- 21 Aralık 2021 Salı 09:07

Geleceğin pilotları hayallerini uçuracak

A
A
A
Geleceğin pilotları hayallerini uçuracak

Ordu’nun Ünye ilçesi Yunus Emre İlkokulu 4.

Ordu’nun Ünye ilçesi Yunus Emre İlkokulu 4. sınıf öğrencileri “Model Uçak Projesi” kapsamında hazırlayacakları model uçaklarla birlikte mayıs ve haziran ayında açacakları sergi ile beraber hayallerini uçuracak.


Türk Hava Kurumu(THK) tarafından düzenlenen model uçak öğretmenlik kursunu bitirerek öğrencileriyle birlikte projeyi okulunda hayata geçiren Yunus Emre İlkokulu sınıf öğretmeni Hüseyin Samet İşçi, öğrencileriyle birlikte tasarladığı model uçakları Mayıs ile Haziran aylarında düzenleyecekleri sergi ile uçurmayı hedefliyor.



“25 öğrencimiz hayallerini uçuracak”


Türk Hava Kurumu tarafından verilen kursu bitirerek öğrencileriyle birlikte bu projeyi hayata geçiren sınıf öğretmeni Hüseyin Samet İşçi, ”Türk Hava Kurumu’nun açmış olduğu model uçak öğretmenlik kursuyla bu uçak çalışmalarına başladım. Türk Hava Kurumu İnönü Şubesinde bu kursu aldıktan sonra neden öğrencilerimizle birlikte yapmalım dedik. Okulumuzda ve okulumuzun dışında çok güzel dönüşler aldık. Öğrencilerimizde bu model uçaklarla uğraşırken çok sevmeye başladılar. Uçağımız ata model bir uçaktır. Bu uçaklarımızın yapılmasında çocuklarımız hem el becerilerini geliştiriyorlar hem de hayallerini uçurmak için bu modelle uğraşıyorlar. Türk Hava Kurumuna bu projeyi sunduğumuzda yıllık bir plan göstererek onların tamamen ücretsiz olan malzemeleri göndermeleri sonrası 25 öğrencimizle bu projemize başladık. Sene sonuna kadar aldığımız model uçakları tamamen bitirdikten sonra okulumuzun sene sonunda açacağı sergi ile bunu sunmayı planlıyoruz” dedi.


Yapılan proje ile öğrencilerinin her birinin ayrı ayrı hayallerle başladığını ifade eden Hüseyin Samet İşçi, "Çocuklarımız bu projeyle uçmanın ve uçurmanın genel prensiplerini öğreniyorlar. Kanat, dümen ve bir uçak nasıl havalanır onu öğrenerek bir arada tasarlıyorlar. Çocuklar bunu hayal ederek başladılar” diye konuştu.



“En büyük hayalim pilot olmak”


Gerçekleşecek proje içerisinde yer alan ve 25 öğrenciden biri olan 4. sınıf öğrencisi 9 yaşındaki Fatih Ilık ise, ”Bu bizim için çok güzel bir proje. Öğretmenimiz bizimle iyi anlaşıyor. Proje tamamlandığında uçurmayı çok istiyoruz. Çabuk bitirmek istiyorum ama yanlışım olmaması içinde dikkat ediyorum. Yılsonunda diğer arkadaşlarımıza bu projemizi hayata geçirdiğimizde onlara uygulamalı anlatırken bizler de hayallerimizi uçuracağız. Onlar da bu projemizi görecekler ve öğrenecekler. En büyük hayalim pilot olmak ve gökyüzünde uçakla uçmak istiyorum” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.