YEREL HABERLER - 14 Şubat 2017 Salı 13:09

Psikiyatri Uzmanı Mehlika Atmar; "İntiharı önlemede çevreye ve aileye büyük iş düşüyor"

A
A
A
Psikiyatri Uzmanı Mehlika Atmar; "İntiharı önlemede çevreye ve aileye büyük iş düşüyor"

Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı ve Psikiyatri Uzmanı Mehlika Atmar, Niğde’de son 6 gün içerisinde gerçekleşen 3 intihar olayı ile bağlantılı olarak, yaptığı açıklamada, intiharı önlemede aile ve yakın çevreye önemli görevler düştüğünü söyledi.
İntiharların özellikle 15 ile 20’li yaşlar arasında artış gösterdiğini söyleyen Psikiyatri Uzmanı Melike Atmar, ‘‘Dünyada ve Türkiye’de intihar girişimleri genç ergenlerde ve ileri yaşlarda bir miktar artmaktadır. Özellikle gençlerde 15-20 yaşlarda intihar girişimlerde artış gözlemlenmektedir. Bunların intihar girişimleri neden arttığını gözlemlediğimizde daha çok ailesel faktörler olabilir, toplumsal faktörler olabilir bunlar risk faktörleri olarak değerlendirilebilir. Yine ergenlerde özellikle tamamlanmış intiharların erkeklerde daha fazla gözlemlendiğini söyleyebiliriz. Kadınlarda ise intihar girişimleri daha fazla gözleniyor. Erkeklerde genç veya yaşlı olsun işsizlik, bununla beraber ekonomik sorunlar, toplumsal baskılar, ailevi sorunlar, sosyal çevre ile ilgili birtakım sorunların olması risk faktörlerindendir. Daha önce intihar girişiminde bulunmak önemli bir risk faktörü olarak sayılabilmektedir.’’ dedi.
"İntiharı önlemede çevreye ve aileye büyük iş düşüyor-"
İntiharı önlemede çevreye ve aileye büyük iş düştüğünü vurgulayan Psikiyatri Uzmanı Melike Atmar, sözlerini şöyle sürdürdü:
‘‘Özellikle depresif belirtilerinin olduğu zaman intihar girişimlerinden şüphe duymamız gerekiyor. Bu depresif belirtiler umutsuzluk, artık gelecek ile ilgili planlarının olmaması, hayattan zevk almama uykusuzluk, değersizlik özellikle ama özellikle de ümitsizlik düşüncesinin olması intihar şüphesini artırır. Bu gibi belirtileri gözlemlediğimizde yani insanların normalden daha farklı davranmaya başladıklarında bir miktar sezebiliriz dikkatli bir gözlemle. Bu insanların hayatta ilgili kaygısı azalır, ümitleri yok olur. Toplumdan çevreden geri çekilme olur daha yalnız kalmayı tercih ederler. Aynı zamanda zaman zaman bu hayattan kurtulsam, ölsem de kurtulsam gibi cümleler de kurabilirler. Yakınlarımızda bunları gözlemlediğimizde bir doktora ya da bir psikiyatri uzmanına götürmemiz gerekiyor.’’ diye konuştu.
"Toplumda Psikiyatriye gelmek etiketlenmek olarak gözlemleniyor."
Toplum tarafından psikiyatriye gelmenin olumsuz bir durum olarak algılanmasından dolayı, insanların çekindiğini kaydeden Psikiyatri Uzmanı Melike Atmar, "Aileler ve kişi de psikiyatriye başvurmada kendini alıkoyabilir. Bunu konuyu özellikle medya aracılığıyla, seminerlerle anlatmamız gerekiyor, eğitim vermemiz gerekiyor. Psikiyatristten yardım almak burada en önemli etkenlerden birisidir. Bundan şüphelenirsek bunu açık açık sormaktan vazgeçmemeliyiz. Kendinizi öldürmeyi planladınız mı, ne şekilde planladınız, daha önce böyle bir şey yaptınız mı gibi sorular sormalıyız. Bu soruları açıklığa kavuşturmak lazım aklına getirir miyim diye bu soruları sormaktan kaçmamak lazım. Böyle bir şeyden şüpheleniliyorsa hiçbir şekilde ikna çabasına girmeden ya da yargılanmadan ya da vazgeçirme çabası içine girmemek gerekiyor. Sonrasında da aileye bilgi vermek ama intihar edecek diye değil, sadece bu dönemde yanında olun gibi, kabaca ne yaptığından haberdar olun, odaya gittiğinde ne yaptığını bilin gibi söylemlerde bulunuruz. Dışarıya sürekli yalnız gitmek istediğinde en azından yanında eşlik etmek istediğini teklif edin. Yani çok rahatsız etmeden gözlemlememiz gerekiyor. Bundan sonra da mümkün sıklıklarla bize tekrar getirmenizi istiyoruz. Tabi risk yüksek olduğunda yatış da verebiliyoruz. Kullanması için hastaya göre ilaçlar da verebiliyoruz altından depresif belirtiler görebiliyorsak. Bu konuda ailelere ve görevlilere büyük görevler düşüyor.’’ dedi.
"Mevsimler geçişlerde intiharlar artış gösteriyor"
Mevsim geçişlerinde ’de intiharların artığını vurgulayan Psikiyatri Uzmanı Melike Atmar, ‘‘Yine ruh sağlığı hastalıkları sorgularken bu riski değerlendirmede tabi ki depresyonla beraber şizofreni, alkol kullanım bozukluğu, gençlerde davranış bozukluğu gibi zamanlarda da görebiliyoruz. Özellikle mevsim geçişlerinde ilkbahar yaz sonbahar gibi zamanlarda bir miktar arttığını görebiliyoruz. Tabi aynı zamanda sosyal çevrenin yetersizliğinden de kaynaklanıyor. Bunlar arasından toplumdan dışlanmış olma, azınlık olma, göçlerin yarattığı etkilerden ve yarattığı bunalımlar risk faktörüdür. Yine bu tip durumlarda bu riski gözden kaçırmamak gerekmektedir.’’ ifadelerini kullandı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da maskeli şahıslar, iki kardeşe silahlı saldırı düzenledi: 1 ölü, 1 yaralı Samsun’un İlkadım ilçesinde maskeli 2 kişinin motosikletle seyir halindeyken hafif ticari araca düzenlediği silahlı saldırıda iki kardeşten biri hayatını kaybetti, diğeri yaralandı. Olay, saat 23.20 sıralarında İlkadım ilçesi Kadifekale Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, motosiklet üzerinde bulunan kar maskeli 2 kişi, seyir halindeki hafif ticari araca tabancayla ateş açtı. Saldırıda araç sürücüsü Emirhan Mırık (25) sol kol ve el üstünden, yanında bulunan kardeşi Yiğit Mırık (19) ise başından vurularak ağır şekilde yaralandı. Kardeşlerin araçlarında bulunan 2 arkadaşları da saldırıyı yara almadan atlattı. Yaralılardan Emirhan Mırık ambulansla Gazi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı, buradaki ilk müdahalesinin ardından Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edilerek tedavi altına alındı. Başından ağır yaralanan Yiğit Mırık ise Samsun Şehir Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırıldı, ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden gencin cansız bedeni otopsi için Adli Tıp Kurumu Samsun Grup Başkanlığı’na gönderildi. Polis ekipleri silahlı saldırıda kullanıldığı değerlendirilen park halindeki bir aracın yanına atılmış halde pompalı tüfek ele geçirdi. Kimliği belirsiz saldırganların yakalanması için geniş çaplı çalışma başlatılırken, soruşturma devam ediyor.
Kırıkkale Kırıkkale’de cinayet davasında tutuklu sayısı 6’ya yükseldi Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesinde, silahlı kavgada hayatını kaybeden bir kişinin ölümüne ilişkin görülen davada yeni bir gelişme yaşandı. Mahkeme heyeti, 2 sanığın daha tutuklanmasına karar verdi. Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, maktul Arap Sefa Türe’nin yakınları, tutuklu sanıklar T.O.D., A.D. ve İ.D. ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Tutuklu sanıklardan İ.D., olay sırasında maktulün babasının kendi babasının üzerine atladığını iddia ederek silah sesi duyduğunu söyledi. Yaralanan şahısları görmediğini öne süren İ.D., yaralı U.O.’yu hastaneye götürdüğünü ve iki gün sonra da teslim olduğunu ifade etti. Tutuklu sanık A.D. ise kendisine saldırdıklarını iddia ettiği S.S. ve Ö.F.S.’ye tabancayla ateş ettiğini belirterek toplam 6 el ateş ettiğini, ancak kaçının isabet ettiğini bilmediğini söyledi. Olay sonrası yaralılara müdahale ettiklerini ve ambulans çağırdıklarını ifade eden A.D., kendisinin de şikayetçi olduğunu dile getirdi. Sanık savunmalarının ardından Cumhuriyet savcısı ve avukatları dinleyen mahkeme heyeti, tutuksuz sanıklar S.S. ile Ö.F.S.’nin tutuklanmasına karar verdi. Heyet, olay yerinde 6 Mart’ta keşif yapılmasına hükmederek duruşmayı 23 Mart gününe erteledi. Olayın geçmişi 14 Mayıs 2025’te Yahşihan ilçesi Yenişehir Mahallesi 265. Sokak’ta aralarında husumet bulunan iki grup arasında silahlı ve bıçaklı kavga çıkmıştı. Kavgada tabancayla vurulan Arap Sefa Türe olay yerinde hayatını kaybetmiş, silah ve bıçakla yaralanan U.O., Ö.F.S. ve S.S. hastanelere kaldırılmıştı. Olayın ardından 11 şüpheli gözaltına alınmış, T.O.D., A.D., U.O. ve İ.D. tutuklanmış, U.O. daha sonra tahliye edilmişti.
Zonguldak ICMEB’26 akademik dünyayı BEUN’da buluşturdu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Kongresi (ICMEB’26), alanında uzman akademisyenleri ve genç araştırmacıları bir araya getirerek bilimsel üretim, disiplinler arası etkileşim ve sürdürülebilir kalkınma vizyonu etrafında önemli bir akademik buluşmaya sahne oldu. Farabi Kampüsü Doç. Dr. Ali Arslan Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen açılış törenine; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, senato üyeleri, çeşitli üniversitelerden akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler katıldı. Açılış programı, aziz şehitlerin anısına saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından kongrenin açılış konuşmasını yapmak üzere BEUN İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Ferda Çakmak kürsüye geldi. Çakmak, kongrenin yalnızca akademik bir buluşma olmadığını, aynı zamanda ortak aklın ve bilimsel üretimin güçlenmesine katkı sunacak önemli bir organizasyon olduğunu ifade ederek şu sözleri ifade etti: "Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Kongresi’nin üçüncüsünü gerçekleştirmenin memnuniyetini yaşıyoruz. İki gün boyunca farklı üniversitelerden değerli akademisyenlerimiz, araştırmacılarımız ve öğrencilerimiz bilgi ve tecrübelerini paylaşacak; disiplinler arası etkileşim sayesinde yeni fikirler ortaya çıkacaktır. Bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesinde büyük destek sunan Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e şükranlarımı sunuyorum. Kongremizin verimli geçmesini temenni ediyor, tüm katılımcılarımıza başarılar diliyorum." Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, şu sözleri dile getirdi: "Bugün burada yenilikçi fikirlerin buluştuğu; alanında yetkin ilim insanlarımız ve bilime katkı sunma heyecanıyla bu anlamlı kongreye değer katan öğrencilerimizle bir arada bulunuyoruz. Kadim medeniyetin mensupları olarak biliyoruz ki toplumlar; âlimlerin eserleri, düşünceleri ve ortaya koydukları yapıtlarla yükselir. Umuyorum ki iki gün sürecek olan bu kongrede iktisat, işletme, maliye ve siyaset bilimi gibi alanlarda vizyoner çalışmalar sunulacak. Farklı disiplinlerde buluşan zihinler, çözüm odaklı yeni perspektiflerin oluşmasına vesile olacaktır. Bugün dünya ekonomisi önemli dönüşümlerden geçmektedir. Küresel krizler, jeopolitik kırılmalar, enerji politikalarındaki değişimler ve dijital dönüşüm; yönetim ve iktisat alanlarını yeniden şekillendirmektedir. Bu süreçte daha güçlü bir ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri her zamankinden daha elzemdir. İşte bu yeni dönemde ülkelerin geleceğini belirleyen en önemli unsur; bilgi üretme kapasitesidir. Bizler, üniversiteler olarak yalnızca mevcut durumu analiz etmekle yetinmemeli; zamanın ruhunu okuyarak çağın ihtiyaçlarına cevap verecek fikirler üretmeliyiz. Mevcut sorunlara kalıcı çözümler geliştirmeli ve kamuoyuna sağduyulu ve bilimsel katkılar sunmalıyız. Bu düşüncelerle sözlerime son vermeden önce kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen, katılım sağlayan ve bildirileriyle kongreye değer katacak tüm akademisyenlerimize ve değerli araştırmacılarımıza canıgönülden teşekkür ediyorum. Yarınlarımızın umudu sevgili öğrencilerimizi de böylesine anlamlı etkinliklere gösterdikleri ilgi ve alakadan dolayı tebrik ediyorum. Bu kongrenin yalnızca bildirilerin sunulduğu bir program değil, yeni projelerin filizlendiği ve genç araştırmacıların ilham aldığı güçlü bir bilimsel platform olmasını temenni ediyorum." Rektör Özölçer’in konuşmasının ardından kongrenin düzenleme ekibi ile davetli konuşmacılara teşekkür belgeleri takdim edildi. Takdimin ardından program; davetli konuşmacı olan Kocaeli Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden Prof. Dr. Orhan Aydın, Prof. Dr. Selçuk Koç ve Doç. Dr. Özgür Bayram Soylu ile BEUN İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden Prof. Dr. Arzu Tay Bayramoğlu’nun sunumları ile devam etti. 16 ve 17 Şubat tarihleri arasında sürecek olan kongrede; işgücü piyasası, yapay zekâ, madencilik sektöründeki gelişmeler, ihracat, iş sağlığı, nüfus, küresel iklim değişikliği, uluslararası ilişkiler ve dijital dönüşüm gibi güncel alanlarda yüz yüze ve çevrim içi oturumlar gerçekleştirilecek.