POLİTİKA - 04 Ocak 2025 Cumartesi 20:10

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Belediyelerin SGK’ya ait borç stokunun yüzde 70’i ana muhalefete ait"

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, SGK’ya en borçlu 30 belediyeden 23’ünün CHP’li olduğunu belirterek, “SGK’ya birikmiş prim borcu en yüksek 10 belediyenin 7’si CHP’li yerel yönetimler. Bunların ilk sırasında 10 milyar TL eski para ile 10 katrilyon lira ile ana muhalefetin 25 yıldır yönettiği İzmir Büyükşehir Belediyesi yer alıyor. Belediyelerin SGK’ya borç stokunun yüzde 70’i yine ana muhalefete ait. Türkiye’nin SGK’ya en borçlu 30 belediyesinden 23’ü, yine CHP’li, ilçe belediyelerinin sadece yüzde 34’ü ana muhalefete mensupken, SGK borçlarının yüzde 65’i bunlara ait” dedi.

AK Parti Ordu 8. Olağan İl Kongresi, Başpehlivan Recep Kara Spor Salonu’nda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı ile gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, salonu dolduran binlerce kişiye hitap ederken, Ferdi Tayfur’un “İçim yanar” şarkısı ile sahneye çıktı. Erdoğan, Ferdi Tayfur’un ruhuna Fatiha okuyarak konuşmalarına başladı.

“Büyük ve güçlü Türkiye hayalinin peşinden koşuyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kongredeki konuşmasında Ordu’ya 22 yılda yapılan yatırımları anlatarak, bu süre zarfında toplam 345 milyar liralık kamu yatırımı yaptıklarını söyledi. Kongrenin hayırlara vesile olmasını temenni eden Erdoğan, “Bizim için her görev aynı zamanda ülke ve millet için tutulan bir nöbettir. AK Parti içerisinde ene yoktur, enaniyet yoktur, ben ve bencillik yoktur, biz vardır. Bu kadronun mensupları arasında makam ihtirası değil, millete hizmet aşkı, memlekete hizmet tutkusu vardır. Muhalefet partileri rant ve koltuk hırsı ile her gün kendi içlerinde kavga ederken, biz sadece ülkemize ve milletimize hizmetle meşgulüz. Gözümüz, milletimizden başka kimseyi görmüyor, kalbimiz sadece ve sadece Türkiye için çarpıyor. Büyük ve güçlü Türkiye hayalinin peşinden koşuyoruz” diye konuştu.

Gerçekleşen son iki seçimde Ordu’nun her zaman olduğu gibi AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın yanında yer aldığını kaydeden Erdoğan, “22 yıldır sürdürdüğümüz millete hizmet yolunda Ordu daime bizimle oldu, bizim yol arkadaşımız oldu. Gözü dışarıda olanlar, siyasi takvimlerini yurt dışındaki aktörlere göre ayarlayanlar, Ordu’yu anlayamaz” ifadelerine yer verdi.

“SGK’yı batırmak anladığımız kadarıyla CHP geleneği”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’li belediyelerin SGK borçlarına ilişkin, “Hısım, akraba, ahbap, eş ve dost çiftliğine çevirdikleri belediyeleri adeta talan ediyorlar, adeta yağmalıyorlar. Konserler üzerinden alengirli ihaleler üzerinden yapılan yolsuzlukları, hırsızlıkları ve soygun düzenini burada saymıyorum. Ortada gururla gösterebilecekleri bir eserleri yok. Sıfırdan başlayıp bitirdikleri tek bir projeleri yok. Sultan Ahmet’te şadırvanın musluğunu değiştirmiş, yaptıkları bu. Ortada hizmet, eser, proje, yatırım yok ama bakıyorsunuz Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan borçları katlanarak artıyor. SGK’yı batırmak anladığımız kadarıyla bir CHP geleneği. Eski genel başkanlarının akılda kalan tek icraatı, SSK’yı batırmaktı. Maşallah yeni genel başkan da bu konuda selefini hiç aratmıyor. Biz bunları yüzlerine söyleyince de beylerin konforu bozuluyor, hemen saldırıya geçiyorlar” şeklinde konuştu.

“Ana muhalefet, sırf alacağını talep etti diye ellerinden gelse SGK’yı linç edecek”

“Akıl, basiret ve ahlak sahibi herkes şunu kabul edecektir; dünyanın hiçbir yerinde devletin herhangi bir kurumu alacağının peşine düştüğü için eleştirilmez” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Borcun ifasını istemek suç değildir, kabahat değildir. Utanılacak bir tutum ise hiç değildir. Asıl yüz kızartıcı olan, asıl mahcup olunması ve hicap duyulması gereken birikmiş borcu ödememek, daha kötüsü bundan kötüsü kaçmaya çalışmaktır. Bu ister devletin bir kurumu, ister şahıs olsun fark etmez. Öncelikle bu ahlaki çizginin çok net biçimde çizilmesi gerekiyor ancak muhalefetin afaki tepkisine bakıldığında tam zıddı bir durum söz konusu. Sırf alacağını talep etti diye ellerinden gelse SGK’yı linç edecekler. Herhalde böyle bir pişkinlik örneğine, böyle bir arsızlığa CHP haricinde kanaatimce başka hiçbir yerde rastlanamaz.”

“Belediyelerin SGK’ya borç stokunun yüzde 70’i ana muhalefete ait”

Erdoğan, SGK’ya en borçlu 30 belediyeden 23’ünün CHP’li olduğunu işaret ederek, “SGK’ya birikmiş prim borcu en yüksek 10 belediyenin 7’si CHP’li yerel yönetimler. Bunların ilk sırasında 10 milyar TL eski para ile 10 katrilyon lira ile ana muhalefetin 25 yıldır yönettiği İzmir Büyükşehir Belediyesi yer alıyor. Sayın Özel, son günlerde çeyrek altın hesabını yapmayı çok seviyor. İzmir Büyükşehir’in SGK’ya kaç çeyrek altın borcu var? Varsın bunu da bir zahmet kendisi çıkartsın. Belediyelerin SGK’ya borç stokunun yüzde 70’i yine ana muhalefete ait. Türkiye’nin SGK’ya en borçlu 30 belediyesinden 23’ü, yine CHP’li. İlçe belediyelerinin sadece yüzde 34’ü ana muhalefete mensupken, SGK borçlarının yüzde 65’i bunlara ait. Bakın bir belediyenin CHP’ye geçtiğini 2 şeyden anlıyorsunuz; birincisi belediye hizmetlerinin standardı aniden düşüyor, otobüsler gelmiyor, çöpler toplanmıyor, sular akmıyor, köprüler, yollar, alt ve üst geçitler artık yapılmıyor. İkincisi ise SGK’ya olan borçları katlanarak artıyor. Mart 2024 yılından bu yana hepsi CHP’li olan en borçlu 6 belediyenin SGK’ya borcu, yüzde 40 ile yüzde 100 oranında yükseldi. Tabii, bu 6 aylık dönemde yemeği kimin yediğini en iyi Sayın Özel bilir. Belediye deyince Sayın Özel’in aklına ilk yeme kavramı gelmesi ise kuşkusuz ibretlik bir durumdur. Bunların belediyeleri arpalık olarak gördüklerini biz zaten söylüyorduk ama Sayın Özel de kendi ağzı ile bu hakikati ikrar etmiş oldu. Nereden bakarsanız bakın ortada art niyetli bir yaklaşım var. Sayın Özel’in dediği gibi şimdi biz buna sessiz mi kalalım? SGK’nın CHP’li belediyeler eliyle felç edilmesine göz mü yumalım? İşçinin, emeklinin, esnafın, memurun, işverenin hakkının yenilmesine rıza mı gösterelim? CHP’nin bizden beklediği budur, Sayın Özel’in bu kadar feveran etmesinin, kimi belediye başkanlarının bu derece çirkinleşmesinin yegane sebebi de budur” dedi.

 

“CHP’nin ülke meselelerinden haberi yok, Türkiye’nin meselelerine dair doğru düzgün tek bir önerileri dahi yok. Bölgemizdeki gelişmeleri analiz edecek ne kapasiteleri, ne de kadroları var”

CHP’nin kendi içerisinde bir kriz yaşadığını ve ülke meselelerine uzak olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstismar siyasetinin içinde 22 yıl boyunca biz olmadık, şimdi de yokuz. Muhalefetin kısır gündeminin bizi esir almasına müsaade etmeyeceğiz. Parti içi iktidar mücadelelerini, milletin gözünden kaçırmak için kurdukları tuzaklara düşmedik, düşmeyeceğiz. CHP olarak bir kriz yaşıyorlar ama bunun farkında bile değiller. Eleştirmekten, olmazlara anlatmaktan başka siyaset zaten bilmiyorlar. Türkiye’nin meselelerine dair doğru düzgün tek bir önerileri dahi yok. Bölgemizdeki gelişmeleri analiz edecek ne kapasiteleri, ne de kadroları var” diye konuştu.

Suriye meselesi: “Allah CHP’li vatandaşlarımıza sabır versin”

“Güney sınırlarımızın hemen ötesinde adeta tarih yeniden yazılıyor” diyen Erdoğan, şunları söyledi:

“Bakıyorsunuz; CHP’li siyasetçiler olayları anlamaya dahi çalışmıyor. Özgür Özel bize ‘Suriye’ye gidin’ diyordu. Ne oldu? Biz Suriye’ye adım atmadık ama Suriye’yi her yönüyle ele almak sureti ile şuandaki hale getirdik. Şu anda Suriye’de yeniden bir güneş doğuyor. Buram buram oryantalizm kokan Ortadoğu bataklığı dışında şimdiye kadar dillerinden hiçbir cümle duymadık. ‘Suriye’de, Irak’ta, Libya’da ne işimiz var?’ sorusu haricinde herhangi bir politikalarına da rastlamadım. Eski genel başkanları ara sıra kendini hatırlatmak için sosyal medyada bir şeyler karalıyor ama kendi partisi de dahil kimse dikkate almıyor. Sürekli gündeme gelme hevesi bay Kemal’i kimi zaman komik, kimi zaman da trajikomik durumlara düşürüyor. Ne diyelim? Allah CHP’li vatandaşlarımıza sabır versin.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vatandaşları selamladıktan sonra Ordu’dan ayrılarak, Rize’ye hareket etti.

Selim Kuşcu



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Başkan Çolakbayrakdar, "Bilim ve teknolojiyle güçlü Türkiye’yi inşa ediyoruz" Kocasinan Belediyesi tarafından hayata geçirilen ‘Kocasinan IQ İnovasyon ve AR-GE Merkezi’ ile gençler, teknoloji altyapısı noktasında daha donanımlı şekilde geleceğe hazırlanıyor. Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, "Güçlü Türkiye’nin teminatı olan evlatlarımızı daha donanımlı bir gelecek için hazırlıyoruz. Bilim ve teknolojiyle güçlü Türkiye’yi inşa ediyoruz" dedi. Sümer Yenimahalle Tesisi’ndeki sınıfları ve atölyelerin bulunduğu ‘Kocasinan IQ’ merkeziyle çocuklara ve gençlere sistematik düşünme becerisi kazandırmanın yanı sıra ezberci yaklaşımdan uzak, düşünen bireyler yetiştirilmesi hedefleniyor. Çocukların ve gençlerin günümüzde zihinsel gelişimlerini televizyon, bilgisayar ve internet gibi alışkanlıkların olumsuz etkilediğini hatırlatan Başkan Çolakbayrakdar, güçlü Türkiye’nin yarınları ve aydınlık geleceğin teminatı olan çocukları daha donanımlı yetiştirmek için var güçleriyle çalıştıklarını söyledi. Gençler ve çocuklar için hayata geçirdikleri ‘Kocasinan IQ’ merkeziyle beynin doğru ve aktif kullanımı sayesinde çocukların akıl dolu saatler geçirdiklerine dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar, "Eğitim ve öğretim konusunda Türkiye’ye örnek olan projeler ve yatırımlar gerçekleştirdik ve gerçekleştirmeye de devam ediyoruz. Bizler biliyoruz ki gençlerimiz ve çocuklarımız bu ülkenin teminatıdır. Bundan dolayı Türkiye’yi muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarmak için daha donanımlı gençlerin yetişmesine katkı sağlıyoruz. Böylelikle gençlerimiz güçlenen, büyüyen Kayseri’nin ve Türkiye’nin istikbali olacak. Bu doğrultuda gençlere yönelik bir mekânı daha ilçemize ve Kayseri’mize kazandırdık. Kocasinan IQ İnovasyon ve AR-GE Merkezi’nde ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerimiz; robotik kodlama, yazılım, Arduino’nun yanı sıra model uçaklar ve insansız hava araçları üzerinde çalışıyor, öğreniyor ve projeler üretiyorlar. Gençlerimizin özellikle teknoloji altyapısı konusunda donanımlı bir şekilde yetişmeleri için hayata geçirdiğimiz bu merkezle geleceğin mühendisleri ve bilim insanlarının yetişmesine katkı sağlamak amacıyla yoğun çaba gösteriyoruz. Diğer yandan Kocasinan Akademi ile el becerilerinden kültürel etkinliklere, sanatsal faaliyetlerden daha farklı alanlarda hizmet ediyoruz. Çocuk Kulübü ve Gençlik Merkezimizle de çocuklarımıza ve gençlerimize farklı bir ufuk açabilmek için çalışıyor ve geleceğe hazırlıyoruz. KOCAFEST ile ise Anadolu’nun ortasında ‘Dijital bir Fidan’ diktik. Bu fidanı akıl, bilgi ve gayretle büyütmenin çabası içerisindeyiz. Bütün gayretimiz; Büyük ve Güçlü Türkiye’nin yarınları olan evlatlarımızın daha iyi bir şekilde yetişebilmesi içindir. Biz onların geleceği adına yarınlarda huzurlu ve mutlu olmaları için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Başkan Çolakbayrakdar, gençler ve çocukların hayal gücünü geliştiren ve ufuklarını açan farklı konsept çalışmaların yer aldığı merkez ile zihinsel gelişimlerine büyük katkı sağladıklarını sözlerine ekledi.
Antalya Hiç tanımadıkları genci "Neden bakıyorsun" diye darp edip burnunu kırdılar Antalya’da arkadaşları ile oturan genç ‘Neden bakıyorsun’ diyerek yanına gelen ve hiç tanımadığı 2 akranı tarafından darp edilerek burnu kırıldı. Olaya tepki gösteren gencin babası "Akran zorbalığına karşı bir yasa çıkartılmalı. Anne ve babalara burada çok sorumluluk düşüyor" dedi. 8 Şubat tarihinde Konyaaltı ilçesi Öğretmenevleri Mahallesi Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan bir işyerinde meydana gelen olayda, Batuğ Y. (15) arkadaşları ile birlikte vakit geçirmek ve bir şeyler yemek üzere bir zincir restoran bayisine geldi. 2 arkadaşı ile birlikte masaya oturan Batuğ Y.’nin yanına bir süre sonra 15-16 yaşlarında tanımadığı bir kişi geldi. İsminin Kayra K. Ç. olduğu öğrenilen genç "Neden bakıyorsun" diyerek önce Batuğ Y.’nin oturduğu sandalyeye tekme vurdu. Ardından Batuğ Y.’nin yüzüne doğru tokat attı. Bu sırada Kayra K. Ç.’nin çevresinde toplanan bir grup içerisinde isminin Batuhan K. olduğu öğrenilen aynı yaşlardaki genç Batuğ Y.’ye yumruk attı. Olay anı güvenlik kamerasına yansıdı Olay anı işyerinin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedilirken, gençler arasındaki kısa süreli arbede işyerinde bulunan bir vatandaşın araya girmesi ile sonlandı. Aldığı yumruk darbesi ile yüzünden yaralanan Batuğ Y. kendi imkanları ile hastaneye giderken, yapılan kontrollerde burnunun kırıldığı belirlendi. Olayın ardından ameliyat olan gencin tedavisi devam ederken, Batuğ Y.’nin ailesi polis merkezine giderek şahıslar hakkında şikayetçi oldu. Konyaaltı Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Araştırma Büro Amirliği ekipleri tarafından yapılan kamera incelemeleri sonucu kimlikleri tespit edilen Batuhan K. ve Kayra K. Ç. ikametlerinde gözaltına alınarak işlemleri için Çocuk Şube Müdürlüğü’ne teslim edildi. "Akran zorbalığına karşı yasa çıkartılması" Burnunda kırıklar bulunan ve rapor alan Batuğ Y.’nin babası Cihangir Yılmaz, yaşanan akran zorbalığına tepki gösterdi. Oğlunun olay sonrası psikolojik destek almaya başladığını ve akran zorbalığına karşı bir yasa çıkartılması gerektiğini söyleyen Yılmaz, "8 Şubat tarihinde akşam saat 20.00 sıralarında oğlum kuzenleri ile birlikte yemek yerken kendi akranı 8-9 tane çocuk mekana geliyor. İçlerinden bir tanesi ‘Bana niye bakıyorsun’ diyerek masaya tekme vuruyor. Oğlum da ‘Ben sizi tanımıyorum’ derken arkadan birisi gelip yumruk vuruyor. Bunun sonucunda burnunda kırıklar meydana geliyor. Ertesi gün ameliyat oldu. Şu anda tedavisi devam ediyor. Ama psikolojisi bozuk, destek alıyoruz. Devletimizin bu konuda akran zorbalığına karşı bir yasa çıkartması gerekiyor" dedi. "Ailelere büyük sorumluluk düşüyor" Akran zorbalığı konusunda ailelere büyük sorumluluk düştüğünü belirten baba Cihangir Yılmaz, "Nasıl ki köpek sahibi köpeği vatandaşı ısırdığı zaman ceza alıyor. Ama çocuklarımız sahipsiz gibi, anne ve babalara burada çok sorumluluk düşüyor. Kanun çıkartılırken ailelerinde sorumlu olması gerekiyor. Bu şekilde olmadığı sürece çocuklarımızda şiddet olayları devam edecek. Biz çocuklarımızı topluma hayırlı evlatlar olsun diye yetiştiriyoruz. Ailelerden ricam lütfen çocuklarına sahip çıksınlar ve bilinçli birey yetiştirsinler. Çocukların daha önceden bir karşılaşması veya sosyal medyadan bir arkadaşlığı yok, birbirlerini tanımıyorlar. Çocuklar televizyonlardaki akran zorbalıklarını görüyor, belki de toplumda kendilerini bu şekilde göstermek istiyorlar. Ama bir an önce bu konuda bir kanun çıkartılması gerekiyor" ifadelerini
Muğla Bodrum’daki kazada yaralanan iş adamı Kösedağı, hayata tutunamadı Muğla’nın Bodrum ilçesinde geçen 11 Şubat’ta geçirdiği trafik kazasında ağır şekilde yaralanan işisanı Onur Kösedağı, yaşam savaşını kaybetti. Geçtiğimiz 11 Şubat günü akşam saatlerinde Ortakent Bayraklı Kavşağı’ndan Turgutreis yönüne giden Onur Kösedağı (38) yönetimindeki otomobil önce bir minibüse, ardından da bir otomobile çarptı. Kontrolden çıkan otomobil, kaldırımı aşıp uçuruma düşmek üzereyken durdu. Araçtan burnu bile kanamadan çıkan Onur Kösedağı, kaza yerine gelen 112 Acil Sağlık ekiplerine hastaneye gitmek istemediğini söyledi. Aracını o halde bırakıp yolun karşısındaki evine giden Onur Kösedağı, bir süre sonra tekrar kaza yerine gelmek için evden çıktı. Yolun karşısına geçmeye çalışan iş adamına ilçe merkezi yönüne giden bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle ağır şekilde yaralanan Kösedağı, Acil Sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı. Kazayı haber alan ve hamile olduğu öğrenilen eşi ise olay yerinde fenalaştı. Eşine sağlık ekipleri tarafından müdahale edildi. Memorial Bodrum Hastanesi’nde tedavi gören Onur Kösedağı, bir ay süren yaşam savaşını bugün akşam saatlerinde kaybetti. Yahşi Mahallesi’nde orman ürünleri satışı yapan Kösedağı’nın vefat haberi sevenlerine büyük üzüntü yaşattı. Cenazesinin bugün ikindi namazı sonrası Bitez Alevi Bektaşi Kültür Derneği Cemevi’ndeki törenin ardından Ortakent Mezarlığı’na defnedileceği bildirildi.