POLİTİKA - 28 Ocak 2023 Cumartesi 13:50

Bakan Bozdağ: "Bu, onların İslam düşmanlığının somut göstergesidir"

A
A
A
Bakan Bozdağ: "Bu, onların İslam düşmanlığının somut göstergesidir"

28 Ocak Koruma Günü nedeniyle Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından Nevşehir’de düzenlenen panelde konuşan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Milyarlarca Müslümanın inandığı kutsal saydığımız bir kitaba karşı alçakça bir saldırı gerçekleştirenin kinini, failini görmezden gelmek o izin vermek, koruma altına almak İsveç için kendi yasalarını bile isteye çiğnemesi demektir" dedi.

28 Ocak Koruma Günü nedeniyle Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından Nevşehir’de düzenlenen panelde konuşan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Milyarlarca Müslümanın inandığı kutsal saydığımız bir kitaba karşı alçakça bir saldırı gerçekleştirenin kinini, failini görmezden gelmek o izin vermek, koruma altına almak İsveç için kendi yasalarını bile isteye çiğnemesi demektir" dedi.


Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Vali Şinasi Kuş Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen panelde konuşan Bakan Bozdağ, İsveç’te Kur’an-ı Kerim yakılması olayına tepki göstererek, "İsveç’te Kur’an-ı Kerim’in yakılması Türk Büyükelçiliğinin yakınında oluyor, İsveç hükümeti izin veriyor. Polis, bu yakma eylemini yapan alçağı koruma altına alıyor, ’zarar görmesin’ diye. Diğer ülkeler de aynısını yapıyor. Şimdi biz ’acaba’ dedik; ’Bunların kanunlarında bu suç değil mi? Niye böyle yapıyorlar?’ Şimdi İsveç Ceza Kanunu’na göre tüm dinler koruma altındadır. Basit fiiller, dinlere yönelik basit fiiller 2 yıla kadar ağır ve vahimse 4 yıla kadar hapisle cezalandırılmalıdır. Tevrat’ı, İncil’i özel koruyan ayrıca bir hüküm de yoktur. Her dine saldırı eğer fiil basitse 2 yıl eğer ağır ve vahimse 4 yıla kadar hapis cezası veriliyor. Şimdi İsveç’in başsavcısı da diyor ki, ’Soruşturmaya gerekli şeyi ben burada görmedim’, dosyayı kapatıyor. Ki buradan ben Türkiye’nin Adalet Bakanı olarak İsveç’in Adalet Bakanı’na, hükümetine, kanunları uygulamakla görevli savcılarına buradan soruyorum; sizin kanunlarınızı Türkiye olarak biz mi yazdık? Meclisimizde biz mi kabul ettik? Yoksa siz yazdınız? Siz yazdınız, meclisinizde kabul edilir. Öyleyse sizin meclisinizde kabul edilen kanun hükümleri açık açık ’2 yıla kadar ağır ve vahimse 4 yıla kadar hapis cezası yaptırımı uygulanabilir’ diyorsa İsveç’in savcısı ’Ben bunu soruşturmaya değer görmüyorum, burada suç yok’ nasıl diyebiliriz? Milyarlarca Müslümanın inandığı kutsal saydığımız bir kitaba karşı alçakça bir saldırı gerçekleştirenin kinini, failini görmezden gelmek o izin vermek, koruma altına almak İsveç için kendi yasalarını bile isteye çiğnemesi demektir" açıklamasında bulundu.



"Çok net söylüyorum, bal gibi İslam düşmanlığı"


Yapılan eylemlerin İslam düşmanlığı olduğunu da sözlerine ekleyen Bakan Bozdağ, "Madem ’Hukuk devletiyiz, adalet’ diyorsunuz, madem ’insan hakları’ diyorsunuz, Kur’an-ı Kerim yakılırken seyirci kal, Tevrat’ı yakmak için birisi geldiği zaman onu engelle. Tevrat yakılsın demiyoruz. Engel olma kararı da doğru bir karar. Ama neden Müslümanların kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim’e bu saldırı yapılırken aynı tutumu ortaya koymuyor? ’İnsan hakları’ diyorlar, ’din ve vicdan hürriyeti’ diyorlar, ’hukuk devleti’ diyorlar, ’ifade hürriyeti’ diyorlar. Peki Müslümanların insan hak ve hürriyetlerinden nasibi yok mu? Din ve vicdan hürriyetlerinden istifade etme onların hakkı değil mi? İfade hürriyetini kullanmak onların hakkı değil mi? Tevrat’a, İncil’e, Hristiyanlığa, Yahudiliğe karşı bir fiil olunca hukuk hemen ayağa kalkıyor, gereğini yapıyor. Ama Müslümanlara dönük, Müslümanların inançlarına dönük, kutsallarına dönük saldırılar olduğu zaman hukuk devlet suçsuz oldu. Bu kabul edilebilir bir durum kesinlikle değil. Bizim dinimizin kutsalına sövmek, bunu ifade hürriyeti olarak gören bir Türk vatandaşı olabilir mi? Olamaz. Yoktur da zaten. Ama bakın onlar İslam’a dönük kutsallara sövmeyi, hakareti, saldırıyı ifade hürriyeti çerçevesine alıyor. Bu, onların İslam düşmanlığının somut göstergesidir. Esasında Avrupa’da artan ırkçılık, yabancı düşmanlığı biraz yumuşatarak ’İslamofobi’ diyorlar ama ben çok net söylüyorum; bal gibi İslam düşmanlığı, Müslüman düşmanlığı. Bunlarla bizim mücadele etmemiz gerekir. İnsan hak ve hürriyetleri, hukuk devleti, din ve vicdan hürriyeti, ifade hürriyeti kavramlarını diline dolayanların bizim yüzlerine vurmamız gerekiyor" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ordu Ordu’da fidanlar topraklar buluşturuldu Ordu’da, 21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası dolayısı fidan dikim etkinliği düzenlendi. ‘Türkiye’nin Gücü Orman’ temasıyla düzenlenen fidan dikim etkinliği, Altınordu ilçesindeki Şehit Okan Melikoğlu İlkokulu bahçesinde gerçekleştirildi. Burada 10 dekar alanda 100 adet göknar, limon selvi, mavi selvi, sarı çam, karayemiş ve ıhlamur fidanını toprakla buluşturuldu. Ordu Orman İşletme Müdürü Ömer Uzundal, programda yaptığı konuşmada fidan dikmek kadar ağaç ve ormanlara sahip çıkmanın da önemine değindi. Uzundal, "İçinde bulunduğumuz yüzyılda dünya, iklim değişikliği, kuraklık ve çevre kirliliği gibi devasa sorunlarla karşı karşıyadır. Bu küresel krizlerin panzehri ise ne teknolojik cihazlar, ne de yapay zekadır. Bu krizlerin yegane çözümü, kökleri toprağa sıkı sıkı bağlı olan ağaçlar ve o ağaçların oluşturduğu muazzam ekosistemlerindedir. Ormanlar karbonu hapseden devasa birer depo, su kaynaklarımızı muhafaza eden birer bekçi ve her nefesimizde bize hayat sunan kahramanlardır. Ormanlar bir ülkenin sadece doğal kaynağı değil, o ülkenin en büyük serveti, en güvenli sığınağı ve gelecek nesillere bırakılacak en kutsal mirastır. Devletimizin ve yerel yönetimlerimizin kararlı adımları ile son yıllarda ormanlarımızı arttırma noktasında büyük bir seferberlik içerisindeyiz. Ancak bilinmelidir ki orman kurmak sadece ağaç dikmekle bitmez, onu korumak, sevmek ve yaşam kültürü haline getirmek asıl meseledir. Bugün burada dikeceğimiz her bir fidan ağaca dönüştüğünde bu topraklar üzerindeki kardeşliğimizin ve yarınlara olan inancımızın birer simgesi olacaktır" dedi. Konuşmanın ardından Vali Muammer Erol, Altınordu Kaymakamı İsmail Hakkı Ertaş, Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Uçak, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Sadi Akman, Ordu Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Celal Tezcan, İl Tarım ve Orman Müdürü Bayram Ay, Arıcılık Araştırma Enstitüsü Müdürü Şeref Cınbırtoğlu ve protokol üyeleri, okul yöneticileri ile öğrenciler ile birlikte fidan dikim etkinliği düzenlendi. Öte yandan 2026 yılı içerisinde toplam bin adet fidanın toprakla buluşturulacağı belirtildi.
Niğde Niğde’de kamu kurumlarına 4 daimi, 110 geçici personel alımı yapılacak Niğde İŞKUR tarafından farklı kamu kurumlarında istihdam edilmek üzere toplam 114 kişilik iş imkanı sağlanacağı duyuruldu. Bu kapsamda Niğde İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde, eski hükümlü ve terörle mücadelede yaralanan (TMY) vatandaşlara yönelik temizlik görevlisi alımı yapılacak. Daimi ve tam zamanlı olarak istihdam edilecek 4 kişi için başvurular 23-27 Mart 2026 tarihleri arasında alınacak. Kadın ve erkek adayların başvurabileceği ilan için 18-40 yaş şartı aranırken, kura çekimi 1 Nisan 2026 tarihinde Niğde İl Sağlık Müdürlüğü’nde gerçekleştirilecek. Öte yandan Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi bünyesinde, kamusal alanların temizlik, bakım ve onarım faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla İşgücü Uyum Programı (İUP) düzenlenecek. 70 kişilik kontenjanın ayrıldığı program için başvurular 24-28 Mart 2026 tarihleri arasında yapılacak. 13 Nisan - 31 Aralık 2026 tarihleri arasında uygulanacak programda katılımcılar noter kurası ile belirlenecek. Kura çekimi ise 2 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilecek. Bunun yanı sıra Niğde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne bağlı birimlerde yürütülecek Toplum Yararına Program (TYP) kapsamında da 40 kişilik istihdam sağlanacak. Bakım, onarım ve temizlik alanlarında görev alacak personel için başvurular 25-29 Mart 2026 tarihleri arasında alınacak. Programın 13 Nisan - 30 Haziran 2026 tarihleri arasında uygulanacağı belirtilirken, katılımcılar 3 Nisan 2026 tarihinde yapılacak noter kurası ile belirlenecek. Kura çekiminin Niğde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Konferans Salonu’nda yapılacağı bildirildi.