GÜNDEM - 12 Şubat 2025 Çarşamba 15:11

Eşi ile birlikte ürettiği marulları müşterilerini dahi görmeden satıyor

A
A
A
Eşi ile birlikte ürettiği marulları müşterilerini dahi görmeden satıyor

Ordu’da yaşayan Hasan ve Aysel Seydi çifti, kendilerine ait seralarda ürettikleri marulları el arabası ile yol kenarında bırakarak satıyor. Ürünlerinin başında beklemeyen çiftin müşterileri parasını kutuya bırakarak, marullarını satın alıyor.


Altınordu ilçesi Kayabaşı Mahallesi’nde yaşayan Hasan (74) ve eşi Aysel Seydi (69) yıllardır marul ve farklı sebze yetiştirerek, satışını yapıyor. Kendilerine ait serada üretim yapan çift, hasadını yaptığı marulları ise yol kenarında satıyor. El arabası üzerine dizilen marulların yanında fiyat ve ücreti için bir kutu bulunuyor. Marul satın almak isteyenler parasını da kutuya atıyor poşetliyor, kimi zaman ücretini sonradan ödüyor.



"Allah bana sağlık vermiş, ben de çalışıyorum"


İnsanların taze ürünlerden faydalanması adına bu şekilde satış yaptıklarını söyleyen Hasan Seydi, "İnsanlar faydalansın diye bu şekilde üretip satıyorum. Önceden burada çok yapılıyordu ama şu anda yapanlar kalmadı. Kimi zaman çalıştırmaya işçi dahi bulamıyoruz. Allah bana sağlık vermiş, ben de üretiyorum, insanlar da faydalanıyor. Taze bir şekilde kapıdan alıp gidiyorlar. Küçük çaplı 5 tane seram var, üretilen marulları insanlar buradan alıyorlar" dedi.



"Biz marulları kimin aldığını bile görmüyoruz"


İnsanlara güvendiği için böyle bir uygulama yaptığını belirten Hasan Seydi, "Burada marulların fiyatı yazıyor, insanlar da bunu görünce parasını kutuya atıyorlar. Poşetine koyup alıp gidiyorlar. Biz marul alanları görmüyoruz bile, kimi zaman bozuk para kalmazsa sonradan bırakıyorlar. Hiç hesaplama yapmadım, para ile ilgili sıkıntımız da olmadı. Ben insanlara güveniyorum, yedikleri şeyin parasını öderler diye düşünüyorum. İnsanlar bu şekilde yaparsa daha güzel olur" diye konuştu.



"Müşteriler bizi, biz müşterileri görmüyoruz"


Aysel Seydi ise yıllardır marul yetiştiriciliği yaptığını, geçen yıllarda ürünlerini pazarda sattığını söyledi. Şimdi ise yaşı ilerlediği için yol kenarında sattıklarını kaydeden Seydi, "Biraz rahatsız olduğum için üretimi de az yaptık. Satılan ürünleri hiç hesap atmıyoruz, pencereden bakmam hatta geri çekiliyorum beni görmesinler diye. Parası olmayan sonradan bırakabiliyor" ifadelerine yer verdi.



"Avrupa ülkelerinde de bu uygulama var"


Yol kenarından geçtiği esnada marul alan Kadir Özbucak, "Kendisi burada başında beklemeden marul satar. Artık gerisi insanların vicdanına kalmış. Bu çok güzel bir olay, Avrupa ülkelerinde var, onlar gibi uyguluyor. Kendisi burada hiç beklemiyor" şeklinde konuştu.



Eşi ile birlikte ürettiği marulları müşterilerini dahi görmeden satıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TŞOF tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakalara cezai işlem uygulanmayacak Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılan ve mühürlenen plakalara kanunda belirtilen standartların dışında dahi olsa cezai işlem uygulanmayacak. İçişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, plaka değişim işlemleri sırasında yoğunluk ve kuyruk oluşması üzerine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatları doğrultusunda, denetimler 1 Nisan 2026 tarihine kadar rehberlik ve bilgilendirme çalışması şeklinde gerçekleştirilecek. Ayrıca bu kapsamda 27 Şubat’tan itibaren kesilen cezaların, Bakan Çiftçi’nin talimatlarıyla iptal edilecek. Yetkilendirilmiş kuruluş olan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılmış ve mühürlenerek vatandaşlara verilmiş plakaların, kanunda belirtilen standartlar dışında dahi olsa cezai işleme konu edilmeyecek. Sadece vatandaşın, yetkili kuruluş tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakayı aldıktan sonra plaka üzerinde ekleme veya değişiklik yapması durumunda 4 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanacak. Yetkili kuruluş olan TŞOF dışında, yetkisiz şekilde plaka basan yerlerden alınan gayriresmi, sahte plakaları araçlarında kullananlar için ise 140 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanmasına devam edilecek. Ayrıca edinilen bilgilere göre bunun da kanunun açık amacı olan başta uyuşturucu, göçmen kaçakçılığı ve terör gibi suçlarla mücadele kapsamında kamu düzeninin sağlanması ve vatandaşlarımızın güvenliğinin temini açısından önemli bir gereklilik olduğu ifade edildi.
Ankara İletişim Başkanı Duran Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara’da Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi. Düzenlenen iftar programı hakkında sosyal medya hesabından paylaşım yapan Duran, medyanın Ankara Temsilcileri ve Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile bir arada olmaktan memnuiyet duyduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak Türkiye’nin iletişim gündeminde çok sayıda konuya vaziyet etmek durumundayız. Bu bir yönüyle bir devlet sorumluluğu ama diğer yönüyle baktığımızda hepimizi de içine alan çok genel bir kamu sorumluluğudur. Bu sorumluluğu yerine getirirken, bir ilke olarak, bir prensip olarak sürekli basın mensuplarıyla temas halinde olan, kapıları açık ve iletişimi güçlü bir konumda olmaya çalışıyoruz" ifadelerine yer verdi. Paylaşımında doğru bilginin önemine dikkati çeken Duran, "Dünyanın giderek daha kırılgan ve krizlere açık bir dönemden geçtiği bu süreçte, doğru ve teyitli bilginin önemi her zamankinden daha büyüktür. Kriz dönemlerinde yapılan en küçük hatanın dahi büyük yanlış anlamalara ve ciddi sonuçlara yol açabildiğini unutmamak gerekiyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; diplomasiden güvenliğe, ekonomiden bölgesel ve küresel barış girişimlerine kadar pek çok alanda yoğun bir gündem yürütmektedir. Türkiye’nin küresel ölçekte artan etkisi, iletişim alanında da güçlü, koordineli ve etkin bir yaklaşımı gerekli kılmaktadır" ifadelerini kullandı. Duran’ın yaptığı paylaşımda, İletişim Başkanlığı’nın amaçlarına değinilerek, "İletişim Başkanlığı olarak amacımız; devletimizin politikalarını ve faaliyetlerini hem milletimize hem de uluslararası kamuoyuna doğru, hızlı ve güvenilir şekilde aktarmaktır. Dezenformasyonla mücadele artık yalnızca medya alanının değil; aynı zamanda demokrasi, güvenlik ve toplumsal huzurun da önemli bir parçasıdır. Bu nedenle sorumlu, dengeli ve teyit edilmiş bilgiye dayalı habercilik her zamankinden daha kıymetlidir. Bu duygularla, gerçeğin peşinden ayrılmayan, sorumlu habercilik anlayışıyla görev yapan tüm basın mensuplarımıza teşekkür ediyor; her zaman yanlarında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum" ifadelerine yer verildi.