- 09 Mayıs 2022 Pazartesi 16:00

Kazada ölen anne ile kızı son yolculuklarına uğurlandı

A
A
A
Kazada ölen anne ile kızı son yolculuklarına uğurlandı

Amasya’da, park halindeki kamyonete çarpan minibüste yaşamını yitiren Hatice Kiraz (38) ile annesi Dürdane Argun (58), Ordu’nun Korgan ilçesinde toprağa verildi.

Amasya’da, park halindeki kamyonete çarpan minibüste yaşamını yitiren Hatice Kiraz (38) ile annesi Dürdane Argun (58), Ordu’nun Korgan ilçesinde toprağa verildi.


Kaza, dün Amasya’da Otogar Kavşağı mevkiinde meydana geldi. Kent merkezine giden Özkan Kiraz yönetimindeki 55 KY 443 plakalı minibüs, kontrolden çıkınca emniyet şeridine park edilen Gökhan Fidan’ın idaresindeki 34 ECN 487 plakalı kamyonete çarptı. Kazada minibüs sürücüsünün eşi Hatice Kiraz ile kayınvalidesi Dürdane Argun olay yerinde hayatını kaybetti. Minibüsteki Sudenaz, Nagihan, Nurbanu Kiraz, Mustafa ve Emine Argun ile sürücü Özkan Kiraz da yaralandı. Yaralılar, ihbarla gelen sağlık ekiplerince Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Bu arada kaza anı da çevrede bir iş yerine ait güvenlik kamerasına yansıdı.


Kazada yaşamını yitiren Hatice Kiraz ile annesi Dürdane Argun’un cenazesi, yakınları tarafından hastane morgundan alınarak Ordu’nun Korgan ilçesine getirildi. Anne ile kızı için Karakışla Mahallesi’nde cenaze töreni düzenlendi. Karakışka Merkez Camii’nde öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından anne ve kızı, Düzyazı Mezarlığı’nda yan yana toprağa verildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Milletvekili Bozgeyik: "İhracatçılarımız ülke kalkınmasının lokomotifidir" AK Parti Gaziantep Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) Koordinatör Başkanı Mete Akcan, Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, Halı İhracatçıları Birliği Başkanı Zeynal Abidin Kaplan ve Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Murat Bakır’a, "Hayırlı olsun" ziyaretinde bulundu. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birliklerine bağlı Birliklerin geçtiğimiz günlerde yapılan seçimli genel kurullarında göreve seçilen başkanları ziyaret eden AK Parti Gaziantep Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, başkanlara başarılar diledikten sonra, ihracatın ülke kalkınmasındaki önemine dikkat çekti. Milletvekili Bozgeyik, "İhracat olmadan ekonomik büyümeyi sağlamak ve kalkınma yarışındaki hedeflerimize ulaşmamız mümkün değildir. Bu nedenle büyük bir özveri ile dünyanın dört bir tarafına Türk mallarını satarak, ülkemizin bayrağını dalgalandıran tüm ihracatçılarımızı tebrik ediyorum. Çok önemli bir görev yapıyorlar. Bizler de her zaman onların yanında olmaya, ihracatın artması için gereken desteği vermeye devam edeceğiz" dedi. "GAİB, bölge ihracatının amiral gemisidir" Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği ve GAİB Koordinatör Başkanı Mete Akcan da Gaziantep Milletvekili Bünyamin Bozgeyik’e ziyaretinden dolayı teşekkür ederek, ihracatın genel durumu, yaşanan sorunlar ve beklentilerle ilgili bilgi verdi. Koordinatör Başkan Mete Akcan, "Bölge ihracatının amiral gemisi olan GAİB bünyesindeki dört birlik olarak ihracatın daha güçlü ve sürdürülebilir olması için birlik ve beraberlik içerisinde çalışıyoruz. Küresel ticarette hızlı bir dönüşüm yaşanıyor. Elbette bu dönüşüm fırsatları ve zorlukları da beraberinde getiriyor. Burada değişen pazar şartlarına uyum sağlamak önem taşıyor. Hükümetimizin de desteği ile ortak akıl ve işbirliği ile sorunlarımızı çözerek ülke ihracatını daha da yukarılara taşıyacağımıza inanıyorum" şeklinde konuştu. "Eşit şartlarda yarışmıyoruz" Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, ziyaret sırasında yaptığı değerlendirmede, ihracatçıların uzun yıllar ve yoğun emekle kazandıkları pazarların kaybedilme riskine dikkat çekti. Başkan Kadooğlu, "Dünyada ticaret anlayışı yeniden şekilleniyor. Hemen her kıtada, bölgede, ülkeler kendi aralarında birlikler oluşturuyor ve gümrüksüz ticaret yapıyorlar. Ancak biz bu anlamda çok dezavantajlı durumdayız. Mesela Avrupa ülkeleri arasında Avrupa Birliği, Arap ülkeleri arasında Arap Birliği, Afrika Birliği var. Bu ülkeler birbirlerine gümrüksüz mal satıyor. Biz hiçbir Birliğin içinde değiliz. Kardeş ülke Azerbaycan’a bile gümrük ödeyerek ihracat yapıyoruz. Yani eşit şartlarda yarışmıyoruz. Eşit rekabet şartlarına kavuşmazsak, yarım asırlık bir çaba ile oluşturulan pazarları kaybederiz. Bazen yurt dışında bir müşteri bulmak için 5 yıl, 6 yıl mücadele veriyorsunuz, emek veriyorsunuz. Sonra ülkemizin bayrağını oraya dikiyorsunuz. Ama bir gecede bu pazarı kaybedebiliyorsunuz. Bunun için çaba gösterilmesini istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Mesleki eğitim yeniden düzenlenmeli" Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birliği Başkanı Zeynal Abidin Kaplan da ziyaret sırasında, mesleki eğitimin önemine vurgu yaparak, "Sektörümüzde sürdürülebilir dünya liderliği için en büyük önceliğimiz eğitim. Bu anlamda kuruluşunu gerçekleştirdiğimiz GAHİB Halıcılık Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve GAÜN Güzel Sanatlar Fakültesi Makine Halısı Tasarım Bölümü sektörümüz için büyük önem taşıyor. Yetenekli gençlerimizin sektörümüze kazandırılmasını önemsiyor bunun için burs vererek bu bölümde okuyan öğrencilere katkı sağlıyoruz. Diğer taraftan İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz halı fuarımız sektöründe dünya liderliğine yükseldi. Pazar çeşitliliğimizi arttırmak için dış ticaret heyetlerimizle dünyanın birçok ülkesine giderek tanıtım faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Bölgemizden 2026 hedefimiz 2.5 milyar dolar. Bütün sektörlerin yaşadığı sıkıntıları bizlerde yaşıyoruz ve bu anlamda sorunlarımızın çözümü için ilgili bakanlıklarımızdan destek bekliyoruz" şeklinde konuştu. "Devlet, antepfıstığı alımı yapmalı" Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Murat Bakır ise bölgemizin en önemli tarımsal ürünü ve markası olan Antepfıstığı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Bu yıl iklim şartlarının da uygun olması nedeniyle Antepfıstığında yüksek rekolte beklediklerini ifade eden Başkan Murat Bakır, fıstık fiyatlarındaki dalgalanmaların önlenmesi için devletin alım yaparak piyasayı dengeleyici bir rol üstlenmesinin elzem olduğunu söyledi. Bakır, "Antepfıstığı çok önemli bir ürün. Onlarca endüstriyel üründe kullanılıyor. Yurt dışından fıstık talebi de sürekli artıyor. Bu yıl Antepfıstığında geçen yıla göre 3-4 kat rekolte bekliyoruz. Ancak gerek fıstık üreticisinin korunması gerekse de piyasada istikrar sağlanması için tıpkı fındıkta olduğu gibi devletin alım yapmasının önemli olduğunu düşünüyoruz. Geçmişte Güneydoğu Birlik vardı. Yanlış politikalar sonucu Güneydoğu Birlik kapandı. Konuyu Tarım ve Orman Bakanımıza da ilettik. Bu konuda çalışma yapılması hem üreticimizi stokçulardan korur hem de piyasada istikrar sağlanır" şeklinde konuştu. GAİB bünyesindeki Birlik başkanlarının sorun, öneri ve taleplerini dinleyen AK Parti Gaziantep Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, başkanlara, "Her zaman yanınızdayız" mesajı verdi. Milletvekili Bozgeyik, "Kalkınmanın lokomotifi olan ihracatın ve İhracatçı Birliklerimizin öneminin bilincindeyiz. İhracat olmazsa kalkınmadan söz edemeyiz. Bu nedenle ihracatçımızın sorunlarının çözülerek, daha büyük hedefler için yola devam etmesini sağlamak çok önemlidir. Bizler her zaman yanınızdayız ve sorunlarımızı işbirliği ve güç birliği ile çözeceğiz. Tüm Birlik Başkanlarımıza ve ihracatçılarımıza ülke kalkınmasına yaptıkları katkıdan dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum" şeklinde değerlendirmede bulundu. Milletvekili Bünyamin Bozgeyik’in GAİB Koordinatör Başkanı Mete Akcan ve Birlik başkanlarını ziyareti hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
Eskişehir Geleceğin öğretmenlerine "Ses Hijyeni Eğitimi" Anadolu Üniversitesi Öğrenci Kulüpleri Koordinatörlüğüne bağlı Anadolu Matematik Kulübü, Psikoloji ve Yaşam Kulübü ve Eğitim Fakültesi öğrenci topluluğu tarafından düzenlenen "Öğretmen Olacağım, Peki Sesim Buna Hazır Mı?" başlıklı Ses Hijyeni semineri, Eğitim Fakültesi E Blok Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Dünya Ses Günü kapsamında düzenlenen seminerde Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi öğretim elemanı Arş. Gör. Dr. Tuğçe Nergiz konuşmacı olarak yer aldı. Geleceğin öğretmen adaylarına meslek hayatlarında seslerini nasıl korumaları gerektiği ve doğru ses kullanımının incelikleri anlatıldı. "Sert boğaz temizleme sesi tetikliyor" Yanlış alışkanlıkların sesi nasıl etkilediğini anlatan Arş. Gör. Dr. Tuğçe Nergiz şu uyarılarda bulundu: "Sert boğaz temizleme davranışı aslında sesinizi doğrudan tetikleyen ve ona zarar veren bir alışkanlıktır. Yanlış alışkanlıkların ses telleriniz üzerindeki etkisini şöyle düşünebilirsiniz: Öksürmek ya da o meşhur sert boğaz temizleme hareketini yapmak, ses kıvrımlarınız için aslında birer travmadır. Normal ve sağlıklı bir konuşma sırasında ses kıvrımları birbirine sakin ve yumuşak bir şekilde temas ederken siz öksürdüğünüzde veya o sert temizleme hareketini yaptığınızda, bu kıvrımlar bir anda birbirine çok sert bir biçimde çarpar. Bu mekanik çarpışmanın oluşturacağı tahrişi engellemek için çok basit ama etkili bir yöntem var. Bu rahatsız edici hissi gidermek için boğazınızı zorlamak yerine bir yudum su içmeyi veya sadece kuvvetlice yutkunmayı deneyin bu sayede o bölgeyi tahriş etmeden doğal bir rahatlama sağlarsınız. Ayrıca yanlış nefes kullanımı ve kendimizi zorlayarak konuşmak larenks (gırtlak) kaslarını ekstra çalıştırarak nodül gibi iyi huylu lezyonların oluşmasına zemin hazırlar." "Gürültülü ortam, zorlu ses üretimi demektir" Gürültülü mekanların ses şiddeti üzerindeki etkisine değinen Arş. Gör. Dr. Nergiz konuşmasına şu sözlerle devam etti: "Gürültülü bir ortamda konuşmak, otomatik olarak ses şiddetinizi artırmanız anlamına gelir. Bu da normal bir ses üretiminden çıkıp ‘zorlu bir ses üretimine’ geçmeniz demektir. Sesimizi korumak için kendimize şefkat göstermeli, kontrolsüz bağırmalardan ve sesimizi zorlayacak taklitlerden kaçınmalıyız. Gürültülü bir ortamda konuşmanın, ortamdaki ses perdesini aşmak adına kişinin kendi ses şiddetini otomatik ve istemsizce artırması anlamına gelir. Aynı zamanda bu durum, ses mekanizmasının biyolojik sınırlarını zorlayarak normal üretim sürecinden ‘zorlu bir ses üretimine’ geçilmesine neden olur. Zorlu ses üretimi sırasında ses kıvrımları birbirine normalden çok daha sert bir biçimde çarpmaktadır. Bu durum ses tellerinin doğal dalgalanma hareketini bozarak seste kabalaşma, çatallaşma ve boyun bölgesinde kronik ağrılara yol açabilmektedir." Seminer, katılımcıların merak ettikleri soruların yanıtlanmasının ardından sona erdi.