GÜNDEM - 26 Ağustos 2024 Pazartesi 10:32

CNC makinesine kadın eli değdi

A
A
A
CNC makinesine kadın eli değdi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile İŞKUR’un İşbaşı Eğitim Programı çerçevesinde düzenlenen ‘Sanayide Kadın Eli Projesi’ ile teorik ve uygulamalı eğitimlerle ağır sanayide kullanılan CNC makinesi kullanmayı öğrenen Nazan Kılıç, şirkette daha önce sadece erkeklerin yaptığı işin başına geçti.


İşbaşı Eğitim Programları ile İŞKUR’a kayıtlı işsizlerle kalifiye eleman yetiştirmek isteyen şirketler düzenlenen toplantılarla bir araya geliyor, teorik ve uygulamalı eğitimlerle kişilere meslek kazandırılıyor. Daha önce marketlerde kasiyerlik yapan 2 çocuk annesi 34 yaşındaki Nazan Kılıç; Sanayide Kadın Eli Projesi çerçevesinde düzenlenen İşbaşı Eğitim Programının ardından Niğde’den yurt içi ve yurt dışına araç parçaları üreten firmada Temel İmalat ve Montaj Elemanı olarak işe başladı. Kısa sürede CNC makinesini kullanmayı öğrenen Kılıç, sanayilerde artık kadınların da olduğunu söyledi. Kılıç; "İŞKUR’da bir toplantı olduğunu, bütün fabrikaların geleceğini öğrendim. Şirkete başvuru yaptım ve kabul edildim. Böylece burada ilk önce montajda eğitim gördüm, orada çalıştım daha sonra da talaşlı imalata geçip burada CNC makinesi kullanmayı öğrendim. Toplantı kadın istihdamını sağlamak için yapılan bir toplantıydı. Ben de şansımı denemek istedim, şimdi buradayım. Daha önce KYK yurtlarında, marketlerde kasiyerlik gibi işlerle uğraşıyordum. Sanayide sadece erkekler çalışır diye bir algı vardı toplumumuzda. Bence sanayide de başka yerde de kadınlar bu işi yapabilir. Kadınlar kendine güvenmeli bence. Biz de ilk geldiğimizde biz de nereye geldik dedik, korkarak geldik ama şu an erkeklerden hiçbir farkımızın olmadığını gösterdik, gösteriyoruz da. Hiç kimse korkmasın, sanayi sanayide sadece erkekler olur algısı da oluşmasın. Her yerde varız ve her yerde de olacağız" dedi. Kullandığı CNCmakinesinin tüm ayarlarını yapabildiğini söyleyen Kılıç; "350 tane erkeğin içine geldiğiniz zaman ister istemez onlarda da bir gariplik oluyor, bizde de oluyor ama bunu yenebiliyor. Onlar da yendiler. Erkek, kadın ayrımı diye bir şey yok, kadın istediği zaman her şeyi yapabiliyor. Bana 2 sene önceye kadar bir sanayide CNC makinesi kullanacağım deseler ben de inanmazdım ama isteyince, kafa yorunca sabredince her şey oluyor" diye konuştu.


Şirketin İnsan Kaynakları Müdürü Sibel Öztürk ise; "Ağır sanayi sektöründe çalışan bir firmayız. Ağırlıklı olarak da erkeklerle çalıştık. Bizler kadınların da bu işleri yapabilecek sosyal ve fiziksel olarak da buraya uygun olabileceğine inandık ve bu sebeple de bir proje başlattık. Bu görevler erkeklere atfedilmiş ama biz projemizi başardık. Şirketin genel olarak başarısı arttı. Sosyal olarak da çevresi değişti. Bundan sonra da buradan aldığımız güçle devam etmeye kararlıyız. Zaman zaman hep erkeklere atanmış görevler bile olsa biz bu alanlara kadınları yerleştirip onların da yapabileceğini tekrar tekrar ispatlamak istiyoruz. Ben de bir kadınım, kadının iş hayatındaki her alanda, her basamakta fazlasıyla görev alması gerektiğine inanıyoruz ve toplumun geleceği için de buna ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz" şeklinde konuştu.



CNC makinesine kadın eli değdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Staj yaptığı pastanede akıma kapılarak can veren 16 yaşındaki Mahir’den bir gün önce de aynı noktada arkadaşını elektik çarpmış Hatay’da staj yaptığı pastanede çalışırken elektrik akımına kapılarak can veren 16 yaşındaki Mahir Buğra Karagön ile birlikte staj yapan öğrenci, olaydan bir gün önce kendisini de aynı noktada elektrik çarptığını ve olayın yaşandığı anda pastane sahibinin olayda can veren çocuğa elektrik ustasına yardım etmesini söylediğini iddia etti. İskenderun ilçesi Modernevler Mahallesi’nde bulunan Saray Pastanesi’nde 1 Mayıs günü yaşanan olayda Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) Yiyecek İçecek Hizmetleri bölümünde eğitim gören 10. sınıf öğrencisi 16 yaşındaki Mahir Buğra Karagön, staj gördüğü iş yerinde elektrik akımına kapılarak can vermişti. Olayla ilgili iş yerinin elektrik işlerini yapan H.Y. isimli şahıs polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Taksirle öldürme suçundan gözaltına alınan şahıs, çıkarıldığı adli makamlarca tutuklandı. Olayın yaşandığı pastanede Karagön ile birlike staj yapan kız öğrenci olay günü yaşananları anlattı. Olaydan bir gün önce aynı noktada kendisini elektriğin çarptığını söyleyen öğrenci, "Arkadaşımın görevi olmadığı halde pastane sahibi elektrikçiye yardım etmesini söyledi" dedi. "Olaydan bir gün önce bana elektrik çarptığı için rafı indirdiler" Olayın yaşandığı pastanede staj yapan MESEM öğrencisi A.A., aynı noktada bir gün önce elektriğin kendisini çarptığını ve iş yerine gelen elektrikçinin akım olmadığını söylediğini belirterek "Pastanede imalathanede gerçekleşti. Olaydan bir gün önce bana elektrik çarptığı için rafı indirdiler. Sonra iş yeri sahibi elektrik ustasını çağırdı. Rafı indirip elektrik akımının olup olmadığını kontrol ettiler. Ardından elektrikçi akımın olmadığını söyledi. Pastane sahibi rafı tekrardan yerine takmak için sigortayı kapatmamız gerektiğini söyledi. Fakat elektrikçi bunun gerekli olmadığını söyleyip reddetti" dedi. "Arkadaşımın görevi olmadığı halde pastane sahibi elektrikçiye yardım etmesini söyledi" Buğra’ya iş yeri sahibinin elektrikçiye yardım etmesini söylediğini ileri süren A.A., arkadaşının can kaybettiği olay anını anlatarak, "Arkadaşımın görevi olmadığı halde pastane sahibi elektrikçiye yardım etmesini söyledi. Çocuk o an donmuştu, bir an Buğra çığlık attı. Ustalar parmağının sıkıştığını zannetti. Daha sonra yanındaki iş arkadaşı ona dokundu ve elektrik akımına kapıldığını fark ettiler. Buğra’nın o esnada ağzı köpürmeye başladı. Temas kesildikten sonra bilincini kaybetmişti. Ben ambulansı aradım. İş yeri sahibi diğerleriyle beraber Buğra’yı bulunduğu yerden taşıdılar. Ben hemen nabzını kontrol ettim. Nefes almıyordu, Buğra çok kötüydü o an. Ambulans gittikten sonra ustalar çalışmaya devam ettiler. Satış yapmaya devam edildi. Saat 2 gibi ölüm haberi geldi. Arkadaşımın yaşadığı olaya rağmen pastane, gece boyunca saat 12’ye kadar satış yapmaya ve çalışmaya devam etti. Ambulans oradayken zaten ambulansın önünde tek başımaydım. Ambulans gittikten sonra beni çalışmam için imalat yerine geri çağırdılar. Daha sonra müşterilere bakmam gerektiğini söylediler. Daha sonrasında olay yerini temizlemem gerektiğini söylediler" dedi.
Adana Uluslararası katılımlı Gastro-İntestinal Kongresi Başkent Üniversitesi ev sahipliğinde tamamlandı Gastro-intestinal cerrahi alanındaki güncel gelişmelerin ele alındığı, Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kışla Yerleşkesinde düzenlenen açılış programıyla başlayan "9. Çukurova Gastro-intestinal Hastalıklar ve Cerrahisi Kongresi" 3 gün süren bilimsel oturumların ardından başarıyla tamamlandı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ramazan Gündoğdu, Başkent Üniversitesi’nin kongrenin ana bileşenlerinden biri olduğunu belirterek, bilimsel organizasyonların sağlık alanındaki gelişim açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Doç. Dr. Gündoğdu konuşmasında, uluslararası katılımın kongreye önemli katkı sunduğunu ifade ederek, "Bilimin geldiği son noktayı ve güncel gelişmeleri takip etmek, bunları meslektaşlarımızla paylaşarak daha ileriye taşımak adına bu tür bilimsel programlar büyük önem taşıyor. Farklı disiplinlerden uzmanların bir araya gelmesi, bilgi paylaşımını güçlendirdiği gibi gelecekteki bilimsel çalışmalara da önemli katkılar sunmaktadır" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin farklı illerinden ve yurt dışından akademisyenler, uzman hekimler, hemşireler, diyetisyenler ve sağlık profesyonellerini bir araya getiren kongrede, bilimsel program kapsamında gerçekleştirilen kurslar, paneller, vaka sunumları ve bilimsel oturumlarda; Kronik Yara Bakımında Güncel Yaklaşımlar, Stoma Bakımı, HPB Cerrahi, Obezite Cerrahisi, Kanser Cerrahisinde Perioperatif Bakım Multidisipliner Yaklaşım, Kolorektal Aciller, Kolon- Rektum Cerrahisinde Kritik Kararlar gibi birçok başlık ve gastro-intestinal cerrahi alanındaki güncel yaklaşımlar ele alındı. Kongre süresince multidisipliner konular da değerlendirilerek sağlık profesyonelleri arasında bilgi ve deneyim paylaşımı sağlandı. Katılımcılar, modern sağlık altyapısı ve akademik gücüyle bölgenin önemli sağlık merkezlerinden biri olan Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezinin ev sahipliğinde düzenlenen kongrenin, bilimsel üretim ve uluslararası akademik dayanışma açısından verimli bir platform oluşturduğunu ifade etti.
Hatay Camdan çıkarak kayıplara karışan Uğur’dan haber alamayan ailenin sesine Bakan Çiftçi kulak verdi Hatay’da evin camından çıkarak kayıplara karışan 27 yaşındaki Uğur Çalışkan’dan 74 gündür haber alamayan yakınlarının sosyal medya paylaşımlarına cevap veren İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Süreci yakından takip ediyorum, rabbim sağ salim kavuşmanızı nasip etsin" dedi. Van’dan çalışmak için Hatay’a gelen ve Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde yaşayan 27 yaşındaki Uğur Çalışkan, 3 yıl önce psikolojik rahatsızlığı nedeniyle ilaç kullanmaya başlamıştı. Çalışkan, 19 Şubat günü sabah saatlerinde misafir olarak kaldığı dayısının evinde penceredeki sinekliği parçalayıp evden ayrıldı ve sırra kadem bastı. Ailesinin kayıp başvurusu sonrası Çalışkan’ı bulmak için AFAD liderliğinde arama çalışması başlatıldı. Sahadaki taramalarda taş üzerinde Çalışkan’ın; elbiseleri, telefonu ve cüzdanı ile terliği bulundu. Günlerdir süren arama çalışmalarında herhangi bir ize rastlanmaması üzerine çalışmalar durduruldu. Geride kalan 75 günde Uğur’dan gelecek umutlu haberi bekleyen aile kendi imkanlarıyla arama çalışmalarını sürdürüyor. Kayıp gencin ağabeyi Tarık Çalışkan, sosyal medya üzerinden yayınladığı görüntüyle İçişleri Bakanı Mustafa Çifçti’ye seslendi. Ağabey Çalışkan, "Lütfen biz karanlıktayız, lütfen bize bir ışık olun, bize ışığınızı yakın. Günlerdir perişanız "sözleriyle kardeşinin bulunması için yardım istemişti. Sosyal medya paylaşımını gören İçişleri Bakanı, söz konusu paylaşım üzerinden ailenin paylaşımına cevap verdi. Bakan Çiftçi paylaşımında, "Değerli kardeşim, konudan haberdarım. Valimizin koordinasyonunda kardeşinizin bulunması için gerekli çalışmalar yapılıyor. Gerekirse, kayıpları bulma, olayları aydınlatma alanında önemli tecrübesi olan JASAT (Jandarma Suç Araştırma Timi) timlerimizden bir ekibi görevlendireceğiz. Süreci yakından takip ediyorum, rabbim sağ salim kavuşmanızı nasip etsin" ifadelerini kullandı. "Lütfen bize bir ışık yakın, bizi görün ve duyun" Kayıp kardeşinden 74 gündür haber alamayan ağabey Tarık Çalışkan, "Kardeşim Uğur, 19 Şubat’tan bu yana kayıptır. Günlerdir acı çekiyoruz. Günler geçti, haftalar geçti bir açıklama yok, sonuç yok. Uğur nerede peki, Uğur’a ne oldu ve neden bulamıyoruz. Uğur’un elbisesi bulundu ama Uğur neden bulunamadı. Lütfen sizden rica ediyorum. Bir insanlık görevi olarak görmenizi istiyorum ve hem kamuyu hem de basın; bakın, sorun ve sorgulayın. Lütfen Uğur’a ne oldu, Uğur nerede? Kesinlikle kardeşim bipolar hastası değildir. Kesinlikle kardeşime konulan bir tanı yoktur. Bunu hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Buradan İçişleri Bakanlığımıza sesleniyorum. Sayın Mustafa Çiftçi; Lütfen biz karanlıktayız, lütfen bize bir ışık olun, bize ışığınızı yakın. Günlerdir perişanız, hiçbir şekilde ulaşamıyoruz. Uğur’un elbisesi bulundu ama Uğur bulunamadı. Lütfen bize bir ışık yakın ve bizi görün ve duyun. Burada bir anne, bir baba, bir aile, perişan durumda. Hepinize teşekkür ediyorum" ifadelerini kullanmıştı.
Erzincan Okullarda nezaket kültürü güçleniyor Erzincan’da Demirkent TOKİ Ortaokulu, Bilim Söyleşileri kapsamında düzenlenen etkinlikte, öğrencilerde akran nezaketi ve aile içi iletişimin önemine dikkat çekildi. Okulun konferans salonunda gerçekleştirilen "Aile İçi İletişim ve Akran Nezaketi" başlıklı söyleşiye, Atatürk Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Fatma Kurudirek konuşmacı olarak katıldı. Kurudirek, öğrencilerin okula yalnızca ders materyalleriyle gelmediğini belirterek, aile içinde yaşanan olumlu ya da olumsuz davranışların çocukların sosyal ilişkilerine doğrudan yansıdığını ifade etti. Akran zorbalığına karşı en etkili yöntemin "akran nezaketi" olduğunu vurgulayan Kurudirek, "Bağırılan çocuk arkadaşlarına bağırabilir, sürekli eleştirilen çocuk arkadaşlarını eleştirebilir. Anlaşılan çocuk ise arkadaşlarını anlamaya çalışır. Sağlıklı bir okul ortamı, akranlar arasındaki iletişimin kalitesiyle ölçülür." dedi. Etkinlik sonrası açıklamada bulunan Okul Müdürü Ahmet Sağsöz, akademik başarının yanı sıra değerler eğitiminin de önem taşıdığını belirtti. Sağsöz, "Okul olarak sadece bilgi veren değil, aynı zamanda değer kazandıran bir kurum olma gayretindeyiz. Öğrencilerimizin nezaket, saygı ve empatiyle yetişmesini hedefliyoruz. Bu tür söyleşiler, öğrencilerimizin doğru iletişim becerileri kazanmasına katkı sağlıyor." ifadelerini kullandı. Program sonunda Sağsöz, katkılarından dolayı Kurudirek’e teşekkür belgesi takdim etti.