GÜNDEM - 09 Şubat 2026 Pazartesi 12:12

İpeğin ilmeklerinde yaşayan kültür

A
A
A
İpeğin ilmeklerinde yaşayan kültür

UNESCO Dünya Doğal ve Kültürel Miras listesinde yer alan Kapadokya yalnızca doğal oluşumlarıyla değil, yüzyıllardır yaşatılan el sanatlarıyla da dünyanın ilgisini çekmeye devam ediyor. Bu kültürel mirasın günümüzdeki güçlü temsilcilerinden biri olan ipek halı ustası Ayşe Üvez 30 yıldır ipek kozasını önce ipe, sonra da sanata dönüştürüyor.


Geleneksel dokuma sanatına sunduğu katkılar nedeniyle "Kapadokya’ya Değer Katan Sanatçı Ödülü"ne layık görülen Ayşe Üvez, çalışmalarını Uçhisar’da Dorak Holding bünyesinde faaliyet gösteren Carpet House’da sürdürüyor. Dorak Holding, Türk kültür mirasına sahip çıkan yaklaşımıyla yalnızca bir turizm aktörü değil, aynı zamanda bu mirasın dünyaya açılan önemli vitrinlerinden biri olarak öne çıkıyor.



Kozadan tezgâha uzanan sanat yolculuğu


Yaklaşık 30 yıldır halı dokuduğunu belirten Üvez, mesleğe Avanos’ta başladığını ve zamanla kendisini geliştirerek ipek halı ustası olduğunu söyledi.


İpek halının çok sabır ve incelik isteyen bir sanat olduğunu ifade eden Üvez, "İlk başladığım yıllarda yün halı dokuyordum. Daha sonra ipek halıya geçtim. Önce 10x10 santimetrelik düğüm sıklığında çalıştım, ardından 20x20 ve 30x30 düğüm sıklığına ulaştım. Yıllar içinde ustalaştım" dedi.



İpeği kozadan kendisi elde ediyor


Sadece halı dokumakla kalmadığını, ipek kozasının ipe dönüşüm serüvenini de öğrendiğini anlatan Üvez, "İpek böceğinin kozalarını yaklaşık bir saat haşlıyoruz. Yumuşayan kozaları yaklaşık 50 tanesini bir araya getirerek büküm haline getiriyoruz. Daha sonra bu ham ipler boyanıp tekrar bize geliyor ve biz de bu ipek ipleri halılarımızda kullanıyoruz. Sürecin her aşamasını büyük bir zevkle yapıyorum."



Japon turistlerin büyük ilgisi


Carpet House’da sergilenen ipek halılar, Kapadokya’yı ziyaret eden turistlerin en çok ilgi gösterdiği kültürel duraklardan biri haline geldi. Özellikle Japon turistlerin ipek halılara büyük ilgi gösterdiğini belirten Üvez, ziyaretçilerin dokuma sürecini hayranlıkla izlediğini söyledi.


Üvez, "Turistlerin bizi izlerken alkışlaması, emeğimize değer vermesi bizi çok mutlu ediyor. Halılar bittikten sonra imzamızla satın almaları bizim için ayrı bir gurur kaynağı oluyor" diye konuştu.



Kapadokya’nın renkleri halılara yansıyor


Halılarında genellikle Kapadokya’nın turkuaz tonlarını kullandığını ifade eden Üvez, dünyaca ünlü bir ressamın Kapadokya gezisinde çizdiği bir deseni de halıya aktardığını ve bu çalışmanın özellikle Japon turistler tarafından yoğun ilgi gördüğünü dile getirdi.



30 yıllık emeğe gelen ödül


2025 yılında Nevşehir Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen Kapadokya Değer Ödülleri kapsamında sanat ödülüne layık görüldüğünü söyleyen Üvez, "Bu ödül, 30 yıllık emeğimin karşılığı oldu. Benim için çok büyük bir gurur" dedi.


Ayşe Üvez’in hikâyesi, Kapadokya’da bir halı tezgâhının başında başlayan ancak Türk el sanatlarını dünyaya tanıtan büyük bir kültürel anlatıya dönüştü. İpek halıların ilmeklerinde geçmişin bilgeliği ve bugünün emeği yan yana duruyor.



İpeğin ilmeklerinde yaşayan kültür

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Uraloğlu: "Trabzon ile Samsun arasını 2 saate düşüreceğiz" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Trabzon ile Samsun arasını 2 saate düşürecek Samsun-Trabzon-Sarp hızlı tren demiryolu projemiz ile Samsun’dan itibaren; Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin olmak üzere tüm kentlerimizi birbirine bağlamış olacağız" dedi. Ankara’da düzenlenen Trabzon Günleri’nin açılış programı 1. TBMM Binası’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Açılışın ardından 1. TBMM Binası’ndan mehteran eşliğinde Millet Bahçesi’ndeki fuaye alanına yüründü. Programa katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Millet Bahçesi’nde düzenlenen programda konuşma gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Trabzon’u yarınlara daha güçlü taşımak için eğitimden sağlığa, ulaşımdan çevre ve şehirciliğe, üretimden teknolojiye her alanda dev yatırımlar gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Uraloğlu, "Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Trabzon’umuzun ulaşım altyapısını dönüştürüyoruz, geliştiriyoruz. Bölünmüş yollar, BSK’lı yollar yaptık. Avrupa’nın en uzun çift tüplü karayolu tüneli Zigana Tüneli’ni inşa ettik. Şehir içi trafiğine nefes aldıracak Kanuni Bulvarı’nda sona yaklaştık. Trabzon Güney Çevre Yolu’muzu da iki kesim halinde hayata geçiriyoruz. Birinci etabında çalışmalar tüm hızıyla sürüyor" diye konuştu. "Trabzon ile Samsun arasını 2 saate düşüreceğiz" Hem Trabzon’u modern bir kent içi raylı sistemle donatacak hem de hızlı tren ile tanıştıracak dev projelerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vizyonuyla hayata geçtiğini kaydeden Uraloğlu, "Trabzon ile Samsun arasını 2 saate düşürecek Samsun-Trabzon-Sarp hızlı tren demiryolu projemiz ile Samsun’dan itibaren; Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin olmak üzere tüm kentlerimizi birbirine bağlamış olacağız. Yapım çalışmalarına da Kırıkkale-Çorum arasında başladık. Bu sene devamını da ihale edeceğiz. Trabzon Büyükşehir Belediyemizle birlikte hayata geçirdiğimiz Trabzon Hafif Raylı Sistem Hattımızın Akyazı - Havalimanı arasındaki 16,2 km uzunluğundaki 1.etabınının yapım ihalesine de önümüzdeki günlerde çıkacak ve inşa çalışmalarımıza başlayacağız" ifadelerini kullandı. "Mevcut pistten biraz daha kuzeye denizde yeni havalimanımızı inşa edeceğiz" Yeni Trabzon Havalimanı’nı da 10 milyon yolcu kapasiteli terminal binası ve 3 bin metrelik pistiyle büyük gövdeli uçakların inebileceği şekilde tasarladıklarını aktaran Uraloğlu, şöyle konuştu: "Şimdi yeni projemiz kapsamında mevcut pistten biraz daha kuzeye denizde yeni havalimanımızı inşa edeceğiz. Yatırım programına aldık, ihalesini yaptık, yer teslimi yaptık. Yakın zamanda temeli atıp yapım çalışmalarına başlayacağız. Kimsenin, hiçbir hemşerimizin şüphesi olmasın ki biz durmadan çalışıyoruz; projelerimizle Trabzon’u Karadeniz’in lojistik, üretim ve turizm üssü haline getiriyoruz. ‘Doğduğun yer değil, doyduğun yer’ derler ya Biz doyduğumuz yerde de doğduğumuz yeri hiç unutmadık. Nerede olursak olalım, bir memleket özlemi taşıdık. Trabzon’umuzu daha güçlü ve refah dolu bir geleceğe taşımak için çalışıyoruz. Trabzon kalkınırsa Karadeniz yükselir, Karadeniz yükselirse Türkiye güçlenir dedik." "Gelin, hep birlikte Karadeniz fırtınasını Başkent’te estirelim" Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ankara’da yaşayan binlerce Trabzonlu hemşerimiz bir araya gelecek, hasret giderecek, birlik ve beraberliğini pekiştirecek. Bu duygularla, Ankara Trabzon Günleri’nin hayırlı, bereketli ve unutulmaz geçmesini temenni ediyorum. Tüm hemşerilerimizi, Ankaralı tüm vatandaşlarımızı bu büyük şölene tekrardan davet ediyorum. Trabzon ne zaman susacağını ne zaman kükreyeceğini bilen bir şehirdir. Trabzon bizim, Karadeniz bizim, Ankara bizim, Türkiye bizim! Gelin, hep birlikte Karadeniz fırtınasını Başkent’te estirelim!" Program, Bakan Uraloğlu’na plaket takdim edilmesi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Ayrıca programa, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, önceki dönem İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, davetliler ve başkentliler katıldı.
Sinop "Maarifin Kalbinde Çocuk" kortej yürüyüşü 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında Sinop’ta, "Maarifin Kalbinde Çocuk" temasıyla düzenlenen kortej yürüyüşü ve halk oyunları programı renkli görüntülere sahne oldu. Kutlamaların ilk durağı olan Sakarya Caddesi, ellerinde ay-yıldızlı bayraklarla yürüyen öğrencilerin coşkusuna ev sahipliği yaptı. Hep bir ağızdan seslendirilen marşlar eşliğinde ilerleyen kortej, kentin ana damarlarını geçerek Uğur Mumcu Meydanı’na ulaştı. Yol boyunca çocukları yalnız bırakmayan Sinoplular, pencerelerden ve kaldırımlardan alkışlarla bu heyecana ortak oldu. Yürüyüşün varış noktasında kurulan sahnede ise bayram heyecanı doruğa çıktı. Öğrencilerin büyük bir disiplin ve estetikle sergilediği halk oyunları performansları, izleyenlerden tam not aldı. Yöresel kostümleriyle meydanı renklendiren çocukların sergilediği figürler, Sinop’un kültürel zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Sinop İl Milli Eğitim Müdürü Osman Cebeci, günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmada, "Bakanlığımızın genelgesi çerçevesinde Maarifin kalbinde çocuk etkinlikleri 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı kapsamında inşallah bir süre bir ay boyunca 23 Nisan gününe kadar tüm okullarımızda etkinlikler devam edecek. Bugün bu startı burada verdik. Tüm öğrencilerimize, öğretmenlerimizle beraber böyle 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramının coşkulu, sevinçli, milli birlik ve beraberliğimizi perçinleştiren bir bayrama dönüşmesini istiyorum. Geleneksel oyunlar, çocuk oyunları, folklor gösterileri, çocuklarımıza dokunabileceğimiz sosyal kültürel anlamda birçok etkinliği içine alan çok çeşitli etkinlikleri okullarımız şu anda belli bir metot çerçevesinde planlamada yaptık. İnşallah bu süreç böyle devam edecek" dedi.
Muş Muş’ta "askıda çiriş otu" uygulaması Baharın gelişiyle tezgâhlarda yerini alan çiriş otu, Muş’ta başlatılan "askıda" uygulamasıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Muş’ta baharın habercisi olan çiriş otu tezgâhlarda yerini alırken, yöresel ürün satışı yaparak geçimini sağlayan Yunus Kaya (Yunus Emmi), ihtiyaç sahiplerine destek olmak amacıyla "askıda çiriş otu" uygulamasını başlattı. Kentte her yıl bahar aylarında yoğun ilgi gören çiriş otu, başlatılan uygulama ile dikkat çekti. Yunus Kaya tarafından başlatılan uygulama kapsamında, çiriş otlarını ihtiyaç sahipleri için "askıya" bırakıyor. Tezgâha gelen dar gelirli vatandaşlar ise bu ürünlerden ücretsiz şekilde faydalanabiliyor. Öte yandan çiriş otu, sağlık açısından da birçok fayda sunuyor. Lif açısından zengin olan bu bitki sindirim sistemini desteklerken, bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı oluyor. Uygulamanın kısa sürede ilgi gördüğünü belirten Kaya, amaçlarının hem geleneksel bir ürünü yaşatmak hem de ihtiyaç sahiplerine katkı sunmak olduğunu ifade etti. Kaya, "Muş’un geleneksel yemeklerini, kültürünü, örf ve adetlerini tanıtmaya çalışıyoruz. Muş’un dağlarında kendiliğinden yetişen şifalı otları toplayarak ülkemizin dört bir yanına gönderiyoruz. Burada hem doğal ürünlerimizi hem de yöresel lezzetlerimizi tanıtıyoruz. Aklıma gelmişken böyle bir uygulama başlattım. Bazı insanlar dağlara çıkıp çiriş otu toplayamıyor, bazıları da maddi durumları nedeniyle satın alamıyor. Bu yüzden ’askıda çiriş otu’ uygulamasını hayata geçirdik. Akşam dükkanı kapattıktan sonra ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız gelip askıya bıraktığımız çiriş otlarını alabiliyor. Bu durum bizleri gerçekten çok mutlu ediyor. Ne mutlu bize ki böyle güzel bir memlekette yaşıyoruz. Muş’un yemekleri hem çok lezzetli hem de oldukça sağlıklıdır. Biz de gücümüz yettikçe bu kültürü yaşatmaya ve tanıtmaya çalışıyoruz. Çiriş otunun da birçok faydası var. Özellikle sindirim sistemine ve bağırsaklara iyi geldiği söyleniyor. Üstelik yemekleri de oldukça lezzetli oluyor" dedi.