SAĞLIK - 04 Mayıs 2023 Perşembe 13:54

Dr. Öğr. Gör. Banu Süzen: “Türkiye’de tuz tüketimi 3 gram azaldı”

A
A
A
Dr. Öğr. Gör. Banu Süzen: “Türkiye’de tuz tüketimi 3 gram azaldı”

Türkiye’de tuz tüketiminin azaltılmasına yönelik olarak 2010 yılından itibaren uygulanan ve ulusal program çerçevesinde yürütülen çalışmalar sonuç vermeye başladı.

Türkiye’de tuz tüketiminin azaltılmasına yönelik olarak 2010 yılından itibaren uygulanan ve ulusal program çerçevesinde yürütülen çalışmalar sonuç vermeye başladı. İlk olarak günlük tüketilen ana besin maddesi ekmeğe katılan tuz miktarı düşürülürken, lokantalardaki masalarda bulunan tuzlukların da kaldırılması sağlandı.


Yapılan çalışmaların olumlu sonuç verdiğini söyleyen Kapadokya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Yüksek Okulu Beslenme ve Diyetetik bölümü Öğretim Üyesi Banu Süzen, Türkiye’de son yıllarda yapılan çalışmalar sonrasında kişi başı tüketilen tuz miktarının 3 gram düştüğünü belirtti.



“3 katından fazla tuz tüketiyoruz”


İhlas Haber Ajansına özel açıklamada bulunan Banu Süzen; “Yapılmış olan çalışmalar bize gösteriyor ki; Türk halkı olarak günde 18 gram tuz tüketiyoruz. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre günde 4-6 gram arasında tuz tüketmeliyiz. Biz Dünya Sağlık Örgütüne göre günlük tüketmemiz gereken tuz miktarının 3 katından fazla tuz tüketiyoruz. Yakın geçmişte tuzun bu kadar yüksek kullanılması ve kronik hastalıklar arasındaki ilişkiyi Sağlık Bakanlığı ve sağlık personeli arasında neler yapılabilir diye tartışıldı. Netice olarak ülkemizde tuz tüketiminin düşürülmesi için çalışmalar başlatıldı. Şu an 15 gramın altında tuz tüketiyoruz. Bu düşüşü çok kısa süre içerisinde gerçekleştirmiş olduk. Bu yiyeceklerimizi saklamak için kullandığımız tuzdan kıstığımız miktardı. Ancak sofraya oturduğumuzda tadına bakmadan attığımız tuzu da azaltırsak sağlıklı tuz tüketimi sağlamış olacağız” dedi.



"Türk Gıda Kodeksine uygun azaltmalar yapılmalı"


Tuzun besinleri saklamak ve besinlerin kalitesi ile birlikte gülütten yapısını artırmak için kullanıldığını söyleyen Süzen; “Ekmeğin içine eklenen tuz miktarı bir miktar düşürüldü. Besin maddesi olan ekmekte yapılan bu düşüş günlük tükettiğimiz tuz miktarını çok ciddi miktarda düşürdü. Bu yönden baktığımızda besinleri saklamak için, ekmeğin tadını ve lezzetini artırmak ve raf ömrünü uzatmak için değil baharatları saklamak için de tuzu kullanıyoruz. Turşularımızı, zeytinlerimizi tuzdan yapıyoruz. Burada kullandığımız tuzların miktarının da ciddi anlamda düşürülmesi gerekiyor. Bunu yaparken de belirli kriterler göz önüne alınarak yapılması gerekiyor. Türk Gıda Kodeksine uygun şekilde azaltmalar yapılmalı” şeklinde konuştu.



"Topraklarımız iyot fakiri"


Banu Süzen; “İyotlu tuz sağlık açışından çok önemli. Toprakları iyot bakımından fakir bir ülkeyiz. Bu nedenle iyotlu tuz bizim için çok önemli. Medikal bir gereklilik olmadığı sürece iyotlu tuz kullanmak bizim için gereklilik. Bu nedenle iyot eklemesi tuza yapıldı. Bu şekilde iyot ihtiyacımızı da karşılıyoruz. Şu anda bizim için en iyi iyot kaynağı tuz oluyor. Sağlıklı tuz dediğimiz aslında bildiğimiz iyotlu sodyum klorür dür. Bunu da miktarında kullanmalıyız” ifadelerini kullandı. Kaya tuzu, pembe tuz gibi tuzların renk veren kimyasallarının içeriğinin iyi bilinmesi gerektiğini de söyleyen Banu Süzen; “Bazen renk veren maddelerde ağır metal de olabiliyor. Tuz kullanımıyla onları vücudumuza alıp toksin etkisine maruz kalma riskini ortaya çıkartmış oluyoruz. Bu nedenle en sağlıklı tuz, miktarında kullanılan iyotlu tuzdur”



"Çocuklara 1 yaşından önce tuzlu yemek vermeyin"


Kapadokya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Yüksek Okulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Banu Süzen; “Çocuklarımızı küçüklüğünden itibaren kendi damak tadımıza alıştırıyoruz. Oysaki çocuklarda tuz kullanımı 12. ayından sonra başlamalı. Çocuklar damak tadını kendileri geliştirsin diye tuzlu yemek vermemeliyiz. Bu erken dönemde yapıldığı zaman bir davranış biçimi haline geliyor. Çocuklar da büyüdüklerinde sofraya oturunca hemen tuz atma alışkanlığı edinmiş oluyor. Bu nedenle sofraya oturur oturmaz tuz ekilmemesi, önce yemeğin tadına bakılması, damak tadına uyuyorsa tuz ekilmemesi, uymuyorsa bir miktar tuz ekilmesini tavsiye ediyoruz” şeklinde konuştu.


Fırın işletmecisi Celal İnanır’da yaptığı açıklamada tuz tebliğinden önce her 50 kilo gram için yaklaşık 800-850 gram tuz kullanırken, tebliğden sonra bu oranı 700 grama düşürdüklerini söyledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu’da "Şikayetçi olmayalım" buluşması, silahlı kavgaya dönüştü Bolu’da iki grup arasında ’alacak-verecek’ meselesi yüzünden başlayan husumet, barışma buluşmasında silahlı kavgaya dönüştü. Mahallelinin de karıştığı kavgayı polis ekipleri biber gazı sıkarak ayırırken, olayda şans eseri vurulan olmadı. 3 kişi gazdan etkilendi. Olay, gece saatlerinde Çıkınlar Mahallesi Çıkınlar Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, aralarında ’alacak-verecek’ meselesi nedeniyle husumet bulunan iki grup, dün gece saatlerinde kavga etti. Olayın ardından bugün gece saatlerinde telefonla görüşen taraflar, birbirlerinden şikayetçi olmamak üzere anlaşıp yüz yüze konuşmak için Çıkınlar Caddesi’ndeki bir apartmanın önünde sözleşti. Silahlı kavgaya dönüştü Araçla buluşma noktasına gelen grup ile apartman önünde bekleyenler arasında başlayan konuşma, kısa sürede alevlenerek yeniden tartışmaya dönüştü. Tartışmanın büyümesi üzerine araçla gelen gruptaki şüpheliler, yanlarında getirdikleri tabancayla ateş açtı. Silahlı kavgada şans eseri kurşunların isabet ettiği kimse olmazken, şüpheliler geldikleri araçla olay yerinden hızla kaçtı. Komşular kavgaya karıştı Silah seslerinin ardından ortalık karışırken, karşı apartmanda bulunan kişiler de henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı olaya dahil oldu. Sokak ortasında büyüyen kavgayı gören çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine, olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Bölgeye gelen polis ekipleri, kalabalığı dağıtmak ve kavgayı sonlandırmak için biber gazı ile müdahale etti. Ekiplerin müdahalesiyle taraflar güçlükle ayrılırken, sıkılan biber gazından etkilenen 3 kişiye olay yerinde hazır bekleyen sağlık ekipleri tarafından müdahale edildi. Polis ekipleri, olay yerinde boş kovan incelemesi yaparken, silahlı kavgaya karışıp araçla kaçan şüphelilerin yakalanması için geniş çaplı çalışma başlattı.