SAĞLIK - 11 Şubat 2021 Perşembe 13:57

Anne sütü bebeği korona virüse karşı koruyor

A
A
A
Anne sütü bebeği korona virüse karşı koruyor

Tüm dünyayı etkileyen Kovid-19 gibi salgınlarda anne sütüyle beslenmenin çok daha önemli bir hale geldiğini işaret eden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr.

Tüm dünyayı etkileyen Kovid-19 gibi salgınlarda anne sütüyle beslenmenin çok daha önemli bir hale geldiğini işaret eden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Güngör Balta, “Dünya Sağlık Örgütü, Kovid-19’u da kapsayan tüm üst solunum yolu enfeksiyonlarında anne sütü ile beslenmenin bebeği koruyucu etkisinin olduğunu bildirmektedir” dedi.


Anne sütünün bebek için ideal, en uygun besin olduğunu ve her annenin sütünün kendi bebeğine özel farklılıklar içerdiğini dile getiren Medical Park Ordu Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Güngör Balta, anne sütünün Covid-19 virüsüne karşı koruyuculuk gösterdiğini belirterek anne sütünün önemi konusunda bilgilendirmede bulundu.



Anne sütü çocukların IQ’larını geliştiriyor


Anne sütü annenin bebeğine vereceği ilk ve en güzel hediye olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Güngör Balta, anne sütü ile beslenen bebeklerin daha iyi ve daha dengeli büyüdüklerini söyledi. Uzm. Dr. Güngör Balta, şöyle konuştu:


“Beyin ve nörolojik gelişimleri formula alan bebeklere göre daha öndedir. IQ’ları ortalama 10 puan daha fazladır, okul başarıları daha yüksektir. Enfeksiyonlara karşı dirençleri daha fazladır. Anne sütünde bulunan koruyucu antikorlar ve immun özellikler viral enfeksiyonlara direnç oluşumuna katkı verirler. Anne sütü ile beslenen bebeklerde zatürre yüzde 50 daha az ve bağırsak enfeksiyonları yüzde 30 daha az oranlarda görülmektedir. Anne sütü, son yıllarda çok önemli bir halk sağlığı sorunu olan obeziteye karşı da koruyucudur. Anne sütü alan bebeklerin hayatlarının herhangi bir döneminde diyabet gelişme riski çok azdır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) doğum sonrası bebeğin ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmesini önermektedir. 2 yaşına kadar uygun ek gıdalarla anne sütüne devam edilmesi önerilmektedir. DSÖ bebeğin ilk 6 ay anne sütü ile beslenmesinin sürdürülmesi ile her yıl dünyada 1.4 milyon bebeğin hayatının kurtulduğunu vurgulamaktadır.”



Kansere karşı koruyor


Bebeklerini emziren annelerin anne sağlığına birçok faydalarının olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Güngör Balta, şöyle devam etti: “Emziren anneler hormonların da etkisi ile kendilerini daha çabuk toparlamaktadır. Lohusalık dönemi çok daha kolay geçmektedir. Anne ile bebek arasında güçlü bir bağ oluşmakta ve sahiplenme duygusu artmaktadır. Annelerde psikolojik rahatlama olmakta ve doğum sonrası depresyon çok daha az görülmektedir. Emziren annelerde meme kanseri görülme oranı çok daha düşüktür. Anne sütü, rahim ve yumurtalık (over) kanserine karşı koruyucudur. Anne sütü ile beslenen bebeklerde kısırlık ve kemik erimesi gibi hastalıklar çok daha az görülmektedir.”



Korona virüs anne sütü ile bebeğe bulaşmıyor


Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Güngör Balta; anne sütünün Kovid-19 hastalığındaki rolünü ise şöyle anlattı:


“Kovid-19 pandemisi 2019 Aralık ayında Çin’de ortaya çıkmış ve dünyaya yayılmıştır. Görülen vakalar 20-30 yaş üzerindeki insanları daha çok kapsamaktadır. Bu yaş gruplarında emziren anneler de bulunmaktadır. Ancak anne sütü ile bu hastalığın bebeğe geçtiği henüz bildirilmemiştir. Anne sütü ile Kovid-19 bulaşını gösteren herhangi bir çalışma da yoktur. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından Kovid-19’u da kapsayan tüm üst solunum yolu enfeksiyonlarında anne sütü ile beslenmenin virüs sorununa yol açmayacağını, aksine bebeği koruyucu etkisinin olduğu bildirilmektedir. Emziren anne hastalığı sırasında kendi vücudu tarafından üretilen antikor denilen proteinleri anne sütü ile bebeğine vermekte ve geçirmekte olduğu hastalıktan bebeğini korumaktadır."



Anne sütü doğal bir aşıdır


Balta, çok sayıda bilimsel kuruluşun Kovid-19 salgını sırasında anne sütü ile beslenmenin önemli olduğunu vurguladığını da belirterek, “Salgınlar sırasında genel olarak aşı ile beslenmeye devam edilmesi önerilmektedir” dedi.



Kovid 19 olan anne bebeğini emzirirken maske takmalı


Emziren annenin Covid-19 pozitif olmasında emzirmeyi kesmesi gerekmediğini fakat annenin bazı önlemler almasını gerektiğini belirten Uzm. Dr. Güngör Balta, alınacak önlemleri şöyle sıraladı:


“Annenin emzirirken ya da sütünü sağarken maske takması gerekmektedir. Emzirmeden önce ellerini 20 saniye etkili bir şekilde yıkamalıdır. Bulunduğu odayı sık sık havalandırmalı ve kıyafetlerini 60-90 derecede normal deterjanla yıkamalıdır. Evde tedavi gören Covid-19 pozitif emziren anne bebeğinden ayrılmamalıdır. DSÖ belirtilen önlemlerin alınarak emzirmeye devam edilmesini önermektedir. Ev içi bulaşı önlemek içinde gerekli hassasiyet gösterilmelidir. Hasta kişi iyi havalanan odada izole edilmeli, el dezenfektanı kullanımı ve mesafeye dikkat etmelidir. Hastanede tedavi gören Covid-19 pozitif annenin bebeğinin anne sütü ile beslenmesi sağlanmalıdır. Hastanede yatan annelerinin bebeklerini emzirmesi, takip eden sağlık ekibinin yönlendirmelerine göre uygulanmalıdır.”



Bebek beşiği ile Kovid hastası annesinin yatağı arasında 2 metre olmalı


Emziren annenin bulaşı en aza indirmesi için bebeğini öpmemesi ve hijyen kurallarına da sıkıca uyması gerektiğini hatırlatan Uzm. Dr. Güngör Balta, şu uyarılarda bulundu:


“Bebeğin beşiği ile anne yatağı arasında en az 2 metre mesafe olması önemlidir. Bebek anne yanından ayrılırsa, sağılmış süt ile beslenmeye devam edilmesi sağlanmalıdır. Anne Covid-19 tedavisi alıyorsa kullandığı ilaçlara göre takip eden doktorun önerileri ile emzirmeye ara verilebilir. Bu dönemde anne sütü sağılıp atılmalıdır. Bebek yaşına uygun bir formül mama ile beslenmeye devam edebilir. Annenin kullandığı riskli ilaçlar ile tedavisi sonlandığında yine doktor kontrolü ile tekrar bebeğini emzirebilir. Kovid-19 aşısının emziren annelerin bebeklerindeki güvenliği hakkında yeterli veri mevcut değildir. DSÖ ve JCU I (Aşılama ve Bağışıklama Ortak Komitesi) emziren annelerinin Covid-19 aşılarını yaptırmaları yönünde tavsiyede bulunmuşlardır. Aşı bileşenlerinin anne sütüne geçme ihtimali düşüktür. Eğer bir miktar parça geçse bile, bunun bebeğin sindirim sisteminde parçalanarak bebeğe herhangi bir etki yapmayacağı düşünülmektedir. Emzirmek ve bebeğe ilk 6 ay sadece anne sütü verilmesi, anne ve bebek sağlığı açısından en faydalı olan beslenme biçimidir. Buna karşın ilk 6 ay anne sütüyle beslenme (dünyada yüzde 16, Türkiye’de yüzde 9.5) ve emzirmeye devam etme süresi, ülkemizde ve tüm dünyada istenen düzeyde değildir. Bu nedenle emzirme konusunda halkın bilinçlendirilmesi ve farkındalığın artırılması toplum sağlığı açısından önemlidir.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Terör gazisi, evinin bodrumunda kurduğu müzeyi Mehmetçik Vakfı’na bağışladı Kocaeli’de yaşayan terör gazisi Yaşar Saral (52), şehitlerin aziz hatırasını yaşatmak amacıyla evinin bodrum katını müzeye dönüştürdü. Çanakkale Savaşlarından kalma 111 yıllık materyaller, 80 yıllık denizci subay kılıcı ve Kore Savaşı’na ait miğferler gibi bine yakın tarihi objeye ev sahipliği yapan müzeyi Mehmetçik Vakfına bağışlayan Saral, evinin bahçesine de 260 şehit anısına fidan dikti. Bingöl’ün Genç ilçesinde 1994’te ve Kuzey Irak’ın Metina bölgesinde 1995’te bölücü terör örgütü mensuplarıyla girdiği çatışmalarda ağır yaralanarak gazi olan Yaşar Saral, şehit düşen silah arkadaşlarının anısını yaşatmak için 2022 yılının temmuz ayında evinin alt katına "Şüheda-i Vefa Emanetleri Beka Müzesi"ni kurdu. Yaklaşık 30 metrekarelik alanda kurulan ve bine yakın objenin bulunduğu müzede; Çanakkale Savaşı’ndan kalma 111 yıllık mataralar ve süngüler, 80 yıllık denizci subay tören kılıcı, Kore Savaşı’nda kullanılan miğferler, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’na ait gemi bayrağı ile şehit yakınları ve gaziler tarafından bağışlanan kişisel emanetler sergileniyor. "Aziz hatıraların yaşatılmasını istiyorum" Şuanda kamu personeli olarak çalışan evli ve 1 çocuk babası Yaşar Saral, müzenin şehitleri anmak ve unutturmamak maksadıyla kurulduğunu belirterek, "Benim de bir gazi olmam vesilesiyle birlikte görev yaptığım komutanlarımın, arkadaşlarımın ve silah arkadaşlarımın aziz hatıralarını yaşatmak adına böyle bir yer kurdum. Müzede bine yakın obje bulunuyor. Şehitlerimizin emanetleri ile Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde yer alan çeşitli teçhizatların modelleri burada sergileniyor. Hem asker hem de gazi olmam vesilesiyle bazılarını maddi imkanlarımla satın aldım, bazılarını ise komutanlarımızın, arkadaşlarımızın ve dostlarımızın desteğiyle temin ettim. Şehit yakınları ve gazi arkadaşlarımız da ’Bizlerin adı yaşasın’ diyerek kıyafetlerini ve çeşitli emanetlerini müzemize bağışladı" dedi. "Çanakkale Savaşı’ndan kalma yaklaşık 111 yıllık parçalarımız var" Müzesindeki en eserlerin 111 yıllık olduğunu vurgulayan Saral, "Çanakkale Savaşı’ndan kalma yaklaşık 111 yıllık parçalarımız var. Çanakkale’den matara, Fransız askerine ait mataralar, Mehmetçiğin süngüsü, Anzak, Fransız ve İngiliz askerlerine ait mermi ve şarapnel parçaları bulunuyor. Buradaki subay kılıcı ise yaklaşık 80 yıllık tören kılıcıdır. Bir denizci subayımıza, bir amiralimize ait eserdir" diye konuştu. Evini Mehmetçik Vakfı’na devretti Öte yandan Saral, müzenin bulunduğu evin bahçesinde oluşturduğu "Cennet Bahçesi"ne 2023 yılından bu yana, aralarında şehit öğretmenlerin de bulunduğu 260 şehit anısına fidan diktiğini anlattı. Gazi Saral, içerisinde müze ve şehit fidanlığının bulunduğu evini Mehmetçik Vakfı’na bağışladığını kaydetti. "Gençlere iyi anlamda örnek olabilirsek amacımıza ulaşmış sayılırız" Saral, müzeyi kurmadaki temel amacının gençlere tarihi anlatmak olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle noktaladı: "1915 Çanakkale Savaşı’ndan günümüzdeki terörle mücadele sürecine kadar her döneme ait objeler, anlatımlar ve örnekler bulunuyor. Ayrıca savunma sanayisinde yerli ve milli imkanlarla üretilen Anka, Bayraktar, gemiler, denizaltılar ve çeşitli silahların modelleri de burada sergileniyor. Aldığımız her nefesin birileri sayesinde olduğunu da asla unutmuyoruz. Gençlerin de bunu unutmamasını istiyoruz. Maddi olarak paha biçilemeyecek bir yer olsa da bizim için manevi değeri çok daha büyük. Gençlere iyi anlamda örnek olabilirsek amacımıza ulaşmış sayılırız."