SAĞLIK - 27 Temmuz 2022 Çarşamba 14:59

Psikolog Kırım: "Yas sürecinde yakınlarınızı kendinizden uzaklaştırmayın"

A
A
A
Psikolog Kırım: "Yas sürecinde yakınlarınızı kendinizden uzaklaştırmayın"

Bir yakınını kaybedenler için yas sürecinin acılı ve zorlu bir süreç olduğunu belirten Psikolog İrem Naz Kırım, “Yas sürecinde kimileri birkaç ayda kimileri ise yıllarca yaşamaya, baş etmeye çalışır.

Bir yakınını kaybedenler için yas sürecinin acılı ve zorlu bir süreç olduğunu belirten Psikolog İrem Naz Kırım, “Yas sürecinde kimileri birkaç ayda kimileri ise yıllarca yaşamaya, baş etmeye çalışır. Bu süreçte sizi sevenlerin desteğini almak, yalnız kalmamak sürecinizi daha kolay atlamanıza yardımcı olur. Bu yüzden çevrenizdeki insanları kendinizden uzaklaştırmayın, sizin için bir şeyler yapmalarına fırsat verin. Sizi anlayan, dinleyen, acınızı paylaşan ve size iyi geldiğini hissettiğiniz kişileri etrafınızda toplayın” dedi.


Yas süreci hakkında bilgi veren Medical Park Ordu Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Psikolog İrem Naz Kırım, “Nasıl sevdiklerimiz öldüğünde onu bir daha görememenin, onunla yeni anılar oluşturamamanın, kendimizi yalnız hissetmenin acısını yaşıyor, onunla geçirdiğimiz süreci daha iyi değerlendirme isteğimiz oluyorsa; arkadaşımızla artık görüşmediğimizde, sevgilimizden, eşimizden ayrıldığımızda ve bir organımızı yitirdiğimizde de aynı duyguları ve düşünceleri hissederiz” şeklinde konuştu.



Evrelerine göre yaş süreci


Psikolog İrem Naz Kırım, yasın evrelerini şöyle sıraladı:


“İnkâr evresi: Yas sürecinin evresinin ilkidir. Ölümü kavramakta ve kabullenmekte zorluk çekeriz. Şaşkın, donuk, tepkisiz görünür, kendimizi boşlukta gibi hissederiz. Çoğu şeyi hatırlamakta zorlanabiliriz. Rüyalarımızda o kişiyi görebiliriz.


Öfke evresi: İnkâr evresini öfke evresi takip eder. Bu evrede ‘neden ben, biz, o’ soruları vardır. Gerçekle yüzleşmeye başlarız ve ağır geldikçe derin bir öfke kaplar içimizi. ‘Neden bırakıp gittin, niye daha iyi davranmadım, ben şimdi ne yapacağım’ gibi sonu gelmeyen, keşkelerle başlayan cümleler, öfkemizi hem kendimize hem de kaybettiğimiz şeylere yönlendirmemize neden olur. Her duygu gibi öfke de sağlıklı bir duygudur ve bu süreçte yaşanmasına izin verilmelidir.


Pazarlık evresi: Öfke duygusu hafiflemeye başlarken pazarlık evresi devreye girer. Kişi artık Allah’a dualar eder. Öldüyse onu cennetine almasını, günahlarını affetmesini, diğer dünyada canını yakmamasını diler. Sevdiği kişiyi ya da organını kaybettiyse acısını dindirmesi ve iyileşmesi için yalvarır. Bu evrede kaybı kabullenen kişi inkârı bırakır ve artık gerçekle yüzleşmiştir. Gerçekler ruhsal çöküntü yaşamasına neden olur ve depresyon evresine girilir.


Depresyon evresi: Depresyon evresinde kişi artık hiçbir şeyin eskisi kadar güzel olamayacağını düşünür. Sosyal çevresinden geri çekilir, mutsuzdur, hiçbir şeyden tat alamaz, işlevlerini devam ettirmekte zorlanır, iş, okul, evdeki sorumluluklarını yerine getiremez hale gelebilir. Bu evre çok zor görünse de yaşanması gereken en önemli evredir. Çünkü kişi duygularını ve düşüncelerini yaşamaya başlar. Eğer bu evre yaşanmazsa, yani kişi ‘ben güçlüyüm, hiç sorunum yok’ gibi davranmaya çalışırsa yas süreci daha da uzar ve bir süre sonra depresyon zorlayıcı bir hal alıp iyileşme zorlaşır.


Kabullenme: Son evre artık kabullenmedir. Artık kaybımızı kabullenir ve geri kalan hayatımıza dair devam etmeye başlarız. Acı hafifler ama unutulmaz, sadece işlevlerimizi yerine getirmeye bir şekilde devam etmek zorunda kalırız. Geleceğe dair planlar yapar, beklentilerimizi yeniden oluştururuz.”



Çevrenizdekileri uzaklaştırmayın


Yas sürecinde ağlama isteği, mutsuzluk, öfke patlamaları, sabırsızlık, tahammülsüzlük, korku, güvensizlik gibi duyguların normal olduğunu vurgulayan Psikolog İrem Naz Kırım, “Kayıp anı beyninizde dönüp durabilir, odaklanma sorunu yaşayabilirsiniz. Yas süreci acılı ve zorlu bir süreçtir. Kimileri birkaç ayda kimileri ise yıllarca yaşamaya, baş etmeye çalışır. Bu süreçte sizi sevenlerin desteğini almak, yalnız kalmamak sürecinizi daha kolay atlamanıza yardımcı olur. Bu yüzden çevrenizdeki insanları kendinizden uzaklaştırmayın, sizin için bir şeyler yapmalarına fırsat verin. Sizi anlayan, dinleyen, acınızı paylaşan ve size iyi geldiğini hissettiğiniz kişileri etrafınızda toplayın” diye konuştu.



"Ağlamamak için kendinizi sıkmayın"


Psikolog Kırım, şu bilgileri paylaştı:


“Duygularınızı ve düşüncelerinizi ifade etmek, zihni ve bedeni yormaktadır. Hastalanmamıza neden olmaktadır. Yas sürecinizi atlamak için ağlamak ve acıyı dışarı vurmak sağlıklı bir yas süreci geçirmenize yardımcı olur. Acılarınız, düşünceleriniz konusunda konuşmaktan çekiniyorsanız bir kâğıda içinizi dökebilirsiniz. Mektup, günlük yazmak ya da acınızı anlatan resim çizmek kendinizi ifade etmenizde ve olayları kabullenmenize yardımcı olur. Kaybınızın verdiği yoğun duygulardan kaçmak için zararlı maddeleri kullanmak sorunlarınız çözmez, aksine daha da sorun yaşamanıza neden olur. Baş etmekte güçlük çekiyorsanız yardım isteyin. Kayıp ve yas süreciniz uzun sürüyorsa ruh sağlığı uzmanlarından destek almayı ihmal etmeyin. Sizi olduğunuz halinizle, koşulsuz kabulle ve anlayışla bekleyen, tarafsız yaklaşabilecek, anlatmakta zorluk çektiğiniz her şeyi güvenle ifade edebileceğiniz profesyoneller olduğunu unutmayın."



"Uyku ve beslenme düzeni bozulabilir"


Yas sürecinde olan kişinin uyku ve beslenme düzeninin bozulabileceğinin altını çizen Psikolog Kırım, “Yakınlarının bu gereksinimlerini sağlayabilmesi için kişiyi takip etmesi önemlidir. Kayıp herkes için aynı zamanda gerçekleşmez. Anlayış ve sabır gerekir. Kaybını kabullenmesi için zaman verilmelidir. Kayıp hakkında konuşması, ağlaması, öfkesini ve acısını dile getirmesi engellenmek yerine desteklenmelidir. Hissettiklerini ve düşündüklerini açığa vurması için teşvik edilmeli, izin verilmelidir. Acısını hafifletici ’yakında geçecek, ağlama, onu üzersin, o böyle olmanı istemezdi, güçlü olmalısın, bunda da vardır bir hayır, hayat devam ediyor, ne acılar var, hepimizin başına gelebiliyor, dik dur, herkesin içinde yapma’ gibi cümleler kurmak yerine onu anlamaya, destek olmaya çalıştığınızı ve duygularınızın içten olduğunuzu ifade eden ’yanındayım, ne zaman istersen ara, yalnız değilsin, bir ihtiyacın varsa söylemen yeterli’ gibi cümleler kurabilirsiniz. Ani karar verme, yer değişikliği isteği gibi durumlarla karşılaştığınızda bu tür durumların zamana yayılarak çözülebilmesi için fırsat oluşturmaya çalışın. Aile, arkadaş gibi sosyal destek sağlayacak kişilerle yakın temasta olmasını sağlayın. Kayıptan kaçınma isteğini fark ettiğinizde ona kızmayın. Kaçınmak için başvurduğu alkol, zararlı madde isteklerini konuşarak vazgeçirmeye çalışın. Gerekirse ruh sağlığı uzmanlarından destek aldırın” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Adıyaman halk ekmekte yeni dönem Adıyaman Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda ilk aşamada pide ve somun ekmekle başlayan üretim serüveni, farklı beslenme tercihlerine yanıt veren çavdar, tam tahıl, mısır ve diyet ekmek çeşitleri geniş bir ürün yelpazesine dönüştü. Adıyaman Belediyesi Halk Ekmek Tesisleri’nde vatandaşlardan gelen talepler doğrultusunda hem üretim kapasitesi hem de ürün çeşitliliği kısa sürede önemli ölçüde artırıldı. İlk etapta pide ve somun ekmek üretimiyle hizmet vermeye başlayan tesislerde, bugün farklı beslenme ihtiyaçlarına hitap eden yeni ekmek çeşitleri de raflardaki yerini aldı. Deneme üretimleri gerçekleştirilen çavdar, tam tahıl ve mısır ekmekleri vatandaşlardan olumlu geri dönüş alırken, diyet ekmek çeşitleri de seri üretime geçirilerek satışa sunuldu. Böylece Halk Ekmek, yalnızca uygun fiyatlı temel ekmek üretimi yapan bir tesis olmanın ötesine geçerek farklı damak tatlarına ve beslenme tercihlerine cevap veren bir yapıya kavuştu. Ekmek çeşitlerinin yanı sıra tatlı ve tuzlu kuru pasta ürünleri de Halk Ekmek büfelerinde satışa sunulmaya devam ediyor. Ayrıca özellikle öğrencilerin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak simit ve poğaça çeşitleri de üretim listesine eklenerek seri üretime alındı. Vatandaşların ürünlere daha kolay ulaşabilmesi amacıyla halk ekmek büfelerinin çalışma saatleri de yeniden düzenlendi. Buna göre büfeler sabah 07.30’da açılarak 12.00’ye kadar hizmet verecek. Öğleden sonra ise 14.30’da yeniden açılacak büfeler, akşam 18.30’a kadar satış yapmayı sürdürecek. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Halk Ekmek Tesisleri’nin halkın talepleri doğrultusunda güçlenerek büyüdüğünü söyledi. Tutdere, "Halk Ekmek Tesislerimizde başlangıçta sınırlı olan ürün çeşitliliğimizi, hemşehrilerimizin talepleri doğrultusunda kısa sürede genişlettik. Diyet ekmekten tam tahıllı ürünlere, simit ve poğaçadan kuru pasta çeşitlerine kadar birçok ürünü uygun fiyatlarla halkımıza sunuyoruz. Amacımız hem kaliteli hem de ekonomik ürünleri hemşehrilerimizi için erişilebilir kılmak. Çalışmalarımızı bu anlayışla sürdürüyoruz" dedi. 18 noktada hizmet veren halk ekmek satış büfeleri; Altınşehir, Yeni Sanayi, Karapınar, Yeni Mahalle, Malatya Yolu, Yunus Emre, Örenli TOKİ, Mezarlık, Mezarlık, Musalla Mah., Eski Kahta Cad., Mimar Sinan, Bozbey Mah., Kayalık, Siteler Mah. ve İndere TOKİ’de vatandaşlarla buluşuyor. Halk Ekmek büfelerinde 210 gram beyaz ekmek 12 TL’den, 210 gram tam buğday, kepek, mısır, çavdar ve tam tahıllı ekmek çeşitleri 15 TL’den, 300 gram kuru pasta ise 60 TL’den satışa sunuluyor.
Gaziantep Tahmazoğlu, 23 Nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramını kutladı Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutladı. Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, bu anlamlı günün, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız için mutluluğun, huzurun ve başarının başlangıcı olması temennisinde bulundu. Ulusal egemenliğin 106. yılında çocuklara daha güzel yarınlar bırakmak için çalıştıklarını söyleyen Başkan Mehmet Tahmazoğlu, "Hayatta bir çocuğun gülümsemesinden daha büyük bir mutluluk yoktur. Çocuklarımız güldüğü ve mutlu olduğu zaman biz de güleriz; bütün bir şehir güler. Biz projelerimizle çalışmalarımızla çocuklarımızı mutlu edecek, işlere imza atmaya çalışıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Milleti, yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır. Tek bir egemenlik vardır, o da ulusal egemenliktir’ demiştir. Bugün bizlere düşen görev de teslim aldığımız bu kutsal emaneti bizden sonra yaşatacak olan nesillere en ileri seviyede teslim etmektir. Hepimiz biliyoruz ki medeniyet yarışının bir sonu yoktur. Bizler ulaşabildiğimiz en son noktada bayrağı sevgili çocuklarımıza emanet edeceğiz. Yüzlerinde gülücüklerin, kalplerinde sevgi ve umut çiçeklerinin hiç solmamasını temenni ettiğimiz, bunun için büyük gayret sarf ettiğimiz bütün çocuklarımızın ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) kuruluş yılını kutluyorum " dedi.
İstanbul Seyahat sayısı 2025 yılında 67 milyon 851 bin oldu Seyahat sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,5 artarak 67 milyon 851 bin olarak gerçekleşti. Bu yıl, yurt içindeki seyahatlerde yapılan toplam seyahat harcamaları geçen yıla göre yüzde 32,4 artarak 555 milyar 68 milyon 767 bin TL oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı dördüncü çeyrek Hanehalkı Yurt İçi Turizm verilerini açıkladı. Seyahat sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,5 artarak 67 milyon 851 bin olarak gerçekleşti. Bu yılda seyahate çıkanların yaptıkları toplam geceleme sayısı bir önceki yıla göre yüzde 1,6 azalarak 476 milyon 307 bin olarak gerçekleşti. Ortalama geceleme sayısı 7 gece oldu. Ekim, Kasım ve Aralık aylarından oluşan dördüncü çeyrekte, yurt içinde ikamet eden 9 milyon 264 bin kişi seyahate çıktı. Seyahate çıkanların bir ve daha fazla geceleme kaydı ile ülke içinde yaptıkları toplam seyahat sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,9 azalarak 11 milyon 23 bin seyahat olarak gerçekleşti. Bu çeyrekte seyahate çıkanlar 60 milyon 957 bin geceleme yaptı. Ortalama geceleme sayısı 5,5 gece oldu. Seyahate çıkanlar 2025 yılında 555 milyar 68 milyon 767 bin TL harcadı Bu yıl, yurt içindeki seyahatlerde yapılan toplam seyahat harcamaları geçen yıla göre yüzde 32,4 artarak 555 milyar 68 milyon 767 bin TL oldu. Bu harcamaların yüzde 87,1’ini 483 milyar 696 milyon 988 bin TL ile kişisel harcamalar, yüzde 12,9’unu ise 71 milyar 371 milyon 779 bin TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına ortalama harcama ise 8 181 TL oldu. Yerli turistlerin, yurt içinde yaptıkları seyahat harcamaları 2025 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 29,6 artarak 85 milyar 594 milyon 583 bin TL olarak gerçekleşti. Bu harcamaların yüzde 92,5’ini 79 milyar 134 milyon 51 bin TL ile kişisel harcamalar, yüzde 7,5’ini ise 6 milyar 460 milyon 532 bin TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına yapılan ortalama harcama ise 7 765 TL oldu. Yıllık olarak harcama türlerinin seyahat harcamaları içinde dağılım oranları incelendiğinde en fazla paya yüzde 30,3 ile yeme ve içme harcamaları, yüzde 23,1 ile ulaştırma harcamaları ve yüzde 18,7 ile konaklama harcamaları sahip oldu. Bu harcama türlerinin geçen yıla göre değişim oranları incelendiğinde yeme ve içme harcamalarında yüzde 26,4, ulaştırma harcamalarında yüzde 25,6 ve konaklama harcamalarında ise yüzde 48,2’lik artış görüldü. Bu çeyrekte, harcama türlerinin toplam seyahat harcamaları içinde dağılım oranları incelendiğinde ise en fazla paya yüzde 32,1 ile yeme ve içme harcamaları, yüzde 26,8 ile ulaştırma harcamaları ve yüzde 13,3 ile konaklama harcamaları sahip oldu. Bu harcama türlerinin geçen yılın aynı dönemine göre değişim oranları incelendiğinde ise yeme ve içme harcamalarında yüzde 23,2, ulaştırma harcamalarında yüzde 25 ve konaklama harcamalarında ise yüzde 43,1’lik artış görüldü. Bu yılda yakınları ziyaret amacı ile yapılan seyahatler yüzde 57,7 ile ilk sırada yer aldı Yıllık olarak seyahate çıkış amaçlarında ikinci sırada yüzde 34,4 ile "gezi, eğlence, tatil", üçüncü sırada ise yüzde 3,5 ile "sağlık" amacıyla yapılan seyahatler yer aldı. Seyahate çıkış amaçları çeyreklik olarak incelendiğinde ise yüzde 61,8 ile "yakınları ziyaret’ birinci sırada yer alırken, ikinci sırada yüzde 26 ile "gezi, eğlence, tatil", üçüncü sırada ise yüzde 4,9 ile "sağlık" amacıyla yapılan seyahatler yer aldı. Seyahate çıkanlar en çok arkadaş veya akraba evinde kaldı Konaklama türleri yıllık olarak değerlendirildiğinde, seyahate çıkanlar 313 milyon 72 bin geceleme sayısı ile en çok "arkadaş veya akraba evinde" kaldı. İkinci sırada 81 milyon 86 bin geceleme ile "kendi evi" yer alırken, "otel" 47 milyon 236 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı. Bu çeyrekte, seyahate çıkanlar 44 milyon 285 bin geceleme sayısı ile en çok "arkadaş veya akraba evinde" kaldı. Konaklama türlerine göre geceleme sayısında ikinci sırada 6 milyon 856 bin geceleme ile "kendi evi" yer alırken, "otel" 6 milyon 185 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı.