- 29 Haziran 2022 Çarşamba 09:17

Ordulu itfaiye eri, 21 yıl önceki görüntüleri ile Amerikalıların enflasyonla mücadelesine konu oldu

A
A
A
Ordulu itfaiye eri, 21 yıl önceki görüntüleri ile Amerikalıların enflasyonla mücadelesine konu oldu

Hayat pahalılığını çözmek için faizi artıran ve tepki toplayan ABD Merkez Bankası’nın (FED) enflasyonu kontrol altına almak için uyguladığı sistem Ordu’da 2001 yılında bir itfaiye erinin tatbikat sorasında yanlışlıkla çıkarttığı yangına benzetildi.

Hayat pahalılığını çözmek için faizi artıran ve tepki toplayan ABD Merkez Bankası’nın (FED) enflasyonu kontrol altına almak için uyguladığı sistem Ordu’da 2001 yılında bir itfaiye erinin tatbikat sorasında yanlışlıkla çıkarttığı yangına benzetildi.


ABD Merkez Bankası (FED) ülkedeki enflasyonu kontrol altına almak için son 28 yılın en yüksek faiz artırımına gitti. Yukarı yönlü 75 baz puanlık güncelleme yapılan faiz artırımı tepkilere yol açtı. FED’in enflasyonu çözmek uyguladığı sistem, ‘insanları fakirleştireceği’ düşüncesi ile ülkede tepkilere yol açtı.


Ekonomik durgunlukla ilgili söylentilerin gölgesinde ABD’de yapılan açıklamalarda faizlerin artmaya devam edebileceğiyle ilgili söylemlerin "felakete yol açabileceği" belirtilirken, geçmişte Türkiye’de yangın tatbikatıyla ilgili bir görüntü yeniden gündem oldu.



Türkiye’deki görüntü gündem oldu


CNBC Danışma Konseyi üyesi ve mali danışman Douglas Boneparth, FED’e atıfta bulunarak, Ordu’da 2001 yılında bir yangın tatbikatında çekilen görüntüyü paylaştı. Boneparth, paylaşımında, faiz kararının herkese zarar verdiğini ima ederek,"FED, enflasyonu kontrol ediyor" ifadesine yer verdi.


İhlas Haber Ajansı (İHA) tarafından o gün tatbikat esnasında kaydedilen görüntülerde, itfaiye erinin yangına karşı yapılması gerekenleri anlatırken yangına sebep olmasının yer aldığı anları paylaşan Boneparth, faiz kararının herkese zarar verdiğini ima ederek, "Fed enflasyonu kontrol ediyor" paylaşımında bulundu.



İtfaiye eri 21 yıl sonra konuştu


Amerikan ve Türkiye’nin değişik illerinde itfaiye teşkilatlarının eğitimlerinde ders olarak kullanılan ve özellikle sosyal medyada sıklıkla kullanılan görüntülere konu olan itfaiye eri Münir Üçgül, aradan geçen 21 yılın ardından o anları ve yaşadıklarını anlattı.


Bugün emekliliğinin tadını çıkaran Ordulu itfaiye eri Münir Üçgül, o anları şöyle anlattı:


“O bir hataydı. Biz, yağmurlu bir günde tatbikat yaptık. Yağmurlu günde yaptığımız tatbikat bizi aldattı. Bir damla benzin, en az yarım metre etrafına genleştiği için onu biz anlayamadık. Ben orada benzin şişelerinin iki tanesini oradaki odacı arkadaşlara vermiştim ve ‘bunu alın götürün, bize bir tanesi yetiyor’ demiştim. O odacı arkadaşlar da, biz tüp ile tava yangını yaparken, onlar da yağmur yağmasına rağmen odunların üzerine dökmüşler. Biz aslında önce yanlışı, sonrasında ise doğruyu gösterecektik.”



“Reha Muhtar’ı tersledim”


Üçgül, şöyle devam etti:


“Ben üstüpüye benzini koydum, sonra müdür beye ‘yakayım mı?’ diye üç kere sordum. Kendisi bana yakmamı söyleyince çakmağı çaktım birden parlama oldu ve o esnada panik oluştu. Ben de elimdeki benzini molotof kokteyli olmasın diye yere atmadım, kadınların bulunduğu tarafa da atmadım saçlarına gelir diye, arka tarafta yeni alınan ve epey pahalı olan araca da atmadım ve müdür beyin tarafına fırlattım ki havada yansın diye. Düşündüğüm gibi oldu ve benzin havada yandı, müdür beyin üzerine de küçük bir damla damladı. Sonrasında ulusal kanallar beni aradı ve programlara almak istedi. Hatta birinde Reha Muhtar beni canlı yayına almak istedi, telefonda tersledim. Sonda diğer TV kanalları da aradı. Ben de memur olduğumu ve katılamayacağımı söyledim. Bunları söyleyince bu olayı biraz abarttılar. Zaten o dönemde tüm okulların tatbikatlarına da biz giderdik.”



“Görüntüleri halen görmek beni sevindiriyor”


21 yıl önce meydana gelen olayın görüntülerinin sürekli sosyal medyada karşısına çıktığını kaydeden Münir Üçgül, “Seviniyorum, demek ki meyve veren ağaç taşlanır. Tabii, yabancı bir ülkede bu görüntülerin kullanılması ülkemizin ve Ordu’nun tanıtımında da çok önemli benim için. Evet, bir yanlışlık, bir kaza oldu ama epey de ses getirdi. 29 yıl 9 ay belediyede çalışmışlığım var, 20 yıl boyunca itfaiyeciliği severek yaptım. Başımdan geçen ve unutamadığım en önemli olaylardan birisi bu, bir diğeri de görevde iken parmağımın kopması” şeklinde konuştu.



“Şimdi emeklilik yaşantımın keyfini sürüyorum”


Geçmişte itfaiye teşkilatının bugünkü kadar güçlü olmadığını ve günümüzde gerek teknolojik, gerekse diğer imkanların oldukça güzel olduğuna değinen Münir Üçgül, “Bizim dönemimizde itfaiye teşkilatı güçlü değildi, şimdi epey güçlü. Bizim dönemimizde iş de çoktu, şimdi o kadar iş yok, sadece itfaiyecilik yapıyorlar. Biz o zamanlar her şeyi yapıyorduk, şimdiki teknoloji öncekinden çok daha iyi. Emeklilik yaşantım da güzel geçiyor, hayvanlarımla, topraklarımla ve bahçelerim ile zamanımı geçiriyorum” ifadelerine yer verdi.



Görüntüleri çeken muhabirle 21 yıl sonra röportaj yaptı


21 yıl önce tatbikatta meydana gelen olayı görüntüleyen İHA muhabiri Metin Akyürek ile yollar sonra tekrar karşılaşan Münir Üçgül, görüntüleri onunla birlikte izledi. Görüntüler yayınlandıktan sonra kırgınlığını belirtmek için onunla röportaj yapmayan Üçgül, 21 yıl sonra röportaj yapmayı kabul etti.



Olayın geçmişi


2001 yılında meydana gelen olayda Ordu Belediye İtfaiyesi’nin bir süredir kamu kuruluşlarında çalışan personele yönelik kazalara sebep olan ev kazalarına karşı uyarılarda bulunmak amacıyla düzenlediği tatbikatlı toplantı, son olarak Telekom İl Müdürlüğü’nde gerçekleşmiş, tatbikat sırasında kamu personeline bilgiler veren dönemin Ordu İtfaiye Müdür Yardımcısı Süleyman Gezer, yanan ateşe karşı nasıl tedbir alınması gerektiğini, alevlere rüzgarın estiği yönden yaklaşmak gerektiğini anlatmıştı. Bu uyarıya rağmen itfaiye eri Münir Üçgül, çakmağı çaktığı sırada ortalığı alevler sarmış, bir anda alevler içinde kalan itfaiye erinin elindeki benzin şişesi de alev almıştı. Şişeden dökülen benzinli alevler, İtfaiye Müdür Yardımcısı Süleyman Gezer’in üzerine de dökülünce ortalık bir anda karışmıştı.



Görüntüler halen gündemde


Aradan geçen 21 yılın ardından İHA muhabiri tarafından kaydedilen görüntüler, Amerikan İtfaiye Teşkilatı’nın müfredatında ders olarak kullanıldığı gibi, sosyal medyada halen en çok izlenen ve yorum alan videolar arasında yer alıyor. Son olarak CNBC Danışma Konseyi Üyesi ve Mali Danışman Douglas Boneparth’ın FED’e atıfta bulunarak, tatbikatla ilgili görüntüyü paylaşması da, o anları yeniden gündeme taşıdı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Bakan Gürlek Edirne’de gençlerle buluştu: "Adaleti hızlandırmak en büyük hedefimiz" Adalet Bakanı Akın Gürlek, Edirne’de gençlerle bir araya gelerek adalet sistemi, sosyal medya, yapay zeka ve yeni anayasa ihtiyacına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Gürlek, "Adaleti hızlandırmak en büyük hedefimiz ve vatandaşın adalete olan güven duygusunu yükseltmek" dedi. Edirne’de tarihi Peykler Medresesi’nde düzenlenen "Gençlerle Buluşma" programına katılan Bakan Gürlek, adalet sisteminde temel önceliklerinin vatandaşın hak arama sürecini kolaylaştırmak olduğunu belirtti. Programda öğrencilerden gelen soruları da yanıtlayan Gürlek, yargıya güven konusunda önemli mesajlar verdi. Bir öğrencinin "Türkiye’nin adalet sistemi adına en büyük hedefiniz nedir?" sorusuna Gürlek, "Adaleti hızlandırmak en büyük hedefimiz ve vatandaşın adalete olan güven duygusunu yükseltmek. Adalete mutlaka güvenin" diye yanıt verdi. Yargının kendi içinde denetim mekanizması bulunduğunu vurgulayan Gürlek, "Hakimin vermiş olduğu karar itiraza tabi. İtirazı istinaf inceler. İstinaf’tan Yargıtay’a gider. Yani böyle üç beş tane karar yüzünden adalete güven duygusu sanki yokmuş gibi düşükmüş gibi algılanıyor. Biz üzerimize ne düşüyorsa bunu yapacağız. Kesinlikle bir hakim savcı eğer haklıysanız mutlaka karar verir. Belki ilk başta yanlış karar vermiştir. Burada özel bir kast güttüğünü düşünmüyorum. Ama mutlaka o karar yanlış karar istinaftan, Yargıtay’dan mutlaka döner. Yani haklı karar eninde sonunda gelir sizi bulur" dedi. "Tavsiyem sosyal medyada vakit geçireceğinize hayata dokunun" Öğrencilere sosyal medya kullanımı konusunda uyarılarda bulunan Gürlek, sosyal medyada oluşturulan algıların çoğu zaman gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Gürlek, "Arkadaşlar sosyal medyaya fazla kendinizi kaptırmayın. Benim de çocuğum var, sizler de muhtemelen sosyal medyada çok vakit geçiriyorsunuz. Sosyal medya gerçekten bir yalan dünyası, hayal dünyası. Hepimiz mecburen giriyoruz, günlük haberleri takip ediyoruz, gelişmeleri takip ediyoruz ama orada anlatılanlar, orada yaşananların çoğu gerçek değil. Orada bir hayat kuruluyor, orada bir kurgu var. Herkes o kurgunun içine yerleşmeye çalışıyor. Benim size tavsiyem sosyal medyada vakit geçireceğinize Edirne’yi gezin, burası tarihi bir şehir, buranın tarihiyle ilgili bilgi edinin, kitap okuyun, belgesel izleyin. Mutlaka hayata dokunun" diye konuştu. "Sosyal medyada yalan algı yapan bir kişi mutlaka hesabını görecek" Sosyal medyada yayılan yalan haber ve provokatif paylaşımlara dikkat çeken Gürlek, bu konuda düzenleme yapılmasının önemine değindi. Gürlek, "Sosyal medyada yalan haberlerin, oradaki provokatif hesapların bir sorumsuzluğu var. Sosyal medyada yalan algı yapan bir kişi mutlaka hesabını görecek. Ne yapıyor? Yurt dışından bir tane fake hesap açıyor. Ondan sonra yalan algı yapıyor. Bunların çoğu da provokatif, insanları galeyana getirmek için açılan hesaplar. Bunlara inanmayın, itibar etmeyin" dedi. Kimlik doğrulama sistemine ilişkin de bilgi veren Gürlek, bu sistemin vatandaşların bilgilerini paylaşmadan, suç unsuru oluştuğunda gerçek kullanıcıya ulaşmayı hedeflediğini belirtti. "Yeni anayasa ihtiyacı var" Bir soru üzerine anayasa değişikliğine değinen Gürlek, "Türkiye’de bir anayasa değişikliği yapılması gerekiyor. Biliyorsunuz 1982 Anayasamız var. Bu da bir darbe döneminin anayasası. Sürekli biz değişiklik yaptık. Bir tabir var, ‘Yamalı bohça’, yamalı bohçaya döndü. Artık Anayasa güncel konulara, güncel ihtiyaçlara fayda sağlamıyor. Anayasa değişikliğinin yapılması lazım. Burada elbette bir toplumsal uzlaşı olması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Yargı süreçlerinin hızlandırılması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Gürlek, özellikle bazı dava türlerinde sürelerin uzadığını tespit ettiklerini söyledi. Adalet alanında dijital dönüşüm çalışmalarına da değinen Bakan Gürlek, UYAP sisteminde önemli yenilikler yapıldığını ifade etti. Yapay zekanın yargı süreçlerinde kolaylaştırıcı bir unsur olacağını belirten Gürlek, e-duruşma ve e-avukat uygulamalarının kapsamının genişletileceğini söyledi. Bakan Gürlek, "Temennimiz Türkiye’nin her yerindeki vatandaşın adalete kolay bir şekilde erişmesini sağlamak" diyerek, online dava açma ve dijital yargı uygulamalarının bu hedef doğrultusunda geliştirildiğini kaydetti.