SAĞLIK - 27 Mayıs 2025 Salı 09:36

‘Gece uykudan uyandıran kalp çarpıntısı masum değil’

A
A
A
‘Gece uykudan uyandıran kalp çarpıntısı masum değil’

Gece uykudan uyandıran çarpıntıların dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Adnan Köşüş, "Uykudan uyandıracak kadar şiddetli bir çarpıntı, özellikle yapısal kalp hastalıkları, tiroit problemleri, ritim bozuklukları (aritmiler), anksiyete bozuklukları veya elektrolit dengesizliklerinin bir göstergesi olabilir" dedi.


Birçok kişi zamanla kalp çarpıntısı yaşasa da, gece uykudan uyandıran çarpıntıların dikkatle değerlendirilmesi gereken bir durum olduğunun altını çizen Medical Park Ordu Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Adnan Köşüş, özellikle istirahat halindeyken ve uykuda ortaya çıkan kalp çarpıntılarının masum olmayabileceğine dikkat çekti. Uzm. Dr. Köşüş, bu tür çarpıntıların ciddi kalp ritim bozukluklarının habercisi olabileceği konusunda uyarılarda bulundu.



"Gizli kalp ritim bozukluklarına dikkat"


Kalp çarpıntısının kalbin normalden daha hızlı, düzensiz ya da güçlü atması olarak tanımlandığını dile getiren Uzm. Dr. Köşüş, gece görülen çarpıntıların en önemli nedenlerinden birinin ‘paroksismal supraventriküler taşikardi’ (PSVT) ve ‘atriyal fibrilasyon’ gibi ritim bozuklukları olduğunu ifade ederek, "Özellikle atriyal fibrilasyon gibi düzensiz ritim bozuklukları başlangıçta sessiz seyredebilir ancak ilerleyen dönemde felç ve kalp yetersizliği gibi ciddi sonuçlara yol açabilir. Uykudan çarpıntıyla uyanmak, bu bozuklukların ilk sinyali olabilir. Bu yüzden erken tanı hayat kurtarıcıdır" ifadelerine yer verdi.



"Tansiyon, tiroit ve stres faktörü de göz ardı edilmemeli"


Çarpıntının her zaman kalp kaynaklı olmayabileceğini de vurgulayan Uzm. Dr. Köşüş, "Hipertiroidi (tiroit bezinin fazla çalışması), anksiyete bozuklukları, kansızlık (anemi) ve aşırı kafein tüketimi gibi nedenler de gece çarpıntısına yol açabilir. Özellikle genç bireylerde panik atak veya stres kaynaklı uykudan uyanmalar çarpıntıyla karışabilir. Ancak burada önemli olan, kalp kaynaklı ciddi bir sorunun gözden kaçırılmamasıdır" diye konuştu.



"Tanı konma süreci"


Gece çarpıntılarının tanısı için 24 saatlik ritim kaydı (Holter monitörü), EKG ve kan tetkiklerinin temel araçlar olduğunu belirten Uzm. Dr. Köşüş, "Hastanın şikâyetlerini ayrıntılı dinledikten sonra ritim bozukluğu ihtimalini netleştirmek için EKG ve gerekirse holter cihazı ile takip yapılır. Eşlik eden tiroit hastalıkları, kansızlık ya da vitamin eksiklikleri de araştırılır. Tüm bu veriler bir araya getirilerek tedavi planı oluşturulur" ifadelerini kullandı.



"Tedavi kişiye özel planlanmalı"


Ritim bozukluklarının tedavisinde ilaç tedavileri, ablasyon işlemleri ve yaşam tarzı değişikliklerinin yer aldığını belirten Uzm. Dr. Köşüş, "Gece çarpıntısı yaşayan bireylerin mutlaka kardiyoloji uzmanına başvurması, altta yatan nedenin tespit edilmesi açısından hayati önem taşır. Özellikle ailesinde ani kalp ölümü öyküsü olan bireylerde bu durum göz ardı edilmemelidir. Eğer siz de gece çarpıntısıyla uyanıyorsanız, bu durumu basit bir stres tepkisi olarak görmeyin. Zamanında yapılacak bir kardiyolojik değerlendirme, olması muhtemel risklerin önüne geçebilir" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi tamamlandı, Türk bilim insanı yurda döndü Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne katılan ekip, 37 gün sonra yurda döndü. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nin başarıyla tamamlandığını bildirdi. Bakan Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nin başarıyla tamamlandığını kaydederek, "Bilim insanlarımız, Antarktika’nın zorlu koşullarında bir aydan fazla sürede 15 araştırma projesini hayata geçirdi. Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitümüzün koordinasyonunda yürüttüğümüz kutup araştırma seferlerimizle ülkemizin bilimsel kapasitesini artırmaya, insanlığın karşı karşıya olduğu küresel sorunlara çözüm önerileri sunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Kacır, "Hedefimiz; Antarktika’da kalıcı Türk Bilim Araştırma Üssü kurmak ve Antarktika Anlaşmalar Sistemi içerisinde "Danışman Ülke" statüsü elde etmek" açıklamasında bulundu. Antarktika Bilim Seferi Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy ise bu yıl 10’uncu seferin sona erdiğini belirterek, bugüne kadar 200’ün üzerinde Türk araştırmacının kutuplara gittiğini ve önemli çalışmalar yaptığını söyledi. Bu yıl 17 araştırmacının birbirinden farklı 15 proje yürüttüğünü dile getiren Özsoy, Antarktika’ya giderken ve oradan dönerken karşı karşıya kaldıkları zorluklardan bahsetti. Türk bilim insanlarının hangi alanlarda çalışmalar yaptığına ilişkin bilgi veren Özsoy, orada yapılan araştırmaların örneklerinin ve kurulu istasyonlardan alınan verilerin Türkiye’ye getirildiğini, çıkacak sonuçları heyecanla beklediklerini anlattı. 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Lideri Prof. Dr. Ersan Başar da sefer kapsamında bilimsel projelerini tamamladıklarını belirterek, "15 farklı konuda bilimsel proje yürütüldü. Yer bilimleri, deniz bilimleri, buzul bilimi ve atmosfer bilimleri alanlarında araştırmalar yapıldı. Bu örnekler Türkiye’de laboratuvarlarda incelenecek ve uluslararası makaleler olarak yayımlanacak. Özellikle Antarktika’da yaptığımız çalışmalar dünya bilimine katkı sunuyor" dedi. 15 ayrı araştırma projesi yürütüldü Bilim ekibi, 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi kapsamında bu yıl 15 araştırma projesi yürüttü. Küresel iklimden yer bilimlerine, yakın uzay çalışmalarından biyolojik çeşitliliğe kadar pek çok sorunun yanıtını arayan Türk bilim insanları, iklim değişikliği, buzul ve atmosfer dinamikleri, jeodinamik hareketlilik, deniz tabanı haritalama, oşinografik özellikler, yakın uzay ve kozmik radyasyon ölçümleri gibi fiziksel ve jeofizik süreçlere odaklanan çalışmalar yaptı. Ayrıca göl ve deniz ekosistemleri, mikrobiyal ve fitoplankton biyoçeşitliliği, kirleticilerin dağılımı, paleoklimatoloji, ekstrem koşullarda tıbbi planlama ile biyoteknoloji ve yeni antiviral ilaç adaylarının geliştirilmesine yönelik araştırmalar gerçekleştirdi.
Aydın Aydın’da ’indirimli eşya’ izdihamı: Ezilen ve bayılan vatandaşlar hastaneye kaldırıldı Aydın’ın Efeler ilçesinde bir iş yerinin açılışında ucuz eşya alma umuduyla iş yeri önünde toplanan kalabalık birbirini ezdi. Yaşanan izdihamda ezilen ve bayılanlar, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Aydın’da faaliyete geçen bir alışveriş merkezinin açılışında izdiham yaşandı. Reklam amacıyla indirim yapılan ürünlerden almak isteyen çok sayıdaki vatandaş, açılıştan saatler önce iş yerine geldi. Kapıların açılmasıyla içeriye hücum eden vatandaşlar adeta birbirleriyle yarışırken, bazı vatandaşlar da ezilme tehlikesi geçirdi. Yaşanan izdiham sırasında fenalaşan ve baygınlık geçiren vatandaşlara, bölgeye sevk edilen sağlık ekipleri müdahale etmekte güçlük çeki. Kalabalığı kontrol altına almaya çalışan polis ekipleri de zaman zaman ezilme tehlikesi geçirdi. Vatandaşların akın ettiği açılış sebebiyle sokaklarda da uzun araç kuyrukları meydana geldi, trafik yer yer durma noktasına geldi. Zaman zaman küçük çaplı kavgaların yaşandığı açılış, kalabalığın kontrol altına alınamaması üzerine iptal edildi. Vatandaşların birbirini itmesi ve yoğunluk nedeniyle bazı kişiler sıkışarak fenalaşırken, tek kapıdan giriş ve çıkışın olması sebebiyle ne içeridekiler dışarıya çıkabildi ne de dışarıdakiler içeriye girebildi. Olay yerine gelen polis ekipleri kalabalığı dağıtmak için uyarılarda bulundu. Ancak vatandaşların büyük bölümünün uyarıları dikkate almaması nedeniyle yoğunluk uzun süre devam etti. Yaşanan izdihamın ardından AVM yönetimi açılışın iptal edildiğini duyurdu. 112 ambulans ekipleri, AVM’nin arka kısmındaki personel girişinden dışarı çıkardığı fenalaşan vatandaşları hastaneye sevk etti. "Fenalaşanlar var, ağlayanlar var" Açılışa gelen vatandaşlardan Sibel Balkım, "Ben daha önce geldim ve müsaade istememe rağmen kadınlar ve erkekler hepsi üstüme yüklendi. Almadan gidiyorum. Şu saate kadar bekledim ve izdiham hala bitmiş değil. Aslında burada bir planlama, hizalama yapılmış olsaydı bu kadar izdiham yaşanmayabilirdi" dedi. Sadece bir sehpa alabildiğini ve ezilme tehlikesi atlattıklarını ifade eden vatandaşlardan Şengül Tağa, "Saat 11’de geldim. Oldukça kalabalık. Biraz önce insanları yara yara zorla girdim. Bir sehpa alabildim. Fenalaşanlar var, ağlayanlar var. Arada küçük bir çocuk getirmişler, o ezildi. Bayağı kötü oldu yani" dedi.