SAĞLIK - 05 Ekim 2023 Perşembe 09:40

Öztürk: "Bebekler ’yenidoğan sarılığına karşı sık emzirilmeli"

A
A
A
Öztürk: "Bebekler ’yenidoğan sarılığına karşı sık emzirilmeli"

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Emre Öztürk, bazı bebeklerin sarılık oluşma açısından erken doğum, kan grubu gibi daha yüksek risk faktörlerine sahip doğabileceğine dikkat çekerek, “Sarılık önlenebilir bir hastalıktır. Annelerin emzirmeyi artırarak bebeklerinin riskini azaltmaları mümkündür” dedi.


Medical Park Ordu Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Emre Öztürk, çocuklarda görülen sarılık hastalığı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Sarılığın başka sağlık problemi olmayan yenidoğan bebeklerde sık görülen klinik bir durum olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Öztürk, “Yenidoğan sarılığı, bilirubinin (kan elemanlarından alyuvarların yıkımı sonucu ortaya çıkan bir madde) cilt ve mukozalarda birikerek yenidoğanlarda cilt ve gözlerin sararmasına neden olduğu yaygın bir durumdur” diye konuştu.



“Fazla huzursuz ve yorgun olabilirler”


Yenidoğanlarda görülen sarılığın, bebeğin kanındaki bilirubin miktarının fazla olmasından kaynaklandığını ve bu durumun, bebeğin karaciğerinin henüz olgunlaşmamış olmasından dolayı gerçekleştiğini söyleyen Uzm. Dr. Öztürk, "Bebeklerde sarılığa neden olan faktörler arasında doğum öncesi enfeksiyon, kan uyuşmazlığı ve doğum sonrası beslenme veya emzirme yetersizliği sayılabilir. Sarı deri ve sarı gözler, yenidoğan sarılığının en sık görülen belirtisidir. Sarılığı olan bebekler genelde yorgun veya halsiz görünebilir. Sarılığı olan bebekler huzursuz olabilir ve normalden daha fazla ağlayabilirler. Yenidoğan bebeklerin yaklaşık yüzde 60’ında görülen sarılık problemi, doğum sonrası dönemin normal bir parçası olarak kabul edilir. Ancak tedavi süreci zamanında başlatılmaz ise ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir" ifadelerine yer verdi.



“Tedavi yöntemi her bebekte değişiklik gösterebilir”


Yenidoğan bebeklerde sarılık tedavisinin bebeğin kaç günlük olduğuna, kilosuna, kandaki bilirubin miktarına göre değişiklik gösterdiğini aktaran Uzm. Dr. Öztürk, “Öncelikle yenidoğan sarılığının teşhisinde kan dolaşımındaki bilirubin düzeyini ölçmek için bir kan testi kullanılır. Bebeğin cildi ve gözleri sarılık belirtileri açısından incelenir. Sarılık teşhisi koyulduktan sonra bebeğin kaç günlük olduğuna, kilosuna, kandaki bilirubin miktarına göre tedaviye başlanır” dedi.



"Doğru bakımla kolayca tedavi edilebilir”


Yenidoğan sarılığının doğru bakımla kolayca tedavi edilebilen yaygın bir durum olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Öztürk, “Bebeğinizle ilgili herhangi bir endişeniz varsa doktorunuza başvurmaktan çekinmeyin. Bebeğinizin bakımına yönelik bir plan geliştirmeniz için buradayız. Bebeğinizi sık sık emzirin. Bebeği sık sık emzirmek sarılıklarını kontrol altına almanıza ve sağlıklı tutmanıza yardımcı olabilir” ifadelerini kullandı.


Ebeveynlerin, bebeklerinde sarılık şüphesine yönelik herhangi bir belirti görürlerse hemen doktorlarına başvurması gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Öztürk, “Bazı bebekler sarılık oluşma riski daha yüksek olan faktörlere sahip olabilir. Bu faktörler arasında erken doğum, kan grubu ve anne babadaki Rh uyumsuzluğu yer alır. Bununla birlikte, sarılık önlenebilir bir hastalıktır ve annelerin emzirmeyi artırarak bebeklerinin riskini azaltmaları mümkündür” diyerek sözlerini sonlandırdı.



Tedavi seçenekleri


Uzm. Dr. Emre Öztürk, uygulanabilecek tedavi yöntemlerini ise şöyle sıraladı:


“Fototerapi: Yenidoğan bebekte bilirubin seviyesinde yükseklik varsa, fototerapi tedavisi uygulanır. Fototerapi tedavisi ile bebeğin cildini ışığa maruz bırakmak, bilirubinin parçalanmasına yardımcı olabilir. Fototerapi gibi medikal müdahaleler, sarılığın hızlı bir şekilde iyileşmesine yardımcı olabilir.


Değişim transfüzyonu: Nadir durumlarda bebeğin kanının sağlıklı kanla değiştirilmesi için kan nakli gerekebilir.


Erken ve sık beslemeler: Emzirme, sarılık belirtilerinin azaltılmasında etkili bir yöntemdir. Bebeği daha sık beslemek bilirubinin dışarı atılmasına yardımcı olabilir. Bebeğinizin doğumdan sonraki ilk birkaç gün içinde yeterince süt aldığından emin olmak gerekir.


Odaya alma: Bebeğinizi doğumdan sonraki ilk birkaç gün sizinle aynı odada tutun, çünkü sık sık beslenmek sarılığın önlenmesine yardımcı olabilir.”


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa Büyükşehir Belediyesinde en düşük kadrolu işçi maaşı 80 bin TL oldu Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Hizmet-İş Sendikası arasında, kadrolu işçileri kapsayan toplu iş sözleşmesi imzalandı. Yeni sözleşmeyle birlikte en düşük kadrolu işçi maaşı 80 bin liraya yükseltildi. Mevcut sosyal hakların iyileştirildiği sözleşmeyle ‘doğum yardımı’ ve ‘icap nöbeti’ gibi haklar da ilk kez tanımlandı. Başkan Besim Dutlulu, "İşçi kardeşlerimizin yaşam standartlarını artırmak için elimizden gelen en iyi şartlarda mutabakata vardık" dedi. Kadrolu işçilerin mali ve sosyal haklarının iyileştirilmesi ve yeni kazanımları içeren toplu iş sözleşmesini Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ile Hizmet-İş 2 Nolu Şube Başkanı Tekin Turgut imza altına aldı. İmza töreninde Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Sekreter Yardımcısı Ata Temiz ile MASKİ İnsan Kaynakları Dairesi Başkanı Hayri Okkalı da yer aldı. Sosyal haklar arttı Sözleşme kapsamında çalışanların refah seviyesini korumak amacıyla daha önce 190 lira olan yemek yardımı 315 liraya çıkarıldı. Yılda bir kez ödenen sosyal yardımlar güncellenerek her ay 3 bin 273 lira olarak ödenmesine karar verildi. Bayram yardımlarında da artışlar yapıldı. Ramazan Bayramı yardımı 500 liradan 2 bin 600 liraya, Kurban Bayramı yardımı ise 3 bin liraya yükseltildi. Ayrıca personelin görev niteliğine göre ödenen risk ve sorumluluk primlerinde de artışa gidildi. Bazı hakların ilk kez tanımlandığı sözleşmede, Ramazan Bayramı yardımı 500 liradan 2 bin 600 liraya, Kurban Bayramı yardımı 3 bin liraya çıkarılarak günün şartlarına uygun hale getirildi. "En iyi şartlarda mutabakata vardık" Ekonomik anlamda zor bir dönemden geçildiğini belirten Başkan Besim Dutlulu, yerel yöneticilerin çalışanlara destek olmasının önemine değindi. İlçe belediye başkanlığı döneminden bu yana işçilerle dostça bir çalışma ortamı oluşturmaya çalıştığını ifade eden Dutlulu, "Manisa Büyükşehir’de de Ferdi Başkanımız döneminden itibaren güzel işler yapılmaya başlandı. İşçilerin hakları çoğaltıldı. Gönül daha fazlasını vermek isterdi ancak ülkenin ekonomik şartları ve belediyenin sürdürülebilirliği çerçevesinde işçi kardeşlerimizin yaşam standartlarını artırmak için elimizden gelen en iyi şartlarda mutabakata vardık" diye konuştu. "Şehre birlikte hizmet ediyoruz" Başkan Dutlulu, belediyeyi çalışanlarla birlikte yönettiklerinin altını çizerek, "İşçi arkadaşlarımızı sadece personel değil, şehrimize hizmet ettiğimiz yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. Bu uyumlu süreç için sendikamıza ve tüm çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Hepimize hayırlı olsun" dedi. Hizmet-İş Sendikası 2 No’lu Şube Başkanı Tekin Turgut ise törende yaptığı konuşmada, "Besim Başkanımıza, işçinin yanında durduğu ve bütçe imkanlarını sonuna kadar zorlayarak emeğin hakkını koruduğu için tüm arkadaşlarım adına teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Iğdır Iğdır’da kayısı ağaçları çiçek açtı, ova beyaza büründü Havaların ısınmasıyla birlikte "Doğu’nun Çukurovası" olarak bilinen Iğdır’da kayısı ağaçları çiçek açtı. Mart ayında yaşanan bu görsel şölen, hem üreticilerde bereket umudunu artırdı hem de fotoğrafçılar ile doğaseverlerin ilgisini çekti. Doğu Anadolu’nun önemli tarım merkezlerinden biri olan Iğdır’da baharın gelmesiyle birlikte kayısı bahçeleri çiçek açtı. Havaların ısınmasıyla ovaya yayılan yaklaşık 350 bin kayısı ağacı, bölgeyi adeta beyaz bir örtüyle kapladı. Her yıl ortalama 40 bin ton kayısı rekoltesinin elde edildiği kentte, ağaçların çiçek açması üreticiler için bereketli bir sezon beklentisini de beraberinde getirdi. Mart ayında gerçekleşen çiçeklenme dönemi, hem çiftçiler hem de doğa tutkunları için önemli bir zaman dilimi olarak görülüyor. Baharın gelişiyle birlikte yeşil ve beyazın buluştuğu kayısı bahçeleri, adeta doğal bir stüdyoya dönüştü. Kartpostallık manzaralar sunan bahçeler, fotoğrafçılar ve doğaseverlerin ilgisini çekerken, yöre halkı da bu eşsiz görüntüleri görmek için bölgeye akın ediyor. "Doğu’nun Çukurovası" olarak anılan Iğdır Ovası’nda çiçek açan kayısı ağaçları, hem bölgenin tarımsal zenginliğini hem de baharın gelişini gözler önüne seriyor. Üreticiler ise bu yıl hava şartlarının uygun gitmesi halinde verimli bir sezon geçirmeyi umut ediyor. Bisikletiyle kayısı bahçelerini gezen Harun Cengiz, her yıl mart ve nisan ayında doğal bir tablonun içinde olduklarını söyleyerek, "Şu anda Iğdır’da kayısı bahçelerindeyiz. Muhteşem bir görüntü var. Ağaçlar adeta gelinlik giymiş gibi çiçek açmış. Bugün buraya fotoğraf ve video çekmek için geldim. Tüm doğaseverleri bu muhteşem görüntüyü gelip çekmeye ve görmeye davet ediyorum" dedi.