- 05 Kasım 2022 Cumartesi 10:07

Eşinin elinden dolmuşu aldı, meslekte erkeklere taş çıkartıyor

A
A
A
Eşinin elinden dolmuşu aldı, meslekte erkeklere taş çıkartıyor

Ordu’nun Fatsa ilçesinde dolmuş şoförü olarak çalışmaya başlayan Aysun Akbolat, eşinin elinden aldığı mesleği ile meslektaşlarına taş çıkartıyor.

Ordu’nun Fatsa ilçesinde dolmuş şoförü olarak çalışmaya başlayan Aysun Akbolat, eşinin elinden aldığı mesleği ile meslektaşlarına taş çıkartıyor. Akbolat, kentteki ilk kadın şoför olma özelliğini taşıyor.


Çocukluktan bu yana arabalara olan hayalini bırakmayan, ilçede Sanayi-Kurtuluş Hattı’nda şoför olarak çalışmaya başlayan Akbolat, şehrin ilk ve tek kadın minibüs şoförü oldu. Eşinin mesleğini olan dolmuş şoförlüğünü yapan Akbolat, araca binen vatandaşlardan güzel tepkiler alıyor. 2 çocuk annesi 43 yaşındaki Aysun Akbolat’ı direksiyon başında gördüklerinde önce şaşkınlık yaşayan vatandaşlar, sonrasında ise titizliği ve güler yüzlülüğü karşısında mutluluk yaşıyor. Akbolat’ın en büyük destekçisi ise mesleğini elinden aldığı eşi Yakup Akbolat.



"Şoför olmayı çok istiyordum"


Küçük yaştan bu zamana kadar arabalara büyük ilgisi olduğunu söyleyen Aysun Akbolat, “Son 2 yıldır eşimle konuşuyorduk ve çok şoför olmak istiyordum. Araç sürmek çocukluğumdan gelen bir tutku. Eşimle şakalaşırken dolmuşu da sürebileceğimi kendisine söyledim ve şaka gerçek oldu. Dolmuşu elinden aldım. Trafiğe kapalı alanlarda önce test sürüşleri yaptım. Sonrasında SRC belgesi de alarak dolmuş sürmeye trafikte başladım" dedi.



2 haftadır trafikte, olumlu tepkiler alıyor


Trafiğe çıkalı henüz 15 olmasına rağmen çok güzel tepkiler aldığını belirten Aysun Akbolat, "Herkes bana selam veriyor, ben de onlara korna çalarak selamlıyorum. Bu tepkileri de alınca daha da fazla işime dört kolla sarılıyorum. Herkes kendi ekmeğini kazanmalı ve bizler de ekmeğimizi taştan çıkartabiliriz. Erkekler her alanda iş yapamazlar fakat kadınlar her işin üstesinden ustaca gelebilirler" şeklinde konuştu.



"Dolmuş şoförlüğü çok eğlenceli"


"Evdeki işlere nazaran dolmuş şoförlüğü daha eğlenceli. İki işi birbirinden ayırıyorum ve o bilinçte direksiyon başına çıkıyorum" diyen Akbolat, "Her iki işin üstesinden de rahatça geliyorum, durakta bile bir huzur geldi şoför arkadaşlarımızın arasında. Bir kadının ortamlarında olması her alanda onlara dikkatli davranmayı itiyor ve daha saygılı oluyor. Her sıkıntı ve sorunumuzu birlik ve beraberlik içinde tartışarak çözüme kavuşturuyoruz. Durakta konuşuyoruz bazen kadın şoförler seni örnek alırlarsa işimizi elimizden alırlar diye erkek arkadaşlarımız sohbet ediyoruz. Aracıma binerek beni direksiyonda gören yolcular ilk şaşkınlıklarını gizleyemese de hemen alışıyorlar ve olumlu tepkiler vererek beni mutlu ediyorlar. Kutluyorlar beni ve çok daha dikkatli aracı kullandığımı söylüyorlar” ifadelerine yer verdi.



"Eşime her zaman destek çıktım"


Aysun Akbolat’ın eşi Yakup Akbolat ise “Eşimin en büyük destekçisi benim. Ben kendisine ev işlerinde yardımcı oluyorum o da bana işimizde yardımcı oluyor” diye konuştu.


Akbolat’ın ’in kullandığı dolmuşa binen vatandaşlar da kadın bir sürücüyü araçta görmenin kendilerini de sevindirdiğini söyledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Büyükşehirin sosyal hizmet modeli akademiye taşındı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, engelli ve yaşlı bireylere yönelik sosyal hizmet modellerini çevrim içi ders kapsamında üniversite öğrencileriyle buluşturarak, yerel yönetimlerin sosyal belediyecilik uygulamalarını akademik ortamda örnekleriyle ele aldı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, engelli ve yaşlı bireylere yönelik geliştirdiği sosyal hizmet modellerini üniversite öğrencileriyle buluşturdu. Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar, çevrim içi ders kapsamında akademik ortama taşındı. Konya Ticaret Odası Karatay Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü’nde verilen "Yerel Yönetimler ve Sosyal Hizmet" dersi kapsamında gerçekleştirilen programda, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal hizmet alanındaki uygulamaları ele alındı. Doç. Dr. Dilara Ustabaşı Gündüz’ün yürüttüğü derse konuk olan Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürü Bahar Demirhan, belediyenin hayata geçirdiği çalışmaları öğrencilere aktardı. Hizmet modeli örnekleriyle ele alındı Sunumda, yaşlı bireylerin sosyal hayata katılımını artırmaya yönelik projeler, engelli bireylerin günlük yaşamını kolaylaştıran hizmetler ve sosyal belediyecilik anlayışıyla geliştirilen uygulamalar detaylı şekilde paylaşıldı. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği derste, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet modeli örnek uygulamalar üzerinden değerlendirildi. Programda, yerel yönetimlerin sosyal hizmet alanındaki rolüne dikkat çekilirken, bu tür buluşmaların bilgi paylaşımını güçlendirdiği ve mesleki farkındalığı artırdığı ifade edildi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, dezavantajlı gruplara yönelik hizmetlerini akademik platformlarda örnek model olarak paylaşmayı sürdürecek.
İzmir Yorgancılık ve hallaçlık, iğne iplikle geleceğe tutunmaya çalışıyor Bir dönemin sokaklarını çınlatan hallacın yay kirişine vuran tokmağın sesi, eskiden her sokağın, her evin kış hazırlığında başrolde olan yorgancılık ve hallaçlık zanaatı, şimdilerde son temsilcilerinin elinde modern dünyaya direnmeye çalışıyor. Eskiden hallaçlar, sırtlarında kocaman yaylarıyla mahalle aralarında bir nevi "kışın habercisi" gibi gezerlerdi. O dönemlerde yorgancılık sadece bir eşya üretimi değil, bir güven ve ustalık müessesesiydi. Mesleğe çekirdekten, usta-çırak hiyerarşisiyle girenlerin sayısı azımsanmayacak kadar çoktu. Pamuklu ve yünlü yorganların yerini silikon ve elyafların aldığı, usta-çırak ilişkisinin ise "müzelik" bir kavram haline geldiği bu günlerde, İzmir’de mesleğin son ustaları olan Reşat Altay ve Mehmet Pehlivan hem geçmişi hem bugünü değerlendirdi. "İyi bir yorganın sırrı, malzemeye duyulan saygıdır" diyen 60 yıllık yorgan dikim ustası Mehmet Pehlivan, mesleği ile ilgili şunları anlattı: "Doğal yün ve pamuğun hallaç yayında kabartılmasıyla başlayan süreç, kılıfın içine serilmesi ve ardından iğneyle ilmek ilmek işlenmesiyle devam eder. Bu sadece bir dikiş değil; yelpaze, fiyonk, tavus kuşu, güneş gibi motiflerle bezenmiş birer sanat eseridir. Her motifin bir anlamı, her dikişin bir alın teri vardır." Fabrikasyonun gölgesinde doğallık mücadelesini anlatan, 48 yıldır bu mesleği icra eden Reşat Altay ise günümüzde seri üretimin getirdiği ucuz ve hafif elyaf yorganların her yeri sarmış durumda olduğunu söyledi. Altay, "Bir usta gözüyle bakıyorum; durum oldukça vahim. Doğal yünün ve pamuğun insan sağlığı üzerindeki olumlu etkileri, vücut ısısını dengelemesi, nefes alması ve sentetik olmaması, ne yazık ki modern konforun gölgesinde kalıyor" sözleriyle endişelerini dile getirdi. Genellikle yaşlı kuşak veya bilinçli gençlik önemsiyor Hallaçlığın bitme noktasına gelmesi, yorgancılığı da kökünden sarstı. Eskiden yünleri kabartan o meşhur yay sesinin susması, malzemenin "ruhunu" kaybetmesi anlamına geliyor. Şimdilerde dükkanların kapısını çalanlar ise genellikle gelenekten kopmayan yaşlı kuşak veya bilinçli, doğal hayatı savunan azınlık bir genç kitle. Kültürel mirasın kanayan yarası: Çırak yetişmiyor Zanaatın en büyük sancısı ise bayrağı devralacak kimsenin olmaması. "Dükkanın kapısını benden sonra açacak kimse yok" cümlesi, mesleğin son temsilcilerinin ortak serzenişi. Genç neslin el emeğine olan ilgisizliği ve zanaatın ekonomik getirisinin düşük görülmesi, bu sanatı "Yaşayan İnsan Hazineleri" listesine itiyor. Zanaatkarlar, kurtuluş reçetesinin ise vergi muafiyetleri ve hibe destekleriyle dükkanların ayakta tutulması olduğunu ifade ediyor. Meslek liselerinde veya belediye kurslarında bu sanatın "tasarım" odaklı modern bir karşılık bulması, doğal ürünlerin sağlık üzerindeki etkisinin vurgulanarak el emeğinin kıymetinin yeniden hatırlatılması olarak da ekliyorlar. "El emeği göz nurudur" Ömrünü iğne, iplik ve yün kokusu arasında geçirmiş Reşat usta, yeni nesle şu sözlerle sesleniyor: "Biz sadece yorgan dikmedik, biz sıcak bir yuvanın, deliksiz bir uykunun temelini attık. El emeği, makinenin asla taklit edemeyeceği bir enerji taşır. Bir gün o fabrikasyon ürünler sizi yorduğunda, yeniden doğala ve emeğe döneceksiniz; umarım o gün geldiğinde iğneyi tutacak bir usta bulabilirsiniz."
İzmir Yılın ’en iyi taksicisi’ İzmir’in Buca ilçesinde ilaç almak için çıktığı sokakta evinin yolunu kaybeden yaşlı kadını, güvenli bir şekilde ailesine teslim eden duyarlı taksi sürücüsü, İYİ Parti Genel Sekreteri tarafından plaketle ödüllendirildi. 12 Nisan Pazar günü İzmir’in Buca ilçesinde meydana gelen olayda, yeni taşındığı mahallede ilaçlarını almak üzere evden çıkan 76 yaşındaki kadın dönüş yolunda kayboldu. Sokakları karıştıran ve evini bulamayan yaşlı kadın, paniğe kapılarak çevredeki vatandaşlardan yardım talep etti. Aracından inerek yaşlı kadının yanına giden taksi sürücüsü Volkan Gökbaş (46), endişeli kadını telkin ederek sakinleştirdi. Yaşlı kadının üzerinde parası olmadığını söylemesine aldırış etmeyen sürücü, kadını aracına davet etti. Yol boyunca yaşlı kadınla sohbet eden ve adres bilgilerini toparlayan sürücü, kadını evine kadar götürerek yakınlarına sağ salim teslim etti. Duyarlı sürücüye çifte ödül Yaşanan örnek davranışın ardından İzmir Şoförler ve Otomobilciler Odası, taksi sürücüsü Volkan Gökbaş’ı plaket ile ödüllendirdi. Odayı ziyaret eden İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel ve İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar da sürücüyle bir araya gelerek kendisine ’İyi Taksici’ ödülünü takdim etti. Fahri müfettişlik talebi Ziyaret programı kapsamında İzmir Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Erkan Özkan, meslek odalarının fahri müfettişlik yapması talebini dile getirdi. Özkan, konunun meclis gündemine taşınmasını istedi. İYİ Parti heyeti ise talebi not alarak mecliste gerekli çalışmaları yapacaklarını kaydetti.
İstanbul 2026 Avrupa Ligi Finali Toplantısı, UEFA Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi Türkiye’nin ev sahipliğinde 20 Mayıs 2026 Çarşamba günü Beşiktaş Park’ta oynanacak olan 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali hazırlıkları kapsamında, İsviçre’nin Nyon şehrinde bulunan UEFA Genel Merkezi’nde geniş kapsamlı koordinasyon toplantısı yapıldı. Türkiye Futbol Federasyonu, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve UEFA yetkililerinin katılımıyla 13-15 Nisan tarihleri arasında organize edilen toplantıda başta proje yönetimi, stadyum operasyonları, güvenlik, emniyet ve hizmetler alanındaki mevcut durum olmak üzere tüm kritik konular detaylı bir şekilde ele alındı. Toplantıda Türkiye Futbol Federasyonu’nu TFF Genel Sekreteri Abdullah Ayaz ve Temsilciler Kurulu Başkanı Şerafettin Bural’ın yanı sıra Dış İlişkiler ve Milli Takımlar İdari Direktörü Buğra İmamoğulları, Uluslararası Etkinlikler Müdürü Can Emre Tuğal, Dış İlişkiler Müdürü Gökhan Ertan, Stadyum Güvenlik ve Taraftar Sorumlusu Bülent Perut, Dış İlişkiler-Uluslararası Etkinlik ve Milli Takımlar İdari Uzmanı Onat Karabıçak, Dış İlişkiler Teknik Uzmanı Murat Deniz ve Dış İlişkiler Uzmanı Begüm Şerbetcioğlu temsil etti. İstanbul Emniyetinden Şube Başkomiseri Settar Sayan ve Trafik Denetleme Şube Başkomiseri Adil Özarslan toplantıda yer aldı. UEFA Stratejik Danışmanı Kadir Kardaş’ın da bulunduğu 2026 Avrupa Ligi Finali Koordinasyon Toplantısında, UEFA adına UEFA Kulüp Müsabakaları Operasyonları ve Etkinlikler Direktörü Catalina Navarro, UEFA Kulüp Müsabakaları Finalleri Direktörü Tiziano Gaier, 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali Proje Lideri Yoann Gallet, 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali Proje Koordinatörü Colm Hand, UEFA Emniyet ve Güvenlik Sorumlusu Juha Karjalaine, 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali Emniyet ve Güvenlik Sorumlusu Drew Innes, UEFA Etkinlik Ulaşım Sorumlusu Magali Antile ile UEFA Etkinlik Ulaşım ve Taşıma Sorumlusu Manuel Seifert katılım sağladı. Toplantı kapsamında operasyonel planlama süreçleri ve ulaşım çözümlerine ilişkin hazırlıklar detaylı şekilde değerlendirildi. Ayrıca ilgili tüm paydaşlar arasında koordinasyonun güçlendirilmesi ve önümüzdeki döneme ilişkin izlenecek yol haritası konusunda görüş alışverişinde bulunuldu. Türkiye Futbol Federasyonu yetkilileri tarafından UEFA üst yönetimine gerçekleştirilen sunumda ise projenin genel ilerleme durumu aktarılarak, etkinlik emniyeti ve güvenliği ile etkinlik ulaşımı konularında kapsamlı ve detaylı bilgi paylaşımı yapıldı.
Kocaeli Köy fırınları yenilenerek geleneksel lezzetler yaşatılıyor Kocaeli’de ortak kullanım alanı olan köy fırınları yürütülen çalışmalarla tek tek elden geçirilerek yenileniyor. Kullanışlı hale getirilen fırınlar, geleneksel lezzetlerin ve komşuluk kültürünün yaşatılmasına katkı sunuyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kırsal mahallelerde ortak kullanımda olan köy fırınlarını tek tek elden geçiriyor. Geleneksel lezzetlerin pişirildiği bu alanlar, yapılan bakımlarla yeniden kullanıma hazırlanıyor. Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda bakım ve onarım faaliyetleri Tesisler Şube Müdürlüğü’ne bağlı A Takımı ekipleri tarafından gerçekleştiriliyor. Bu kapsamda ekipler, fırınların yıpranan bölümlerini yenileyerek daha güvenli ve verimli hale getiriyor. "Köylere Fırın Projesi" ile daha önce inşa edilen ve zamanla yıpranan fırınlar tek tek yenileniyor. Çalışmalar ile birlikte fırınlar hem daha güvenli hem de daha kullanışlı hale geliyor. Kırsalda ortak kullanım alanı Çalışmalar kapsamında fırınların iç kubbesi ve bacası kontrol ediliyor. Dış yüzeylerde boya ve koruyucu işlemler uygulanırken, ahşap bölümler de yenileniyor. Fırınların çevresinde yapılan küçük düzenlemelerle kullanım alanı daha rahat hale getiriliyor. Özellikle bayram, düğün ve cenaze gibi kalabalık organizasyonlarda aktif olarak kullanılan köy fırınları; ekmek, pide ve börek gibi birçok ürünün aynı anda pişirilmesine imkan sağlıyor. Büyükşehir belediyesi hem yeni fırınlar kazandırmaya hem de mevcut fırınların bakımını düzenli olarak sürdürmeye devam edecek. Kırsal mahallelerde vatandaşların ortak kullanımına sunulan köy fırınları, yalnızca yemek pişirme ihtiyacını karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda komşuluk kültürünün ve geleneksel yaşamın da yaşatılmasına katkı sağlıyor.