ASAYİŞ - 25 Ocak 2024 Perşembe 12:36

Genç çift odada değil depoda can vermiş

A
A
A

Balayı tatili için kaldıkları otelde hayatını kaybeden Akbaş çiftinin ölümüne neden oldukları iddia edilen 1’i tutuklu 3 sanık bugün hâkim karşısına çıktı.

Geçtiğimiz Mart ayında Nevşehir’in Ürgüp ilçesine bağlı Ortahisar beldesinde bulunan Mahzen Cave isimli otelde meydana gelen olayda, İstanbul’da evlenen çift, balayı tatili için Kapadokya’ya geldi. Kaldıkları otel odasında karbonmonoksit gazından zehirlenen çiftin cansız bedenleri saatler sonra otel odasında bulunmuştu. Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlanmış, Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede 3 sanık hakkında ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan dava açılmıştı. Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinde gerçekleşen duruşmada, tutuklu yargılanan işletme sahibi Emin A., tutuksuz yargılanan Tayfun U. ile Ahmet K.’nin yanı sıra duruşmaya Kader-Mutlu Akbaş çiftinin yakınları ile Sanık Emin A.’nın yakınları ve avukatları da hazır bulundu.

Detaylar ortaya çıkıyor

Tutuklu yargılanan Sanık Emin A.’nın avukatı yapmış olduğu savunmasında; olayın gerçekleştiği otelin daha önce ev olarak kullanıldığı ve yerel yönetimden ’basit onarım’ yapılarak ruhsat alındıktan sonra kiraya verildiğini belirterek, “Söz konusu otelde yapısal sorunlar da mevcut. Bu nedenle söz konusu olaya neden olan yapısal sorunlar ile işletmesel sorunların birbirinden ayrılması gerekiyor. Mahkemeye sunulan bilirkişi raporlarında odada bulunan elektrik prizlerinde dahi karbonmonoksit tespit edilmiş. Bu nedenle otelde yapısal bir sorun var. Söz konusu otel basit onarım izni ile yapılarak ruhsat almış ve daha sonra kiraya verilmiştir” dedi.

Depo odaya çevrilmiş

Ayrıca sanık avukatı savunmasında; söz konusu otelde olayın gerçekleştiği odanın kazan dairesi üzerinde bulunduğunu ve daha önceden depo olarak kullanıldığını ve yapılan basit onarım işinden sonra odaya çevrildiğini, ruhsat alındıktan sonra da işletmeci Emin A.’nın kiraya verdiğini söyledi.

“Uyarıları dikkate almadılar”

Kader-Mutlu Akbaş’ın yakınlarının avukatları da savunmalarında; olayın gerçekleştiği gün öncesinde yerel yönetimlerin ve meteorolojinin rüzgar uyarısı yapıldığı halde, otel yöneticilerinin ve çalışanlarının hiçbir tedbir almadıklarını, bu nedenle sanıkların ’Olası Kasıtla Adam Öldürmeye Sebep olma’ suçundan yargılanmasını talep etti. Genç çiftin ölümü ile ilgili detaylar da ortaya çıkmaya başladı. Nevşehir Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanarak Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen iddianameye bilirkişi raporu da eklendi. Hazırlanan iddianamedeki, ’Önceden kalorifer kazanında ve bacasında sıkıntı olduğu, kazan dairesinin ve bacasının doğru şekilde kurulum ve bakımının yapılmadığının’ belirtildiği bilirkişi raporunda ayrıca, kazan bacasının eski ve çürük olduğu halde tamiratının ve yenilemesinin yapılmadığı, personele gerekli eğitimlerin verilmediği, personele kazan yakıcı (ateşçi) belgelerinin aldırılmadığı, iş sağlığı ve güvenliği genel kaidelerine uyulmadığı, gerekli uyarı levhalarının ve talimatnamelerin koyulmadığı, otelde duman ve karbonmonoksit dedektörlerinin olmadığı da belirtildi.

“Doktorun da ceza almasını istiyorum”

İddianamede olay öncesi Kader Akbaş’ın rahatsızlandığı, halsizlik ve gözlerde kararma şikayeti bulunan Akbaş’ın 112 ekibi tarafından Ürgüp Devlet Hastanesine götürüldüğü ve müdahalenin ardından da çiftin tekrar otele döndüğü belirtildi. Duruşmaya katılan Kader Akbaş’ın annesi, “Ben evlatlarımı buraya ölüme değil tatile gönderdim. Kızım o gece zehirlenmiş ve doktora gitmiş. Kızımı muayene eden doktor, zehirlenme teşhisi koysaydı bu yaşananlar olmazdı. Bu nedenle doktorun da yargılanmasını ve sorumluların en ağır cezayı almalarını istiyorum” şeklinde konuştu.

Yaklaşık 18-36 saat sonra bulundular

Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen Adli Tıp Kurumu raporuna göre genç çiftin, cansız bedenleri bulunmadan yaklaşık 18 ile 36 saat önce öldükleri belirtildi. Raporda, "Kader-Mutlu Akbaş çiftinin otelin 106 nolu odasına 12 Mart 2023’te saat 13.21’de yerleştiği, 12 Mart’ta 19.55 saatlerinde dışarı çıktıkları, saat 23.00 civarı tekrar geldikleri, bu arada herhangi bir sorun olmadığı, Kader Akbaş’ın gece rahatsızlandığı, saat 00.30’da 112 acil servisi ekiplerinin gelerek müdahale ettikleri ve hastaneye götürdükleri, Kader-Mutlu Akbaş çiftinin hastaneden 02.00’de döndükleri, saat 02.03- 02.05 arası 106 nolu odanın kapısının açık bırakılıp tekrar kapandığı, bundan sonra 106 nolu odada herhangi bir hareket görülmediği, Adli Tıp raporuna göre kişilerin ölüm olayının bulunmalarından yani 14 Mart 2023 tarihi saat 09.17’den 18 ila 36 saat önce gerçekleştiği, ölüm olayının 13 Mart 2023 tarihi saat 15.17 ile 02.05 arası gerçekleştiği tespit edilmiştir" denildi.

Nevşehir 1. Ağır Ceza mahkemesinde görülen dava 22 Şubat tarihine ertelendi.

Genç çift odada değil depoda can vermiş

Asım Çapacı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Danilo Zanna, gastronomi kariyerine dair deneyimlerini öğrencilerle paylaştı İstanbul Gelişim Üniversitesi, gastronomi dünyasından Danilo Zanna’yı öğrenciler ve akademisyenlerle buluşturan özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Üniversite bünyesinde düzenlenen Gastrotalks etkinliği, gastronomi alanına ilgi duyan öğrenciler için ilham verici bir söyleşiye sahne oldu. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinliğin moderatörlüğünü, İstanbul Gelişim Üniversitesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Serdar Egeli üstlendi. Samimi ve dinamik atmosferde gerçekleşen söyleşide Danilo Zanna, gastronomi kariyerine dair deneyimlerini, mutfak kültürüne bakışını ve genç şef adaylarına tavsiyelerini paylaştı. Gastronomi söyleşisi öğrencilerden yoğun ilgi gördü Etkinliğe İstanbul Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Abdülkadir Gayretli, İGÜ akademisyenleri, MasterChef 2025 şampiyonu Sezer Dirican ve çok sayıda öğrenci katılım sağladı. MasterChef 2025 şampiyonu ve İstanbul Gelişim Üniversitesi mezunu Sezer Dirican’ın etkinlikte yer alması öğrenciler için ayrı bir motivasyon kaynağı oldu. Gastronomi alanında kariyer hedefleyen öğrenciler, sektörün önde gelen isimlerinden biri olan Danilo Zanna’yı dinleme fırsatı buldu. Dalino Zanna’dan öğrencilerle sohbet ve ilham veren mesajlar Etkinlik kapsamında, ünlü şef Danilo Zanna iyi bir aşçının dikkat etmesi gereken püf noktaları vurgulayarak, mutfağın sadece teknik bilgi değil aynı zamanda tutku, disiplin ve kültür gerektirdiğini ifade etti. Şef Zanna, gastronominin farklı kültürleri bir araya getiren evrensel bir dil olduğunu belirterek genç şef adaylarına sürekli öğrenmenin önemini hatırlattı. Söyleşinin keyifli anlarından biri ise Danilo Zanna’nın Türk mutfağına dair düşüncelerini paylaşması oldu. Ünlü şef, en sevdiği Türk yemeğinin Cağ Kebabı olduğunu belirterek Türk mutfağının zenginliğine olan hayranlığını dile getirdi.
Ankara Pursaklar’da minikler camileri tanıyor Pursaklar Belediyesine bağlı Merkez Nezaket Okulu öğrencileri Yavuz Sultan Selim Camii’ni ziyaret etti. Pursaklar’da Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında Merkez Nezaket Okulu öğrencileri Yavuz Sultan Selim Camii’ni ziyaret etti. Minikler, caminin bölümlerini incelerken Ramazan’ın manevi atmosferini de yakından deneyimledi. ‘‘Çocuklarımızın küçük yaşlardan itibaren manevi değerlerimizle büyümesi bizim için çok kıymetli’’ Çocukların küçük yaşlardan itibaren cami kültürünü öğrenmesi, ibadet mekânlarına saygı duyması ve toplumsal değerleri benimsemesi gelecek adına büyük önem taşıdığını belirten Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, ‘‘Ramazan ayı; paylaşmanın, birlik ve beraberliğin, manevi değerlerimizi hatırlamanın en güzel zamanlarından biridir. Çocuklarımızın küçük yaşlardan itibaren camilerimizi tanıması, ibadet kültürünü öğrenmesi ve manevi değerlerimizle büyümesi bizim için çok kıymetlidir. Merkez Nezaket Okulumuzda eğitim alan evlatlarımızın hem ahlaki hem de kültürel açıdan gelişimini destekleyen bu tür etkinlikleri sürdürmeye devam edeceğiz’’ dedi. Ramazan ayının ruhuna uygun gerçekleştirilen bu etkinlikte öğrenciler hem camiyi yakından tanıdı, hem de cami adabı hakkında bilinç kazandı. Manevi atmosferi yerinde deneyimleyen çocuklar, ziyaret boyunca merak ettikleri soruları sorarak keyifli ve öğretici bir gün geçirdi.
Yozgat Doç. Dr. Mustafa Özalp: "ABD, Orta Doğu bataklığında duvara tosladı" Doç.Dr. Mustafa Özalp, ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşla ilgili olarak Amerika’nın büyük bir hesap hatası yaptığını söyledi. ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın geldiği son durumu değerlendiren Bozok Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Mustafa Özalp, ABD’nin evdeki hesabının çarşıya uymadığını belirtti. Özalp, "Trump ilk etapta 2001 yılında Afganistan’a gidip işgal ettiği gibi veya 2011 yılında Libya’da Kaddafi’yi, Suriye’de Esad’ı, Venezuela’da Maduro’yu etkisiz hale getirip ardından ucuz çok kolay ve maliyetsiz şekilde zafer elde ederek benzerini İran’da yapabileceğine yönelik yorumlar yürüttü. Hamaney’i öldürüp daha sonra İran halkının Amerika’ya teslim olabileceğini hesapladı. Geldiğimiz süreçte sonuç Trump’ın istediği gibi neticelenmedi. Hamaney’in ölümünün sonucunda İran halkında rejim yanlısı olarak birlik beraberlik arttı. Hamaney’in ölümü sonrasında rejimin çökmemesi Amerikan ekonomisine ağır yükler getirmekte. Askeri anlamda Orta Doğuda Amerika büyük kayıplar vermekte. Trump Orta Doğuda büyük bir hesap hatası yapmıştır ve Orta Doğu bataklığında duvara toslamıştır. Trump’ın istediği neticeyi alması şu konjonktürde mümkün gözükmemekte" dedi. "Enerjinin güvenli kaynak ve güzergahlardan temin edilmesi lazım" Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının petrol fiyatlarına etki edeceğini ifade eden Özalp, "Hürmüz Boğazı’nın kapanması petrol fiyatlarının tavan yapmasına belki de önümüzdeki haftalarda 200 dolara çıkmasını göreceğiz. Dünyada tüketilen enerjinin yüzde 50 ile 55 arası petrol ve doğalgazdan sağlanmakta. Biz dünyalılar olarak tüketmiş olduğumuz enerjinin yaklaşık olarak yüzde 80-85’ini kömür, petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıtlardan karşılamaktayız. Toplumların refah seviyelerinin yükselebilmesi için enerjinin kesintisiz sürdürülebilir bir şekilde çeşitliliğini arttırarak depolama kapasitesinin yükseltilerek makul fiyatlarda enerjinin tedarik edilmesi lazım. Enerjinin güvenli kaynak ve güzergâhlardan temin edilmesi lazım" diyerek enerji kaynaklarının geçiş noktalarının önemine değindi. "Amerika’nın savaşı kazanabilmesi Hürmüz Boğazı’nı ele geçirmesine bağlı, bu da mümkün değil" Dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’si Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğini söyleyen Özalp, "Dünyada toplamda yaklaşık olarak 100 milyon varil üretilip tüketilmekte. Ayrıca Hürmüz Boğazı’ndan 300 milyon metreküp doğalgaz taşınmakta. Bu da dünya enerji ticaretinin yüzde 20’sine tekabül etmekte. Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerjinin yaklaşık yüzde 80’i Asya Pasifik ülkelerine yani Çin, Güney Kore, Hindistan, Japonya, Malezya gibi ülkelere akmakta. Diğer yüzde 20 ise Avrupa ülkelerine doğru gitmekte. Burada Amerika’nın bu savaşı kazanması mümkün değil. Amerika’nın İran Savaşı’nı kazanabilmesi için mutlaka Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ele geçirmesi lazım, bu da mümkün değil" ifadelerini kullandı. "Hürmüz Boğazı’nda ABD uçak gemisinin batması ABD kamuoyunda infiale sebep olur" Hürmüz Boğazı’nda ABD kontrolünün gerçekleşme ihtimalini değerlendiren Özalp, "Trump geçtiğimiz günlerde askeri gemileriyle Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü sağlayacağını söyledi. Fakat ABD’nin askeri gemileri Hürmüz Boğazı’na tam yaklaştığında İran füzelerinin hedefi olacaktır. Hürmüz Boğazı’nda bir veya birden fazla ABD uçak gemisinin batması Amerika iç kamuoyunda büyük bir infiale sebebiyet verecektir. Petrol fiyatlarının yükselmesi Amerika’da hayat pahalılığını beraberinde getirmekte. Türkiye’de Avrupa’da Çin’de Hindistan’da Asya Pasifik ülkelerinde olduğu gibi dolayısıyla petrol fiyatlarının Amerikan iç kamuoyunda yüksek seyretmesi hayat pahalılığının artması ve önümüzdeki Kasım ayında ABD’de ara seçimler var, bu seçimlerde Trump’ın kaybetmesi yüksek ihtimal dahilinde. Savaşın seyrinin henüz nereye evrileceğini kestirmek mümkün olmamakla birlikte bu savaş üzerinden dünyada hegemonya savaşları yürütülmekte. Devletler birbirlerine karşı üstünlük sağlamaya çalışmakta. Yani 20.yüzyılda kurulan o denge çökmüş durumda. 21.yüzyılda henüz bu denge kurulmadığından dolayı savaş yürütülmekte" şeklinde konuştu.
Elazığ "Oğlumu bıçakladığı için öldürdüm" iddiasına mağdur aileden yalanlama Elazığ’da bir kişi, oğlunu bıçakladığını iddia ettiği şahsı av tüfeğiyle vurarak öldürmüştü. Bıçaklanma olayının gerçek dışı olduğunu dile getiren Avukat Muhammet Kaya, tutanaklarda ise söz konusu bıçakta herhangi bir kan izinin bulunmadığı ve aynı zamanda hastaneye yapılan başvuru neticesinde tutulan raporlarda ise herhangi bir iz bulunmadığını ifade etti. Olay, 5 gün önce Maden ilçesine bağlı Gezin köyünde bir lokantada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ertuğrul Koç (45) ile bir şahıs arasında başlayan tartışmaya lokanta sahibi A.K. de dahil oldu. Henüz nedeni bilinmeyen tartışmanın büyümesini engelleyen vatandaşlar tarafları ayırdı. Ardından gece saatlerinde yaşanan olaylarda A.K., oğlunu bıçakladığını iddia eden Koç’u tüfekle vurarak öldürdü. Olayın ardından açıklamalarda bulunan Koç ailesinin avukatı Muhammet Kaya, bıçaklanma olayının gerçeği yansıtmadığını söyledi. Bıçaklandığı iddia edilen şahsın hastaneye yapmış olduğu başvuru neticesinde tutulan raporlarda da herhangi bir kavga izinin bulunmadığını aktaran Kaya, karşı tarafın Koç’a bizzat araçla çarparak sendelettiklerini ardından sırtından silahla 2 el ateş ettiklerini ifade etti. "Söz konusu bıçakta herhangi bir kan izinin bulunmadığı sabittir" Söz konusu olayın gerçeği yansıtmadığını dile getiren Avukat Muhammet Kaya, "Olay bağlamında oğul, bıçaklandığını iddia etmektedir. Ancak bu durum gerçek dışıdır. Oğul bıçaklandığını iddia ettikten sonra, söz konusu bıçağı kendi lokantasına götürmüştür. Ardından ilgili bıçağı bizzat kendi eliyle jandarmaya teslim etmiştir. Jandarmaya teslim edildikten sonra tutulan tutanaklarda ise söz konusu bıçakta herhangi bir kan izinin bulunmadığı sabittir. Aynı zamanda bıçaklandığını iddia eden oğulun hastaneye yapmış olduğu başvuru neticesinde tutulan raporlarda da herhangi bir kavga izinin bulunmadığı sabittir" dedi. "Aracıyla çarparak ilk başta sendelettiriyor, ardından sırtından silahla 2 el ateş ediyor" Avukat Kaya, "Olay yaşanmadan bir gün önce doğrudan doğruya ilgili aile tarafından değil, müvekkilimin bir başka 3. kişi ile tartışması sonucu söz konusudur. Bu tartışma sadece sözlü düzeyde kalıyor. Ardından karşı taraf bu tartışmaya dahil oluyor. Durum sadece bundan ibaret. Doğrudan doğruya karşı tarafa yansıyan herhangi bir müdahale yok. Müvekkilimin yaşamış olduğu tartışmadan sonra aile büyükleri bizzat karşı taraf ile iletişime geçmiştir. Gerekli özürler dilenmiş olup, karşı taraf tarafından müvekkilimin ailesine birlikte iftar yapma teklifi gelmiştir. Ardından yaklaşık 2-3 saat sonra söz konusu bu olay meydana gelmiştir. Karşı tarafın evinin ve işletmesinin bulunduğu konum itibariyle müvekkilimin evinin konumu birbirine tamamen zıttır. Uzaklık bakımından çok ciddi mesafeler söz konusudur. Müvekkilim akşam teravih namazına gitmek amacıyla yola çıkıyor. Dosya kapsamında elde edilen bilgilere göre karşı taraf camiye gidip müvekkilimi arıyor. Ardından araca binip camiden uzaklaşıyorlar. Daha sonrasında karşı taraf, müvekkilimi bizzat aracıyla çarparak ilk başta sendelettiriyor, ardından sırtından silahla 2 el ateş ediyor. Dosya kapsamında elde edilen bilgilere göre karşı tarafın arabasının da çeşitli yerlerde silahların ve bıçakların bulunduğu mevcuttur" diye konuştu.