SPOR - 14 Şubat 2026 Cumartesi 11:09

Niğde’den Sultanlar Ligi Altyapısı’na transfer

A
A
A
Niğde’den  Sultanlar Ligi Altyapısı’na transfer

Niğde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Çiftlik ilçesinde yürütülen altyapı çalışmaları kapsamında önemli bir transfer gerçekleştiğini açıkladı.


Çiftlik Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü tarafından her yıl düzenlenen Melendiz Ovası Sporcu Taraması kapsamında keşfedilen Damla Su Çakıl, gelişim sürecinin ardından Sultanlar Ligi ekiplerinden Kuzeyboru Spor Kulübü’nün altyapı takımı Kuzeyboru Maxpipe Spor Kulübü’ne transfer edildi. Yapılan açıklamada transferin ilçede yürütülen sporcu yetiştirme çalışmalarının önemli bir sonucu olduğu belirtilerek, sporcunun başarısının altyapı faaliyetlerinin etkisini ortaya koyduğu ifade edildi.


Açıklamada, transfer edilen Damla Su Çakıl ve emeği geçen antrenörü tebrik edildi, başarılarının devamı dilendi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Karşıyaka Gençlik Kütüphanesi’nin temeli atıldı Şehitkamil Belediyesi tarafından Karşıyaka Mahallesi’nde hayata geçirilecek ve aynı anda 400 öğrenciye hizmet verecek Karşıyaka Gençlik Kütüphanesinin temeli, düzenlenen törenle atıldı. Başkan Yılmaz, kütüphanenin bölgedeki önemli bir ihtiyacı karşılayacağını belirterek, "Gençlerimizin ders çalışabileceği, araştırma yapabileceği, kendilerini geliştirebileceği modern ve donanımlı alanlar oluşturmak bizim temel önceliğimizdir" dedi. Temel atma törenine Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ın yanı sıra AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, AK Parti Gaziantep Milletvekilleri Derya Bakbak, İrfan Çelikaslan, Mesut Bozatlı, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Halil Uğur, AK Parti Gaziantep önceki dönem Milletvekili Sait Kirazoğlu, AK Parti Şehitkamil İlçe Başkanı İsmail Güler ile çok sayıda davetli ve mahalle sakini katıldı. Yoğun katılımın olduğu törende, projeye duyulan ilgi dikkat çekti. "Gençlerin geleceğine en büyük yatırım" Törende konuşan Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, gençlerin eğitim hayatını destekleyecek projelere ayrı bir hassasiyetle yaklaştıklarını belirterek, Karşıyaka Gençlik Kütüphanesi’nin yalnızca bir bina değil, gençlerin geleceğine yapılan güçlü bir yatırım olduğunu ifade etti. Yılmaz, "Gençlerimizin ders çalışabileceği, araştırma yapabileceği, kendilerini geliştirebileceği modern ve donanımlı alanlar oluşturmak bizim temel önceliğimizdir. Karşıyaka Mahallemizde hayata geçireceğimiz bu kütüphane, bölgede uzun süredir hissedilen önemli bir eksikliği giderecektir" şeklinde konuştu. "Pek çok projeyi hayata geçirmeye devam edeceği" Başkan Yılmaz, Şehitkamil’in her mahallesine eşit hizmet anlayışıyla yaklaştıklarını vurgulayarak, ilçenin dört bir yanında eğitimden sosyal donatı alanlarına kadar pek çok projenin hayata geçirilmeye devam edeceğini söyledi. Yılmaz, "Bugün burada temelini attığımız bu proje, çocuklarımızın ve gençlerimizin daha iyi şartlarda eğitim alabilmesi için attığımız adımlardan sadece biridir. Şehitkamil’i geleceğe hazırlarken en büyük gücümüz gençlerimizdir" ifadelerini kullandı. "Kıymetli bir eser olacak" AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş da törende yaptığı konuşmada, yerel yönetimlerin eğitime yönelik yatırımlarının büyük önem taşıdığını belirtti. Elitaş, gençlerin bilgiyle buluştuğu mekânların artmasının ülkenin geleceği açısından son derece kıymetli olduğunu ifade ederek, Karşıyaka Gençlik Kütüphanesi’nin bölgeye hayırlı olmasını diledi ve emeği geçenlere teşekkür etti. 400 kişiye aynı anda hizmet verecek Konuşmaların ardından dualar eşliğinde temel atma töreni gerçekleştirildi. Protokol üyeleri butona basarak Karşıyaka Gençlik Kütüphanesi’nin yapımı için ilk adımı attı. Törenin ardından alanda incelemelerde bulunulurken, proje hakkında yetkililerden detaylı bilgiler alındı. Tamamlandığında 400 öğrencinin aynı anda faydalanabileceği şekilde planlanan Karşıyaka Gençlik Kütüphanesi; sessiz çalışma salonları, okuma alanları ve modern donatılarıyla bölgedeki öğrencilerin eğitim hayatına önemli katkılar sunacak.
Kocaeli Kötü karne korkusuyla evden kaçıp camiye sığındığı gün hayatı değişti Kocaeli’de ortaokul yıllarında karnesi kötü geldiği için eve gidemeyip sığındığı cami avlusunda donmak üzereyken uyanan ve o gecenin travmasıyla yüzde 45 engelli kalan 33 yaşındaki Akan Uran, tedavi sürecinde başladığı resim sanatıyla karanlık günleri geride bırakarak 4’üncü kişisel sergisini açtı. Yaklaşık 15 yaşlarındayken zayıf gelen karnesini ailesine göstermekten korkarak evden ayrılan ve başka bir ilçeye kadar yürüyen Akan Uran, geceyi geçirmek için girdiği bir cami avlusunda donmak üzereyken duyduğu bir sesle uyandı. O gece yaşadığı korku ve travma nedeniyle psikolojik rahatsızlıklar yaşamaya başlayan Uran’a, yüzde 45 engelli raporu verildi. Hastalığının ilk dönemlerinde eve kapanan Uran, bu zorlu süreci kendi imkanlarıyla çizdiği karakalem ve boya resimleriyle aşmaya çalıştı. Zamanla sanat eğitimleri alarak yeteneğini geliştiren genç adam, 300’den fazla eser üreterek 4’üncü sergisini sanatseverlerin beğenisine sundu. "O sesi duymasaydım donarak ölecektim" Yaşadığı o zorlu geceyi ve rahatsızlığının başlama sürecini anlatan Uran, korkunun hayatını nasıl değiştirdiğini anlattı. Uran, "Benim karnem zayıftı ve sınıfta kalırım diye çok korktum. Başka bir ilçeye kadar yürüdüm. Akşam vaktiydi, kalacak yer bulamayınca bir cami avlusunda uyudum. Kış günüydü. Uyurken bir ses duydum ve uyandım. O sesin Allah tarafından geldiğine inanıyorum; çünkü o sesi duymasaydım kış günü orada donarak ölecektim. O uyandıran sesten sonra korkularım ve başka sesler duymalarım başladı. Tedavim de bu şekilde başlamış oldu" dedi. "Kalemim elimde olduğu sürece hiçbir engel tanımam" Rahatsızlandığı ilk dönemde çevresiyle iletişimini kestiğini ancak resim çizmenin kendisine bir çıkış kapısı olduğunu belirten Uran, sanata tutunma serüvenini şöyle anlattı: "İlk başlarda kendimi tamamen eve kapattım. Çizimlere de o dönemde kendi imkanlarımla başladım. Ortaokulu bitirdikten sonra eğitime de katılarak kendimi geliştirdim. Karakalem, çizgi film karakterleri, manzara, karikatür ve doğa resimleri yapıyorum. Uzun zamandan beri hastanede tedavi görüyorum ama şu an resimlerim bana büyük bir huzur veriyor, mutlu oluyorum. Şimdiki halime çok şükrediyorum, eskisinden çok daha iyiyim. Kalemim elimde olduğu sürece hiçbir engel tanımam." Bugüne kadar 300’ü aşkın esere imza atan Uran, "Eğer destek verip elimden tutarlarsa kendimi çok daha fazla geliştirmek, daha iyi seviyelere gelmek isterim. İnşallah çizimlerim ve sergilerim çoğalacak" diye konuştu.
Bursa Bursa trafiğine 40 kilometrelik nefes: Bursa’dan geçiş süresi 30 dakika kısalacak İstanbul ile İzmir arasındaki otoyol geçişinin şehir içinden sağlanması nedeniyle son dönemde günlük 120 bin araca ulaşan Bursa trafiği için yeni proje hayata geçiriliyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hazırlıkları sürdürülen proje ile ilgili açıklamalarda bulunan AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, "Öncelikle Bursa’nın trafiği son zamanlarda ciddi manada yoğun hale gelmeye başlamıştı. Biliyorsunuz İstanbul’dan İzmir’e doğru giden otoban Bursa’nın şehir içerisine girip devam ediyor. Ardından da aynı şekliyle Ankara’dan gelen otoyolumuz Bursa istikametine girip İstanbul’la beraber birleşip oradan İzmir yoluna doğru devam ediyordu. Son dönemde artık trafiğin iyice artıyor olması, özellikle yoğun trafik dönemlerinde günlük geçişlerin 120 bin civarına ulaşması sebebiyle şehir içerisindeki trafiğimiz bile sıkışmaya başlamıştı. Bunun üzerine Ulaştırma Bakanlığımız bir çalışma başlatmıştı. Geçtiğimiz yıl proje ihalesi yapıldı ve bununla ilgili olarak da çalışmalar başladıktan sonra 2026 Nisan’ında da proje çalışmaları nihai noktaya gelmek üzere. İnşallah 2026 Nisan’ından sonra proje biraz daha açık hale gelmiş olacak. Yeni planlanan projede ise yaklaşık bunun 34 kilometresi bölünmüş otoban özelliğinde olacak. Ardından da 6 kilometrelik, 6 kavşakla beraber 40 kilometreye ulaşan bir otoyol bağlantısı olacak. Bursa ile ilgili tarafı ise bundan sonraki süreçte İstanbul istikametinden İzmir istikametine giden araçlar Bursa’ya uğramadan Gemlik’ten geçtikten sonra gişelerin bitiminden itibaren ayrılacak ve Bursa’nın en batı kısmında TEKNOSAB’ın biraz daha berisinde, Görükle Kavşağı’ndan sonra ayrılarak Bursa’dan ayrılmış olacaklar. Bunun tabii ki ileriki süreçte İzmir ve İstanbul otobanını kullanan vatandaşlarımızın en azından trafikteki araç kullanım süresi yaklaşık 30 dakika kısalacağı söyleniyor. Bunun tabii sadece İzmir otobanını kullanan vatandaşlarımızın değil, Bursa için de ciddi bir rahatlık sağlamış olacak. Bu aksta boşalmış olan otomobil sayısı Bursa’nın kullandığı şu anki kuzey otobanına yakın olan otobanımız boşa çıkacak ve 120 bin sayısının en azından yarıdan da daha aşağı bir sayı oranını düşüreceğini tahmin ediyoruz" dedi. Otobanın geçeceği köylerden beklenti ve talepler alındı Otobanın geçeceği güzergah için köylülerle istişare yapıldığını belirten Gürkan, "Geçtiğimiz günlerde valimizin başkanlığında bir heyetle bir araya gelindi. Bunun sebebi de şuydu, zaman zaman kamuoyunda kuzey otobanının geçiş yapacağı noktalarla ilgili bazı algılar yürütülmeye çalışılıyordu. Bunları rahatlatmak için bununla ilgili olarak özellikle kuzey otobanı hattından geçecek olan köylerimizin muhtarları ile birlikte valimizin başkanlığında kendileriyle istişare toplantısı yapıldı. Bu istişare toplantısında da Kuzey otobanın etkileyecek olduğu yaklaştığı köylerle ilgili beklentileri ve talepleri alındı. Valimiz ve milletvekillerimizle beraber bunları değerlendirip o köylerdeki vatandaşlarımızın, muhtarlar vasıtasıyla talepleri alınarak önümüzdeki otoban projesinin daha nitelikli, daha kullanışlı ve hemşerilerimizi daha mutlu edecek bir projeksiyona çevrilmesi sağlanmış oldu. İnşallah hayırlısıyla Ulaştırma Bakanımız da bu konuda ciddi manada hassasiyet gösteriyor. Yaklaşık 40 kilometrelik kuzey otobanı dediğimiz otobanın sadece Bursa’ya değil, İzmir ve Ankara istikameti, İstanbul ve Ankara istikametinden gelen araçların da ulaşım süresini en az yarım saat azaltacak olan bir otoban projesi. İnşallah hayırlısıyla en kısa zamanda büyük ihtimalle yap işlet devret modeliyle olacaktır. Bursa’mıza ve Türkiye’mize kazandırmış oluruz diyorum. Öncelikle Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdülkadir Uraloğlu ve Bursa milletvekilimiz ile birlikte bu projeyi bizatihi talimatlandıran sayın Cumhurbaşkanımız’a çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Trabzon Karadeniz’in öne çıkan tatlıları arasında yerini alan Laz böreği ve gocaman gerdanı Ramazan’da daha çok ilgi görüyor Doğu Karadeniz Bölgesi’nde açılan yufkaların arasında konulan muhallebi ile yapılan şerbetli bir tatlı olan Laz böreği her Ramazan ayında sofraları süslüyor. Adını yöre insanından alan ve iftar sofralarının vazgeçilmezi olan börek görünümlü tatlı olarak da hafızalara kazınan Laz böreği, Ramazan ayında sofraları süslüyor. Kendisine has lezzeti ile dikkat çeken, yufkaların arasına konulan muhallebi ile yapılan şerbetli bir tatlı olan Laz böreği hem ismi ile şaşırtıyor hem de lezzeti ile kendine hayran bırakıyor. Özellikle Ramazan ayında hafif bir tatlı olması ile de vatandaşların ilgi gösterdiği Laz böreğinin sırrı ise doğal ürünler kullanılması. Evinde yaptığı Laz börekleri ile Trabzon’da ismini duyurduktan sonra açtığı işletmesinde Laz böreği imal ederek yörede Laz böreğinin tanıtımında önemli rol oynayan Nejla Keresteci, Laz böreğinin büyük ilgi görmesine rağmen hala bu lezzeti bilmeyenlerin olduğunu belirterek tanıtım çalışmalarının artırılması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin dört bir yanında yapılmaya başlanan Laz böreğine olan ilginin her geçen gün arttığını ifade eden Keresteci, "Laz böreği genellikle Ramazan ayında daha fazla tercih ediliyor. Oldukça hafif bir tatlı olduğu için beğenilerek tüketiliyor. Günümüzde Türkiye’nin her tarafında yapılmaya başlandı. Malzemelerimiz ağırlıklı olarak süt ürünlerinden oluşuyor. Çok özenle hazırlanan bir tatlıdır. Sevgiyle ve titizlikle yapılırsa ortaya çok güzel bir lezzet çıkar; aksi durumda aynı lezzeti yakalamak mümkün olmaz. Yaklaşık 30 yıldır bu sektördeyiz. Laz böreğine olan ilgi her geçen gün artıyor. Ramazan ayında da diğer zamanlarda da yoğun talep görüyor. İlimize dışarıdan gelen turistler de beğenerek tüketiyor. Ürünlerimizi hem yurt içine hem de yurt dışına gönderiyoruz. İzmir’de de bir şubemiz bulunuyor ve orada da büyük ilgi görüyor. Türkiye’nin her tarafına gönderim yapıyoruz. En fazla sipariş ise Almanya’dan geliyor" dedi. Laz böreği ile birlikte yine bölgeye özgü bir tatlı çeşidi olan gocaman gerdanının da Ramazan’da tercih edildiğini kaydeden Keresteci, "Yöremizde yetişen fındık ve tereyağı ile yapılan bir tatlıdır. Yöresel ismi gocaman gerdanıdır. Büzülerek hazırlandığı için bu isimle anılır. Lezzetli ve hafif bir tatlıdır; ağır değildir. Ramazan ayında da tüketilir, ancak yılın her döneminde tercih edilebilecek bir üründür. Laz böreği ile birlikte sıkça tercih edilmekte ve beğenilmektedir" diye konuştu. "Daha fazla tanıtılmalı" Laz böreğinin büyük ilgi görmesine rağmen hala bu lezzeti bilmeyenlerin olduğunu belirten Keresteci, tanıtım çalışmalarının artırılması gerektiğini ifade ederek, "Laz böreği çok ilgi görüyor ve beğeniliyor; ancak hala duymayan insanlar var. Bu nedenle daha fazla tanıtılması gerektiğini düşünüyorum. Daha çok ön plana çıkarırsak ilginin ve beğeninin artacağına inanıyorum" dedi. Mesleğe ilk başladığı yıllarda çalışanlarına sadece "Oklava tutabiliyor musunuz?" sorusunu yönelttiğini zamanla işin inceliklerinin daha iyi anlaşıldığını belirten Keresteci, "İşe ilk başladığım zamanlarda çalışanlara ’Oklava tutabiliyor musunuz?’ diye sorardım; bu benim için yeterliydi. Yıllar geçtikçe işin zorluğu daha iyi anlaşılıyor. Şimdi ise hamurdan anlayan biri olsun istiyorum. Çok şey bilmelerine gerek yok; her şeyi ben öğretiyor ve gösteriyorum. Sürekli işin başındayım, şubeler arasında sürekli dolaşarak süreci yakından takip ediyorum" şeklinde konuştu.