KÜLTÜR SANAT - 13 Aralık 2023 Çarşamba 14:52

İş yerini müzeye çevirdi

A
A
A
İş yerini müzeye çevirdi

Nevşehir’de esnaflık yapan ve antika tutkunu Adnan İşbilir biriktirdiği antika ürünleri iş yerinde sergiliyor.


İş yerinde sergilenen objeler arasında Osmanlı dönemine ait anahtarlar, antika masalar, bakır mutfak eşyaları, antika telefonlar, eski saatler, Osmanlı mührünü taşıyan teraziler, antika tabanca ve tüfekler bulunuyor. Antika koleksiyonunda ayrıca bastonlar, bıçak ve kamalar, Fatih Sultan Mehmet’in ve Kanuni Sultan Süleyman’ın kullandığı kılıcın bire bir kopyası da yer alıyor. Sergilenen ürünler arasında ayrıca geçmiş tarihlere ait, araç satış senetleri, satış sözleşmeleri, noter vekaletnameleri, iş yeri açma ruhsatları gibi belgelerde yer alıyor.


Yaklaşık 40 yıl önce antikaya merak sardığını söyleyen Adnan İşbilir, "Buradaki tarih bir hastalık gibi. Geçmişimizden gelen ve özellikle Osmanlı tarihine adapte olarak bulmaya çalıştığımız objeleri sergiliyoruz. Geçmişte kullanılan kılıçlar var, kapı kilitleri var. Buradaki objelerin hepsi atalarımızı ve tarihimizi yansıttığı için hepsinin değişik bir ruhu var. Günlük burayı gezdikçe ruhuma bir enerji veriyor. Bakımlarını kendim yapmaya çalışıyorum. Elektronik aletleri de farklı ustalardan destek alarak bakımını yapıyoruz. Buradaki tüm objeler kullanılır durumda. Allah nasip ederse çocuklara ve neslimize müze gibi bırakmaya çalışıyorum. En büyük temennim Ülkemizde bu tür eserlerin sergilendiği bir Osmanlı müzesinin açılması” ifadelerini kullandı.


Her gün iş yerine geldiğinde ürünleri tek tek inceleyen İşbilir, günlük ürünlerin de tozunu almayı ihmal etmiyor.



İş yerini müzeye çevirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayseri Üniversitesi 5 yıllık tam akreditasyon almaya hak kazandı Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından niteliğin yükseltilmesi, kalite güvencesi alanında sürdürülebilirliğin sağlanması ve uluslararası rekabet gücünün artırılması amacıyla yükseköğretim kurumlarında yürütülen Kurumsal Akreditasyon Programı (KAP) kapsamında, Kayseri Üniversitesi (KAYÜ) 5 yıllık Tam Akreditasyon almaya hak kazandı. YÖKAK tarafından yürütülen KAP bünyesinde gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirme sürecini başarıyla tamamlayan Kayseri Üniversitesi; eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme, toplumsal katkı ve yönetişim alanlarındaki kalite güvencesi uygulamalarıyla 5 yıllık tam akreditasyon elde etti. Bu sonuçla KAYÜ’nün kalite odaklı yönetim anlayışı ve kurumsal gelişim sürecinin ulusal düzeyde tescillendiği belirtildi. "5 yıllık tam akreditasyon başarısıyla yolumuza devam ediyoruz" Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan KAYÜ Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, genç bir yükseköğretim kurumu olmasına rağmen Kayseri Üniversitesi’nin önemli kurumsal ve akademik başarılara imza attığını vurguladığı mesajında, "Üniversitemiz, YÖKAK Kurumsal Akreditasyon Programı kapsamında 5 yıl süreyle Tam Akreditasyon almaya hak kazanmıştır. Bu büyük başarıda emeği geçen başta öğrencilerimize, akademik ve idari kadromuza, hayırseverlerimize ve tüm paydaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Bu başarı hepimizin İyiye, daha iyiye; geçmişten ve bugünden öğrenerek, tecrübelerimizle geleceği planlayarak yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. Kayseri Üniversitesi’nin önümüzdeki dönemde de kalite güvencesi çalışmalarını sürdürerek eğitim, araştırma ve toplumsal katkı alanlarında gelişimini devam ettirecektir.
Batman Birincilik getiren arılarını kış şartlarında özenle koruyor BATMAN (İHA) – Batman’da arıcı Heybet Şahin Türkiye birinciliği ödülünü alan arılarını Mereto Dağının dondurucu soğuğundan korumak için yoğun mesai harcıyor. Kar kalınlığının yer yer 2 metreyi bulduğu Sason’da Şahin, "şampiyon kolonilerini" bahara sağ çıkarmak için kovanların başında adeta nöbet tutuyor. Geçtiğimiz yıl aldığı birincilikle Sason balının kalitesini tescilleyen Heybet Şahin, kış şartlarının bu yıl oldukça sert geçtiğini belirtti. Şahin, başarısının sırrının sadece yayla çiçeklerinde değil, kışın arılara gösterilen "sadakatte" olduğunu vurguladı. Gen yıl aldığı ödülün omuzlarındaki yükü artırdığını belirten Heybet Şahin, ‘’O ödül sadece benim değil, Sason’un ve Mereto Dağının florasının bir başarısıydı. Şimdi sorumluluğumuz daha büyük. Bu soğuklarda o şampiyon arıları korumak, sadece ekonomik bir iş değil, bir vefa borcu. Onlar bize dünyanın en kaliteli balını verdi, biz de onlara gözümüz gibi bakıyoruz. Dışarısı -5 derece olabilir ama kovanın içi bir fırın gibi. Arılarımız ’kış salkımı’ oluşturarak içerideki sıcaklığı 35 derecede tutuyorlar. Biz de dışarıdan kovanları özel izolasyon malzemeleriyle zırh gibi kapladık. Kar, aslında kovan için bir yorgan görevi görüyor, biz sadece uçuş deliklerinin kapanmamasına dikkat ediyoruz ki nefes alabilsinler. Hedefimiz kaliteyi bozmamak. Tescilli Sason balını dünyaya tanıtmak istiyoruz. Eğer bu kışı kayıpsız atlatırsak, Mereto’nun şifalı bitkileriyle 2026’da yine iddialıyız" dedi.