GÜNDEM - 31 Aralık 2025 Çarşamba 12:42

Niğde’nin ’Geven Balı’ Coğrafi İşaretle tescillendi

A
A
A
Niğde’nin ’Geven Balı’ Coğrafi İşaretle tescillendi

Niğde Arı Yetiştiricileri Birliği’nin çalışmaları sonucunda Niğde Geven Balı, coğrafi işaret almaya hak kazandı.


Türkiye’nin bitki çeşitliliği bakımından öne çıkan illerinden biri olan, yaklaşık 500 arıcının faaliyet gösterdiği kentte özellikle kırsal bölgelerde önemli bir geçim kaynağı olan Geven Balı, coğrafi işaret tesciliyle birlikte kaynağı ve özellikleri bakımından resmi güvence altına alındı.


Niğde Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Niğmetullah Şentürk, coğrafi işaret sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, Niğde balının aralıksız beş yıl boyunca en kaliteli bal seçilmesinin başvurunun temel dayanağı olduğunu ifade etti.


Geven Balı’nın Niğde için yalnızca bir tarımsal ürün değil, aynı zamanda önemli bir ekonomik değer olduğuna dikkat çeken Şentürk, Niğde’nin flora ve bitki çeşitliliği açısından son derece zengin bir yapıya sahip olduğunu vurguladı.


Coğrafi işaretle birlikte hem üreticiler hem de vatandaşlar açısından bu değerin daha da anlam kazandığını belirten Şentürk, bundan sonraki süreçte en kaliteli bal üretimi için denetimlerin artırılacağını ve gerekli tüm adımların kararlılıkla atılacağını söyledi.


Coğrafi işaretin alınmasıyla birlikte üretim süreçlerinde kalite standartlarının daha da yükseltilmesi hedefleniyor.


Bu kapsamda oluşturulacak komisyonlar aracılığıyla üretimden alım aşamasına kadar tüm süreçlerin denetleneceğini, arıcılara eğitim verileceğini ifade eden Şentürk, amaçlarının Niğde Geven Balı’nı hem kalite hem de sürdürülebilirlik açısından daha güçlü bir noktaya taşımak olduğunu ifade etti.



"Coğrafi işaret tescilinin bilimsel ve ekonomik açıdan büyük önem taşıyor"


Niğde Geven Balı’nın protein içeriği bakımından Türkiye’de en yüksek değerlere sahip ballar arasında yer aldığını kaydeden Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Şekeroğlu, bu tescilin ürünün kalite standartlarını net biçimde ortaya koyduğunu söyledi.


Önümüzdeki günlerde Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, Arı Yetiştiricileri Birliği ve ilgili kurumlarla birlikte üreticilere yönelik eğitim programları düzenleneceğini belirten Şekeroğlu, amaçlarının bu yüksek kaliteyi sürdürülebilir bir üretim modeliyle geleceğe taşımak olduğunu ifade etti.


Bilimsel değerlendirmeler de Niğde Geven Balı’nın üstün niteliğini ortaya koyuyor.


Yapılan analizlerde balın kimyasal özelliklerinin ulusal ve uluslararası tüm referans değerleri karşıladığı, özellikle nem, sakkaroz ve prolin parametrelerinde yüksek kalite göstergeleri sunduğu belirlendi.


Üretim sürecinde herhangi bir katkı maddesi veya yabancı bileşen kullanılmayan Niğde Geven Balı, süzme bal ve petekli bal olarak üretiliyor.


İklim şartlarına bağlı olarak genellikle Ağustos ve Eylül aylarında hasadı gerçekleştirilen Niğde Geven Balı’nın coğrafi işaret tescili ile birlikte birlikte hem ulusal hem de uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşması bekleniyor.



Niğde’nin ’Geven Balı’ Coğrafi İşaretle tescillendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Yıllardır süren gelenek bozulmadı, Sivas’ın ‘Leylekli okulu’ misafirlerine kavuştu Sivas’ta ‘Leylekli okul’ olarak bilinen Şehit Erdal Çetin İlkokulu’nda öğrencilerin heyecanla beklediği leylekler, baharla birlikte yuvalarına döndü. Sivas’ta ‘Leylekli okul’ olarak anılan Şehit Erdal Çetin İlkokulu, bu yıl da baharın habercisi olan misafirlerini ağırlamaya başladı. Kardeşler Mahallesi’nde bulunan ve yaklaşık 42 yıldır leyleklere ev sahipliği yapan okulun çatısındaki yuvalar, havaların ısınmasıyla birlikte yeniden hareketlendi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da leyleklerin gelişini sabırsızlıkla bekleyen öğrenciler, leyleklerin yuvalarında görülmesiyle büyük sevinç yaşadı. Öğrenciler, uzun süredir boş kalan yuvaların yeniden dolmasıyla birlikte özlemlerini giderdi. Maskot haline gelen leylekler, öğretmen ve öğrenciler tarafından da ilgiyle takip ediliyor. "Üzerimizde uçuyorlar" 3. sınıf öğrencisi Melih Sert, leyleklerin gelmesiyle çok mutlu olduklarını belirterek, "Leylekler geldiği için çok mutluyum. Bu sene biraz geç geldiler ve gelmeyeceklerini düşündüm. Daha sonra leylekleri yuvalarında görünce çok mutlu oldum. Her gün buradalar ve üzerimizde uçuyorlar. Leylekler ile tanışmak istiyorum" dedi. "Leylekleri çok seviyorum" Öğrenci Ceylin Coşkun ise "Leylekleri çok seviyorum. Üzerimizde sürekli uçuyorlar. Leylekleri görünce çok mutlu oluyorum" diye konuştu.
Muğla Muğla’nın özel sporcuları Ege’ye damga vurdu Manisa’da düzenlenen Özel Olimpiyatlar Türkiye Ege Bölge Oyunları’na katılan Muğlalı özel sporcular, Bocce branşında elde ettikleri derecelerle şehre gururla döndü. Şampiyonada bir altın ve iki bronz madalya kazanan sporcular, azimleriyle herkese örnek oldu. Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde yetişen özel sporcular, başarılarına bir yenisini daha ekledi. Manisa’nın Kula ilçesinde gerçekleştirilen Özel Olimpiyatlar Türkiye Ege Bölge Oyunları’nda Muğla’yı temsil eden kafile, Bocce sahasında sergiledikleri performansla büyük beğeni topladı. Organizasyon boyunca disiplin ve sportmenlik ruhunu elden bırakmayan Muğla ekibinde, Murat Karatepe tüm rakiplerini geride bırakarak kürsünün zirvesine çıktı. Birincilik elde eden Karatepe, altın madalyayı boynuna takarak bölge şampiyonu oldu. Şampiyonada mücadele eden diğer başarılı sporcular Miraç Koçar ve Serkan Özdemir ise zorlu karşılaşmaların ardından üçüncülük basamağında yer aldı. Bronz madalya kazanarak Muğla’nın başarısını perçinleyen sporcular, hem ailelerine hem de antrenörlerine büyük mutluluk yaşattı. Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, elde edilen başarının sadece bir madalya değil, aynı zamanda kararlılık ve azmin zaferi olduğu vurgulanarak "Özel sporcularımızın spora olan bağlılığı, Muğla’da yürüttüğümüz sportif faaliyetlerin ne kadar kapsayıcı olduğunun en güzel kanıtıdır. Sporcularımızın gelişimine katkı sunmaya ve onların başarı hikâyelerini desteklemeye devam edeceğiz" ifadeleri kullanıldı.
Kütahya KUTSO’da ’Yeşil Dönüşüm: Avrupa Birliği Politikaları ve Türkiye’de Uyum Süreci Eğitimi’ Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası’nda (KUTSO) düzenlenen "Yeşil Dönüşüm: Avrupa Birliği Politikaları ve Türkiye’de Uyum Süreci Eğitimi", akademisyen Zeynep Hiçdurmaz’ın sunumuyla yoğun katılımla gerçekleştirildi. Eğitimde yeşil dönüşüm süreci kapsamlı şekilde ele alınırken; iklim-nötr, net sıfır emisyon ve karbonsuzlaşma gibi temel kavramlar katılımcılara aktarıldı. Üretimden tüketime kadar tüm süreçleri kapsayan karbon ayak izi yaklaşımının önemi vurgulanarak, işletmelerin çevresel etkilerini ölçme ve yönetme gerekliliğine dikkat çekildi. Programda, Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat çerçevesinde ortaya koyduğu politikalar da değerlendirildi. 2050 yılına kadar iklim-nötr kıta olma hedefi, 2030 emisyon azaltım planları ve "Fit for 55" paketi hakkında bilgiler paylaşılırken; Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) gibi uygulamaların özellikle ihracatçı firmalar açısından maliyet ve rekabet unsuru oluşturduğu ifade edildi. Türkiye’deki yeşil dönüşüm sürecine ilişkin gelişmelerin de ele alındığı eğitimde, 2025 yılında yürürlüğe giren İklim Kanunu ile 2053 net sıfır emisyon hedefinin yasal zemine kavuştuğu belirtildi. Emisyon ticaret sistemine yönelik altyapı çalışmalarının başlatıldığı ve karbon piyasalarının oluşturulması için önemli adımlar atıldığı aktarıldı. 2026 itibarıyla CBAM uygulamasının fiilen başlayacak olmasıyla birlikte yeşil dönüşümün artık bir zorunluluk haline geldiği vurgulandı. Eğitimde ayrıca yeşil dönüşümün sanayi ve KOBİ’ler üzerindeki etkileri de değerlendirildi. Enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yenilenebilir enerji kullanımı ve döngüsel ekonomi uygulamalarının işletmelere hem maliyet avantajı sağladığı hem de uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırdığı ifade edildi. Sürdürülebilirlik kriterlerine uyum sağlamayan firmaların ise finansmana erişimde zorluk yaşayabileceği ve raporlama yükümlülüklerinin artacağına dikkat çekildi. Program kapsamında işletmelerin karbon ayak izini azaltmaya yönelik yöntemler de paylaşıldı. Fosil yakıt kullanımının azaltılması, yenilenebilir enerjiye yönelim, üretim süreçlerinde dijitalleşme, enerji ve kaynak verimliliğinin artırılması ile karbon yakalama ve depolama teknolojileri gibi başlıklar ele alındı. Eğitimin önemli başlıklarından biri de finansman ve destek mekanizmaları oldu. Çeşitli kurumlar tarafından sağlanan destekler ile Avrupa Birliği fonları hakkında katılımcılara bilgi verildi. Katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından eğitim sona erdi.