POLİTİKA - 08 Ekim 2021 Cuma 15:21

Ankara’da Ordu rüzgârı

A
A
A
Ankara’da Ordu rüzgârı

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr.

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Ankara’da yaşayan Ordulular ile bir araya gelerek yapılan ve planlanan çalışmalarla ilgili istişarelerde bulundu.


Ordu Büyükşehir Belediyesi ve Ordu Kültür ve Sanat Derneği tarafından Ankara’da bir otelde düzenlenen programa Ankara’da yaşayan Ordulu bürokratlar başta olmak üzere, iş insanları, STK’lar ve birçok davetli katıldı.


30 Mart 2019 yerel seçimleri sonrası Ordu’da yapılan çalışmalarla ilgili olarak bilgi veren Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, görev süresinin ilk yarısını dolu dolu geçirdiklerini geriye kalan ikinci bölümü ise daha fazla yatırım ve daha fazla çalışma ile tamamlanacağını söyledi.



“Ordu ile Ankara arasında gönül bağı kurmak istiyoruz”


Ordu ve Ankara arasında bir gönül bağı kurmak istediklerini belirten Başkan Güler, " Bizim şu an üst kimliğimiz Ordulu olmak. Ordulu olmanın bilinci ile hiçbir fikir ayrımı olmadan, görüş ayrımı olmadan, siyasi fark gözetmeden, inanç farkı gözetmeden Ordulu üst kimliği ile burada bir aradayız” dedi.


Güler, şöyle devam etti:


“Amacımız bunu hem kurumsal hem geleneksel hale getirmek. Bu birlikteliği daha somut uygulanabilir projelerle Ordu ile Ankara arasında bir gönül köprüsü halinde bir araya getirmektir. Müthiş bir gücümüz var. Bu potansiyel bir enerji olarak gözüküyor, biz bunu kinetik enerjiye dönüştüreceğiz. Durgun su olarak baraj da değil onu hareket haline getiren enerjiye çevirmemiz lazım. Ordu’nun bu denli büyük bir kabiliyeti var. Mesela İstanbul’da ikinci nüfusuz. Ama bununla doğru orantılı olarak siyasete de bürokrasiye de bu yansımıyor. Bunun bilincinde hareket edeceğiz. Yani gücümüze ve kuvvetimize inanacağız. Bununla doğru orantılı olarak da iş yükleneceğiz. Gölgede duranın gölgesi olmaz. Biz büyükşehir olarak Ordu olarak buna hazırız"



“Ordu dünyanın en güzel şehirlerinden birisi”


Ordu’nun dünyanın en güzel şehirlerinden birisi olduğunun altını çizen Başkan Güler, yaptığı açıklamalarda şunları belirtti:


"Ordu dünyanın en güzel şehirlerinden bir tanesidir. Bu güzel şehrin 19 tane de birbirinden güzel kardeşleri var. Biz bu güzelliği kinetik enerjiye dönüştürmek istiyoruz. Ordu hem siyasette hem bürokrasi de güçlü ancak bunu dışa vuramıyor. Yapacağımız çalışma ile bunu ortaya çıkartacağız. 19 ilçenin 19’unda da çok farklı bir tabiat zenginliği var. Yayları, kanyonları, vadileri. Şelaleler şehri aslında Ordu. Kırsal yol ağı en uzun iliz. 27 bin 500 km yol var. Birkaç tane Davos var, sahilde birkaç tane Portofino var. Birkaç tane Monoco, bir kaçtane İnsburg var. Yani Ordu’da yok yok. Bunların hepsi sizleri bekliyor. Gelin bunları değerlendirelim. Bizim komşularımız artık Giresun, Samsun, Sivas ve Tokat değil. Bizim komşularımız Rusya, Ukrayna, Gürcistan. Karadeniz-Akdeniz Yolu ile 6 saatte Mersin’e inebiliyorsunuz. Ordu ile Mersin arasında 41 vilayet var. Buralar İthalat ve İhracatını bu iki uçta yapacak. Biz Sivas’ın Kayseri’nin artık sahil kenti olduk"



“Ordu’da değişim ve dönüşüm yapıyoruz”


Ordu’da değişim ve dönüşümün mimarı olduklarını ifade eden Başkan Güler, şöyle konuştu: "ORBEL şirketimiz otoparklar ile uğraşıyordu. 15 milyon TL değeri vardı şimdi 135 milyon TL. Şu anda iş yapıyor. Tarım şirketimiz ORTAR var. Biz tüm ürünleri deniyoruz. Bunun yanına halkı üretime dahil ettik. Bizim başından bu yana sloganımız, “Düşünen, Üreten, Yarışan Ordu” bu sloganla Ordu’da bir dönüşümü oluşturuyoruz. Tarım şirketimiz bu manada siyez buğdayı üretiyor, Mesudiye’de Salep üretiyor. Bunların dışında tıbbi aromatik bitkilere girdik. Bir dönüm fındıktan ortalama 2 bin TL kazanılıyor. Tıbbi aromatik bitkilerde bu oran 25-30 bin TL aralığına çıkıyor. Fındık bize Allah’ın bir lütfu, bu lütufların sayısı sınırsız Ordu’da var"



“Tarım ve hayvancılığa ağırlık verdik”


Klasik belediyecilik anlayışının dışına çıkarak önemli çalışmalara imza attıklarını söyleyen Başkan Güler, Ordu’da tarım ve hayvancılığın tekrar yaygınlaşması için çalışma yaptıklarını söyledi.


Başkan Güler açıklamasında şu ifadelere yer verdi:


"Ordu’da tarım ve hayvancılığın tekrar artması için çalışma başlattık. Bunun için Mesudiye ilçemizde Hayvan Oteli ve İnek kiralama merkezini ilçe belediyemiz ile kurduk. Bu sayede vatandaşlarımız hayvanlarını buraya bırakıp il dışına gidebiliyor. Yazın geldiklerinde tekrar hayvanlarını alıp onu etinden veya sütünden yararlanabiliyor. Bunun haricinde atıl durumdaki arazileri tekrar tarıma kazandırdık. Seralar kurduk. Birçok ürünün tekrar ekilmesi için çalışma yaptık. Bu ürünleri yine belediye olarak üreticilerimizden satın alarak hem onların ev bütçelerine katkı sunduk, hem de ürün çeşitliliği sağladık. Ayrıca bu ürünlerin satışı için ilimizde satış noktaları oluşturduk. Ayrıca Akkuş ilçemizde üretimi yapılan Akkuş fasulyesinin satışı ve Mesudiye’de üretimi yapılan ürünlerin satışı için İstanbul’da mağazalar açtık. Damızlık kaz’lar’dan tutunda, yarka pilici, halep keçisi, manda, damızlık koyun, bıldırcın ve daha birçok üretim ve hayvancılığı teşvik konusunda önemli çalışmalara imza attık. Bu yapılan çalışmalarla birçok hemşehrimiz kendilerine ekonomik girdi sağlıyor"



“Ordu sıra dışı bir il olma yolunda hızla ilerleme gösteriyor”


Ordu’nun sıra dışı bir il olma yolunda önemli adımlar attığını söyleyen Başkan Güler, "Ben Ordu’nun geleceğini çok iyi görüyorum. Sizlerle başlattığınız bu birlikteliği her alanda devam ettirelim. Bunu sadece Ankara ile değil, İstanbul’da ve diğer şehirlerde bulunan Ordulularla yapalım. Bu toplantıyı birlik ve beraberliğimizin ilk adımı olarak görün. Daha sonra yapacağımız çalışmalarla ve toplantılarla daha kapsamlı çalışma yapalım. Çok güçlü bir kadromuz var. Burada dışardan gelen ancak bir Ordulu arkadaşımızdan daha Ordulu olan bürokrat arkadaşlarımız var. Biz bu toplantı ile farklı bir boyuta geçtik. Ordu sıra dışı bir olma yolunda sağlam adımlarla hızla yürümeye devam ediyor. Bu ilerleme yolunda Ankara’da bulunan siz kıymetli Orduluların bu konuda bizleri desteklemenizi bekliyorum" diye konuştu.



“Ordu ile gönül bağı kurun”


Ankara’da yaşan Orduluların Ordu ile gönül bağı kurmalarını isteyen Başkan Güler, "Biz sizlerin emrinizdeyiz. Sizlerin her zaman yanında ve destekçininiz. Bizim de tabi sizlerden istediğimiz. Bakanlıklarda ve kurumlarda olmanız nedeniyle buradaki imkânlardan ve projelerden bizlerin haberi olsun. Hepiniz bizlerin buralardaki elçilerimiz olun. Ankara’da bulunan tüm bürokrat arkadaşlardan Ordu ile bir gönül bağı kurmalarını istiyoruz. Bizim çalışmalarımızda sizlerin de katkılarını bekliyoruz" diye konuştu


Ordu Kültür Sanat Derneği Başkanı Ayhan Cürebal ise konuşmasında düzenlenen etkinlik dolayısıyla Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’e teşekkürlerini iletti.


Programın son bölümü ise soru cevap şeklinde devam etti. Ankara’da yaşayan Orduluların sorularına içtenlikle cevap veren Başkan Güler, aynı zamanda talep ve önerileri de dinledi. Başkan Güler’in çalışmalarını memnuniyetle takip ettiklerini belirten Ordulular, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’e teşekkür ettiler.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Kacır: ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir’’ Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Turkcell’in hayata geçirdiği ‘Yarının Teknoloji Liderleri’ proje yarışmasında ödül töreninde konuştu. Kacır, ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi çoğunlukla maddi değildir. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir’’ dedi. Turkcell’in, gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini ortaya çıkarmak amacıyla bu yıl ikincisini düzenlediği "Yarının Teknoloji Liderleri" proje yarışmasının ödül töreni Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ev sahipliğinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleşti. Türkiye’de üniversitelilere yönelik proje yarışması olan "Yarının Teknoloji Liderleri"nde birinci olan SIGNIFY projesi 1 milyon TL, ikinci MEMOVISION projesi 800 bin TL, üçüncü SMELLCONTROL projesi ise 600 bin TL ile ödüllendirildi. Ayrıca jüri tarafından belirlenen CYBERKIDS, ENERATICS ve KAZAI projelerine de 300 bin TL’lik para ödülü takdim edildi. Törende açıklamalarda bulunan Bakan Kacır, ‘‘Türkiye’nin teknoloji alanında elde ettiği kazanımlar, kendine has bir ekosistem inşasını ve kendine has bir teknoloji geliştirme yolculuğunu da ifade ediyor. Kendine has bir ekosistem dediğimizde aslında çok bileşenli bir yapıdan bahsediyoruz. Altyapılarıyla, üniversiteleriyle, araştırma merkezleriyle, laboratuvarlarıyla, teknoparklarıyla, yazılımcılarıyla ve elbette girişimcileriyle adeta bir sinir ağında ortaklaşa çalışan inovasyon zekası Türkiye’nin teknoloji ekosistemi. Bu zeka dünyada parmakla gösterilen başarılara imza atıyor" dedi. Türkiye’de teknoloji ve inovasyona yapılan yatırımlara ilişkin de bilgi veren Bakan Kacır, ‘‘Türkiye son 23 yılda araştırma, geliştirme ve inovasyona daha önceki dönemlerle mukayese edildiğinde çok daha fazla kaynak ayırıyor. 23 yıl öncesinde Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 1 milyar dolardı. Şimdi Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 20 milyar dolar. 23 yıl öncesinde Türkiye’nin 29 bin Ar-Ge insan kaynağı vardı. Şimdi Türkiye’de 311 bin Ar-Ge insan kaynağı var. 23 yıl önce Türkiye milli gelirinin yüzde 0,5’ini Ar-Ge’ye ayırmaktaydı. Şimdi milli gelirimizin yaklaşık yüzde 1,5’ini araştırma geliştirme faaliyetlerine ayırıyoruz. İtalya gibi, İspanya gibi ülkelerle milli gelirimizden Ar-Ge ayırdığımız pay çok yakın seviyelerde. Türkiye bugün 114 teknoparkında 13 bin teknoloji girişiminin inovasyon yaptığı bir ülke. Türkiye bugün özel sektörde bin 700’den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezine sahip bir ülke’’ ifadelerini kullandı. ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir’’ Teknoloji girişimlerinin sermayesinin maddi olmadığını vurgulayan Kacır, ‘‘Borçlanma enstrümanları yani daha yaygın kullandığımız haliyle krediler, çoğunlukla sizin sunacağınız teminatlar karşılığında size verilir. Yani bir kredi talep ettiğinizde çoğunlukla o krediyi geri ödeyememeniz halinde hangi teminatlarla borcunuzu karşılayabileceğiniz, daha açık ifadesiyle tapunuzun, araba ruhsatınızın olup olmadığı sorulur. Teknoloji girişimlerinin sermayesi çoğunlukla maddi değildir. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir. Teknoloji girişimlerinin büyümesini sağlayacak olanlar borçlanma değil, sermaye yatırımları, sermaye ortaklıklarıdır’’ diye konuştu. ‘‘Son beş yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı’’ Türkiye’de teknoloji girişimlerine yapılan girişim sermayesi yatırımlarını büyütmeye çalıştıklarını söyleyen Kacır, ‘‘Son beş yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı. Bir önceki beş yılda bu tutar 550 milyon dolardı. Ondan önceki beş yılda bu tutar 280 milyon dolardı. Yani katlanarak büyüyen bir yatırım ölçeğinden bahsediyoruz. Bu ölçeğin büyümesi için pek çok tedbir alıyoruz. Bir yandan kamu kaynaklarını girişim sermayesi fonlarına yönlendiriyoruz. Fonların fonu mekanizmaları kuruyoruz. Eş finansman mekanizmaları kuruyoruz. Kamunun bir lirasını özel sektör üç lira, beş lira eklesin ve Türkiye’nin teknoloji girişimleri yatırım ortaklıklarıyla büyüsün istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Turkcell olarak temel yaklaşımımız, teknolojiyi insan için faydaya dönüştürmek" Törenin açılış konuşmasını yapan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ise gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini desteklemek amacıyla geçtiğimiz yıl başlatılan projenin önemine işaret ederek şunları söyledi: "Turkcell olarak ülkemizin dijitalleşme yolculuğuna 30 yıldan uzun süredir öncülük ediyoruz. Bu yolculukta Turkcell’i Türkiye’nin teknoloji lideri yapan en temel yaklaşım ise ‘Teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek’. Bizim için teknoloji; insanın hayatına dokunduğunda, bir ihtiyaca cevap verdiğinde ya da bir gencimizin önünde yeni bir kapı açtığında gerçek anlamını buluyor. Yarının Teknoloji Liderleri Proje Yarışması da bu anlayışın somutlaşmış hali. Gençlerimizden aldığımız motivasyonla bu yıl yarışmanın kapsamını daha da genişlettik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne de projemizi açtık. 71 ilden 161 üniversitenin katılımıyla toplam 829 proje yarıştı. Yarının Teknoloji Lideri olmak için geliştirilen projelerin sayısı geçen yılın iki katını aştı. Bu başarının arkasında güçlü bir ekosistem var. Devletimizin ortaya koyduğu vizyon, sağladığı destek ve açtığı alan, gençlerimizin yolunu açıyor. Kamu, üniversite ve özel sektörün aynı hedefte buluştuğu bu yapı, ülkemizin teknoloji yolculuğuna hız kazandırıyor." "Gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" Konuşmasında gençlere de seslenen Genel Müdür Koç, "Bir fikre sahip çıkmak, yarına sahip çıkmaktır. Bu cesaretin, herhangi bir ödülden daha değerli olduğunu lütfen aklınızdan çıkarmayın. Yalnızca ödül alanlar değil; fikrinin peşinden gitme cesareti gösteren herkes bu yarışmanın kazananıdır. Ortaya koyduğunuz her fikir, yazdığınız her bir kod, bu ülkenin güçlü yarınlarına atılmış birer imzadır. Bundan böyle de sizlerin yanında olmaya ve ‘Turkcell ile Yarınlar Senin!’ demeye devam edeceğiz. Ödül almaya hak kazanan arkadaşlarımızı, finale kalan 12 ekibi ve başvuru yapan her bir gencimizi yürekten kutluyorum. Bu vesileyle vizyonlarıyla bu sürece yön veren Sayın Bakanımıza ve devletimizin değerli temsilcilerine saygılarımı sunuyorum. Ayrıca İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcımız Erkan Durdu liderliğinde İnsan Kaynakları ekiplerimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, kıymetli jürimize ve üniversitelerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Yarının teknoloji liderlerinin geliştirdiği projeler Yarışmada birincilik ödülünü "Signify" projesi kazandı. Proje, işitme engelli bireylerin bankacılık ve sağlık gibi temel hizmetlerde tercümana bağımlı kalmamalarını hedefliyor. Signify, mahremiyet ve iletişim kopukluğunu, yapay zekâ destekli çift yönlü anlık çeviri ile ortadan kaldırmayı sağlıyor. İkinciliği ise dijital reklamcılıkta içeriklerin etkisini ölçmek için kullanılan kampanya sonrası yöntemlerin maliyetli ve yavaş olması sorununa çözüm getiren "MEMOVISION" kazandı. "Smellcontrol" projesi ise üçüncülük ödülünü kazandı. Endüstriyel tesisler ve kentsel alanlardaki gaz sızıntıları ile uçucu organik bileşiklerin (VOC) geleneksel yöntemlerle ayırt edilememesi sorununu, çoklu gaz karışımlarını eş zamanlı analiz ederek çözmeyi amaçlıyor. İlk 3’ün yanı sıra 300’er bin TL para ödülüne layık görülen projeler ise şunlar oldu: "Sosyal Okuryazarlılık" ödülüne "Cyberkids" projesi layık görüldü. Proje, internet kullanım yaşının düşmesiyle çocukların maruz kaldığı siber zorbalık, veri ihlalleri ve oltalama (phishing) gibi tehditleri, çocukların bilişsel seviyesine uygun oyunlaştırılmış yöntemlerle önlemeyi amaçlıyor. "Sürdürülebilir Gelecek" ödülünü "ENERATICS" projesi aldı. Eneratics, veri merkezlerinde enerji maliyeti ve karbon ayak izini düşürmek için IT iş yükü, soğutma (HVAC) ve batarya sistemlerini koordine eden gerçek zamanlı bir enerji orkestrasyon katmanı sunuyor. "Ölçeklenme Potansiyeli" ödülünün sahibi "KazAI" projesi oldu. Yarışmaya katılan ve trafik kazaları sonrası manuel yürütülen ve haftalar sürebilen hasar tespiti, kusur oranı belirleme ve maliyet hesaplama süreçlerini dijitalleştirerek, operasyonel yükü ortadan kaldırmayı hedefliyor.
İstanbul Fenerbahçe, Euroleague’de 8. kez Final Four’a gidiyor Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague play-off serisi 4. maçında Litvanya ekibi Zalgiris Kaunas’ı uzatmalar sonucu 94-90 mağlup ederek seride durumu 3-1’e getirdi. Sarı-lacivertliler, 8. kez Final Four’a katılma başarısı gösterdi. Euroleague play-off serisi dördüncü maçında Fenerbahçe Beko, deplasmanda Litvanya temsilcisi Zalgiris Kaunas ile karşı karşıya geldi. Serinin ilk 2 maçını evinde oynayan sarı-lacivertliler, ilk maçı 89-78, ikinci maçı 86-74’lük skorlarla kazandı. Geçtiğimiz çarşamba günü rakibinin sahasında parkeden mağlup ayrılan Fenerbahçe, bugün de deplasmanda normal süresi 80-80 biten karşılaşmayı 94-90 kazandı ve seriyi 3-1’e getirdi. Jasikevicius’un öğrencileri bir kez daha Final Four’a gitmeye hak kazandı. 8. kez Final Four bileti Avrupa basketbolunun son yıllarda en önemli takımlarından olan Fenerbahçe, 8. kez bu organizasyonda boy gösterecek. 2015-2019 yılları arasında üst üste 5 kez bu organizasyonda sahne alan Kanarya, daha sonra ise 2024 Berlin, 2025’te Abu Dabi’deki Final Four’da mücadele etti. Sarı-lacivertliler, ilk kez 2017 yılında İstanbul’un ev sahipliğinde kupayı kazanırken, geçtiğimiz yıl da ikinci kez Euroleague şampiyonu olmayı başardı. Fenerbahçe, Final Four’a en çok katılım sağlayan Türk takımı olma ünvanını da taşıyor. 2026 Euroleague Final Four, 22-24 Mayıs tarihlerinde Yunanistan’ın başkenti Atina’da düzenlenecek. Jasikevicius 7. kez Aralık 2023’te takımın başına geçen Sarunas Jasikevicius, sarı-lacivertlileri üst üste 3 sezonda Final Four’a taşıdı. Sporculuk kariyerinde birçok başarıya sahip olan Litvanyalı koç, antrenörlük kariyerinde de 7. kez Dörtlü Final’de mücadele verecek. Barcelona ile birer kez ikincilik, üçüncülük ve dördüncülük yaşayan Jasikevicius, bir kez de Zalgiris Kaunas takımıyla turnuvayı üçüncü tamamladı. Geçtiğimiz sezon da Fenerbahçe ile şampiyonluk yaşadı.