SPOR - 07 Eylül 2024 Cumartesi 15:35

Tehlikeyi ve doğal güzelliği birlikte yaşatan ’Aladağlar’

A
A
A
Tehlikeyi ve doğal güzelliği birlikte yaşatan ’Aladağlar’

Bugüne kadar meydana gelen kazalarda çok sayıda dağcının hayatını kaybettiği Aladağlar’da yapılan hataların neler olduğunu açıklayan dağcı Burhan Şahin, mevsimsel şartlara uygunluk, rota ve eğitim kabiliyeti ile hırs yapmamanın önemine değindi.


Aladağlar’ın kazalarla değil, doğal güzellikleriyle anılmasını istediklerini söyleyen yerel rehber Mehmet Şenol ise bölgede dağcılık faaliyetlerinin arttığına dikkati çekti.


Aladağlar’a gelen yerli ve yabancı turistlere rehberlik yapan Mehmet Şenol, 60’ın üzerinde birçok zirveye sahip olan Aladağlar’ın sadece Demirkazık adıyla bilinmesini istemediklerini ifade ettiği açıklamasında, bölgenin kazalarla değil, doğal güzelliklerle anılmasını istediklerini söyledi. Şenol, "Bozkaya, Hürtepe, Emler, Kızılkaya, Eznevit, Karasay, Kaldı, Alaca gibi birçok zirve var ama maalesef bunlar Demirkazık zirvesinin gölgesinde kalıyor. Aladağlar Kayseri, Adana, Niğde arasında oluşan altmışın üzerinde zirvesi olan farklı bir coğrafi yapısı olan dağ silsilesi. Her seviyeden insanın eğitimine göre burada zirve olması nedeniyle de çok ilgi görüyor. Patikada yürümesini bilen Emler’e gidebilir ama Demirkazık’a, Kızılkaya’ya gidemez. Son zamanlarda valimizin, belediye başkanımızın destekleriyle de tanıtımımız arttı ama biz burayı daha çok üzücü olaylarla değil de daha güzel şeylerle anılmasını istiyoruz" diye konuştu.


Dağcılık faaliyetleri için yurt içi ve yurt dışından birçok sporcuyu ağırlayan Aladağlar’ın barındırdığı risklerden söz eden profesyonel dağcı Burhan Şahin ise muhtemel kazalara karşı dikkat edilmesi gerekenlere değindi. Şahin, "Ülkemizdeki bütün dağ silsilesi her türlü riski barındıran yapılar. Özellikle insanların son dönemde bu sporun popülerleşmesiyle birkaç ekipman temin ettikten sonra rahatlıkla zirveye girebilirim yaklaşımı var ama bunları yapabilmek için de belli eğitimlerden geçmeniz, rotaları bilenlerle gitmeniz lazım. Burada istediğiniz kadar profesyonel olun fark etmez. Çünkü dağlar ekstrem şartlara sahip ve sizin eğitiminizi yenebiliyor. Kış şartlarında çığ riski, yazın taş düşmeleri, bununla beraber ekip hataları, fırtına ve ani hava değişimleri gibi problemler etkili. ’Katılımcının ekipmanı ne kadar doğru, ekibin başındaki liderin kapasitesi ne kadar uygun, ekip liderinin stres yönetimi nasıl?’ gibi sorulara bakmak lazım. Aladağlar bütün bu faktörleri bir arada yaşatıp size çok ders verebilecek bir yer" diye konuştu.



Burhan Şahin: "Faaliyetlerle birlikte kaza sayıları arttı"


Dağcılık faaliyetine ilginin artması ile kaza oranlarında da artış yaşandığına değinen Burhan Şahin, Aladağlar’da yaşanan kazaların bölgenin güzelliğini örtmemesi gerektiğini söyledi. Şahin, "Dağcılar öncelikle evinde gidecekleri rotayı kararlaştırmaları, kamp atacakları yerleri belirlemeleri, su kaynaklarının son durumunu kontrol etmeleri, hava durumunu kontrol etmeleri gerek. Çünkü son sözü hep dağ söyler. Hava olaylarına karşı malzemelerinizi çok iyi seçmeniz lazım. Buraya mevsim ne olursa olsun sanki kışmış gibi hazırlıklı olmak, bazen teknik bir etaba dönüşecek gibi de teknik malzemeye sahip olmak gerekir. Gidecek olan ekip de çok önemli. Ekibiniz eğer sizi aşağıya çekecek ya da siz ekibinizi aşağı çekecek durumdaysanız o ekibin durumunu tekrar gözden geçirmek gerekiyor. Aladağlar burada duruyor. Zirve hırsı dağcının en son tercih edeceği şey olmalı. En iyi dağcı eve dönen dağcı, dağ izin verirse çıkarsın izin vermezse çıkamazsın. Özetle mevsimsel şartlara uygunluk, rota kabiliyeti, eğitim kabiliyeti ve fiziksel kapasitemizle beraber hırs yapmamamızla Türkiye’de büyük oranda dağcılığı yapabileceğiniz anlamına geliyor" ifadelerini kullandı.



Tehlikeyi ve doğal güzelliği birlikte yaşatan ’Aladağlar’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."
Isparta Tipi vurdu heyelan yolu kapattı, 2 çoban ve yaklaşık 650 küçükbaş hayvan yaylada mahsur kaldı Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Yarıkkaya köyünde, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanı ile yaylaya çıkan 2 çoban yoğun kar ve tipi ile birlikte meydana gelen toprak kayması nedeniyle geri dönemedi. Bulundukları yerde mahsur kalan çobanların sağlık durumlarının iyi olduğu, ekipler tarafından gerekli yaşam şartlarının sağlandığı ve sürüyü yalnız bırakmamak için yol yapım çalışmalarının tamamlanmasının ardından sürüleriyle birlikte bölgeden ayrılacakları bildirildi. Olay, sabah saatlerinde Yarıkkaya köyü sınırlarında bulunan Sultan Dağları yaylasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürülerini otlatmak için yaylaya çıkan çobanlar Bilal Akpınar ve Ömer Şahin, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanla birlikte yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle bulundukları yerde mahsur kaldı. Isparta Damızlık Koyun, Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Sarıdaş’ın ihbarı üzerine bölgeye AFAD ve İl Özel İdaresi ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, çobanların ve koyunların geçtiği güzergâhta zemin yapısının zayıfladığı, yağışların da etkisiyle yaklaşık 300 metrelik alanda meydana gelen toprak kayması sonucu yolun çöktüğü ve bu nedenle yaylaya ulaşımın sağlanamadığı ve bu yüzden geri dönemedikleri belirlendi. Bunun üzerine Yarıkkaya köyünden 3 traktörle yola çıkan 15 kişilik köy halkı ve bölgede bulunan ekipler, zorlu arazi şartlarına rağmen mahsur kalan çobanlara ve hayvanlara ulaşarak saman ve yiyecek ulaştırdı. Ancak yolun kapalı olması nedeniyle küçükbaş hayvanların yayladan indirilemediği öğrenildi. Sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilen çobanların, yol yapılana kadar sürülerini bırakmamak için bölgede kalmaya devam ettiği bildirildi. "İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz" Çobanlara yardım için bölgeye giden ve ilk ulaşan vatandaşlardan Mikail Şahin, "Orada sürümüz vardı ve bu olay nedeniyle 8-9 hayvanımız telef oldu. Sabah saat 06.30’dan itibaren onları kurtarmak için mücadele ettik, akşam saat 19.30 civarında çalışmaları sonlandırmak zorunda kaldık. Koyunlarımızı ve çoban arkadaşlarımızı gerekli imkanlar sağlanarak bulundukları yerde bıraktık. İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz. Biz haberi alır almaz bölgeye gittik ve tehlikeli yollardan geçerek çoban arkadaşlarımıza ulaştık. Allah’a şükür, sağlık durumları iyi. Yanımızda saman ve bazı malzemeler götürdük. Olay yerine vardığımızda sürüde kayıplar olduğunu gördük. Koyunları ve çoban arkadaşlarımızı geri getirmek istedik ancak önümüzde bir akarsu vardı ve yol olmadan bunu aşmamız mümkün değildi. Yoğun tipi vardı ve kar kalınlığı yaklaşık 50 santimetreye ulaşıyordu. Traktörlerimiz bile ilerlemekte zorlandı. Yolu açmak için çok çaba sarf ettik ancak başarılı olamadık. Herkese geçmiş olsun diliyorum" dedi. Yol yapım çalışmalarının sabah saatlerinde devam edeceği bildirildi.