EĞİTİM - 23 Kasım 2025 Pazar 09:50

Ordu’da 27 yıllık öğretmen, yetiştirdiği eski öğrencisiyle omuz omuza görev yapıyor

A
A
A
Ordu’da 27 yıllık öğretmen, yetiştirdiği eski öğrencisiyle omuz omuza görev yapıyor

Ordu’nun Ünye ilçesinde yaşayan 51 yaşındaki Türkçe Öğretmeni Hanife Gül, yıllar önce dersine girdiği 32 yaşındaki eski öğrencisi Özel Eğitim Öğretmeni Songül Cüni ile aynı okulda omuz omuza görev yapıyor.


Ünye Toki Ömer Çam Ortaokulu’nda görev yapan Türkçe Öğretmeni Hanife Gül, 18 yıl önce 63 kişilik kalabalık sınıflarda ders verdiği eski öğrencisi Toki Ömer Çam İlkokulu Özel Eğitim Öğretmeni Songül Cüni ile yıllar sonra aynı okul çatısı altında meslektaş oldu. Ortaokul yıllarında hocasının belirlediği imzasını taşıyan 10 yıllık öğretmen Songül Cüni, aynı okulda öğretmeniyle beraber olmanın mutluluğunu yaşıyor.



"Kalabalıkta fark edilebilen nadir öğrencilerdendi"


Birlikte omuz omuza aynı okulda eski öğrencisi ve meslektaşı olan Songül Cüni’nin kalabalık bir ortamda kendisini fark ettirebilme başarısı olduğunu ifade eden Toki Ömer Çam Ortaokulu Türkçe Öğretmeni Hanife Gül, "Ben 1998 yılında ilk öğretmenlik mesleğine başladım. 2000 yılında Ordu’nun Çaybaşı ilçesi İlküvez Mahallesinde bulunan okula tayin oldum. Songül ile tanışıklığımız yine o yıllara denk geliyor. O zamanki görevimde ben onun okulunda 3 yıl boyunca Türkçe derslerine girdim. Songül’ün eğitim gördüğü yıllarda çocukların öğrenim görme şartları oldukça zordu. Biz 63 kişilik sınıflarda ders verdik. Songül’ünde sınıfı bayağı kalabalıktı. Songül’ü de o yıllardan derslerinde düzenli, tertipli ve özellikle uyumlu bir öğrencim olarak hatırlıyorum. Öğrencilerin, o kadar kalabalık ortamlarda kendilerini iyi hissettirmeleri ve öğretmenlerine fark ettirmeleri oldukça zordu. Songül ise bunu başarabilen çocuklarımdan bir tanesidir. Ben de onu tebrik ediyorum" dedi.



"Aynı okulda öğretmenlik görevini yapıyor olmak gerçekten büyük bir gurur"


Yıllar sonra öğrencisi Songül Cüni ile aynı okulda, aynı mesleği yapıyor olmanın kendisi için büyük bir gurur olduğunu ifade eden Hanife Gül, "Hayatın değişik sahalarında mezun ettiğimiz öğrencilerle arada sırada karşılaşıyoruz. Bu bizde çok güzel bir duygu oluşturuyor. Songül’de yıllar sonra aynı okulda karşılaşmış olmak ve aynı öğretmenlik görevini yapıyor olmak gerçekten büyük bir gururdur. Hatta biz bir gün yıllar sonra Songül ile bir markette karşılaştık. Songül bana benim görev yaptığım Toki Ömer Çam Ortaokulu’nu tercih yaparak isteyeceğini söyledi. Ben de o anda mutlu oldum. Daha sonra seminer döneminde Songül’ün adını listede gördüğümde onun okulumuza tayin olduğunu öğrendim. Ben de okuldaki arkadaşlarıma o benim eskiden öğrencimdi bu okula gelecek diyerek sevincimi paylaştım. Gün içerisinde Songül özel eğitim öğretmeni olduğu için çok fazla görüşemiyoruz okulda ama, sadece teneffüslerde ve sabahları okula geldiğimizde birbirimizle karşılaşıyoruz. Songül ve arkadaşlarına ders verdiğim yıllarda sınıflarına özgü yazmış olduğum bir şiir var. Ben güzel bir meslek sahibi olan Songül öğrencimin yeni ve güzel nesiller yetiştireceğine inanıyorum" diye konuştu.



"Öğretmenimle aynı okulda görev yapmak benim için büyük bir fırsattır"


Mesleğinde onuncu yılında yeni atamayla öğretmeniyle aynı okulda göreve başlamanın mutluluğunu yaşayan Toki Ömer Çam İlkokulu Özel Eğitim Öğretmeni Songül Cüni, "Önceden Tekirdağ ve Ağrı’da çalıştım. Ünye’de ise dördüncü yılım oldu. Toki Ömer Çam İlkokulu’na ise bu sene daha yeni atandım. Hanife hocamın bu okulda görev yaptığını bilmiyordum. Hanife hocamla bir gün markette karşılaştık. O zaman ben okul tercihlerimi yapmıştım. Hanife hocamın bu okulda görev yaptığını bilmiyordum. Hocam da bana ben de o okulda görevliyim dediğinde kendimi çok güvende hissettim. Orada tanıdık birilerinin olması ve Hanife hocamın orada olması beni duyduğumda çok mutlu etti. Öğretmenimle aynı okulda görev yapmak benim için büyük bir fırsattır. Hem kişisel olarak hem de mesleki anlamda beni çok motive ediyor. Tabi burada hocamın olması beni çok gururlandırıyor. Hanife hocam çok sakin ve hoşgörülü bir insandır" şeklinde konuştu.



Sınıf defterine attığım her imzada Hanife hocamın izi var"


Öğretmeni Hanife Gül’ün emeğini hayatının her noktasında hissettiğini ve bu durumun en güzel örneğinin ise kullandığı imzada olduğunu ifade eden Özel Eğitim Öğretmeni Songül Cüni, "Ben özel eğitim öğretmeni olarak, bizim ilk ve en önemli amacımız öğrencimizle bir gönül bağı kurmaktır. Ben öğrencilerimle gönül bağı kurmakta hiç zorlanmadım. Çünkü bunu yıllar öncesinde Hanife hocam sayesinde deneyimlemiştim. Her yeni okul öğretmen için daima yeni bir sayfadır. Ben bu okula Hanife hocamla ilk başladığımda çevrem bana ne kadar şanslı olduğumu söylemişti. Ben hocamın emeğini hayatımın her noktasında hissediyorum. Çünkü bu gün sınıf defterine attığım her imzada Hanife hocamın izi vardır. İmzamızı ben o ortaokul yıllarında hocamla birlikte belirlemiştik. Ve ben de hala hocamla beraber belirlediğim o imzamı kullanıyorum" ifadelerini kullandı.



Ordu’da 27 yıllık öğretmen, yetiştirdiği eski öğrencisiyle omuz omuza görev yapıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ticaret Bakanlığı’nın 2026 yılı Mart ayı piyasa denetim bilançosu belli oldu Ticaret Bakanlığı’nın 2026 yılı mart ayı piyasa denetim bilançosu belli oldu. Yaklaşık 130 bin firma ve 15,1 milyon ürün denetlenirken tplamda 784,6 milyon TL idari para cezası uygulandı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Ticaret Bakanlığı olarak, vatandaşlarımızın ekonomik refahını bozacak, bununla birlikte iç piyasadaki istikrarlı seyri olumsuz etkileyecek, tüketicilerimizin arz ve talep dengesinde olumsuz etki oluşturması muhtemel her türlü fiile karşı; iç ticaret denetim birimlerimiz tarafından hassasiyetle yürütülen denetimlerimiz hız kesmeden devam etmekte olup, 2026 yılının ilk üç ayında yapılan denetimler neticesinde; 129 bin 327 firma denetlenmiş, 15.167.058 ürün incelenmiş, toplam 784,6 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır" denildi. Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından, haksız ticari uygulamalar başta olmak üzere stokçuluk, fahiş fiyat kapsamında 2026 yılında 23 bin firma denetlenerek yaklaşık 221 milyon tl idari para cezası uygulandığı vurgulanarak şu bilgilere yer verildi: "Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından 2026 yılında gerçekleştirilen; otomotiv, stokçuluk,, ödeme süreleri kapsamında yapılan denetimler neticesinde; 23 bin 3 gerçek ve tüzel kişi denetlenmiş, 2 bin 155 gerçek ve tüzel kişi için aykırılık tespit edilmiştir. Toplam 221 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır. İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından yapılan denetimlerde uygulanan idari para cezaları şu şekildedir: Fahiş fiyatlara ilişkin: 174,3 milyon TL, Emlak sektörüne: 19,2 milyon TL, Otomotiv sektörüne: 5,1 milyon TL , Kuyum sektörüne: 2,6 milyon TL, Ticari elektronik ileti, çalışma saatleri ve lisanslı depolar: 17,5 milyon TL Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü tarafından, 2026 yılının ilk üç ayında 16,3 bin firma denetlenerek 517 firmaya yaklaşık 310 milyon TL idari para cezası uygulandı. , reklam ve haksız ticari uygulamalar, ürün güvenliği kapsamında gerçekleştirilen denetimlerde, 2026 yılının ilk üç ayında; 16 bin 421 gerçek ve tüzel kişi denetlenmiş, 517 gerçek ve tüzel kişiye aykırı eylemler nedeniyle, Toplam 309,6 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır. Bu kapsamda uygulanan idari para cezaları şu şekildedir: Ön ödemeli konut satışları, abonelik sözleşmeleri, mesafeli satış sözleşmeleri, taksitli satış ödemeleri, paket tur ve devre tatil sözleşmelerindeki aykırılıklar: 254,9 milyon TL, Reklam ve haksız ticari uygulamalar: 50,2 milyon TL , ürün güvenliği (piyasa gözetimi ve denetimi): 4,4 milyon TL. 81 ilde bulunan Ticaret Bakanlığı’na bağlı ticaret il müdürlüklerimiz aracılığıyla, 2026 yılının ilk üç ayında 89,9 bin firma ve 15,1 milyonu aşkın ürün denetlenerek, 19 bin firmaya 254 milyon TL ceza uygulanmıştır. Ticaret Bakanlığı olarak 2026 yılının ilk üç ayında 81 ilde bulunan Ticaret İl Müdürlüklerimiz aracılığıyla yapılan denetimlerimizde; 89 bin 903 firma denetlenmiş, 19 bin 50 firmaya idari yaptırım uygulanmış, Toplam 254 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır. Ticaret İl Müdürlüklerimiz aracılığı ile gerçekleştirilen denetimlerde; İstanbul ilimizde aykırılık tespit edilen 46 bin 416 ürüne, 203,3 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır. Ayrıca bazı illere ait ürün bazlı denetim rakamları şu şekildedir: Ankara: 4 milyon 710 bin 323 ürün, İstanbul: 2 milyon 515 bin 909 ürün, Antalya: 1 milyon 816 bin 202 ürün. Rekabet Kurumu, 2025’te 227 firmaya 13,2 milyar TL, 2026 yılının ilk 3 ayında ise 90 firmaya 5 milyar TL idari para cezası uyguladı. Öte yandan, Rekabet Kurumu tarafından yapılan çalışmalar kapsamında; 2025 yılında: 227 firmaya 13,2 milyar TL idari para cezası uygulanmıştır. 2026 yılının ilk üç ayında: Başta bilişim teknolojileri ve platform hizmetleri, gıda endüstrisi, bankacılık ve finans sektörlerinde faaliyet gösteren; 90 firmaya 5 milyar TL idari para cezası uygulanmıştır. Ticaret Bakanlığı olarak; enflasyon, fahiş fiyat, stokçuluk, haksız ticari eylemler ile mücadele ederek iç piyasa dengesini sağlayıp, tüketicilerin huzur ve refahı için çalışmalarımızı titizlikle sürdürmeye devam edeceğiz."
Ankara Palandöken: "Gıda israfının bedeli 200 milyar lirayı buluyor" Türkiye’de her gün milyonlarca ekmek ve on binlerce ton sebze ve meyvenin çöpe gittiğini hatırlatan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Günde 6 milyon ekmek 25-30 bin ton sebze ve meyve israf ediliyor. Bunun maliyeti yaklaşık 200 milyar lira civarında" dedi. Türkiye’de gıda israfının ulaştığı ekonomik boyutun, ülkenin toplumsal yapısı ve kalkınma süreci üzerinde de önemli etkiler oluşturduğuna dikkati çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bu gıda maddelerinin hem muhafazasında hem tüketilebilir oranda alınması ile ilgili. En çok bunlar biliyorsunuz turizm bölgelerinde, açık büfelerde bunlar self servis yapılan stantlarda aldığınız bu ürünleri evde muhafazasında ve zincirlere ulaşabilecek yoldaki zayiatlar olarak değerlendirilebilir. Yani israf günümüzde ekonomimiz için de önemli bir şey. Suyumuz, enerjimiz, elektriğimiz, doğal gazımız her şey israf ediliyor. Dolayısıyla ülkemizde birçok ürünün yetişebileceği aynı şekilde bu ürünlerin ülkemizde kullanılması nüfus bakımından da önemli bir sürece ülkemizdeki erişmiş 86 milyon nüfuslu ülkemizde bunların hepsinin israf edilmeden kullanılması. Bu değişen tabiat şartları dolayısıyla bunların israfı çok önemli miktarlarda. Bunun için vatandaşımızın son derece bilinçli, açık büfelerde ve bu self servis yapılan yerlerde yani vatandaşın alıp da yarısından fazlasını yine zayi ettiği sistemlerden kaynaklanıyor. Dolayısıyla 6 milyon ekmek birçok ülkenin günlük tüketimi kadar ama ülkemizde maalesef bu bilinçsiz tüketimle birlikte bunların zayiatı. Bunun için hemen tedbir alınmalı. Bir kere kamu spotları yapılmalı" ifadelerini kullandı. "İhtiyaç kadar alışveriş yapılmalı" Gıda israfının önlenmesi için üretimden tüketime kadar tüm süreçlerde daha bilinçli ve planlı hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "Ülkemizdeki israfın her boyuttaki enerjideki, sudaki gıda maddelerindeki hem muhafazası hem eğitimleri okullarda çocuklarımızın bilinçlenmesi için önemli gösterilerle bunların izah edilmesi lazım. Bunların hepsi ülkemizin kaybolduğu kadar milli servetimizin de hiçe gitmesine neden olan bir yaklaşım. Bununla ilgili Türkiye’de TESK olarak 82 birlik 13 mesleki federasyonla diyalog ve günlük bu tüketimdeki kalan ürünlerin değerlendirilmesiyle ilgili de çalışmalar her ne kadar yapsak da vatandaşın bu konuda hassasiyeti çok önemli. Yoksa milli servetimiz yok oluyor. Bu tarımsal ilaçlardaki veya işte bu mevsimsel donlardaki zayiatla birlikte bu ürünlerin birçoğunun kullanmadan gittiğini herkesin bilmesi lazım. Dolayısıyla bu kullanılan malzemelerdeki veya işte ihtiyaçtan fazla alınıp muhafazasından kaynaklanan zayiatlar da mutlaka giderilmeli" şeklinde konuştu.
Denizli Çameli’nin ‘Sakin Şehir’ kimliği gençlerin bilimsel çalışmasına konu oldu Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi heyeti, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Cittaslow Çameli" projesi için Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı ziyaret ederek ilçenin sürdürülebilir şehircilik çalışmalarını yerinde inceledi. Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Yavaş Şehir, Sürdürülebilir Gelecek: Çameli’nin Cittaslow Yolculuğu" projesi için Çameli ilçesinde incelemelerde bulundu. Okul müdürü ve danışman öğretmenler eşliğinde ilçeye gelen heyet, Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı makamında ziyaret etti. Cittaslow Süreci Hakkında Görüş Alışverişi Ziyaret sırasında, Çameli’nin uluslararası Sakin Şehir (Cittaslow) ağındaki konumu, yürütülen sürdürülebilir şehircilik çalışmaları ve ilçenin gelecek vizyonu üzerine bir görüşme gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilere ilçenin bu alandaki hedefleri ve projeleri hakkında ayrıntılı bilgiler aktararak gençlerin bilimsel çalışmalarına destek verdi. İlçenin Değerleri Yerinde İncelendi Makam ziyaretinin ardından proje ekibi, saha çalışmaları kapsamında ilçeyi gezdi. Cittaslow Çameli Proje Koordinatörü Emirhan Akşit’in rehberliğinde yapılan teknik gezide; ilçenin doğal güzellikleri, kültürel mirası ve yerel kalkınma modelleri yakından incelendi. Öğrenciler, projeleri için gerekli olan verileri yerinde gözlem yapma imkanı buldu. Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilerin ilçeye gösterdikleri ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Gençlerin yerel yönetim modellerini bilimsel bir çerçevede ele almasının önemine dikkat çeken Arslan, proje ekibine 14-15 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan bilim fuarında başarılar diledi.