, bu ülkenin güçlü yarınlarına atılmış birer imzadır. Bundan böyle de sizlerin yanında olmaya ve ‘Turkcell ile Yarınlar Senin!’ demeye devam edeceğiz. Ödül almaya hak kazanan arkadaşlarımızı, finale kalan 12 ekibi ve başvuru yapan her bir gencimizi yürekten kutluyorum. Bu vesileyle vizyonlarıyla bu sürece yön veren Sayın Bakanımıza ve devletimizin değerli temsilcilerine saygılarımı sunuyorum. Ayrıca İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcımız Erkan Durdu liderliğinde İnsan Kaynakları ekiplerimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, kıymetli jürimize ve üniversitelerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Yarının teknoloji liderlerinin geliştirdiği projeler Yarışmada birincilik ödülünü "Signify" projesi kazandı. Proje, işitme engelli bireylerin bankacılık ve sağlık gibi temel hizmetlerde tercümana bağımlı kalmamalarını hedefliyor. Signify, mahremiyet ve iletişim kopukluğunu, yapay zekâ destekli çift yönlü anlık çeviri ile ortadan kaldırmayı sağlıyor. İkinciliği ise dijital reklamcılıkta içeriklerin etkisini ölçmek için kullanılan kampanya sonrası yöntemlerin maliyetli ve yavaş olması sorununa çözüm getiren "MEMOVISION" kazandı. "Smellcontrol" projesi ise üçüncülük ödülünü kazandı. Endüstriyel tesisler ve kentsel alanlardaki gaz sızıntıları ile uçucu organik bileşiklerin (VOC) geleneksel yöntemlerle ayırt edilememesi sorununu, çoklu gaz karışımlarını eş zamanlı analiz ederek çözmeyi amaçlıyor. İlk 3’ün yanı sıra 300’er bin TL para ödülüne layık görülen projeler ise şunlar oldu: "Sosyal Okuryazarlılık" ödülüne "Cyberkids" projesi layık görüldü. Proje, internet kullanım yaşının düşmesiyle çocukların maruz kaldığı siber zorbalık, veri ihlalleri ve oltalama (phishing) gibi tehditleri, çocukların bilişsel seviyesine uygun oyunlaştırılmış yöntemlerle önlemeyi amaçlıyor. "Sürdürülebilir Gelecek" ödülünü "ENERATICS" projesi aldı. Eneratics, veri merkezlerinde enerji maliyeti ve karbon ayak izini düşürmek için IT iş yükü, soğutma (HVAC) ve batarya sistemlerini koordine eden gerçek zamanlı bir enerji orkestrasyon katmanı sunuyor. "Ölçeklenme Potansiyeli" ödülünün sahibi "KazAI" projesi oldu. Yarışmaya katılan ve trafik kazaları sonrası manuel yürütülen ve haftalar sürebilen hasar tespiti, kusur oranı belirleme ve maliyet hesaplama süreçlerini dijitalleştirerek, operasyonel yükü ortadan kaldırmayı hedefliyor.
İstanbul Fenerbahçe, Euroleague’de 8. kez Final Four’a gidiyor Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague play-off serisi 4. maçında Litvanya ekibi Zalgiris Kaunas’ı uzatmalar sonucu 94-90 mağlup ederek seride durumu 3-1’e getirdi. Sarı-lacivertliler, 8. kez Final Four’a katılma başarısı gösterdi. Euroleague play-off serisi dördüncü maçında Fenerbahçe Beko, deplasmanda Litvanya temsilcisi Zalgiris Kaunas ile karşı karşıya geldi. Serinin ilk 2 maçını evinde oynayan sarı-lacivertliler, ilk maçı 89-78, ikinci maçı 86-74’lük skorlarla kazandı. Geçtiğimiz çarşamba günü rakibinin sahasında parkeden mağlup ayrılan Fenerbahçe, bugün de deplasmanda normal süresi 80-80 biten karşılaşmayı 94-90 kazandı ve seriyi 3-1’e getirdi. Jasikevicius’un öğrencileri bir kez daha Final Four’a gitmeye hak kazandı. 8. kez Final Four bileti Avrupa basketbolunun son yıllarda en önemli takımlarından olan Fenerbahçe, 8. kez bu organizasyonda boy gösterecek. 2015-2019 yılları arasında üst üste 5 kez bu organizasyonda sahne alan Kanarya, daha sonra ise 2024 Berlin, 2025’te Abu Dabi’deki Final Four’da mücadele etti. Sarı-lacivertliler, ilk kez 2017 yılında İstanbul’un ev sahipliğinde kupayı kazanırken, geçtiğimiz yıl da ikinci kez Euroleague şampiyonu olmayı başardı. Fenerbahçe, Final Four’a en çok katılım sağlayan Türk takımı olma ünvanını da taşıyor. 2026 Euroleague Final Four, 22-24 Mayıs tarihlerinde Yunanistan’ın başkenti Atina’da düzenlenecek. Jasikevicius 7. kez Aralık 2023’te takımın başına geçen Sarunas Jasikevicius, sarı-lacivertlileri üst üste 3 sezonda Final Four’a taşıdı. Sporculuk kariyerinde birçok başarıya sahip olan Litvanyalı koç, antrenörlük kariyerinde de 7. kez Dörtlü Final’de mücadele verecek. Barcelona ile birer kez ikincilik, üçüncülük ve dördüncülük yaşayan Jasikevicius, bir kez de Zalgiris Kaunas takımıyla turnuvayı üçüncü tamamladı. Geçtiğimiz sezon da Fenerbahçe ile şampiyonluk yaşadı.