EĞİTİM - 10 Ekim 2025 Cuma 14:24

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nin dünya sıralamalarındaki yükselişi sürüyor

A
A
A
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nin dünya sıralamalarındaki yükselişi sürüyor

Dünyanın en prestijli yükseköğretim değerlendirme kuruluşlarından biri olan Times Higher Education (THE), 2026 Dünya Üniversite Sıralamaları sonuçlarını açıkladı.


Geçtiğimiz yılki konumunu koruyarak 115 ülkeden 2191 kurum arasında 1501+ bandında yer alan Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, bu yıl beş farklı kategorinin tamamında puanlarını artırmayı başardı.


Üç yıldır devam eden istikrarlı başarı


Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, 2024 yılında ilk kez dahil olduğu THE Dünya Üniversite Sıralaması’nda, 2025 ve 2026 yıllarında da artış gösteren bir başarı grafiğiyle yer aldı. THE sıralaması; Öğretim, Araştırma Ortamı, Araştırma Kalitesi, Uluslararası Görünürlük ve Endüstri kategorilerinde yapılan değerlendirmelerle belirleniyor. Üniversite, bu kategorilerin her birinde puanlarını yükselterek akademik gelişim, araştırma kapasitesi ve uluslararası iş birliği alanlarında önemli ilerlemeler kaydetti.


109 Türk üniversitesi arasında 41’inci sırada


Geçtiğimiz yıl Türkiye’den 91 üniversite THE sıralamasında yer alırken, bu yıl başvuru yapan 137 üniversiteden 109’u listeye girebildi. Artan rekabete rağmen Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, 109 Türk üniversitesi arasında 41’inci sırada yer alarak dikkat çekici bir başarıya imza attı.


Rektör Uslu: "Bu başarı hepimizin"


Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu, üç yıl üst üste THE Dünya Üniversite Sıralamaları’nda yer almanın, üniversitenin stratejik hedeflerine kararlılıkla ilerlediğinin bir göstergesi olduğunu ifade etti.


Rektör Uslu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bu yıl tüm kategorilerde puanlarımızı artırmamız ve Türkiye genelindeki 109 üniversite arasında 41’inci sırada yer almamız, Üniversitemizin akademik istikrarını ve ulusal düzeydeki rekabet gücünü ortaya koymaktadır. Öğretim üyelerimizden öğrencilerimize kadar tüm iç paydaşlarımıza bu başarıya sundukları katkılardan dolayı teşekkür ediyorum. Birçok alandaki önemli çalışmalarımızla başarı çıtamızı daha da yükseğe çıkaracağız. Hem üniversitemizin hem de Niğde’mizin adını ulusal ve uluslararası düzeyde gururla duyurmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.



Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nin dünya sıralamalarındaki yükselişi sürüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Frida Kahlo Sergisi Manisa’da kapılarını açtı Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında düzenlenen "Frida Kahlo’nun Günlükleri" sergisi, sanatseverlerle buluştu. Frida Kahlo’nun eserlerinden oluşan serginin, Ege Bölgesi’nde ilk kez Manisa’da açıldığı belirtildi. Manisa’nın köklü kültürel miraslarından biri olan Mesir Festivali, bu yıl dünya sanatına ev sahipliği yaparak dikkat çekti. Serginin açılışı, Manisa Valisi Vahdettin Özkan ve Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. Açılış törenine il protokolü, belediye yetkilileri, sivil toplum temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Manisa Valisi Vahdettin Özkan konuşmasında, Mesir Festivali’nin şehrin kimliğini yansıtan önemli bir değer olduğunu belirterek, bu kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Açılışta konuşan Başkan Dutlulu, festivali bu yıl "Yaşayan Festival" konseptiyle düzenlediklerini belirterek, "Asırlık geleneğimizi modern sanatla buluşturmanın gururunu yaşıyoruz. Frida Kahlo’nun günlüklerini Ege Bölgesi’nde ilk kez Manisa’da sergilemek bizim için büyük bir heyecan" dedi. Mesir Festivali’nin sadece bir tören olmadığını vurgulayan Dutlulu, etkinliğin doğa sporlarından gastronomiye, tarihten sağlığa kadar geniş bir yelpazede kente canlılık kattığını ifade etti. Manisa’nın festival süresince 24 saat yaşayan bir şehir haline geldiğini belirten Dutlulu, kenti uluslararası sanat etkinliklerinin merkezi yapma hedefinde olduklarını söyledi. Konuşmaların ardından protokol üyeleri serginin açılışını gerçekleştirerek eserleri inceledi. Frida Kahlo’nun yaşamından izler taşıyan ve sanatındaki derinliği yansıtan eserlerin yer aldığı serginin, 24 Mayıs’a kadar Fatih Sergi Salonu’nda ziyaret edilebileceği bildirildi.
İstanbul Aras Kargo voleybol takımının play-off başarısı yeni reklam filmiyle yayında Aras Kargo Voleybol Takımı Play-off aşamasında sergilediği performansla Avrupa kupalarına katılma hakkı kazanarak önemli bir başarıya imza attı. İzmir’in 17 yıllık play-off ve Avrupa kupaları özlemini dindiren bu başarı, tüm dijital platformlarda ve TV kanallarında yayına giren, şehrin ritmini ve taraftarın coşkusunu odağına alan duygusal bir reklam filmiyle ekranlara taşındı. Aras Kargo Spor Kulübü (ASK), voleyboldaki yükselişini Avrupa sahnesine taşıyor. Avrupa kupaları yolundaki ilk play-off etaplarını başarıyla tamamlayarak Avrupa kupalarında mücadele etme hakkı kazanan takım, bu zaferi İzmir sokaklarından tribünlere taşan coşkulu bir reklam filmiyle kutluyor. "Sen Aşk’sın" temasıyla hazırlanan film; sadece bir spor başarısını değil, bir şehrin kenetlenmesini, Aras Kargo’nun taşıdığı heyecanı ve taraftarın coşkusunu ve desteğini TV ve tüm dijital mecralar aracılığıyla izleyicilerle buluşturuyor. İzmir’in ritmi sahaya iniyor: "Play-off Çok Güzel, Sen de Gelmez Misin Canım?" Yeni reklam filmi, İzmir’in güzel manzaraları ve sokaklarında yankılanmaya başlayan ritimle açılıyor. Şehrin her köşesinde hissedilen bu heyecan, özel olarak bestelenen coşkulu bir marş eşliğinde sokaklardan voleybol sahasına doğru bir yolculuğa dönüşüyor. Filmde; İzmir esnafı, gençler ve çocuklar da dahil Aras Kargo Spor Kulübü’ne gönül veren taraftarların coşkusu ön plana çıkıyor. Kadın voleybol takımının parkedeki mücadelesinden kesitlerin yer aldığı sekanslar, İzmir’den İstanbul’a uzanan taraftar ruhu ve şirketin aracıyla taşınan ritim tüm şehirle bütünleşiyor. Bu ritim ve enerji, "Play-off çok güzel, sen de gelmez misin canım?" sözlerinin yer aldığı mizahi bir pankartla herkesi birleşmeye çağırıyor. Film, kulübün baş harflerinden doğan ve başarıya olan tutkuyu simgeleyen "Sen Aşk’sın Aşk!" mesajıyla duygusal bir finalle sona eriyor. "Şehrin ritmini, taraftarımızın coşkusunu bir araya getirdik" Aras Kargo Spor Kulübü Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Billur Burkutoğlu, kazanılan başarı ve yeni reklam filmiyle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: "Aras Kargo Spor Kulübü olarak, kadın voleyboluna verdiğimiz desteğin böylesine tarihi bir başarıyla karşılık bulmasından büyük gurur duyuyoruz. İzmir’in 17 yıllık Play-off ve Avrupa kupası hasretini dindirirken, sahada sergilediğimiz azmi yeni reklam filmimizle tüm Türkiye ile paylaşıyoruz. Bu filmde play-off ritmini, taraftarımızın coşkusunu ve spora olan tutkumuzu bir araya getirdik. Bu zafer, sadece bizim değil, bize her an destek olan tüm voleybolseverlerin ve İzmir’in zaferi."
İstanbul Çağrı merkezi dolandırıcıları, vatandaşın kişisel verilerini "panel" adı verilen platformlardan ele geçirmiş İstanbul merkezli 20 ilde düzenlenen operasyonda gözaltı sayısı 80’e yükseldi. Korsan çağrı merkezleri kurarak dolandırıcılık yapan şebekenin, vatandaşın kişisel verilerini "panel" adı verilen platformlardan ele geçirdiği ifade edildi. İstanbul ve İzmir’de dolandırıcılık merkezi kuran bir şebeke tespit edilmiş, İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince 20 ilde başlatılan eş zamanlı operasyonlarda suç ağı çökertilmişti. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde, korsan çağrı merkezi kurarak vatandaşları dolandırdıkları öğrenilen 73 şüpheli yakalanmıştı. 11 lüks araç ve 2 arsaya şerh konulan soruşturmada, 114 bin 470 TL, 3 bin 88 dolar, bin 25 avro, 25 Gürcistan Larisi, 12 altın bileklik, 11 altın bilezik, 1 altın künye, 10 atın kolye, 1 altın gerdanlık, 14 altın küpe, 3 altın yüzük, 1 altın tespih, 26 gram altın, 7 ata altın, 13 çeyrek altın, 2 yarım altın ve çok sayıda dijital materyal ile doküman ve flash bellekler ele geçirilmişti. Operasyonun devamında 7 kişi daha gözaltına alındı ve gözaltı sayısı 80’e yükseldi. Kişisel verilere erişim sağlayan "panel" sistemlerinin ciddi güvenlik sorunu oluşturduğu belirtildi Suç ağına mensup dolandırıcıların, elde ettikleri bu bilgilerle İstanbul ve İzmir illerinde kurdukları çağrı merkezleri aracılığıyla faaliyet yürüttükleri, vatandaşları açık hatlar ve yurtdışından temin edilen iletişim hatları üzerinden arayarak kendilerini polis, hakim, savcı veya banka görevlisi olarak tanıttıkları belirlendi. Şebekenin, "kimlik bilgileriniz kullanıldı", "adınız terör örgütüne karıştı", "hesabınızdan para çekildi" gibi gerçeğe aykırı beyanlarla mağdurlar üzerinde psikolojik baskı ve korku oluşturdukları; bu yöntemle kişileri ikna ederek dolandırıcılık eylemlerini organize ve planlı bir şekilde gerçekleştirdikleri anlaşıldı. Siber güvenlik uzmanları, sosyal medya uygulamaları üzerinden kişisel verilere erişim sağlayan "panel" sistemlerinin uzun süredir ciddi bir güvenlik sorunu oluşturduğuna dikkat çekiyor. Tapuda satış işlemi yapan ve para sahibi olan kişilerin birkaç gün içerisinde dolandırıcılar tarafından aranması, bankada işlem yapan yüklü hesap sahiplerinin dolandırıcıların hedefi olması kamudaki panellerin ve bilgilerin nasıl ele geçirildiği sorusunu gündeme getiriyor. Vatandaşların telefon numaraları, ev adresleri, tapu ve araç bilgileri şebekenin elinde Şebekenin yürüttüğü sistematik dolandırıcılık faaliyetlerinde, vatandaşın telefon numaralarını, ev adreslerini, tapu ve araç bilgilerini, sağlık verilerini ve aile bireylerine ait detaylı kayıtları "sorgu panelleri" üzerinden satın aldıkları ortaya çıktı.
Manisa Frida Kahlo Sergisi Manisa’da kapılarını açtı Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında düzenlenen "Frida Kahlo’nun Günlükleri" sergisi, sanatseverlerle buluştu. Frida Kahlo’nun eserlerinden oluşan serginin, Ege Bölgesi’nde ilk kez Manisa’da açıldığı belirtildi. Manisa’nın köklü kültürel miraslarından biri olan Mesir Festivali, bu yıl dünya sanatına ev sahipliği yaparak dikkat çekti. Serginin açılışı, Manisa Valisi Vahdettin Özkan ve Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. Açılış törenine il protokolü, belediye yetkilileri, sivil toplum temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Manisa Valisi Vahdettin Özkan konuşmasında, Mesir Festivali’nin şehrin kimliğini yansıtan önemli bir değer olduğunu belirterek, bu kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Açılışta konuşan Başkan Dutlulu, festivali bu yıl "Yaşayan Festival" konseptiyle düzenlediklerini belirterek, "Asırlık geleneğimizi modern sanatla buluşturmanın gururunu yaşıyoruz. Frida Kahlo’nun günlüklerini Ege Bölgesi’nde ilk kez Manisa’da sergilemek bizim için büyük bir heyecan" dedi. Mesir Festivali’nin sadece bir tören olmadığını vurgulayan Dutlulu, etkinliğin doğa sporlarından gastronomiye, tarihten sağlığa kadar geniş bir yelpazede kente canlılık kattığını ifade etti. Manisa’nın festival süresince 24 saat yaşayan bir şehir haline geldiğini belirten Dutlulu, kenti uluslararası sanat etkinliklerinin merkezi yapma hedefinde olduklarını söyledi. Konuşmaların ardından protokol üyeleri serginin açılışını gerçekleştirerek eserleri inceledi. Frida Kahlo’nun yaşamından izler taşıyan ve sanatındaki derinliği yansıtan eserlerin yer aldığı serginin, 24 Mayıs’a kadar Fatih Sergi Salonu’nda ziyaret edilebileceği bildirildi.
İzmir Uluslararası Alaçatı Ot Festivali’nde "Küp" fotoğraf sergisi kapılarını açtı İzmir’in Çeşme ilçesinde düzenlenen 15. Uluslararası Alaçatı Ot Festivali çerçevesinde, kenti farklı perspektiflerden ele alan "Küp" adlı fotoğraf sergisi sanatseverlerin ziyaretine açıldı. Çeşme Belediyesi Alaçatı Ek Hizmet Binası Sergi Salonu’nda izleyiciyle buluşan serginin merkezinde yer alan ve üzerinde fotoğrafların bulunduğu büyük küp formu, ziyaretçilerin ilgisini çekerken ana temayı da görsel olarak yansıtıyor. İlk kişisel sergisini açmanın heyecanını yaşadığını dile getiren Fahri Bakırcı, yaklaşık iki yıldır yaşadığı Çeşme’de çektiği fotoğrafları sanatseverlerle buluşturmanın kendisi için anlamlı olduğunu ifade etti. Serginin çıkış noktasını "Kent, Üretim ve Perspektif" kavramları üzerinden şekillendirdiğini belirten Bakırcı, Çeşme’nin yalnızca bir coğrafya değil; aynı zamanda bir yaşam biçimi ve üretim alanı olarak ele alındığını vurguladı. Sergi mekanının ortasında konumlandırılan küp formunun bu üç kavramın kesişimini simgelediğini aktaran sanatçı, izleyicilerin fotoğrafları farklı açılardan deneyimlemesinin amaçlandığını söyledi. Kenti tek bir açıdan değil, farklı perspektiflerden ele almayı hedeflediğinin altını çizen Bakırcı, "Bazen bir kenti görmek için durmak yetmez; etrafında dolaşmak gerekir" dedi. Kentin hafızasına farklı bir pencere Kentin gündelik yaşamından festivallere, sokak ilişkilerinden emeğin izlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan sergide; geçmiş yıllara ait festival görüntüleri, kortej fotoğrafları, çocuk portreleri, bölgede yaşayan insanların günlük yaşamından kesitler ve doğal afetlere dair kareler bulunuyor. Her yaştan ziyaretçiye hitap etmeyi hedefleyen serginin, kentin hafızasına farklı bir pencereden bakma imkanı sunduğu kaydedildi. Çocukluk yıllarında fotoğrafla tanışan ve siyaset, sokak, doğa, basın ve portre fotoğrafçılığı alanlarında üretim yapan Bakırcı’nın, eğitim hayatıyla birlikte görsel anlatım dilini geliştirmeyi sürdürdüğü belirtildi.