KÜLTÜR SANAT - 02 Şubat 2022 Çarşamba 16:49

En iyi turizm köyü, Mustafapaşa

A
A
A
En iyi turizm köyü, Mustafapaşa

Kapadokya Üniversitesi Mütevelli Heyet Koordinatörü Funda Aktan ve Kapadokya Araştırmaları Merkezi Müdürü Dr.

Kapadokya Üniversitesi Mütevelli Heyet Koordinatörü Funda Aktan ve Kapadokya Araştırmaları Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Şükran Ünser, katıldıkları televizyon programında Dünya Turizm Örgütü tarafından en iyi turizm köyü ilan edilen, Kapadokya Üniversitesi’nin merkezinin de bulunduğu Mustafapaşa köyü ve eğitim hayatı konuştu.



Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO), Mayıs 2021’de başlattığı program ile toplumlarını, yerel adetlerini ve kültürel miraslarını koruyan en iyi turizm köylerini 2021 yılının Aralık ayında belirlemişti. İspanya’nın başkenti Madrid’de düzenlenen örgütün 24’üncü genel kurulunda, Kapadokya Üniversitesinin merkezinin bulunduğu Nevşehir’in Ürgüp ilçesindeki Mustafapaşa (Sinasos) köyü, Dünya Turizm Örgütü tarafından “En İyi Turizm Köyü” ilan edilmişti. Türkiye’nin merkezi bir köy de bulunan tek yükseköğretim kurumu olan Kapadokya Üniversitesi, 2005 yılında Mustafapaşa’da kuruldu. Üniversite, Mustafapaşa’nın kültürel mirasının restorasyon yolu ile korunması, köy içi çevre düzenlemeleri, cephe tasarımları, sokak hayvanlarının korunması, yenilenebilir enerji kullanımı, atık yönetimi programı, yerel istihdam yaratma, yaşam boyu öğrenme imkânları, bölgesel eğitim bursları verilmesi, sıcak hava balonculuğunun geliştirilmesi gibi pek çok alanda bölgenin kalkınmasına ve gelişimine yönelik hizmet veriyor. Mustafapaşa yapılarının, ikamet eden yerel halkla birlikte tarihçelerinin hazırlanması, köydeki yapıların tabelalandırılması ile turizme açılması, Mustafapaşaportalının (mustafapasakapadokya.org) kurulması, üniversitenin köyün sürdürülebilir kalkınmasına yönelik çalışmalarından yalnızca bazıları.



Aktan: Tarihi binalar insan nefesi ile ayakta kalır


Programda konuşan Kapadokya Üniversitesi Mütevelli Heyet Koordinatörü Funda Aktan, Mustafapaşa Köyünün kültürel mirasına dikkat çekerek, "Henüz Rum’lardan önce 1820’de Mustafapaşa’da okul kurulduğunu biliyoruz. Türkiye’nin merkezi bir köyde bulunan tek yükseköğretim kurumu üniversitemizdir. KÜN, Kurulduğu günden bu yana, yapılanmasını ve gelişimini sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yürütmektedir. Tarihi binalar insan nefesi ile ayakta kalır. Bizim okulumuzda bunun tam bir örneğini görüyoruz. Örneğin, Mustafapaşa’nın en önemli ve görkemli Osmanlı eseri olan yapı, üniversitemizin eğitim binası olarak hizmet veren Mehmet Şakir Paşa Medresesi’dir" dedi.


Nitelikli eğitimin önemine de değinen Aktan, “Hangi alanda eğitim veriyorsanız verin, neyi seçtiyseniz seçin, o alanda en iyisi olmak zorundasınız. Bu öğrenci mezuniyeti sonrası dünyadaki diğer akranlarıyla yenişebilir bilgiyle donatılmış olmalı. Bu farkındalıkla Kapadokya Üniversitesi olarak eğitim faaliyetlerimizi büyük bir özveri ve sorumlulukla sürdürüyoruz" diye konuştu.



Ünser: "Mustafapaşa, geçmişine dokunabildiğimiz nadir bir köy"


Kapadokya Araştırmaları Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Şükran Ünser ise, "Mustafapaşa, belki dünyada da nadir görülen bir durum olarak iyi korunmuş olmasının neticesinde geçmişine net bir şekilde bakabildiğimiz köylerden biri. Kapadokya’nın kalbinde, bölgenin en az bozulmuş yerleşimlerinden biri olan Mustafapaşa, çevreye son derece uygun bir doku sergileyen tarihi binaları bünyesinde barındırıyor. Bugün köyde gördüğümüz eserlerin çoğunun 19’uncu yüzyılda Rumlar tarafından yapıldığını biliyoruz, ancak Müslümanların bölgedeki katkısı da son derece önemli. Özellikle taş işçiliğinde, o müthiş taş evlerin yapımında Türk ustaların parmağı var. Köydeki konakların çoğunu Ürgüplü taş ve duvar ustaları yapmıştır. Mustafapaşa, gerçekten de derinliklerine inildikçe geçmişinin zenginliğiyle dikkat çeken bir yer" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Misket elma tadında baklava Amasya’nın coğrafi işaretli misket elması artık baklavaları tatlandırıyor. Cezeryede kullanılıp olumlu sonuç alınan elma, baklava çeşitlerinde de tercih ediliyor. Geleneksel baklavalar fıstık yerine elma tadında kokmaya başladı. Tarihi şehirde 2 bin yıldır yetiştirilen ve coğrafi işaret alan misket elma, geleneksel Türk tatlısı olan baklavanın yapımında da kullanılmaya başlandı. Kabukları soyulan elmalar rendelenip pişirilerek püre haline getirildi. Fıstık yerine elma Geleneksel baklavanın yapımı gibi, merdanelerle açılan ince hamurların arasına fıstık veya badem eklemek yerine elmalar ile ceviz dizildi. İsteğe göre usta ellerin hüneriyle burma ya da midye görünümünde şekillenen hamurlar fırında kızartıldı. "Cezeryede denemiş ve olumlu sonuç almıştık" Elma kokusunun buram buram hissedildiği lezzetin Amasya’nın mutfak kültürüne katıldığını belirten Amasya Olgunlaşma Enstitüsünde görevli usta şef Gönül Göl, "Bölgemizde 2 bin yıldır yetiştirilen elmayı artık baklavalarda kullanıyoruz. Cezeryede denemiş ve olumlu sonuç almıştık. İncecik açtığımız hamurlar burulmasıyla kıtırlık kazanıyor. Bu işlem ayrı bir ustalık gerektiriyor" dedi. "Elma, kalp sağlığını korur" Elmanın faydalarına değinen Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümünde görevli Tuğçe Kalkan da, "Elma, kalp sağlığını koruyan, sindirimi düzenleyen lifli yapısı, güçlü antioksidanlar ve c vitamini içeriğiyle bağışıklığı güçlendiriyor. Hafızayı güçlendiriyor" diye konuştu.
Mersin Akdeniz’de tehlike saçan metruk yapılar yıkılıyor Mersin’in Akdeniz ilçesinde, can ve mal güvenliği açısından risk oluşturan metruk yapılar, belediye ekipleri tarafından iş makineleriyle yıkılıyor. Akdeniz Belediyesi, çökme riski taşıyan ve uzun süredir kullanılmayan metruk yapılarla mücadelesini sürdürüyor. Bu kapsamda Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, yasal süreçleri tamamlanan Kazanlı ve Hürriyet mahallelerindeki harabe yapıların kontrollü yıkımını gerçekleştirdi. Ekipler, Kazanlı Mahallesi Mersin Caddesi ile Hürriyet Mahallesi Atatürk Caddesi üzerinde bulunan ve yıllardır atıl durumda olan yapıların yıkımı için harekete geçti. Çökme tehlikesi nedeniyle çevre sakinleri için risk oluşturan yapılar, iş makineleri yardımıyla kontrollü şekilde ortadan kaldırıldı. Çevre güvenliği sağlandı Yıkım çalışmaları sırasında Yapı Kontrol Müdürlüğü görevlilerinin gözetiminde; emniyet güçleri ve zabıta ekipleri tarafından çevre güvenliği sağlandı. Titizlikle yürütülen çalışmalar sonucu ortaya çıkan molozlar kamyonlara yüklenerek mahallelerden çıkarıldı. Akdeniz Belediye Encümeni kararıyla gerçekleştirilen yıkımlara tanık olan mahalle sakinleri, uzun süredir tehlike oluşturan yapıların kaldırılmasından memnuniyet duyduklarını belirterek belediye ekiplerine teşekkür etti. Mücadele sürecek Akdeniz Belediyesi yetkilileri, kent estetiğini bozan, çevresel kirliliğe yol açan ve zaman zaman sosyal sorunlara neden olan metruk yapılarla mücadelenin devam edeceğini bildirdi. Yetkililer, sahadaki ekiplerin tespitleri ve muhtarların talepleri doğrultusunda belirlenen, yasal işlemleri tamamlanan metruk yapıların, encümen kararının ardından kontrollü şekilde yıkılmayı sürdüreceğini ifade etti.
İstanbul Arnavutköy’de kadın kuaföründe "ödeme yapmadan kaçtı" iddiası İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde bir kadın kuaföründe işlem yaptıran kişi, yaklaşık 3 saat süren hizmetin ardından ödeme yapmadan iş yerinden ayrıldı. İşletmeci, durumu gece saatlerinde fark etti. Olay, Arnavutköy Bolluca Mahallesi’nde bulunan bir kadın kuaföründe meydana geldi. İddiaya göre, Nezahat Kocayiğit’in işlettiği kuaföre müşteri gibi gelen bir kişi, yaklaşık yarım saat sıra bekledikten sonra işlem yaptırmaya başladı. İşlemler sırasında farklı hizmetler de talep eden kadının, bu şekilde iş yerinde uzun süre vakit geçirdiği ve yaklaşık 3 saat boyunca saç ve makyaj işlemleri yaptırdığı belirtildi. Ardından da ödeme yapamadan kuaförden ayrıldı. Yoğunluk nedeniyle durumun fark edilmediğini belirten işletmeci Nezahat Kocayiğit, "Normal bir çalışma günümüzdü. Kendisi müşteri gibi içeriye girdi, yaklaşık yarım saat sıra bekledi. Daha sonra işlemlerini yapmaya başladık. Farklı işlemler de yaptıracağını söyleyerek burada vakit geçirdi. Yaklaşık 3 saat ilgilendik ve 2 bin TL’nin üzerinde işlem yaptık. O gün çok yoğunduk, ayrıca yakınımızın nişanı vardı, ona hazırlanıyorduk. Olay saat 17.00-18.00 civarında oldu ama biz dolandırıldığımızı gece 02.00’de fark ettik" dedi. Şahsın işlemlerin ardından iş yerinden ayrıldığı ve bir daha geri dönmediği ifade edilirken, kadının kuaför dükkanına geldiği içeride sıra beklediği ve hızla dükkandan ayrıldığı anlar güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.