SAĞLIK - 12 Şubat 2025 Çarşamba 14:30

‘Depresyon bir zayıflık değildir’

A
A
A
‘Depresyon bir zayıflık değildir’

Son yıllarda depresyon vakalarında ciddi bir artış gözlemlendiğini işaret eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Dilek Günaydın, "Dünyada milyonlarca insanı etkileyen bu ruh sağlığı sorunu, bireylerin yaşam kalitesini düşürmekle kalmayıp, iş gücü kaybına ve fiziksel sağlık sorunlarına da yol açabiliyor" dedi.


Uzmanlar, depresyonun sadece geçici bir üzüntü hali olmadığına dikkat çekerek, hastalığın erken teşhis ve tedavisinin önemini vurguluyor. Medical Park Ordu Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Dilek Günaydın, depresyonun belirtileri, nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu.



"2 haftadan uzun sürüyorsa dikkat"


Depresyonun, kişinin duygu durumunu, düşüncelerini ve davranışlarını olumsuz yönde etkileyen, uzun süre devam eden bir ruh sağlığı bozukluğu olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Günaydın, "Bireyin günlük yaşamını sürdürmesini zorlaştıran, motivasyon kaybı, ilgi azalması, umutsuzluk ve enerji düşüklüğü gibi belirtilerle kendini gösteren bir hastalıktır. Bu belirtiler en az iki hafta boyunca devam ediyorsa, bir uzmana danışmak gerekir" diye konuştu.



"Uzun süren şikayetler dikkate alınmalı"


Depresyonun yaygın belirtileri hakkında açıklamalarda bulunan Uzm. Dr. Günaydın, "Sürekli üzüntü, boşluk hissi veya umutsuzluk, günlük aktivitelere karşı ilgi ve motivasyon kaybı, uyku problemleri (uykusuzluk veya aşırı uyuma), enerji düşüklüğü ve sürekli yorgunluk hali, dikkat ve konsantrasyon güçlüğü, iştah değişiklikleri (aşırı yeme veya iştahsızlık) kendini değersiz hissetme, suçluluk duygusu ve intihar düşünceleri veya kendine zarar verme eğilimi olarak karşımıza çıkabilir. Bu belirtilerin her bireyde farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Özellikle uzun süre devam eden şikâyetlerin ciddiye alınması gerekir" ifadelerine yer verdi.



Depresyonun nedenleri ve risk faktörleri


Depresyonun tek bir nedene bağlı olmadığına dikkat çeken Uzm. Dr. Günaydın, çeşitli biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin bu hastalığa yol açabileceğini ifade ederek bunlar hakkında şu bilgileri paylaştı:


"Biyolojik faktörlerde genetik yatkınlık (ailede depresyon öyküsü bulunması), beyin kimyasallarındaki dengesizlik, hormon seviyelerindeki değişimler (Özellikle doğum sonrası, menopoz veya tiroid bozuklukları) depresyona neden olabilmektedir. Psikolojik faktörlerde çocukluk travmaları, istismar veya duygusal ihmal, düşük benlik saygısı ve olumsuz düşünce yapıları, kronik stres ve zor yaşam olayları (boşanma, iş kaybı, sevilen birini kaybetme) depresyona sebep olabilir. Çevresel faktörlerde ekonomik sorunlar ve geçim sıkıntısı, sosyal izolasyon ve yalnızlık, alkol ve madde bağımlılığı, mevsimsel değişiklikler (sonbahar ve kış aylarında artan depresyon vakaları). Stresli ve travmatik olaylar depresyon riskini artırabilir, bu nedenle bu gibi durumlarda psikolojik destek almak gerekmektedir" şeklinde konuştu.



"Tedavi edilebilir bir hastalıktır"


Depresyonun tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu vurgulayan Günaydın, tedavi sürecinde psikoterapi, ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişikliklerinin önemli olduğunu belirterek şunları söyledi:


"Psikoterapi: Bilişsel davranışçı terapi (BDT) gibi yöntemlerle bireyin olumsuz düşünce kalıpları değiştirilerek, daha sağlıklı bir bakış açısı kazanması sağlanır.


İlaç tedavisi: Antidepresan ilaçlar, beyindeki kimyasal dengesizlikleri düzenleyerek semptomları hafifletebilir. Ancak ilaç tedavisi mutlaka bir doktor gözetiminde uygulanmalıdır.


Yaşam tarzı değişiklikleri: Düzenli egzersiz yapmak (özellikle yürüyüş, yoga ve meditasyon), sağlıklı ve dengeli beslenmek, sosyal ilişkileri güçlendirmek, günlük rutin oluşturmak ve uyku düzenine dikkat etmek."



"Kendi kendine mücadele yerine profesyonel destek alınmalı"


Uzm. Dr. Günaydın, bireylerin kendi kendilerine depresyonla mücadele etmeye çalışmak yerine, profesyonel destek almasının önemine vurgu yaptı. Depresyonun ilerlemesi halinde kişinin hayatına son verme riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirten Uzm. Dr. Günaydın, "Erken tanı ve müdahale hayati önem taşır. Bu nedenle depresyon belirtileri yaşayan bireylerin kendilerini suçlamak yerine bir uzmana başvurmaları önemlidir. Depresyon bir zayıflık değil, ruhsal bir rahatsızlıktır. Tedavi edilmediğinde kişinin hayatını olumsuz etkileyebilir, ancak doğru destek ve tedaviyle tamamen kontrol altına alınabilir" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TŞOF tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakalara cezai işlem uygulanmayacak Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılan ve mühürlenen plakalara kanunda belirtilen standartların dışında dahi olsa cezai işlem uygulanmayacak. İçişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, plaka değişim işlemleri sırasında yoğunluk ve kuyruk oluşması üzerine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatları doğrultusunda, denetimler 1 Nisan 2026 tarihine kadar rehberlik ve bilgilendirme çalışması şeklinde gerçekleştirilecek. Ayrıca bu kapsamda 27 Şubat’tan itibaren kesilen cezaların, Bakan Çiftçi’nin talimatlarıyla iptal edilecek. Yetkilendirilmiş kuruluş olan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılmış ve mühürlenerek vatandaşlara verilmiş plakaların, kanunda belirtilen standartlar dışında dahi olsa cezai işleme konu edilmeyecek. Sadece vatandaşın, yetkili kuruluş tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakayı aldıktan sonra plaka üzerinde ekleme veya değişiklik yapması durumunda 4 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanacak. Yetkili kuruluş olan TŞOF dışında, yetkisiz şekilde plaka basan yerlerden alınan gayriresmi, sahte plakaları araçlarında kullananlar için ise 140 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanmasına devam edilecek. Ayrıca edinilen bilgilere göre bunun da kanunun açık amacı olan başta uyuşturucu, göçmen kaçakçılığı ve terör gibi suçlarla mücadele kapsamında kamu düzeninin sağlanması ve vatandaşlarımızın güvenliğinin temini açısından önemli bir gereklilik olduğu ifade edildi.