EĞİTİM - 09 Ocak 2023 Pazartesi 16:11

NEVÜ İlahiyat öğrencileri 3. Uluslararası İlahiyat Gençlik Buluşması’na katıldı

A
A
A
NEVÜ İlahiyat öğrencileri 3. Uluslararası İlahiyat Gençlik Buluşması’na katıldı

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) İlahiyat Fakültesi öğrencileri, Türkiye İlahiyatlar Derneği (TÜİD) tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3.

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) İlahiyat Fakültesi öğrencileri, Türkiye İlahiyatlar Derneği (TÜİD) tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. Uluslararası İlahiyat Gençlik Buluşması’na katıldı.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla gerçekleştirilen ve Türkiye genelinden İlahiyat ve İslami İlimler Fakültesi öğrencilerinin bir araya geldiği İlahiyat Gençlik Buluşması ve İlahiyat Yıldızları Ödül Töreni’ne AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ve farklı illerden binlerce ilahiyatçı genç yer aldı. Program, Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi İmam Hatibi Prof. Dr. Mehmet Emin Ay’ın Kuran-ı Kerim tilaveti ve TÜİD tanıtım filminin izletilmesiyle başladı. Törenin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası İlahiyat Gençlik Buluşması münasebetiyle istikbalin teminatı ve mimarı olan gençlerle bir araya gelmenin bahtiyarlığı içinde olduklarını vurgulayarak, “Ahde vefanız ve sevdanız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilahiyat öğrencileri arasında birliğin tesisi için dayanışmanın güçlendirilmesi, iş birliğinin artırılması yolunda gösterdikleri gayretler dolayısıyla TÜİD’i tebrik ederek, “Bu gün imam hatiplerde 1 milyon 300 bin öğrenci var. Tüm üniversitelere başarı oranları yüksek olarak dağılmalarını istiyoruz. Ben yapacağınıza inanıyorum. Her bir genç kardeşimizin başarısını Türkiye Yüzyılı’nı inşa yolculuğumuzda önümüzü aydınlatan bir meşale olarak görüyoruz. İlahiyat fakülteleri tarihi, misyonu ve serencamı itibariyle kesinlikle sıradan yükseköğretim kurumları değildir. Tıpkı imam hatipler gibi ilahiyatlar da ülkemizin belli dönemlerine ayna tutan müesseselerdir. Türkiye’de milletle devleti yönetenlerin aynı yöne baktığı benzer hassasiyetleri taşıdığı zaman dilimlerinde bu kurumlar desteklenmiş, teşvik edilmiştir. Milletin inancının ve değerlerinin horlandığı dönemlerde ilahiyatlar üvey evlat muamelesi görmüştür. İlahiyat fakültelerinin 122 yıllık tarihi bunun çarpıcı örnekleriyle doludur” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan 3. Uluslararası İlahiyat Gençlik Buluşması’nın hayırlara vesile olmasını dilerken buluşmanın düzenlenmesinde emeği geçen kurumları ve ödül alan kişileri tebrik etti.


Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ise konuşmasında İlahiyat fakültelerinin bir dönem yaşadığı sıkıntılara dikkati çekerek, “2000’li yıllarda 20 kadar ilahiyat fakültesinin dördüne talebe vermediler. Talebesi olan fakültelerin de talebesini yirmiye kadar düşürdüler. İşte o fakültelerin birisi de benim fakültem olan Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesiydi. Dekan olduğum dönemde sadece bir erkek mezun verdik. Kız öğrencilerimiz vardı elhamdülillah. O dönemde ilahiyat fakülteleri kapanma noktasına gelmişti. Çok büyük sıkıntılar yaşadık ama sayenizde işte şu salonda 10 bin kadar gencimiz var. Bundan sonra inşallah daha çok çalışacağız, daha çok şükredeceğiz” ifadelerini kullandı.


Program sonrasında NEVÜ İlahiyat Fakültesi öğrencileri, Üsküdar Çamlıca Camisi ve Çamlıca Tepesi’ni ziyaret etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ı gururlandıran başarı: Şampiyon takım yarı finalde Kars Valisi Ziya Polat, Digor Kaymakamı Ahmed Tayyib Kahraman ile birlikte, Ağrı’da düzenlenen Okul Sporları Yıldız Kızlar futbol müsabakalarında şampiyon olarak Türkiye Yarı Finalleri’ne katılmaya hak kazanan T.T. Yatılı Bölge Ortaokulu kız futbol takımı antrenörleri ve sporcularını makamında kabul etti. "Şampiyon takıma tebrik" Ziyarette, elde edilen başarıdan dolayı sporcuları tek tek tebrik eden Vali Ziya Polat, takımın disiplinli çalışmasının ve azminin bu başarıda önemli rol oynadığını vurguladı. Genç sporcuların Kars’ı en iyi şekilde temsil ettiğini ifade eden Polat, elde edilen şampiyonluğun hem il hem de eğitim camiası adına gurur verici olduğunu belirtti. "Hedefiniz daha büyük başarılar olsun" Vali Polat, Türkiye Yarı Finalleri öncesinde sporculara moral vererek, "Bu başarı sizin azminizin ve emeğinizin bir sonucudur. Şimdi önünüzde daha büyük bir hedef var. Türkiye Yarı Finalleri’nde de aynı kararlılıkla mücadele ederek ilimizi en iyi şekilde temsil edeceğinize inanıyorum" dedi. "Sporun ve eğitimin önemi vurgulandı" Ziyaret sırasında gençlerin sporla iç içe büyümesinin önemine dikkat çekilirken, sporun sadece fiziksel gelişim değil, aynı zamanda disiplin, takım ruhu ve özgüven kazandırdığına vurgu yapıldı. Öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra sportif alanda da elde ettikleri bu tür derecelerin desteklenmeye devam edeceği ifade edildi. Ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getiren antrenör ve sporcular, kendilerine verilen destekten dolayı Vali Ziya Polat ve Digor Kaymakamı Ahmed Tayyib Kahraman’a teşekkür etti. Türkiye Yarı Finalleri’nde de aynı başarıyı sürdürmek için çalışmalarını aralıksız sürdüreceklerini belirttiler. Kars’ı başarıyla temsil eden T. T. Yatılı Bölge Ortaokulu kız futbol takımı, elde ettiği şampiyonlukla hem ilde hem de bölgede takdir topladı. Gözler şimdi Türkiye Yarı Finalleri’nde mücadele edecek olan başarılı takımın göstereceği performansa çevrildi.
Ağrı Patnos’ta baharın coşkusu: Nevruz ateşi birlik için yandı Ağrı’nın Patnos ilçesinde, baharın gelişini müjdeleyen Nevruz Bayramı, düzenlenen renkli bir programla kutlandı. Protokolün ve öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği etkinlikte, birlik ve beraberlik mesajları ön plana çıktı. Patnos İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen Nevruz Bayramı kutlamaları, bu yıl Süphandağı Anadolu Lisesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Baharın gelişini ve doğanın uyanışını simgeleyen program, renkli görüntülere sahne oldu. Kutlama programına; Patnos Kaymakam Vekili Ahmet Coşkun, AK Parti Patnos İlçe Başkanı Çetin Taşdemir, Patnos Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Faruk Yavuz, İlçe Milli Eğitim Müdürü Yüksel Zorlu, ilçe protokolü, okul müdürleri, öğretmenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Geleneksel Nevruz Ateşi Yakıldı Programın en heyecan verici anı, baharın ve bolluğun simgesi olan geleneksel Nevruz ateşinin yakılması oldu. Kaymakam Vekili Ahmet Coşkun ve protokol üyeleri, yakılan ateşin üzerinden atlayarak bu kadim geleneği yaşattı. Katılımcıların neşesi ve öğrencilerin bayram coşkusu alana hakim olurken, Nevruz’un kardeşlik iklimi tüm ilçeye yayıldı. Kaymakam Coşkun’dan Birlik Mesajı Törende kısa bir konuşma yapan Kaymakam Vekili Ahmet Coşkun, Nevruz’un sadece bir mevsim değişikliği değil, aynı zamanda gönülleri birleştiren bir köprü olduğunu vurguladı. Coşkun konuşmasında şu ifadelere yer verdi:"Nevruz, binlerce yıllık tarihimizden gelen ortak bir kültür mirasıdır. Bu bayramın ilçemizde ve ülkemizde birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını daha da pekiştirmesini temenni ediyorum. Programın hazırlanmasında büyük emek harcayan öğretmenlerimize ve heyecanlarını bizlerle paylaşan öğrencilerimize teşekkürlerimi sunuyorum." Program, çekilen hatıra fotoğrafları ve Nevruz’un ruhuna uygun çeşitli etkinliklerin ardından sona erdi.
Ankara Bakan Ersoy: "Ziya Gökalp yalnızca bir yazar ya da şair değil, Türk dünyasının fikir babasıdır" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Ziya Gökalp yalnızca bir yazar ya da şair değil, Türk dünyasının kültürel bütünleşme idealinin fikir babası ve bu büyük vizyonun mimarıdır" dedi. Bakan Ersoy, Doğumunun 150. Yılında Ziya Gökalp Anma Yılı Açılış Töreni’ne katıldı. Programda konuşan Ersoy, Türk düşünce hayatının en önemli isimlerinden biri olan Ziya Gökalp’i doğumunun 150. yılında anmak, anlamak ve yeniden yorumlamak üzere bir araya geldiklerini kaydederek, "Bu anlamlı buluşma, yalnızca bir anma programı değil; aynı zamanda küresel çapta önemli gelişmeler yaşanırken Türk devletlerinin birlik ve dayanışma ruhunu eyleme dönüştüren en güçlü irade beyanıdır" diye konuştu. "Bu yılın ’Ziya Gökalp Anma Yılı’ olarak ilan edilmesi çok önemli bir karardır" Türk devletlerini ortak bir çatı altında buluşturan Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı’nın (TÜRKSOY) yalnızca fikir birliğinin değil, bu fikirlerin somut adımlara dönüşmesinin de öncüsü ve itici gücü olduğuna değinen Ersoy, şöyle konuştu: "Bu çerçevede 16 Kasım 2024 tarihinde Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta gerçekleştirilen TÜRKSOY Daimi Konsey 41. Dönem Toplantısı’nda bakanlığımızın teklifi ile 2026 yılının ’Ziya Gökalp Anma Yılı’ olarak ilan edilmesi oy birliğiyle kabul edilmişti. 2025 Türk Dünyası Kültür Başkenti Kazakistan’ın Aktau şehrinde yapılan toplantılarda ise bu somut kararlar bir takvime bağlanmıştı. İçinde bulunduğumuz yılın ’Ziya Gökalp Anma Yılı’ olarak ilan edilmesi çok önemli bir karardır. Bu karar, Türk dünyasının ortak aklının, ortak hafızasının ve ortak geleceğe dair iradesinin somut bir göstergesidir. Hem Aşkabat hem de Aktau’da yapılan planlamalar, Gökalp’in fikirlerinin yalnızca geçmişe ait olmadığını; bugün de yol gösterici olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Nitekim 2024 yılı boyunca, vefatının 100. yılı vesilesiyle düzenlenen bilimsel toplantılar, sempozyumlar ve anma etkinlikleri, Gökalp’in düşünce dünyasının ne denli canlı ve güncel olduğunu bir kez daha göstermiştir." "Ziya Gökalp yalnızca bir yazar ya da şair değil, Türk dünyasının fikir babasıdır" Ziya Gökalp’in Türk birliği idealini yalnızca siyasi bir hedef olarak değil; kültürel ve bilimsel temeller üzerine inşa edilmesi gereken köklü bir medeniyet tasavvuru olarak ele alan öncü bir mütefekkir olduğunu vurgulayan Ersoy, "Onun kültür ve medeniyet ayrımı, bugün Türk devletlerinin kendi öz kimliğini koruyarak modern dünyada güçlü bir şekilde var olma arayışına yön veren temel bir rehber niteliğindedir. TÜRKSOY ise bu vizyonun kurumsal hayattaki en somut yansımasıdır. Kültürel bütünleşme hedefi; Gökalp’in bir asır önce işaret ettiği istikametin bugün hayata geçirilmiş halidir. İsmail Gaspıralı’nın ’dilde, fikirde, işte birlik’ ülküsüyle şekillenen bu anlayış, Gökalp’in ortaya koyduğu sosyolojik temeller üzerinde yükselerek Türk dünyasının ortak geleceğine yön vermektedir. Bu çerçevede Ziya Gökalp; yalnızca bir yazar ya da şair değil, Türk dünyasının kültürel bütünleşme idealinin fikir babası ve bu büyük vizyonun mimarıdır. Kendi kültürüne dayanarak evrenselleşmek. İşte bu yaklaşım, bugün TÜRKSOY’un temsil ettiği kültürel bütünleşme vizyonunun da temelini oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı. "Ziya Gökalp’in fikirleri, gençlerin zihninde yeniden hayat bulmalıdır" Bakan Ersoy, bugün başlatılan bu etkinlikler silsilesinin; Türkiye’den Türkistan coğrafyasına Balkanlar’dan Batı dünyasına uzanan geniş bir etki alanına sahip olduğuna dikkati çekerek, şu ifadelere yer verdi: "Üniversitelerimizde düzenlenecek bilgi şölenleri, sanat kurumlarımızın katkılarıyla hayat bulacak eserler, uluslararası paneller ve sergiler; Gökalp’in fikirlerini yeniden yorumlayarak geleceğe taşıyacaktır. Selanik’ten Malta’ya, Bakü’den Ankara’ya uzanan bu çok katmanlı program, aynı zamanda bir kültürel diplomasi hamlesidir. Bu anma yılının en önemli hedeflerinden biri de genç kuşaklardır. Ziya Gökalp’in fikirleri, sadece akademik metinlerde kalmamalı; gençlerin zihninde yeniden hayat bulmalıdır. Onun ortaya koyduğu düşünce sistemi, dijital çağın dünyasında gençlerimiz için sağlam bir pusula olabilir." Programa ayrıca, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Derya Örs, Türk Ocakları Genel Başkanı Mehmet Öz, TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev ve davetliler katıldı. Program, Türk Ocakları Genel Başkanı Öz tarafından Bakan Ersoy’a plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Eskişehir Down Sendromu farkındalığı için anlamlı buluşma Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Türkiye Down Sendromu Derneği iş birliğiyle ‘Down Sendromu Farkındalık Etkinliği’ gerçekleştirildi. Etkinlik, Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda yapıldı. Program kapsamında panel, sergi açılışı ve çeşitli gösteriler yer aldı. Panel bölümünün açılış konuşmasını gerçekleştiren Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, tüm katılımcılara teşekkür ederek, "Down sendromlu bireyler hayata +1 ile başlar. Dolayısıyla hayatta önemli olan, eksikliği değil bu artı değerleri görebilmek ve bunu yalnızca bir gün değil, her gün hatırlayabilmektir. Bu noktada eğitim kritiktir; çünkü farkındalık oluşturur, kapsayıcılığı güçlendirir ve toplumu dönüştürür" dedi. "Ailelerin çocuklarla kurduğu iletişim, gelişim sürecinde temel rol oynar" Panelde konuşan Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken ise erken çocukluk döneminde kurulan etkileşimin belirleyici rolüne dikkat çekti. Özellikle 0-9 yaş aralığının kritik olduğunu belirten Diken, ailelerin çocuklarla kurduğu iletişimin gelişim sürecinde temel rol oynadığını ifade ederek, "Çocuklar uyanıkken ve etkileşimler aracılığıyla öğrenir. Öğrenme, anlık yaşantıların anlamlandırılmasıyla gerçekleşir" diye belirtti. "Onlar bize iyi insan olmayı öğretiyor" Eskişehir İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Barış Hancı, Down sendromlu bireylerin topluma kattığı manevi değere dikkat çekti. Hancı, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Down sendromlu bireyler dünyaya, bizlerin çoğu zaman unuttuğu bir pencereden bakar. Bizler onlara bir şey öğretmeye çalışırken aslında onlar bize iyi insan olmayı öğretir. Eğitim camiası olarak bizler, kapsayıcı eğitim anlayışıyla her öğrencimizin potansiyelini ortaya çıkarmayı ve onları hayata en donanımlı şekilde hazırlamayı temel bir görev kabul ediyoruz." "Gerçek engel zihinlerdeki kalıplardadır" Odunpazarı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim Koordinatörü Uğur Bozkurt, farkındalığın ötesine geçerek ‘dâhil etme’ vurgusu yaptı. Bozkurt, "Gerçek engel kromozom sayılarında değil, zihinlerdeki kalıplarda ve toplumsal önyargılardadır. Bu kapsamda onlara sadece kapıları açmakla kalmamalı, o kapıdan birlikte yürümeliyiz" ifadelerini kullandı. Down sendromuna ilişkin toplumsal algı Türkiye Down Sendromu Derneği Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen, down sendromuna ilişkin toplumsal algıya değinerek 21 Mart’ın kendileri için bir farkındalık gününden öte anlam taşıdığını ifade etti. Toplumsal sorumluluğun önemi Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu ise, Eskişehir’in özel bireyler için örnek bir şehir olduğunu belirterek toplumsal sorumluluğun önemini vurguladı. Down sendromlu bireylerin günlük yaşam becerileri Panelin bir diğer konuşmacısı, Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemin Ergenekon oldu. Ergenekon, Down sendromlu bireylerin günlük yaşam becerilerine odaklanarak "Serbest zaman etkinlikleri bireyin bağımsızlığını ve yaşam kalitesini artırır. Bu becerilerin sistemli şekilde öğretilmesi gerekiyor" dedi. Panelin ardından etkinlikte Down sendromlu bireyler tarafından hazırlanan çalışmalar sergilenirken, katılımcılar farkındalık mesajları verdi. Etkinlik, konuşmacılara çiçek takdimi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Etkinliğe; Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, Eskişehir İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Barış Hancı, Odunpazarı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim Koordinatörü Uğur Bozkurt, Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu, Türkiye Down Sendromu Derneği Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen ile öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.