EKONOMİ - 31 Ekim 2022 Pazartesi 15:19

Ordu’nun fide üretim merkezi

A
A
A
Ordu’nun fide üretim merkezi

Ordu Büyükşehir Belediyesi (OBB), çiftçilere destek olmaya devam ediyor.

Ordu Büyükşehir Belediyesi (OBB), çiftçilere destek olmaya devam ediyor. 3 buçuk yılda yaklaşık 2 buçuk milyon adet fideyi üreticiye dağıtan Ordu Büyükşehir Belediyesi, sebze fidelerini kendi seralarında üretiyor.


Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in kırsal kesimdeki üreticilerin gelir kaynaklarını arttırmasını sağlamak, ürün çeşitliliğini desteklemek ve birim alandan daha fazla gelir edilmesi amacıyla başlattığı tarım hamlesi giderek büyüyor. Şimdiye kadar 52 adet sera kuran, 15 bin metrekare sera naylonunu üreticiye hibe eden, 3 buçuk yılda 2 milyon 225 bin fideyi üreticiye dağıtan Ordu Büyükşehir Belediyesi, Altınordu ilçesi Turnasuyu Mahallesi’nde kurduğu seralarında her sezon 350 bin fide üretiyor.



2 milyonu aşkın fide üreticiye dağıtıldı


Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, her defasında 350 bin fidenin bu seralarda üretildiğini ve bu zamana kadar 2 milyondan fazla fidenin üreticiyle buluşturulduğunu söyledi. Başkan Güler, "Burası bizim aynı zamanda fide ürettiğimiz bir merkezimiz. Burada 2 milyondan fazla fideyi halkımıza ücretsiz olarak dağıttık. Amacımız bunu yaygınlaştırmak ve tanıtmak. Burada yazın fasulye, salatalık, domates, biber ve patlıcan fidelerini yetiştirip dağıttık. Şimdi de kışlık sebze fidelerini dağıtıyoruz. Şimdi de kıvırcık, marul, Akdeniz kıvırcıkları burada üretiliyor. Bunları da aynı zamanda halkımıza tanıtmak istiyoruz. Burada her defasında 350 bin fide üretiliyor ve bu zamana kadar 2 milyondan fazla fideyi halkımızla buluşturduk. Bunlara devam edeceğiz. Daha da yaygınlaştırmak istiyoruz. Bu çok önemli bir gelir kaynağı, aynı zamanda da çeşitlilik sağlıyor” dedi.



“Gıda krizine karşı büyük bir emniyet sibobu oluşturuyoruz”


Fındığa ek olarak üretilen bu yeni ürünlerle Ordu’nun bir değişim ve dönüşüm içerisinde olduğuna dikkat çeken Başkan Güler, “Biz hem tropikal, subtropikal meyvelerde de dahil olmak üzere yoğun bir çalışma içerisindeyiz. Bu değişim ve dönüşüm içerisinde burada fındığa yeni arkadaşlar, geçim kaynakları, meyveler, sebzeler üretiliyor. Bu aynı zamanda muhtemel bir gıda krizine karşı büyük bir emniyet sibobu oluyor. Bu çalışmaları diğer ürünlerle birlikte yaygınlaştırıyoruz. Buna ekinezya, melisa gibi tıbbi aromatik bitkiler de dahil. Onları da ayrıca geliştiriyoruz” ifadelerine yer verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Beylikova’da voleybol turnuvası görkemli finalle tamamlandı Beylikova Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü tarafından düzenlenen Beylikova Kaymakamlığı Kurumlar Arası Voleybol Turnuvası, yoğun katılım ve büyük bir coşkuyla sona erdi. Turnuvanın üçüncülük karşılaşmasında Belediye ile Gökçeayva takımları karşı karşıya geldi. Mücadele boyunca üstün bir performans sergileyen Gökçeayva, rakibini mağlup ederek turnuvayı üçüncü sırada tamamladı. Tribünleri dolduran taraftarların coşkusu ve centilmenlik içerisinde geçen karşılaşma, izleyenlerden tam not aldı. Final müsabakasında ise Emircik ile Jandarma takımları karşılaştı. Büyük çekişmeye sahne olan mücadelede rakibini mağlup eden Emircik, turnuvanın şampiyonu oldu. Yaklaşık bin üzerinde vatandaşın takip ettiği final karşılaşması, Beylikova’da uzun yıllar sonra yapılan yoğun katılımlı bir etkinlik oldu. Final programına; Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan, Beylikova Kaymakamı Ali Kantılav, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Beylikova Belediye Başkanı Hakan Karabacak, Gençlik ve Spor İl Müdürü Hasan Kalın, Beylikova Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Mehmet Gülmez, önceki dönem Belediye Başkanı Özkan Alp ile kamu kurum ve kuruluş temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Turnuva sonunda düzenlenen ödül töreninde dereceye giren takımlara kupa ve madalyaları takdim edilirken; En Genç Oyuncu, Fair Play ve En İyi Oyuncu ödülleri de sahiplerini buldu. Beylikova’da birlik ve beraberlik duygularını pekiştiren organizasyon, sporseverlerden büyük beğeni topladı. Katılım sağlayan tüm takımlara teşekkür edilirken, turnuvanın geleneksel hale getirilmesi hedefleniyor.
Antalya Bakan Kurum: "Fosil yakıtlardan uzaklaşmak zorundayız" Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 kapsamında düzenlenen "COP31’e Doğru: Jeopolitik Değişim Döneminde İklim Eyleminin Güçlendirilmesi Paneli"nde konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31 sürecinde temiz enerji, dirençli şehirler, teknoloji transferi ve iklim eyleminde somut sonuçlara odaklanacaklarını belirterek, "Fosil yakıtlardan uzaklaşmak, temiz enerjiye ulaşmak zorundayız" dedi. Antalya Diplomasi Forumu 2026 kapsamında gerçekleştirilen panele, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanı sıra Eski Fransa Başbakanı ve COP21 Başkanı Laurent Fabius, Azerbaycan İklim Meselelerinden Sorumlu Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Muhtar Babayev, COP30 Başkanı Andre Aranha Correa do Lago ile BM Genel Sekreter Özel Danışmanı ve İklim Eylem Ekibi Genel Sekreter Yardımcısı Selwin Hart katıldı. Panelde, jeopolitik dönüşüm döneminde iklim eyleminin güçlendirilmesi, enerji güvenliği, iklim finansmanı ve kararların uygulanma süreci ele alındı. "Antalya deklarasyonu yayınlayacağız" Bakan Murat Kurum, konuşmasında Türkiye’nin dirençli şehirler, depremler ve enerji başta olmak üzere birçok alandaki bilgi ve tecrübesini paylaşacağını belirterek, Antalya deklarasyonu yayınlayacaklarını söyledi. COP31 kapsamında netice almak ve farkındalığı artırmak istediklerini ifade eden Kurum, Türkiye’nin tüm krizlerde irade ortaya koyduğunu ve güçlü bir dış politika yürüttüğünü kaydetti. İklim değişikliği nedeniyle dünyada insanların hayatını kaybettiğine dikkat çeken Kurum, "Bir kriz var, bu krizi çözmek için hep birlikte el vermeli, el kaldırmalıyız. Elimizi, gövdemizi taşın altına koymamız gerekiyor. Hedefleri yakalamak için irade ortaya koymak gerekiyor" diye konuştu. COP süreçlerinde artık çok daha geniş toplum kesimlerinin yer aldığına işaret eden Kurum, bu adımın birlikte atılması gerektiğini belirterek, bunu yalnızca sözle değil, eylem ve icraatla gerçekleştirmek istediklerini ifade etti. "Temiz enerjiye ulaşmak zorundayız" Her ülkenin enerji, gıda ve sanayi alanlarında kendi programını yürüttüğünü belirten Kurum, çoklu krizlerin ülkelerin kendi kendine yetebilmesinin önemini ortaya koyduğunu söyledi. Kurum, "Her ülke kendi kendine yetecek. Her ülke, çoklu krizler bunu gösterdi, enerjisini, gıdasını, üretimini kendi ülkesi için kendi halkına yetecek seviyede yürütmesi önemli. Temiz enerjiye ulaşmak zorundayız, öyle veya böyle" dedi. Yenilenebilir enerji üretimi için proje ortaya koyan bir ülke olarak konuya bu perspektiften baktıklarını belirten Kurum, temiz enerjinin ülkelere göre farklı kaynaklarla şekillenebileceğini vurgulayarak, "Temiz enerji bizde rüzgarla, güneşle olur. Avrupa’da denizle olabilir. Brezilya’da derelerle olabilir. Fosil yakıtlardan uzaklaşmak zorundayız ki bu karar alındı" ifadelerini kullandı. Türkiye olarak süreci bir fırsat olarak gördüklerini dile getiren Kurum, temiz enerjiyi COP31’in en önemli gündem maddelerinden biri yapacaklarını ve örnek çalışmalar ortaya koyacaklarını kaydetti. "Teknoloji transferini gerçekleştirmek zorundayız" Yeşil enerji ve dönüşüm sürecinde teknoloji transferinin önemine de değinen Kurum, gelişmiş ülkelerin teknolojiyi gelişmekte olan ülkelere aktarması gerektiğini söyledi. Afrika ile Avrupa’nın önceliklerinin birbirinden farklı olduğuna işaret eden Kurum, "Yeşil enerji, dönüşüm teknoloji transferiyle olur. Gelişmiş ülkelerin teknolojiyi, gelişmekte olan ülkelere aktarması gerekiyor. Afrika’daki öncelik ile Avrupa’daki öncelik farklı. Oralara teknoloji transferini gerçekleştirmek zorundayız" dedi. "Herkese ihtiyacımız var" Eski Fransa Başbakanı ve COP21 Başkanı Laurent Fabius ise jeopolitik gelişmelerin yalnızca iklim açısından değil, güvenlik ve bağımsızlık bakımından da harekete geçme zorunluluğunu ortaya koyduğunu belirtti. Düşük karbonlu ekonomiye geçişin giderek daha gerekli hale geldiğini ifade eden Fabius, bazı ülkelerde gelişmelerin ters yönde ilerlediğini söyledi. İklim mücadelesinin artık yalnızca hükümetlerin eylemlerine bağlı olmadığını kaydeden Fabius, "Başlangıçta COP’un aksiyonu hükümetlerin eylemlerine bağlıydı. Tamam, hükümetler çok ama çok önemlidir ancak iş dünyasına, yerel seçilmiş makamlara, sanatçılara, bilim insanlarına, yani herkese ihtiyacımız var" diye konuştu. Fabius, geçmişte iklim zirvelerine askeri çevrelerin de davet edilmesi fikrini düşündüğünü belirterek, iklim konusunun artık yalnızca sivil toplumun değil, güvenlik alanının da merkezi meselelerinden biri haline geldiğini dile getirdi. "Türkiye için eşsiz bir şans" Azerbaycan İklim Meselelerinden Sorumlu Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Muhtar Babayev de küresel gündemde iklim konusunun geri planda kaldığını, çatışmalar, savaşlar ve enerji krizlerinin uluslararası kamuoyunun öncelikli gündemi haline geldiğini ifade etti. Türkiye’de düzenlenecek COP31’in, ilgiyi yeniden iklim gündemine çekmek açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Babayev, "Dünya genelinde pek çok zorluk ve çatışma var. Şimdi bu, Türkiye ekibi için bu süreçteki liderliğini sergilemek adına yine eşsiz bir şans. İklim finansmanı sürecine daha fazla oyuncu, daha fazla katılımcı ve daha fazla bağışçı davet etmemiz gerekiyor" dedi. COP31’in, önceki zirvelerde alınan kararların uygulanmasına odaklanacağını aktaran Babayev, geçmişte çok sayıda güçlü karar alınmasına rağmen uygulamanın yetersiz ya da kısmi kaldığını söyledi. "Uygulama aşamasına ağırlık verilmeli" COP30 Başkanı Andre Aranha Correa do Lago ise şimdiye kadar oluşan birikimin ve Paris Anlaşması sonrasında alınan kararların izlenecek yolu net biçimde gösterdiğini belirterek, artık uygulama aşamasına ağırlık verilmesi gerektiğini ifade etti. BM Genel Sekreter Özel Danışmanı ve İklim Eylem Ekibi Genel Sekreter Yardımcısı Selwin Hart da Paris Anlaşması’ndan 10 yıl sonra ülkelerin ekonomilerini karbonsuzlaştırma yönünde yalnızca iklim gerekçeleriyle hareket etmediğinin anlaşıldığını söyledi. Hart, enerji güvenliği, egemenlik, bağımsızlık ve genel güvenlik başlıklarının da artık belirleyici hale geldiğini bildirdi.
Düzce DTSO Başkanı Bıyık "Türkiye’nin temiz enerjisi Düzce’den çıkacak" DÜZCE(İHA) – Düzce Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Erdoğan Bıyık, dünyanın en büyük güneş enerjisi paneli üreticilerinden biri olan firmaya ev sahipliği yapmaktan dolayı mutluluk duyduklarını belirterek "Türkiye’nin temiz enerjisi Düzce’den çıkacak" dedi. DTSO Başkanı Erdoğan Bıyık, Meclis Başkanı Tanju Acar, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Düzce’de üretim yapan Enerji firmasını ziyaret etti. Heyet firma ile birlikte üretim ve istihdam konularında kapsamlı bilgiler aldı. Başkan Erdoğan Bıyık burada yaptığı konuşmada dünyanın en büyük güneş enerjisi paneli üreticilerinden biri olan DTSO üyesi firmaya Düzce’de ev sahipliği yapmaktan dolayı mutluluk duyduğunu belirterek "Ülkemizin hızla yeşil dönüşüm aşamasına geçtiği bugünlerde Düzce’de ki firmamız enerji de ortaya çıkacak olan önemli yapı elemanları ihtiyacına cevap verebilecek durumda. Başka bir ifadeyle Türkiye’nin temiz enerjisi Düzce’den çıkacak. İlimize ve ülkemize kattıkları değerlerden dolayı teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Dünyanın en iyisini Düzce’de üretiyoruz" Firmanın yönetim kurulu başkanı Özhan Olcay, yaklaşık bin 500 kişilik geniş bir aile olduklarını belirterek "Dünyanın en iyi güneş enerjisi panellerini Düzce’de üretiyoruz. Ülkemizin alternatif enerjiye dönüş ihtiyacını karşılamak, enerjide dışa bağımlılığı azaltmak adına yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Şu an içinde bulunduğumuz tesiste üretilen paneller ile birçok lokasyonda devasa güneş enerjisi tarlaları kuruluyor. Bu önemli projelerde yer almaktan dolayı mutluluk duyuyoruz. Yerli üretimin gücüne inanıyor, ülkemizin büyük vizyon projelerine de dahil olmak üzere çalışmalar yürütüyoruz" ifadelerini kullandı. Program üretim alanı gezisi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.