SAĞLIK - 14 Şubat 2022 Pazartesi 09:55

Psikolog Kırım: ”Sevginin iyileştirici gücü var”

A
A
A
Psikolog Kırım: ”Sevginin iyileştirici gücü var”

Sevginin literatürde ‘iyileştiren bir eylem’ olarak yer aldığını söyleyen Psikolog İrem Naz Kırım, “Anne kucağına verildiğimiz andan itibaren salgıladığımız hormonlarımız kişiler arasındaki bağımızı, güvenimizi, ilişkilerimizi güçlendirmemizi sağlarken, kaygıyı, korkuyu ve psikolojik hastalıklara yakalanma ihtimalimizi düşürüyor” diyerek 14 Şubat Sevgililer Günü dolayısıyla sevginin iyileştirici gücünü anlattı.

Sevginin literatürde ‘iyileştiren bir eylem’ olarak yer aldığını söyleyen Psikolog İrem Naz Kırım, “Anne kucağına verildiğimiz andan itibaren salgıladığımız hormonlarımız kişiler arasındaki bağımızı, güvenimizi, ilişkilerimizi güçlendirmemizi sağlarken, kaygıyı, korkuyu ve psikolojik hastalıklara yakalanma ihtimalimizi düşürüyor” diyerek 14 Şubat Sevgililer Günü dolayısıyla sevginin iyileştirici gücünü anlattı.


Aşkın insanlarda kendini fiziksel belirtilerle belli ettiğini belirten Medical Park Ordu Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden İrem Naz Kırım, “Âşık olduğunuz kişiyi gördüğünüzde kalbiniz çok hızlı çarpar, göz teması kurmakta zorlanırsınız, geceleri onu düşler ve arzularsınız. Onu elde etmek için ‘yapmam’ dediğiniz farkına varmadan yapabilirsiniz. Aşk, düşüncenin azaldığı dürtülerin arttığı bir histir. Sevgi ise, o kişiyi gördüğünüzde huzur bulmanız, tüm o paniklerinizin geçtiği, kendinizi olduğunuz gibi yansıtabildiğiniz, sizi siz olduğunuz için her halinizle sevdiğini bildiğiniz, güven duygusuyla hareket ettiğiniz bir histir” dedi.



Aşkta sahip olma duygusu hâkim


Mitolojide Zeus ve Hera’nın ile evliliğine dayanan Sevgililer Günü kutlamalarının, her yıl 14 Şubat’ta genç kızların kura ile genç erkeklerle eşleşerek bereketlendirileceğine inanılan bir gün olarak nitelendirilerek zamanla bir gelenek halini aldığını hatırlatan Psikolog İrem Naz Kırım, aşkın ve sevginin insan psikolojisinde etkileri hakkında şu bilgileri paylaştı:


“Aşkta ünlü psikanalist, sosyolog ve filozof Erich Fromm’un da belirttiği gibi ‘sahip olma’ arzusu hâkimken sevgide ‘olma’ arzusu hâkimdir. Fromm, sevginin sahip olmak ve olmak ayrımından şöyle bahseder; “Sevmek, sevilen insanı canlandırmak, onun yaşam duygusunu arttırmak ve aynı zamanda kendinin de canlandığı ve yenilendiği bir süreçtir. Eğer sevgi sahip olmak türünde ele alınırsa o kişiyi kendinin kılmak, denetim altına almak anlamına gelir ve bu durum engelleyici bir eyleme dönüşür. Çoğu aşk olarak belirtilen şey, sevme beceriksizliğini gizlemek için kullanılan bir maskedir. Aşk adı altına yapılan kıskançlıkları, aşırı kuralcı ve kontrolcü sevgilileri, kısıtlayıcı tüm eylemleri ve hatta aşk cinayetlerini Fromm aslında o kişilerin sevmeyi bilmeme, becerememesi olarak nitelendirmiştir.”



Aşırı kıskançlık çok sevmekten değil, özgüvensizlikten gelir


Psikolog İrem Naz Kırım, “Seven insan kıskanır, birbirimizde sosyal medyalarımızın şifrelerinin olması çok normal, severim de döverim de, gittiği her yeri haber vermek zorunda, ne giydiği, kimle gittiği, ne zaman geleceğini bilmem lazım” gibi kontrolcü sözlerin aslında bazı kişilerin sevme beceriksizliğini dışarı vurduğunu vurgulayarak şöyle devam etti: “Bu gibi cümleleri sık sarf etmek aslında sizin sevmeyi değil, sahip olmayı istediğiniz anlamına geliyor. Hayır, o kişi sizin değil. O bir birey ve karşılıklı sevgi besliyorsunuz. Siz olmadığınız zamanda da hayatına devam etti, etmeye devam edecektir. O kişi benimdir, dediğiniz zaman sevdiğiniz kişi birey olmaktan çıkıp bir nesne haline dönüşüyor. Kontrol etmeye çalışmanız o kişiye karşı güvensizliğinizi, hatta özünde özgüvensizliğinizi gösteriyor. Yani, aşırı kıskanmak çok sevmekten değil, aksine öz güvensizlikten gelmektedir.”



Sevgi insan sağlığına iyi gelir


Sevginin özünde iyileştiren bir eylem olarak literatürde yerini aldığını belirten Psikolog İrem Naz Kırım, şunları söyledi:


“Anne kucağına verildiğimiz andan itibaren salgıladığımız hormonlarımız kişiler arasındaki bağımızı, güvenimizi, ilişkilerimizi güçlendirmemizi sağlarken kaygıyı, korkuyu ve psikolojik hastalıklara yakalanma ihtimalimizi de düşürüyor. Örneğin oksitosin hormonu anne bebek arasındaki bağlanma davranışının oluşmasında önemli rol oynamanın yanı sıra stresi de azaltarak hem fizyolojik hem de psikolojik rahatlama sağlıyor. Vazopresinin ise sosyal etkileşimlerimizde rol aldığı ve düzenleyici olduğu bulunmuştur. Serotonin, dürtülerimizi kontrol altına alan, enerjimizi ve libidomuzu arttıran bir hormondur. Uyku ve iştahımızın düzenlemesinde rol oynar. Sevdiğimiz kişiye karşı hissettiğimiz bu yoğun duygunun kontrolünü, yeme ve uyku alışkanlıklarımızı düzenleyerek ruh halimizi dengede tutmamızı sağlar. Dopamin ise motivasyon ve koşullanmada rolü olan bir nörotransmitterdir. Heyecanı tetikler, anlık zevk almamızı sağlar. Hormonların yanı sıra sevgi, güven ihtiyacımızı, aitlik duygumuzu artırırken, yalnızlık hissimizi azaltmamızı ve sevilme ihtiyacımızın da karşılanmasını sağlar.”



İnsanca sevmeyi bilmek gerekiyor


Sevginin güzel ve yoğun bir duygu olmasına rağmen sevme adı altında yapılan birçok davranışın bir o kadar zararlı ve yıpratıcı olabileceğini vurgulayan Psikolog Kırım, “Bu ikisinin ayrımına vardığınızda sevdiğinizi ya da sevildiğinizi anlamış ve diğer yapılan davranışların aslında psikolojik şiddet olduğunu fark etmiş olursunuz. Goethe’nin de dediği gibi, sevmek insanca bir şey, ancak insanca sevmeyi bilmek lazım. Sevmeyi öğrendiğiniz, yalnızca sahip olmakla ilgilenmediğiniz, psikolojik şiddetin ayrımına varabildiğiniz ve sevginizi bir günle ya da hediyeyle ifade etme gereği duymadığınız, rahatlıkla istediğiniz her zaman diliminde ifade edebildiğiniz nice Sevgililer Günleri dilerim” diyerek sözlerini noktaladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Araç sürerken boğazına erik kaçtı, hayatını Yunus polisleri kurtardı Konya’da trafikte seyir halindeyken boğazına erik kaçan sürücü, durdurduğu Yunus polisleri tarafından Heimlich manevrasıyla kurtarıldı. O anlar bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, dün akşam merkez Selçuklu ilçesi Kılınçarslan Mahallesi Şefikcan Caddesi’nde meydana geldi. Trafikte seyreden bir minibüs sürücüsü erik yerken boğazına kaçtı. Nefes alamayan sürücü, bu sırada gördüğü Yunus polislerini korna çalarak durdurdu. Araçtan inen sürücü, el işaretleriyle polislere nefes alamadığını anlatmaya çalıştı. Durumu fark eden polisler, uyguladıkları Heimlich manevrası ile sürücünün hayatını kurtardı. Bir süre oturan sürücü, daha sonra ayağa kalkarak hayatını kurtaran polislere teşekkür etti. O anlar bir iş yerinin güvenlik kamerasına anbean yansıdı. "Vatandaşlarımıza yardımcı olmak adına biz her zaman sahadayız" Olayı anlatan Konya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Yunus Timi’nde görevli Salih Bulut, "Rutin devriye görevini ifa ettiğimiz sırada bir aracın bize uzun süreli korna çaldığını fark ettik. O esnada biz onu görünce durduk. Şahıs arabasının kapısını açtı. Daha sonra Celalettin arkadaşımız sürücünün boğazında bir şeyin takıldığını fark ederek, direkt boğulan kişiye doğru koştu. Şahsa Heimlich manevrası yaparak boğazına takılan bir parça eriği çıkardı. Daha sonra şahıs kendine geldi ve kendini iyi hissettiğini belirterek olay yerinden uzaklaştı. İşimiz bu olduğu için de mutlu oluyoruz" dedi. Hayat kurtardığı için mutlu olduğunu belirten polis memuru Celalettin Öztürk de, "Bu zaten bizim görevimiz. Aldığımız eğitimlerin karşılığını bu şekilde veriyoruz. Vatandaşlarımıza yardımcı olmak adına biz her zaman sahadayız" diye konuştu.
Kocaeli İşçi ve emeğin kenti Kocaeli’de 1 Mayıs halaylarla kutlandı Kocaeli’de sendikalar ve meslek örgütlerinin çağrısıyla bir araya gelen gruplar, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü coşkuyla kutladı. Kilometrelerce kuyruğun oluştuğu yürüyüşte sloganlar atıldı, halaylar çekildi. Emek ve Demokrasi Platformu’nun çağrısı, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin destekleriyle organize edilen program için katılımcılar Sabri Yalım Parkı’nda bir araya geldi. Polis ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri aldığı güzergahta, kilometrelerce uzunluğunda kortej oluşturan gruplar, sloganlar atarak miting alanının bulunduğu Real AVM mevkiine kadar yürüdü. "Ölümüne çalışmaya son vereceğiz" Miting alanında platform adına ortak basın açıklaması yapıldı. İşçilerin, kamu emekçilerinin, gençlerin ve emeklilerin sorunlarına değinilen açıklamada, "Emeğimizin hakkını istiyoruz. Gelirde, vergide ve ülkede adalet istiyoruz. Biz barış içinde, kardeşçe yaşamak istiyoruz. Bugün burada sadece talep etmek için değil ortak bir iddiayı haykırmak için 1 Mayıs alanlarında toplandık. Bu düzeni biz değiştireceğiz. Birleşeceğiz ve değiştireceğiz. Ücretlerimizin enflasyon karşısında eritilmesini birleşerek durduracağız. Güvencesiz işlerde, uzun saatler boyunca, tükene tükene çalışmaya, ölümüne çalışmaya son vereceğiz" denildi. Kamusal hizmetlerin ulaşılabilir ve nitelikli olması gerektiği vurgulanan açıklamada, daha fazla istihdam, güvenceli iş ve ücrette eşitlik talep edildi. Uluslararası barış mesajı Küresel meselelere ve Gazze’deki duruma da tepki gösterilen açıklamanın devamında, "ABD emperyalizmi, İsrail ve işbirlikçi devletlerin haksız hukuksuz savaşlarına karşı, tüm halklar omuz omuza mücadele edeceğiz. Uluslararası dayanışmayı büyütecek, halkların ortak mücadelesini güçlendireceğiz. Barışı ve demokratik toplumu inşa etmekte kararlıyız. Kardeşliği ve dostluğu savunarak halkın yanında durmaya devam edeceğiz" ifadeleri kullanıldı. Konuşmaların ardından katılımcıların müzik eşliğinde halay çektiği 1 Mayıs kutlamaları olaysız bir şekilde sona erdi.