ASAYİŞ - 25 Eylül 2025 Perşembe 20:05

Niğde OSB’deki fabrika yangınının ardından yanıcı hammaddeler yeniden tutuşuyor

A
A
A
Niğde OSB’deki fabrika yangınının ardından yanıcı hammaddeler yeniden tutuşuyor

Niğde Organize Sanayi Bölgesi’nde bir plastik fabrikasında çıkan yangınının ardından soğutma çalışmaları yapılmasına rağmen fabrikadaki yanıcı hammaddeler kendi kendine yeniden tutuşuyor. İtfaiye ekipleri, iki günde bir bölgeye giderek yangına müdahalede bulunuyor.


Niğde Organize Sanayi Bölgesi’nde geçtiğimiz günlerde bir plastik fabrikasında çıkan yangın, halen tamamen söndürülemedi. İtfaiye ekipleri, iki günde bir bölgeye giderek yangına müdahalede bulunuyor. Soğutma çalışmaları yapılmasına rağmen, fabrika içerisindeki maddelerin yüksek ısıda kendi kendine alev alması yangının kontrol altına alınmasını zorlaştırıyor. Yetkililer, fabrikanın çevresinde güvenlik önlemlerinin sürdüğünü, olası risklere karşı ekiplerin hazır bekletildiğini bildirdi.


Yangının çıkış nedenine dair incelemelerin devam ettiği, tam söndürme için çalışmaların aralıksız sürdürüldüğü ifade edildi.



Niğde OSB’deki fabrika yangınının ardından yanıcı hammaddeler yeniden tutuşuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne 28 Şubat mağduru Gülsevin Kuzu, o dönem yaşadıklarını anlattı Edirne’de yaşayan Gülsevin Kuzu, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını anlattı. Kuzu, başörtüsü nedeniyle eğitim ve çalışma hayatında zorluklarla karşılaştığını belirtti. Ankara’da doğan 46 yaşındaki Gülsevin Kuzu, 28 Şubat dönemi sorası 1999 yılırnda Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde okuduğunu belirterek, o yılları "inancın sorgulandığı, başörtüsünün suç gibi görüldüğü zamanlar" sözleriyle anlattı. Kuzu, okul ortamında dini kimliğe yönelik olumsuz söylemlerle karşılaştığını, bunun kendisini inancını araştırmaya yönelttiğini ifade etti. Yaptığı okumalar sonrasında başörtüsü takmaya karar verdiğini söyleyen Kuzu, bu tercihin o dönem çevresi tarafından "radikal" olarak değerlendirildiğini dile getirdi. 1997 sonrasında baskının arttığını belirten Kuzu, özellikle kamu kurumları ve eğitim alanında başörtülü kadınlara yönelik kısıtlamaların günlük hayatın parçası haline geldiğini ifade etti. Üniversite hastanelerinde başörtülü ziyaretçilerin içeri alınmadığını, askeri törenlerde bazı ailelerin törenlere katılamadığını gördüğünü belirten Kuzu, bu dönemi "baskının sıradanlaştığı yıllar" olarak nitelendirdi. Sınav günü yaşadığını bir olayı da paylaşan Kuzu, sınava yetişmesine yardımcı olan polislerin aksine sınav salonunda bir görevlinin başörtüsü nedeniyle işlem yapmak istediğini söyledi. Kuzu, yaşanan tartışmanın ardından sınava girmesine izin verildiğini ancak zaman kaybı yaşadığını söyledi. Eğitim sonrasında iş başvurularında da benzer engellerle karşılaştığını ifade eden Kuzu, başörtülü kadınların kamu görevine alınmasının o yıllarda çok zor olduğunu kaydetti. Bugünkü şartları geçmişle kıyaslayan Kuzu, "Şimdiki özgürlük ortamı o dönem için hayal bile edilemezdi" dedi. Elinde bulunan resmi bir belgeyi kamuoyuyla paylaşmak istediğini belirten Kuzu, geçmişte yaşananların hatırlanmasının toplumsal hafıza açısından önemli olduğunu vurguladı. Açıklamasının sonunda farklı inanç ve yaşam tarzlarına saygı çağrısı yapan Kuzu, "Artık herkesin birbirine saygı duyduğu bir ortam istiyoruz" ifadelerini kullandı.