ÇEVRE - 28 Haziran 2024 Cuma 16:34

Kayığıyla ile hortumun içinden geçti

A
A
A

Ordu’da geçen akşam saatlerinde etkili olan hortum esnasında bir balıkçı, kayığıyla horumun içinden geçti. Adeta ölüme meydan okunan o anlar bir cep telefonu kamerası tarafından kaydedildi.

Ordu’da 26 Haziran tarihi akşam saatlerinde denizde hortum etkili oldu. Fatsa ilçesinde hortum kıyıya yaklaşırken, bir balıkçı adeta hortuma kafa tutarak, kayığıyla içerisinden geçti. Hortumun meydana geldiği anlarda Fatsa Motor İskelesi istikametinden kayığıyla gelen bir balıkçı, hortumun gittiği yöne doğru gitmekle kalmayıp, bir de geri dönüp içerisinden geçti. Bu sırada balıkçı kayığının sallandığı ve içerisindeki av malzemelerinin denize düştüğü görüldü.

“5 tonluk tekneyi kaldırır gibi yaptı”

Yaklaşık 50 yıldır balıkçılık yapan Mahmut Oktay, adrenalin yaşamak için hortumun içerisinden geçtiğini söyledi. Oktay, “Daha önce böyle bir hortum Fatsa´da görülmedi, böyle açıktan geçerdi. O esnada 2 tane açıkta vardı, bir tane burada vardı ona da ben yakındım, ‘nasıl bir şey? Şöyle birkaç metre yaklaşayım’ Dedim. Nasıl bir duygu, nasıl bir dönme şekli o suyun böyle vakumlayıp da yukarı doğru çekmesi merak ettim. Bir de gücü çok az olduğundan dolayı çok büyük bir hortum olmadığından dolayı biraz yaklaştım ve içinden geçmeyi istedim, geçtim sonuçta çok küçük de olsa müthiş bir kuvvet suyu vakumlayarak 4-5 ton tekneyi böyle kaldırır gibi yaptı. Teknenin üzerindeki şamandıralar falan vardı, onları bayağı bir savurdu. Sağa sola bizi de anında ıslattı, bizi devireceğini zannetmiyorum yani küçüktü, fazla bir kuvveti olmadığını tahmin ettim. Onun için içine girdim. Hiç ömrüm boyunca o şekilde o yakınlıkta hortum görme şansım yok, en azından değerlendirmek istedim” diye konuştu.

Hortumun olduğu esnada balıkçı teknesini cep telefonu kamerası ile kaydeden İbrahim Karacı, “Balık tutuyorduk. O ara adaların oradan bir ara hortum çıktı, bayağı bir büyük hortum yükseldi. O daha kaybolmadan burada Yalıköy tarafında ikincisi gözüktü. Bu esnada bir tane kayık hortumun çevresinde iki üç tur attı, sonunda o girdabın içine daldı. Kayığın üzerindeki mantarlar, ağlar denize düştü. Polisler burada sahili boşaltıyordu, bağırdılar ve kayığı oradan gönderdiler” ifadelerine yer verdi.

Ahmet Altay

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Adalet için dijital rehber Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre; ülkemizde 2025 yılında açılan dava sayısı yaklaşık 8,8 milyon olarak gerçekleşti. Hakim başına 767, savcı başına ise bin 373 dosya düşüyor. Yaşar Üniversitesi Yapay Zeka Mühendisliği lisansüstü eğitim öğrencisi Doğa Kayra Yılmazarslan, tarafından geliştirilen uygulama davaların sonucunu saniyeler içinde tahmin ederek hukuk dünyasına hız ve yenilik kazandırmayı hedefliyor. Adalet Bakanlığı’nın 2025 yılına ilişkin UYAP verilerine göre; 2025’te ceza, hukuk ve idari olmak üzere toplam 8,8 milyon dava dosyası açıldı. Sayısal verilere göre hakim başına düşen 767 ve savcı başına düşen bin 373 dosya sayısı, hukuk dünyasındaki iş yoğunluğunu ortaya koyuyor. Yaşar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Yapay Zeka Mühendisliği yüksek lisans öğrencisi Doğa Kayra Yılmazarslan’ın tez çalışmasında geliştirdiği proje avukatların yükünü hafifletmeyi hedefliyor. Sistem, kullanıcılardan aldığı dava metinlerini veya olay anlatımlarını gelişmiş algoritmalarla analiz ederek hukuk dünyasına yeni bir bakış açısı getiriyor. Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Korhan Karabulut ve Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emre Cumalıoğlu danışmanlığında geliştirilen uygulama, dava dosyalarını derinlemesine inceleyip anladıktan sonra, geçmişte verilmiş benzer Yargıtay kararlarını saniyeler içerisinde bularak kullanıcıya sunuyor. Bu teknoloji sayesinde, avukatların saatlerini alan emsal karar araştırmaları artık yalnızca birkaç dakikaya iniyor. Böylece hukuk uzmanları için strateji geliştirme süreçleri ciddi oranda hızlanıyor. İhtimalleri gösteriyor Davanın kazanılma ihtimalini sayısal verilerle ortaya koyması, projeyi literatürdeki diğer çalışmalardan ayıran en önemli özellik. Kullanıcılara davanın başarı şansını yüzdesel olarak sunan söz konusu uygulama, davanın açılmaya değer olup olmadığına dair kararların dakikalar içerisinde verilmesine imkan tanıyor. Ayrıca sistem, benzer başarılı davalarda izlenen hukuki yolları Yargıtay kararları üzerinden kullanıcıyla paylaşarak, mevcut davaların doğru stratejiyle ilerleyip ilerlemediğinin takip edilmesini mümkün kılıyor. Projeyi hayata geçiren Yaşar Üniversitesi Yapay Zeka Mühendisliği yüksek lisans öğrencisi Doğa Kayra Yılmazarslan, konuyla ilgili görüşlerini şöyle ifade ediyor: "Hem hukuk uzmanlarının profesyonel ihtiyaçlarını karşılayacak hem de hukuk bilgisi olmayan vatandaşların kolaylıkla anlayabileceği şekilde tasarlanan uygulama, adalete erişim konusunda dijital rehber görevi görüyor. Projem hukuki süreçlerdeki zaman kaybını minimize ederek hukukçuların ve vatandaşların iş yükünü hafifletmeyi amaçlıyor."
İstanbul Oğuz Murat Aci’nin mezarını ziyaret eden baba Özer Aci: "Bu beşinci bayram, elimizi öpecek bir evlat kalmadı" İstanbul Eyüpsultan’da 17 yaşındaki Timur Cihantimur’un çarparak ölümüne neden olduğu Oğuz Murat Aci’nin babası Özer Aci, bayramda oğlunun kabrini ziyaret etti. Basa Aci, "Bu beşinci bayram. Asıl biz sağken öldük. Bizim elimizi öpecek bir evlat kalmadı. Onun evladının da elini öpecek bir babası kalmadı. Kazanın başından iki yıl geçti. Ben ilk gün ne diyorsam bugün yine aynı duygularla, aynı acıyla, aynı üzüntüyle dile getiriyorum ve mücadeleme devam edeceğim’’ dedi. Eylem Tok ile Op. Dr. Bülent Cihantimur’un 17 yaşındaki oğlu Timur Cihantimur, 1 Mart 2024 ‘te iddiaya göre Kemerburgaz’da kullandığı lüks otomobille bozulan ATV’lerini yol kenarına çeken kişilere çarpmış, kazada Oğuz Murat Aci (29) hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Cihantimur, annesi Eylem Tok tarafından önce Mısır’a, ardından ABD’ye kaçırılmıştı. ABD’de tutuklu bulunan anne ve oğul için iade kararı verilmişti. Oğuz Murat Aci’nin vefatının üzerinden 2 yıl geçerken, acılı baba Özer Aci Ramazan Bayramı’nda evladının mezarını ziyaret etti. ’’Ben ilk gün ne diyorsam bugün yine aynı duygularla, aynı acıyla, aynı üzüntüyle dile getiriyorum ve mücadeleme devam edeceğim’’ Evladının vefatının üzerinden geçen beşinci bayram olduğunu belirten acılı baba Özer Aci, ’’Asıl biz sağken öldük. Elimizi öpecek bir evlat kalmadı. Onun evladının da elini öpecek bir babası kalmadı. Kazanın üzerinden iki yıl geçti. Ben ilk gün ne diyorsam bugün yine aynı duygularla aynı acıyla aynı üzüntüyle dile getiriyorum ve mücadeleme devam edeceğim. Ömrüm vefa ettiği müddetçe adalet yerini bulana kadar mücadeleye devam edeceğim. Şu ana kadar bir başarı elde ettim diye düşünüyorum. Bir yerlere vardık diye düşünüyorum. Kaza olabilir ama kazadan sonra yaşananlar beni derinden üzdü, derinden yaraladı ve yaralamaya da devam ediyor. Özellikle belirtmek istediğim konu, onlar 2 saat içerisinde ülkeyi terk edebiliyorlar. Benim oğlum 80 dakika, neredeyse 2 saate yakın bir süre sonra hastaneye ulaşabiliyor. Ambulans aranmıyor, cep telefonları toplanıyor. Burada telefonu ben almadım diyor. Özellikle altını çizerek belirteyim bir telefon halen kayıp. Bu telefondan hiç bahsedilmiyor. Yani bu telefonu onlar mı aldı, başka tarafa mı gitti ne oldu. Burada yok olan bir telefon var. ’Telefonu ben aldım, o aldı’, sonuç olarak telefon Eylem Tok’un arabasında çıkıyor’’ diye konuştu. "Akın Gürlek ile inanıyorum ki yakında görüşeceğiz’’ Oğuz Murat Aci’nin ölümünden sonraki yaşanan süreçte önceki dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un kendileriyle bizzat ilgilendiğini kaydeden baba Özer Aci, yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek ile de yakın zamanda görüşeceklerine inandığını söyledi. Baba Aci, "Yeni Adalet Bakanımızla direkt bir görüşmemiz olmadı. Yalnız Adalet Bakanlığı ile görüşmelerimiz devam ediyor. Sağ olsunlar bizi bilgilendiriyorlar. Bilgilendirmeye de devam edeceklerini söylüyorlar. Adalet Bakanıyla da ben inanıyorum ki yakın bir zamanda görüşeceğiz. Bu görüşmeler bize güç veriyor, ayakta durmamızı sağlıyor ve umut veriyor. Bu umudun çerçevesinde ayakta duruyoruz’’ dedi. "Gelinin sessizliği devam ediyor, çünkü konuşacağı veya savunacağı bir şey yok’’ Torunu Pars’ın velayet davasının ertelendiğini ve bunun sebebinin karşı tarafın avukatından kaynaklandığını iddia eden Özer Aci, ’’Ne yazık ki davada sosyal uzman raporu, pedagog raporu ve psikolog raporu hazır olmasına rağmen karşı tarafın yani annenin avukatının ‘psikiyatri raporu da olması gerekiyor’ demesiyle şu an dava mayıs ayına ertelendi. Bu yaşta bir çocuğa, şu an 3 buçuk yaşında olan bir çocuğa psikiyatri acaba ne ilaç yazacak. Şu an sessizliği devam ediyor, çünkü konuşacağı veya savunacağı bir şey yok. Benim baştan beri savunduğum nokta, para alma konusu kendi düşüncesi çerçevesinde idrak ettiği bir olay değildi. Ben para alıp almadığını kendisine soramadım. Çünkü irtibat sağlayamıyoruz. Yani konuşmayan bir insanla zorla nasıl konuşacağız ki. İnsan olmadıktan sonra, insani davranışlarda bulunmadıktan sonra ben ne yapabilirim ki’’ dedi. Tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı da kutlayan Özer Aci, "Özellikle tüm evlat acısı çeken anneler ve babaların bayramlarını kutlarım. Acı ama gerçek. Evlatlarımız öldüler kurtuldular. Asıl ölenler sağlar. Anneler, babalar ve kardeşler acı çekmeye devam ediyoruz’’ ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş Tarihi Ulu Cami’de deprem sonrası ilk bayram namazı kılındı Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinin ardından hasar gören ve restore edilerek yeniden açılan Ulu Cami’de bayram namazı kılındı. Kahramanmaraş’ta Bayram namazı için vatandaşlar camilere akın etti. Sabahın ilk ışıklarıyla beraber kentteki camilere gelen vatandaşlar bayram namazı kıldı. 6 Şubat depremlerinin ardından hasar gören ve restore edilen Ulu Cami’de de ilk bayram namazı kılındı. Namaz sonrası vatandaşlar birbirleriyle bayramlaşırken çorba ikramında da bulunuldu. Namazın ardından açıklama yapana Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, "Vatandaşlarımızla birlikte Ramazan ayını tamamladık. Zor günler geçiren milletimizle her anı paylaşmaya gayret ettik. İnşallah bugün de ailelerimizle, sevdiklerimizle birlikte huzur ve mutluluk içinde güzel bir bayram geçiririz" dedi. Ulu Caii’de 3 yılın ardından ilk bayram namazının kılındığını ifade eden Başkan Görgel, "Allah’a şükürler olsun bizleri bir bayrama daha kavuşturdu. Gerçekten adeta üç bayramı bir arada yaşıyoruz. Bayram namazımızı eda ettik. Asrın felaketinde hasar gören tarihi Ulu Cami’de, 3 yıl aradan sonra yeniden bayram namazı kılmanın mutluluğunu yaşadık. Camimizin yeniden ibadete açılması, bugünü bizim için daha da anlamlı hale getirdi. Ayrıca bugünün cumaya denk gelmesiyle birlikte üç bayramı bir arada yaşamanın sevincini yaşıyoruz. Tüm hemşerilerimin ve İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum. Rabbim bu bayramı tüm mazlum milletler için de huzura ve mutluluğa vesile kılsın. Bizler burada güven içinde bayrama ulaşmanın şükrünü yaşıyoruz. Ancak ne yazık ki dünyanın birçok yerinde insanlar zulüm altında ve bayramı bayram gibi yaşayamıyor. İnşallah Rabbim, tüm mazlumların da bayramı bayram tadında yaşayabildiği bir dünya nasip etsin. Birlik ve beraberlik içinde nice bayramlara ulaşmayı diliyorum" ifadelerini kullandı.