- 08 Haziran 2023 Perşembe 14:22

85 yaşında kursu başarıyla tamamladı, ürünlerini sergiledi

A
A
A
85 yaşında kursu başarıyla tamamladı, ürünlerini sergiledi

Nevşehir’de 85 yaşındaki Emine Göçer, geri dönüşüm ürünlerinden yaptığı ürünleri sergiledi.

Nevşehir’de 85 yaşındaki Emine Göçer, geri dönüşüm ürünlerinden yaptığı ürünleri sergiledi.


Hacıbektaş Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde açılan kurslara katılan kursiyerler yıl içinde yaptıkları ürünleri sergiledi. İlçede yaşayan 85 yaşındaki Emine Göçer de, Hacıbektaş Halk Eğitim merkezinde açılan dikiş-nakış kursuna katılarak, hem dikiş-nakış yapmayı öğrendi hem de yılsonu sergisinde el emeği ürünlerini sergiledi. Kursun en yaşlı üyesi Emine Göçer ilerlemiş yaşına rağmen kursa katılarak yaptığı ürünlerini sergilemenin mutluluğunu yaşadı.


85 yaşında dikiş-nakış kursuna katılan Emine Göçer, "El işi ve oyalarını elimde yapıyorum. Dantel oyaları tığ ile kumaşın üzerine dikerek yapıyorum. Bu şekilde el emeği ürünler yapıyorum. Dikiş-nakış kursuna katıldığım hocamın sayesinde bu ürünleri yapıyorum. Şu yaştan sonra ben yapamam ama sağ olsun hocam bana destek oluyor” dedi.


Halk Eğitim Merkezinde Seramik- Heykel Kursu veren Murat Yeltürk de, "Öğrencilerimizle yaptığımız çalışmalar tamamen 1 buçuk ay içerisinde gerçekleşti. 2 aylık kursuz. Yaptığımız ürünlerin tamamı elle şekillendirme ürün olarak geçiyor. Hiçbir üründe kesinlikle kalıp tekniği kullanmadı" diye konuştu.



"Renkleri ve zevkleri birleştiriyoruz"


Dekoratif el sanatları alanında renklerin ve malzemelerin iç içe olduğunu ifade eden Dekoratif El Sanatları Kursu Öğretmeni Halide Akgöz ise, "Dekoratif El Sanatları alanında bizim işimiz biraz daha renkler ve malzemeler. Malzemeden de kastımız doğada ki her şey. Kursumuza katılan kursiyerlerimiz bir süre sonra ağaca bakarken ağaca ağaç olarak, yerdeki taşa taş olarak bakmıyor, onu geri dönüştürebilir miyim diye düşünmeye başlıyor. Kendilerince tasarım yapmaya başlıyorlar. Doğa ile kendi zevklerini renklerle birleştiriyorlar. Her yörede arıcılık yapılıyor. Arılardan elde ettiğimiz bal mumlarını belli bir ısıda eritiyoruz. İstediğimiz kalıpta, farklı modellerde yağlı kağıt ve merdaneyle şekil veriyoruz. Daha sonra el ısısıyla yuvarlak şekli verebiliyoruz. Aynı zamanda yüzde yüz doğal bir ürün ve nefes açıcı özelliği olduğu için çok tercih edilen bir ürün. Bunlar da tamamen doğadan ürünler. Çoban yatağı dediğimiz Nevşehir bölgesinde yetişen bodur ağacın bozkır bitkisinin yaşlanmış kökünü birleştirerek dekoratif bir ürün elde ettik. Bunda vernik ya da başka hiçbir kimyasal madde yok, tamamen doğal ağacın kendi hali" ifadelerini kullandı



"Beş para etmiyordu"


Ahşap Dekoratif El Sanatları kursuna katılan Munise Erdoğan, "Kız kardeşime ait olan sehpa atıl bir şekilde kömürlükte duruyordu. Buraya getirdim ve boyadım. Degobaj ile süsledim, rengini değiştirdim ve kullanır hale getirdim. Kömürlükte durduğu yerde beş para etmezken şimdi 1.5-2 bin liraya satılır bir sehpa haline geldi" diye konuştu.



"Çarşaftan tişört yaptılar"


Giyim Üretim Teknolojisi Öğretmeni Zeynep Ayvazoğlu ise çarşaftan tişört yapıldığını kaydederek, "Yıllarca sandık bekleyen ya da atıl durumda olan eski çarşaflar ve kaneviçe yatak takımları, yastık yüzleri, yorgan ağızlar, yaygı adı verilen sandık örtüleri gibi ürünleri kıyafete dönüştürerek trend haline getirdik. Şimdiki gençlerimiz maalesef bu ürünlerin değerini bilmiyorlar, kullanmak istemiyorlar. Bizde annelere soruyoruz. Kızlarınız ya da gelinleriniz çeyizlerinde ki bu ürünleri kullansınlar diye tembih ediyoruz ama onlar kullanmıyor. Bizde bu şekilde değerlendirelim dedik. Sandıktan çıkarttığımız ürünleri geri dönüşümle tasarladığımız kıyafetleri bugün burada sergiliyoruz” dedi.


Eski kotları değerlendirip çanta yapan Kursiyer Naciye Uçar da, "Evde ki eski kot pantolonları getirdik, çanta, kırlent ve masa örtüsü diktik. Katıldığım kursta panolar, çiçekli saksılar yaptık. Gördüğünüz el emeği göz nuru bütün ürünleri iğne ile tek tek işledik.” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Uzmanlar: "Bayramda ikramları olabildiğince hafif tutun" Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü, yaptığı paylaşımda bayramda yapılan ikramlara dikkat çekerek, "Yapılan ikramlar gün içerisinde kan şekerinin yüksek seyretmesine neden olabilir" ifadesini kullandı. Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü tarafından yapılan paylaşımda, Diyetisyen Melike Karataş, bayram gelenekleri ve Erzurum’un kültüründe. misafire şeker, çikolata ile birlikte karbonhidrat, yağ ve şeker oranı yüksek su böreği, baklava gibi ikramlar sunulmasının vazgeçilmezlerden olduğunu anlatarak, "Ancak bu ikramların ziyaret edilen her evde sunulması ve tüketilmesi gün içerisinde kan şekerinin yüksek seyretmesine sebep olabilir. Gün boyu tekrar eden bu beslenme döngüsüyle özellikle çocuklar, yaşlılar ya da diyabet (şeker hastalığı), hipertansiyon (yüksek kan basıncı) gibi hastalığı bulunanlar için sağlık sorunları yaşama riski artar. Bunun önüne geçmek için ikramlıklar hazırlanırken şerbetli yerine sütlü tatlı hazırlanması; porsiyonların küçük tutulması; sebzeli veya yoğurtlu salataların (kabak tarator, yoğurtlu kereviz salatası, pancar salatası vb.) ikramlıklara eklenmesi; içecek olarak şekeri yüksek meyve suları yerine ayran ya da şekersiz açık çay, şekersiz Türk kahvesi gibi içeceklerin tercih edilmesi daha iyi olacaktır" dedi. Su içmek ihmal edilmemeli Erzurum için yine kültürel alışkanlıklar ve iklim şartları göz önünde bulundurulduğunda Ramazan ayı içerisinde iftar sonrası çayın çok önemli bir yer kapladığının görüldüğünü vurgulayan Karataş, "Hatta çoğu zaman çay içme alışkanlığı su tüketiminin önüne geçer. Bu alışkanlık Bayram’da da devam eder. Her ne kadar sağlıklı bireyler için günlük 6-8 çay bardağına kadar az demli çayın sağlık üzerine olumlu etkisi olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış olsa da içilen çayın demli olması, miktarının 6-8 çay bardağından fazla olması ya da su tüketiminin önüne geçmesi sağlık açısından riskler oluşturur. Su tüketiminin az olması, vücudun susuz kalmasına yol açabilir ya da bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına sebep olabilir. Bu sebeple su tüketimi ihmal edilmemeli, günlük olarak en az 2-2,5 litre su içilmelidir" şeklinde konuştu. Hareketin artırılması hedeflenmeli! Bayram nedeniyle değişen beslenme düzeninin yol açabileceği hazımsızlığa dikkat çeken Karataş, "Bağırsak hareketlerinin azalması ya da kan şekeri yükselmesi gibi olumsuz durumlarla mücadelede etkili yöntemlerden biri de hareketin artırılmasıdır. Bayram dolasıyla yapılacak ziyaretler aktif bir gün geçirmek için fırsat olabilir. Bunu sağlamak adına ziyaretler esnasında yürüme mesafesinde olan yerlere araç yerine yürüyerek gitmek, günlük hareketi artırmaya yardımcı olur. Hatta gün içerisinde zaman ayrılarak 30 dakikalık bir yürüyüş planlanabilir. Hayatın her alanında önemli bir yere sahip olan sağlıklı ve dengeli beslenme bir yaşam tarzı hali olmalıdır. Bununla birlikte böyle özel zamanlarda doğru beslenme sağlık için daha da önem arz edebilmektedir" diye konuştu.
Bursa Bursa’da bayram yoğunluğunu fırsat bilen 2 kadın 16 bin liralık ürün çaldı Bursa’da bir giyim mağazasında yaşanan hırsızlık olayı "bu kadarına da pes" dedirtti. Bayram alışverişi nedeniyle oluşan yoğunluğu fırsat bilen iki kadın, mağazadan yaklaşık 16 bin TL değerinde ürünü çalarak kayıplara karıştı. O anlar saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı. Olay Bursa’nın Yıldırım ilçesinde meydana geldi. Giyim mağazasını yeni devralan iş yeri sahibi Melih Bülbül’ün iddiasına göre, komşu esnaf daha önce kendisini bölgede yaşanan hırsızlık olaylarına karşı uyarmıştı. Ancak uyarıdan kısa süre sonra mağaza da hırsızların hedefi oldu. İddiaya göre iki kadın şüpheli, müşteri gibi mağazaya girerek bir süre içeride dolaştı. Bayram yoğunluğu nedeniyle çalışanların başka müşterilerle ilgilenmesini fırsat bilen şüpheliler, seçtikleri ürünleri fark ettirmeden mağaza dışına çıkarmaya başladı. Ürünleri dışarı taşıyan şüphelilerin daha sonra poşetlere koyarak uzaklaştıkları öğrenildi. Durum iş yerinin güvenlik kameralarını izleyen iş yeri sahibinin babası tarafından fark edildi. Hemen mağaza çalışanlarına haber verilse de yoğunluk nedeniyle geç fark edilen olayda şüpheliler çoktan kayıplara karıştı. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye alırken, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı. Yaşanan olaya tepki gösteren iş yeri sahibi Melih Bülbül, "Burayı yeni devraldığımızda komşular hırsızlık olaylarının çok olduğunu söylemişti. Biz de dikkatli oluruz dedik ama ilk ayımızda başımıza geldi. Ramazan ayında olması bizi ayrıca üzdü. Emek veriyoruz, mücadele ediyoruz. İnşallah bir an önce yakalanırlar" dedi. İş yeri sahibi, benzer durumların yaşanmaması için şüphelilerin bir an önce yakalanmasını beklediklerini söyledi.