YEREL HABERLER - 17 Mart 2012 Cumartesi 16:17

TÜRKİYE KAMUSEN’DEN KAN BAĞIŞI KAMPANYASI

A
A
A
TÜRKİYE KAMUSEN’DEN KAN BAĞIŞI KAMPANYASI

Türkiye Kamu-Sen Nevşehir İl Temsilciliği tarafından, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla kan bağışı kampanyası düzenlendi.
Türkiye Kamu-Sen ve Kızılay Nevşehir Kan Merkezi tarafından düzenlenen kampanya çerçevesinde, Türk Telekom Başmüdürlüğü karşısında kan bağış istasyonu kuruldu.
Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikaların şube başkanları, yöneticileri ve üyelerinin yanı sıra Nevşehir Ülkü Ocakları üyesi gençlerin büyük ilgi gösterdikleri kampanyada, ilk 5 saat içerisinde 150 ünite kan toplandı.
Kan bağışı kampanyasının açılışında bir konuşma yapan Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Turgay Çetin, tüm Türk halkı için, kendisini feda etmiş, yüz binlerce kahraman vatan evladını hatırlamak, rahmet, minnet ve şükranla aziz hatıralarını yad etmenin kendileri için şeref borcu olduğunu söyledi.
Çanakkale Savaşında Türk halkının 250 bin şehit verdiğini ve ülkenin her köşesinden yüz binlerce kişinin, Çanakkale’ye koşarak, düşman ateşine meydan okuduğunu belirten Çetin, 10 binden fazla şehit askerin üniversite mezunu ve 70 bin askerin rüştiye mezunu olduğunu hatırlattı.O tarihte okumuş veya okuyamamış bütün gençlerin, Çanakkale’de bayrağımızın şan ve şerefle dalgalanması için kendi hayatlarından vazgeçerek kendilerini Türk Milletine kurban verdiklerini söyleyen Turgay Çetin, “Kurtuluş Savaşının Çanakkale Savaşıyla başladığını kabul ediyoruz. Cevat Paşaların, Esat Paşaların, Selahattin Adil Paşaların emek ve gayretlerini büyük bir saygıyla hatırlıyoruz. Fevzi Çakma Paşaları, erinden ordu komutanına kadar tüm kadrosuyla, 5. Orduyu yazdıkları destan nedeniyle büyük bir övgüyle hatırlıyoruz. Nihayetinde Çanakkale Savaşı’na gönüllü olarak katılan Mustafa Kemal Paşa’yı hatırlıyoruz. Arı Burnu ve Anafartalar dan aldığı ruhla, Sakarya da, Dumlupınar da gösterdiği asaleti hatırlıyoruz. ’Ben size ölmeyi emrediyorum’ diyerek dünyanın bütün mazlum uluslarının bağımsızlığını sağlayan Atamıza ahde vefa gösteriyoruz. Hatırası ve eserlerini gönlümüzde saklıyoruz. Bu çerçevede, ilk şehitten son şehide kadar Türk Milletinin bütün şehitlerini rahmet, minnet, şükran ve büyük bir hayranlıkla anıyoruz. Tarih boyunca cephelerde ve siperlerde şehit olan milyonlarca Mehmet’i sevgiyle hatırlıyoruz. Baş eğmez ruhlarından güç alarak Türk Milletinin parlak geleceğine bütün kalbimizle inandığımızı belirtiyoruz. Varlığımızı borçlu olduğumuz kahraman ecdadımızın duygularını hissetmeye, anlamaya çalışıyoruz.” dedi.
Türk Kızılayı Nevşehir Şube Başkanı Cengiz Gülen’de, Türkiye Kamu-Sen üyelerine gösterdikleri duyarlı davranıştan dolayı teşekkür etti.
Konuşmaların ardından şehitler için yapılan dua ile kan bağışı kampanyası başladı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bartın Eski Adalet Bakanı Tunç, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların , çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’ Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, memleketi Bartın’da katıldığı sahur programında yaptığı konuşmasında uluslararası kuruluş, mahkeme ve sözleşmelerin Filistin’deki soykırımı engelleyemediğini belirterek, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların, çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’ dedi Önceki Dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın İli Dernekler Federasyonu (BİDEF) tarafından bir kafede düzenlenen sahur programına katıldı. Sahur yemeği öncesinde konuşan Yılmaz Tunç, ’’Gerçekten şu son çeyrek asırda ülkemizin başına gelmeyen kalmadı. Darbeler, muhtıralar, parti kapatma davaları, türlü türlü senaryolar. Bütün bu engelleri hep milletimiz sayesinde aşmayı başardık ve milletimize o nedenle biz borçluyuz. Milletimizden biz alacaklı değiliz, milletimiz bizden alacaklı. Dolayısıyla biz onlara ne kadar hizmet etsek azdır. Milletin hissiyatını anlayıp, yönetimde onları temsil edebiliyorsak, onların düşüncelerini icraata dönüştürebiliyorsak, iradesine uygun davranabiliyorsak, taleplerini yerine getirebiliyorsak, o zaman biz görevimizi yapmış oluruz’’ dedi. ’’Soykırımı önleyecek sistem dünyada kurulamadı’’ İsrail tarafından 2.5 yıldır Filistin’de gerçekleştirilen katliamları da hatırlatan Eski Adalet Bakanı Tunç, uluslararası kuruluş, mahkeme ile sözleşmelerin Filistin’deki kadın ve çocukların katledilmesini engelleyemediğini ifade etti. İsrail ve gerçekleştirdiği soykırımlara karşı uluslararası mekanizmaların çalışmadığını ifade eden Tunç, ’’Etrafımız bir ateş çemberi. Dünya önemli bir sınavdan geçiyor. Maalesef iki buçuk yılı aşkın bir zamandır, Filistin’deki soykırım devam ediyor. Ateşkese rağmen oradaki sıkıntılar devam ediyor. Maalesef oradaki soykırım önleyecek, çocukların katledilmesini, kadınlara katledilmesini önleyecek bir sistem dünyada kurulamadı. Uluslararası hukuk yok sayılıyoruz. Uluslararası sözleşmeler kağıt üstünde kalıyor. Uluslararası mahkemeler kuruluyor, kararlar alıyor ama uygulayan yok. Birleşmiş Milletler, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gibi mekanizmalar zaten hiç çalışmıyor’’ ifadelerini kullandı. ’’Hukukun gücü değil, gücün hukukunun geçerli olduğu devri yaşıyoruz’’ Tunç, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran ile Lübnan’a yönelik saldırıları ile ilgili ise ’’Hukukun gücü değil de, gücün hukukunun geçerli olduğu bir dönemi, devri yaşıyoruz maalesef. Bu anlamda Türkiye olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde her türlü adaletin yanında, barışın, hakkaniyetin yanındayız. Diplomasiyle sorunların çözülmesi taraftarıyız. O anlamda dengeli bir dış politika, güçlü bir irade ortaya koyan bir Cumhurbaşkanımız var’’ şeklinde konuştu. ’’Teröre zemin teşkil eden tüm unsurları ortadan kaldırdık’’ Yılmaz Tunç, 41 yıldır Türkiye’de devam eden terör sorununa karşı son 23 yılda teröre karşı zemin, mazeret teşkil eden tüm unsurların birer birer ortadan kaldırıldığını vurgulayarak, ’’Yaklaşık yarım asırdan bu yana terör belasıyla meşgul olan bir ülkeyiz. Trilyonlarca lira kaybımız oldu. Teröre harcadı. Eğer harcamasaydık, bugün Türkiye her alanda, çok daha farklı, çok daha ileri bir noktada olurdu. Sadece maddi kayıplar değil, milletimizi huzursuz eden, acılara boğan, şehitler vermemize, gazilerimize neden olan terör belasından kurtulmanın mücadelesini yaptık. Bu mücadele kırk bir yıldan beri sürdü. Son 23 yılda da özellikle teröre zemin teşkil eden, mazeret teşkil eden bütün unsurları ortadan kaldırdı. Ayrımcılık yapmadık. Etnik ayrımcılık yapmadık, dini milliyetçilik yapmadık. Türkiye’de seksen bir vilayetine yatırım götürdük. Teröre zemin teşkil edecek her şeyi ortadan kaldırarak, işte son bir buçuk yıldır terörsüz Türkiye sürecini konuşuyoruz. Olağanüstü Hali 2002’de bir kaldırdık, ondan sonraki süreçte adım adım bugünlere kadar geldik ve terör örgütünün kendini feshiyle sonuçlanan bir noktaya geldik. Sadece Türkiye içerisinde değil, bölgede silahları bırakması ve terörün kendini feshetmesi süreci başarıya ulaştığında, Türkiye çok daha hızlı bir şekilde kalkınmasını, gelişmesini sürdürecek’’ ifadelerine yer verdi. ’’Savaşan tarafların ikisiyle de konuşabilen tek lider; Recep Tayyip Erdoğan’’ Eski bakan Tunç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünya genelinde dengeli politika yürüttüğünü vurgulayarak, ’’Daha adil bir dünya için daha güçlü bir Türkiye gerekir. İşte bu güçlü Türkiye için de, birlik beraberliğimizi daha da kuvvetlendirmek gerekir. Bütün ülkelerle konuşabilen, savaşan tarafların her ikisiyle de konuşabilen, dünyada ikinci bir lider yok. O lider Recep Tayyip Erdoğan. O nedenle Sayın Cumhurbaşkanımız inşallah, bu dengeli politikasıyla hem ülkemizin güvenliğini, milletimizin güvenliğini koruyarak, hem de dünyadaki bu çatışmaların sona erdirilmesi, barışın hakim olabilmesiyle ilgili çabalarını sürdürmeye inşallah devam edecek’’ diye konuştu. Konuşmalardan sonra okunan Kur-an-ı Kerim ve edilen duaların ardından ise sahur yapıldı. Programın son bölümündeki soru, öneri ve temenniler kısmında Tunç, sivil toplum kuruluşlarının dilek ve taleplerini dinledi. Program günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.