- 31 Ocak 2023 Salı 14:45

53 yıldır çay kazanının başında

A
A
A
53 yıldır çay kazanının başında

Ordu’da, ilkokul çağındaki iken babasının yanında çay servisi yapan ve 53 yıldır çay ocağı işletmeciliği yapan Şahin Çakır, hayatının sonuna kadar mesleğini sürdürmek istediğini belirtiyor.

Ordu’da, ilkokul çağındaki iken babasının yanında çay servisi yapan ve 53 yıldır çay ocağı işletmeciliği yapan Şahin Çakır, hayatının sonuna kadar mesleğini sürdürmek istediğini belirtiyor. Çakır, şuan 4 TL olan çayın mesleğe ilk başladığında 5 kuruş olduğunu ifade etti.


Altınordu ilçesinde yaşayan 64 yaşındaki Şahin Çakır, ilkokul çağında iken okul önlüğü ile babasının kahvehanesinde çay servisi yapmaya başladı. Çay servisini seven Çakır, ilerleyen yıllarda kendisine bir çay ocağı açtı. 53 yıldır Ordu’nun farklı noktalarında çay ocağı işleten Çakır, mesleğe ilk başladığında çayın 5 kuruş olduğunu ve o zamanlarda günlük yaklaşık 2 bin 500 çay satışı yaptıklarını ifade etti.



“Mesleği sevdim ve bırakamadım, ömür boyu devam ettirmeyi düşünüyorum”


Şahin Çakır, çay ocağı işletmeciliğinin zor bir meslek olduğunu ve sosyal hayatı kısıtladığını ifade ederek, “53 yıldır bu işi yapıyorum. Babam kahvehane işletiyordu, ben ilkokul birinci sınıfta çay taşımaya başladım. O şekilde başladım, sevdim ve daha da bırakamadım. Tam 53 yıldır devam ediyorum. Sabah erken kalkıp gece geç saatte eve gidiyorum. Özel günlerimiz yok, ömür boyu hayatımız çalışmakla geçti. Mesleğe başladığımda çay 5 kuruş, ekmek 25 kuruştu. İnsanların birbirine sevgi ve saygısı daha fazlaydı. Mesleğimi seviyorum Allah izin verirse ölene kadar devam ettirmeyi düşünüyorum” dedi.



“Mesleğin ilk yıllarında 2 bin 500 çay satılır, 5 garson çalışırdı, şimdi 200 çay satılıyor”


“Mesleğin ilk yıllarında 2 bin 2 bin 500 çay satılır ve 5 garson çalışırdı, iş yetişmiyordu. Şimdi günlük 200 bandında satılıyor. Bu günümüz şükürler olsun” diyen Çakır, “Mesleğimi çok severek yapıyorum. Aynı yerde 15 yılı aşkın süredir çalışıyorum. Öncesinde de farklı yerlerde çalışıyordum, tam 53 yıldır bu işle uğraşıyorum. Allah müşterilerimden de razı olsun, onlar bana ailemden daha yakın. Evde çocukları 2 saat görüyorum ama buradaki dostlarımı gün boyu görüyorum” diye konuştu.


Müşterilerden Seçkin Ataç ise çocukluğundan bu yana mahallede olduklarını belirterek, “Kendisi işini çok severek yapıyor. Çaya bu lezzeti vermek ayrı bir yetenektir. Kendisi yıllardır burada esnaflar ile uğraşıyor. Kendisini de çok seviyoruz, ailemizden birisi gibi. Esnaf olduğumuz için evden çok zaten burada vakit geçiriyoruz” ifadelerine yer verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gümüşhane Torul’da kar altında ayı nöbeti Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Kızılüzüm Yaylası’nda, Mart ayında aç kalan bir ayının evine verdiği büyük hasarın ardından pes etmeyen Hüseyin Çolakoğlu, yeni bir saldırıyı önlemek için kar esaretine rağmen "ayı nöbeti" tutuyor. Elektriğin olmadığı, ulaşımın kapandığı yaylada kar suyunu eriterek hayatta kalan Çolakoğlu, doğaya karşı verdiği bu amansız mücadeleyle dikkat çekiyor. ilçeye bağlı Yücebelen köyü sınırları içerisinde yer alan ve denizden yaklaşık 2 bin 200 metre yükseklikteki Kızılüzüm Yaylası, bugünlerde sıra dışı bir bekleyişe sahne oluyor. Kış uykusundan uyanan ayıların yayladaki evlere zarar vermesi, yaylacıları zorlu kış şartlarında nöbet tutmaya mecbur bıraktı. Trabzon’un Şalpazarı ilçesinde ikamet eden ve yaz aylarını Gümüşhane’nin serin yaylalarında geçiren Hüseyin Çolakoğlu, geçtiğimiz Mart ayında yayla evinin bir ayı tarafından talan edildiğini fark etti. Ayının pencere çerçevelerini kırarak içeri girdiği, mutfak dolaplarından televizyon sehpasına kadar tüm eşyaları parçaladığı evde büyük maddi hasar meydana geldi. Hasarı kendi imkanlarıyla onaran Çolakoğlu, ayının bölgeden uzaklaşmadığını fark edince, ikinci bir saldırıyı önlemek adına yaylada kalma kararı aldı. Kar suyu içerek su ihtiyacını karşılıyor Nisan ayının başında yeniden etkili olan yoğun kar yağışı ile birlikte yayla yolları ulaşıma kapandı. Kızılüzüm Yaylası’ndaki evinde mahsur kalan Çolakoğlu, elektriğin olmadığı yaylada, ısınma ihtiyaçlarını soba ile karşılarken su ihtiyacını ise kapı önündeki karları eriterek gideriyor. Yolların kapalı olması nedeniyle yaylada mahsur kaldıklarını belirten Çolakoğlu, "Ayı evimi berbat etti. İkinci kattaki çerçeveyi kırıp içeri girmiş, alt kata inip dolapları yıkmış. Onca emeğimizi ziyan etti. Şimdi tamir ettik ama tekrar gelmesinden korkuyoruz. Mecburiyetten buradayız" ifadelerini kullandı.