GÜNDEM - 27 Mart 2025 Perşembe 16:43

Altınordu’da sokak köpekleri esnaf ve vatandaşları bezdirdi

A
A
A
Altınordu’da sokak köpekleri esnaf ve vatandaşları bezdirdi

Ordu’nun Altınordu ilçesinde, şehrin en işlek caddelerindeki sokak köpekleri esnaf ve vatandaşları bezdirdi. Esnaf ve vatandaşlar köpeklerin toplanarak barınaklara konulmasını talep etti.


Altınordu ilçesi Yeni Mahalle’de 23 Mart Pazar günü gece saatlerinde meydana gelen olayda, Enes Akdeniz’in kullandığı 52 AFY 986 plakalı motosiklet trafiğe kapalı İsmet Paşa Caddesi’nde kendisini kovalayan köpeklerden kaçarken yaya Ercan Uzunlar’a (61) çarparak ağır yaralanmasına yol açtı. Olayda sürücü de yaralandı.


Ordu’nun en işlek caddelerinden olan İsmet Paşa Caddesi’nde esnaf ve vatandaşlar, sokak köpeklerine karşı tedbir almayan Altınordu Belediyesine tepki gösterdi. Vatandaşlar, sokak köpeklerinin özellikle sabah ve akşam saatleri ile insan yoğunluğunun az olduğu zamanlarda kalabalık bir sürü halinde gezdiğini söyledi. Esnaf ve vatandaşlar, sorumluluğu Altınordu Belediyesi’nde olan köpeklerin toplanması ve barınakta bakılmasını istedi.



"Artık köpeklerin insanlara tehlike olmaması gerekiyor"


İsmet Paşa Caddesi’nde esnaf olan Ethem Eyigün, "Köpek sorunu Türkiye’nin en büyük sorunlarından bir tanesi oldu. Tamam, hayvanları hepimiz seviyoruz, değer veriyoruz ve kabul ediyoruz. Şu anda sokaklarımız kimi zaman köpekten geçilmiyor, pisliğini bir yana bırakalım, artık insanımızın canına kast ediyor. Bir süre önce burada köpek motora yürüdü, sürücü de korkusundan vatandaşa çarptı ve kendisi de yaralandı. Bu insanlara yazık değil mi? Köpeklerin artık insanlara tehlike olmaması gerekiyor" dedi.



"Akşamları dışarı çıkmaya korkuyoruz"


Cemil Hazar isimli vatandaş ise sokak köpeği sorununun Türkiye’nin her noktasında olduğunu belirerek, "Bunların belediye tarafından toplanması ve barınağa konulması, sokakta olmaması lazım. Ben hayvanseverlere soruyorum, sizin çocuğunuzu parçalasa yine aynı şekilde konuşabilecek misiniz? Hepimiz hayvan seviyoruz ama insanlara zarar vermemesi, buna bir çare bulunması gerekiyor. Belediye tarafından toplanıp bir yere konulsun. Ben akşamları dışarıya çıkmaya korkuyorum, saldırıyorlar. 3-5 tanesi bir araya gelince insan yürümeye korkuyor. Belediye tarafından toplanıp bir çaresine bakılması lazım" diye konuştu.



"Ben tek başıma sokağa çıkıp teravih namazına gidemiyorum"


Sokak köpeklerinin kimi insanlara saldırdığını ve tek başına teravih namazına gidemediğini ifade eden bir vatandaş ise "Sokak köpekleri belediye tarafından toplansın, kimsenin ciğeri yanmasın. Bugün onlara, yarın bizlere olur. Ben gece sokağa çıkamıyorum, tek başıma teravih namazına gidemiyorum. Köpekler koç gibi, önlerine az bir şey mama koyuyorlar, bu şekilde hayır da olmaz, bakım da olmaz. Kazada yaralanan adamın vebalini kim çekecek?" ifadelerini kullandı.



Altınordu’da sokak köpekleri esnaf ve vatandaşları bezdirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize CİMER üzerinden şikayet değil teşekkür etti, yürekleri ısıttı Rize’de öğrenim gördüğü sırada rahatsızlanarak akciğer yetmezliği olduğunu öğrenen 21 yaşındaki genç kız, tedavi sürecinde kendisiyle ilgilenen doktoruna minnettarlığını daha çok şikayet ve talepler için kullanılan CİMER üzerinden teşekkür mesajı yazarak iletti. Normal şartlarda vatandaşların şikâyet ve taleplerini iletmek için kullandığı Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), bu kez anlamlı bir teşekkür mesajına ev sahipliği yaptı. Rize’de eğitim gördüğü dönemde sık sık rahatsızlanarak hastaneye başvuran 21 yaşındaki akciğer yetmezliği hastası Nuran Şimşek, kendisiyle yakından ilgilenen doktoruna teşekkür etmek için CİMER’e yazdı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi üzerinden gönderilen mesajda Şimşek, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Neslihan Özçelik’e duyduğu minnettarlığı dile getirdi. Rize’de eğitim aldığı süreçte sağlık sorunları nedeniyle sık sık hastaneye başvurmak zorunda kaldığını belirten Şimşek, doktorunun kendisiyle her seferinde yakından ilgilendiğini ifade etti. CİMER’e yazdığı mesajda duygularını samimi ifadelerle aktaran Şimşek, "Rize’de eğitim gördüğüm zamanlar akciğer rahatsızlığım artmış, sık sık Dr. Neslihan Özçelik’in kapısını çalar olmuştum. Beni her defasında tedavi edip yurduma yolladınız. Benim iyiliğimi düşünüp yönlendirdiniz, elinizi üzerimden hiç çekmediniz. Neslihan hocam size benim için yaptıklarınızdan dolayı çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız. Rabb’im ayağınıza taş değdirmesin, gönlünüze hüzün gözünüze mutluluk gözyaşından başka yaş düşürmesin. Benim için çok kıymetlisiniz" sözlerine yer verdi. Genç hastanın içten teşekkürü Genç hastanın içten teşekkür mesajını alan Özçelik ise büyük bir şaşkınlık ve mutluluk yaşayarak böyle anlamlı geri dönüşlerin kendileri için en büyük motivasyon kaynağı olduğunu dile getirdi. Rize’de yaşanan bu olay, sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarının vatandaşlar nezdinde nasıl karşılık bulduğunu bir kez daha gözler önüne sererken, CİMER’in yalnızca şikâyet değil, teşekkür ve takdir için de kullanılabileceğini gösterdi. Güzel bir dostluk kurduğu hastası CİMER üzerinden kendisine teşekkür yazısı yazdığı için çok mutlu olduğunu ifade eden Doç. Dr. Neslihan Özçelik "Önceki yıllarda Rize’de üniversite öğrencisi bir hastam vardı. Bu kızımızla çok güzel bir arkadaşlık edindik. Aynı zamanda o günlerden bugüne hekimiyim. Akciğer yetmezliği nedeniyle kendisini nakil amaçlı İstanbul’a gönderdik. Helen iletişimimiz de devam ediyor. Kendisi hiç ummadığım bir dönemde bana CİMER kanalıyla bir teşekkür mektubu yazdı. Ben çok mutlu oldum. Yazdığı yazı da çok güzeldi. Günlük iş yoğunluğu ve koşturmacamızın içerisinde böyle bir mesaj almak bizi çok mutlu etti" ifadelerini kullandı. Akciğer bağışının önemi Organ bağışının önemine değinen Özçelik, akciğer nakli bekleyen insanların yaşam süresinin artması için bağışın gerekliliğinin de altını çizerek "Tüm organlar için organ nakli çok hayati bir şey ve insanların hayatını kurtaran bir şey. Ülkemizde akciğer naklide yapılıyor. Büyük merkezlerde nakil yapan çok başarılı hocalarımız var. Özveriyle çalışan hocalarımız var, çok güzel ekipler var. Onların bu başarılı ameliyatları yapabilmesi için birilerinin akciğerlerini bağışlaması lazım. Vefat eden insanlardan çalışır durumda olan organlar bağış bekleyen insanlara aktarılıyor. Hayatta olan insanların kalan yaşamının daha iyi olması sağlanıyor. Akciğer de bu konuda önemli bir organ" dedi. Organ bağışı noktasında akciğerlerinde bağışlandığının az insan tarafından bildiğini ancak Türkiye’de başarılı akciğer nakillerinin olduğuna dikkat çeken Özçelik "Organ nakli deyince insanların aklına böbrek ayda karaciğer nakli geliyor. ‘Akciğer nakil mi olurmuş?’ diyor konuştuğumuz insanlar. Evet, akciğer nakli bekleyen de hastalar var. Bunlardan bir tanesi de benim güzel, genç hastam. Onun daha uzun süre bizimle olabilmesi için, bekleme süresinin kısalması için organ bağışı talep ediyoruz" şeklinde konuştu. "İyiliği, güzelliği görmek istediğimizde bütün olumlu şeyleri görebiliriz" Hayatta şikayetlerin, olumsuzlukların dile getirildiği kadar güzel şeylerin de dile getirilmesi gerektiğini düşünen Nuran Şimşek ise CİMER’e teşekkür yazısı yazarak hayatına dokunan doktorlara emeklerinin farkında olduğunu göstermek istediğini kaydederek "Bizi üzücü, zorlayıcı olumsuz pek çok olay yaşayabiliyoruz. Fakat hayat olumsuzluklardan ibaret değil. İyiliği, güzelliği görmek istediğimizde bütün olumlu şeyleri görebiliriz. Şikayetlerin, sorunların ve taleplerin yazıldığı platform olan CİMER’e bir teşekkür mesajı yazmak istedim. Hayatıma dokunan bütün doktorlarıma tek tek teşekkür etmek istedim. Çünkü şikayetlerin dile getirildiği kadar memnuniyetlerin de dile getirilmesi gerektiğini düşmüyorum. Benim ettiğim o teşekkür, o gün o doktorlara motivasyon verebilir. Yaptıkları işin görülebilir ve kendilerinin de ne kadar kıymetli olduğu onlara hissettirebilir. Teşekkür etmemiz, memnuniyetimizi dile getirmemiz gerekiyor. Bizim için çabalayan o doktorların görülebilir ve işlerinin ne kadar kıymetli olduğunu onlara hissettirmemiz gerekiyor" dedi.
Manisa Liselilerden bölge tarımına büyük katkı Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde lise öğrencileri, yok olmaya yüz tutan Emcelli biberini yeniden üretime kazandırırken, 5 bin adet bağ fidanı yetiştirerek hem eğitime hem de bölge tarımına katkı sağlıyor. Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde eğitim veren Sarıgöl Milli Egemenlik Çok Programlı Anadolu Lisesi öğrencileri, uygulamalı tarım eğitimi kapsamında önemli bir projeye imza attı. Tarım ve bahçe bitkileri alanı öğrencileri, yok olmaya yüz tutan yöresel Emcelli biberini yaşatmak amacıyla okul seralarında üretim gerçekleştirdi. Tarım Alanı Şefi Mehmet Dereli gözetiminde yürütülen çalışmalarda öğrenciler, iki kapalı serada yaklaşık 5 bin adet acı ve tatlı Emcelli biberi fidesini toprakla buluşturdu. Aynı zamanda öğrenciler, yine yaklaşık 5 bin adet tüplü bağ fidanı üretimi yaparak uygulamalı eğitimlerini pekiştirdi. Üretilen fidanlar arasında Çekirdeksiz Sultani, Red Globe ve Thompson Seedless gibi ekonomik değeri yüksek üzüm çeşitleri de yer aldı. Öğrenciler, ekimden bakıma, aşılama tekniklerinden çelik hazırlamaya kadar birçok süreci bizzat uygulayarak mesleki deneyim kazandı. Tarım Alanı Şefi Mehmet Dereli, öğrencilerin hem üretim yaptığını hem de mesleki becerilerini geliştirdiğini belirterek, "Amacımız, geleceğin bilinçli üreticilerini yetiştirmek. Öğrencilerimiz burada teorik bilgilerini sahada uygulama fırsatı buluyor" dedi. Okul yönetimi ise tarım projelerinin artarak devam edeceğini ifade ederken, yapılan üretimlerin çevredeki çiftçilere de örnek olduğunu vurguladı. Okul Müdür Yardımcısı Cemal Ayna da, tarım alanı sayesinde bölgedeki üreticilere fidan desteği sağladıklarını ve bilgi paylaşımında bulunduklarını belirtti.