EKONOMİ - 26 Şubat 2024 Pazartesi 12:03

Soydan: “Kahverengi kokarca ile doğru zamanda doğru mücadele yapılması gerekiyor”

A
A
A
Soydan: “Kahverengi kokarca ile doğru zamanda doğru mücadele yapılması gerekiyor”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, fındık ve diğer tarım ürünlerine ciddi zarar veren kahverengi kokarcalar ile doğru zamanda doğru mücadele yapılması gerektiğini belirterek, “Şu anda kahverengi kokarcanın istediği bir kış mevsiminde yaşıyoruz. Bu günlerde havalar ısındıkça az da olsa meydana çıkmaya başladı. Bizim sezondaki ürünlerimizi kurtarmamız için muhakkak zamanlamayı, ilaç dozlarını ve ne zaman ne kadar atılacağı konusunda ciddi bir mücadele yapmamız lazım” dedi.



Fındık başta olmak üzere tarım ürünlerine ciddi zarar veren, insan sağlığı açısından bir tehlike oluşturmayan kahverengi kokarca, kış mevsiminin sıcak geçmesinden dolayı yeniden görülmeye başladı. Ordu’da özellikle Fatsa ve Perşembe ilçelerinin yanı sıra Altınordu, Ünye ve Gülyalı ilçesinde görülen kokarcalar ile mücadele devam ederken, görüldüğü yerde imha edilmesi gerektiği belirtiliyor. Bir yıl ömrü olan ve çok hızlı bir şekilde çoğalan kokarca ile etkili bir mücadele yapılması gerektiği belirtiliyor.



“Kokarcanın istediği bir kış mevsimini yaşıyoruz”


Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, özellikle sahil kesimlerinde sonbahar mevsiminde kahverengi kokarcada büyük bir görülme olduğunu söyledi. O süreçten sonra kışlıklarını geçirmek için evlerin çatıları, ahırlar, samanlıklar ve bahçelerin belirli bölgelerinde kahverengi kokarca görüldüğünü ifade eden Soydan, “Bu süreçte kış mevsimi de olmadı, şuanda kahverengi kokarcanın istediği bir kış mevsiminde yaşıyoruz. Bu günlerde havalar ısındıkça az da olsa meydana çıkmaya başladı. Şuanda özellikle nisan aylarında hava sıcaklıkları 20 dereceleri bulduğu zaman kokarcalar bahçelere dönecektir. Bahçelere döndüğü zaman ise fındık başta olmak üzere meyve ve sebzelere zarar verecektir” diye konuştu.



“Doğru zamanda doğru mücadele yapılması gerekiyor”


Soydan, kahverengi kokarca ile ilgili doğru zamanda ve doğru mücadelenin önemli olduğunu ifade ederek, “Bununla ilgili vatandaşlar tarafından evlerde kısmi bir ilaçla yapıldı ancak bunlar yeterli olmadı. Bizim sezondaki ürünlerimizi kurtarmamız için muhakkak zamanlamayı, ilaç dozlarını ve ne zaman ne kadar atılacağı konusunda ciddi bir mücadele yapmamız lazım. Bununla ilgili ziraat odalarımız ve tarım müdürlüklerimiz ilaç atma süreleri ile ilgili çiftçilere bilgiler verecek. Tabi genel olarak bakanlığın bir çalışmasının olup-olmayacağı şu anda net değil. Bununla ilgili muhakkak herkesin bahçesinde toplu mücadele yapması gerekiyor. Bunları yaparken de çiftçilerimiz bilgiler alarak mücadele yürütürse daha isabetli olacak. Süreçte ziraat odalarımız, tarım müdürlüklerimiz ve çiftçilerimiz bu işe dört elle sarılmak zorundayız, fındığımızı kahverengi kokarcaya yedirmememiz gerekir” ifadelerine yer verdi.



“Çok hızlı bir çoğalma süreci var”


Kahverengi kokarcaların hava sıcaklıklarının artması ile daha çok görüleceğini belirten Soydan, kokarcaların 300 kata kadar çoğaldıklarını belirterek, “Çok hızlı bir çoğalma süreci var. Onun için çok mücadele gerekiyor. Bir de bu aylarda uzun süre beslenme ile ilgili problemleri de yok, onun için evlerin çatılarında hiç beslenmeden kışlıklarını geçiriyorlar. Bir yumurtadan 250-300 tane kokarca çıkabiliyor, görüldüğü yerde kesinlikle yok edilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.



Soydan: “Kahverengi kokarca ile doğru zamanda doğru mücadele yapılması gerekiyor”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Yozgat’ta öğrenciler trafiğe yön verdi Yozgat’ın Sorgun ilçesinde, trafik güvenliğine dikkat çekmek ve çocuklara trafik bilincini aşılamak amacıyla eğitim etkinliği düzenlendi. Sorgun Belediyesi ve Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu iş birliğiyle gerçekleştirilen uygulamalı trafik eğitiminde, öğrenciler hem öğrendi hem de çevrelerine örnek oldu. Sorgun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri ve okul öğretmenleri gözetiminde gerçekleştirilen etkinlikte, öğrencilere yaya güvenliği ve trafik kuralları sahada anlatıldı. Trafik kurallarının sadece teoride kalmaması hedeflenen çalışmada, çocuklara yaya geçitlerinin kullanımı ve levhaların anlamları hakkında detaylı bilgiler verildi. Etkinlik kapsamında fosforlu güvenlik yelekleri giyen öğrenciler, ellerinde ‘Dur’ ve ‘Geç’ levhalarıyla yaya geçitlerinde görev aldı. Sürücülerin dikkatini çekmek için yollara çıkan minikler, yaya önceliği konusunda farkındalık oluşturdu. Renkli görüntülerin oluştuğu etkinlikte, araç sürücüleri de durarak öğrencilerin bu anlamlı çalışmasına destek verdi. "Uygulama mükemmel olmuş" Sürücü Murat Bozkurt "Uygulama mükemmel olmuş. Çünkü uygunsuz park yeri oluyor, uygunsuz çıkışlar oluyor. Mesela öğrenciler geliyor görmeyebiliyor. Burada 2-3 kişi bu işi yaparsa herkesin çocuğu sağlıklı bir şekilde gider gelir inşallah" dedi. "Bütün çocukların görevlendirilmesi lazım" Öğrenci velisi Mezile Genç uygulamanın her zaman olması gerektiğini belirtti. Genç, "Çocuklarımız trafik konusunda çok bilinçli değil. Bu yol hattı da çok yoğun. Her an aniden bir şey olabilir. Çocukların bilinçlenmesi açısından da güzel bir uygulama. Dikkatsiz sürücüler de var. Daha önceleri çok kazalar oluyordu. Bu sene biraz azaldı. Bütün çocukların görevlendirilmesi lazım onlar da bilinçlensin diye" ifadelerini kullandı. "Trafik kurallarını canlandırarak öğrendik" Uygulamada gönüllü olarak görev alan öğrenci Elif Cemre Ünal "Trafik kurallarını gerçeğinden öğrenmiş olduk. Canlandırarak öğrenmemizi daha da kolaylaştırdı. Doğru bilgiler öğrenmemizi sağladı. Bu görevi bize veren öğretmenimize çok teşekkür ediyoruz. Sürücüler de yaya geçidinde durmamaları gerektiğini öğrenmişlerdir" şeklinde konuştu.
Konya Babasını boğup öldürdükten sonra cenazesiyle 1 gün beklemiş Konya’da babasıyla yaşadığı evde çıkan tartışmada babasını boğarak öldürdükten sonra 1 gün babasının cenazesiyle aynı evde kalan zanlı, kardeşini arayarak olayı anlattıktan sonra evden ayrıldı. Şehir değiştirmek için yola çıkan zanlı, Cinayet Büro Amirliği ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Olay, merkez Meram ilçesi Sahibiata Mahallesi Denizciler Sokak üzerine bulunan 3 katlı binada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, eşiyle ayrılık aşamasında olan 2 çocuk babası 39 yaşındaki Mehmet Akif T., sokak üzerindeki 3 katlı binanın üçüncü katında tek başına yaşayan babası 59 yaşındaki Tahsin Tosun ile kalmaya başladı. Geçtiğimiz pazar günü baba oğul arasında çıkan tartışma sonrası Mehmet Akif T. babasını öldürdü. Daha sonra 1 gün babasının cenazesiyle aynı evde kalan zanlı, dün akşam saatlerinde kız kardeşini arayarak ‘Babamı öldürdüm’ dedikten sonra telefonu kapatarak olay yerinden kaçtı. Babasını boğarak öldürmüş Dün akşam saatlerinde kardeşinin ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri adrese ulaştığında baba Tahsin Tosun’u hareketsiz olarak buldu. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinde Tosun’un hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan incelemede Tahsin Tosun’un boğularak öldürüldüğü tespit edildi. Şehir dışına kaçmaya çalışırken yakalandı Babasını öldüren zanlının yakalanması için çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri, şahsın gidebileceği adresleri tespit etmesinin ardından çalışma başlattı. Yapılan teknik çalışmanın ardından şahıs, şehir dışına kaçmaya çalıştığı sırada Cinayet Büro Amirliği ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan cinayet zanlısı Mehmet Akif T., hastanede sağlık kontrolünden geçirildikten sonra adliyeye sevk edildi.
İstanbul Türk Telekom patent başvurusunda zirvede Türk Telekom, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan 2025 yılı verilerine göre, patent başvuru sayısında 2024 yılında elde ettiği liderliği 2025’te de sürdürdü ve Ar-Ge ile inovasyondaki yükselişini devam ettirerek bir kez daha zirvedeki yerini aldı. Türkiye’nin ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ yolculuğunda önemli bir rol üstlenen Türk Telekom, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan 2025 verilerine göre milli patent başvurularında 921’e ulaşarak bu alandaki liderliğini korudu. Şirket, 2024’te kazandığı Fikri Mülkiyet Liderliği’ni 2025 yılında da sürdürürken uluslararası standartlara katkı ve akademik yayın gibi Ar-Ge çıktılarında da önemli bir ivme yakaladı. Şirketin uluslararası standartlara katkısı yüzde 237 artarken, akademik yayın sayısı yüzde 129 yükseldi. Küresel standartlarda öncülüğünü devam ettiren Türk Telekom, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği-Telekomünikasyon Standartlaştırma Birimi’ne (ITU-T) en fazla katkı sağlayan Türk firması olmasının yanı sıra, Üçüncü Nesil Mobil İletişim Ortaklık Projesi (3GPP) ve Avrupa Telekomünikasyon Standartlar Komitesi (ETSI) bünyesinde yürütülen 6G çalışmalarıyla da sektördeki lider konumunu güçlendirdi. "Milli teknolojileri hayatın her alanına taşımaya devam edeceğiz" Türk Telekom Network Genel Müdür Yardımcısı Zafer Orhan, şunları söyledi: "Şirket olarak Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik ediyor, geleceği şekillendiren yeni nesil teknolojilerin hayata geçirilmesinde öncü çalışmalar yürütüyoruz. 2025 yılında milli patent başvuru sayımızı 921’e ulaştırdık ve bu alandaki liderliğimizi bu yıl da sürdürdük. Bu başarı, inovasyonu kurum kültürümüzün merkezine alan yaklaşımımızın ve güçlü mühendislik kabiliyetimizin bir sonucudur. 5G ve ileri mobil teknolojilerde geliştirdiğimiz milli çözümlerle küresel ölçekte önemli başarılara imza atıyor, bu çalışmalarımızın uluslararası platformlarda ödüllerle taçlandırılmasından gurur duyuyoruz. Teknoloji üretmenin ötesine geçerek geliştirdiğimiz çözümleri küresel ölçekte değer oluşturan ürünlere dönüştürüyoruz. Bu kapsamda Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarımızı; 5G ve 6G haberleşme sistemleri, uydu bağımsız iletişim teknolojileri, karasal olmayan ağlar (NTN), yapay zekâ tabanlı ağ yönetimi ile sinyal işleme ve fiber-optik altyapı gibi stratejik teknoloji alanlarında yoğunlaştırıyoruz. Şirket olarak, teknoloji üreten ve ihraç eden Türkiye vizyonu doğrultusunda milli teknolojiler geliştirmeye ve bu teknolojileri hayatın her alanına entegre etmeye kararlılıkla devam edeceğiz." Milli teknoloji hamlesine güçlü katkı Yapılan açıklamaya göre, inovasyonu sahiplenen yaklaşımı, güçlü Ar-Ge altyapısı ve küresel iş birlikleriyle Türk Telekom, geliştirdiği teknolojileri dünya pazarlarına taşıyarak Türkiye’nin yüksek katma değerli teknoloji üretim kapasitesini artırmayı sürdürüyor. 5G çağına öncülük edenlerden olan şirket, bu alanda geliştirdiği çözümler ve hayata geçirdiği uygulamalarla liderliğini güçlendiriyor. 5G kapsamında çevrimiçi uzaktan ameliyattan akıllı tarıma, limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşımdan dokunsal eldivenli VR kukla tiyatrosuna, canlı maç yayınından milli endüstriyel 5G şebekeye ve Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle sunulan yenilikçi sanat deneyimine kadar farklı alanlarda uygulamalar hayata geçiren şirket, bu alandaki yetkinliğini uluslararası platformlarda elde ettiği başarılarla da ortaya koyuyor. Türk Telekom Teknoloji ve İnovasyon Merkezi açıldı: Ar-Ge gücünü deneyim merkezine taşıdı Şirket, Ar-Ge ve inovasyon alanındaki gücünü, Gayrettepe Genel Müdürlük yerleşkesinde 5G odağıyla tasarlanan ve yeni nesil bağlantı teknolojilerindeki liderliğini, somut kullanım senaryoları ile gerçek zamanlı uygulamalar üzerinden görünür kılmayı amaçlayan ‘Türk Telekom Teknoloji ve İnovasyon Merkezi’ ile ortaya koydu. 600 metrekarelik bir alan üzerinde hayata geçirilen Türk Telekom Teknoloji ve İnovasyon Merkezi’nde toplam 17 farklı kullanım senaryosu yer alıyor. Merkezde yer alan kullanım senaryoları, Türk mühendislerin geliştirdiği yerli dijital çözümlerden oluşuyor. Merkez, 5G’nin sunduğu yüksek hız, düşük gecikme ve yüksek kapasite gibi avantajların, endüstriyel dönüşümden akıllı şehir çözümlerine, simülasyon teknolojilerinden artırılmış gerçeklik çözümlerine kadar geniş bir yelpazede nasıl değer oluşturduğunu gerçek senaryolar üzerinden deneyimlemeyi sağlıyor. IoT uygulamaları tarafında görüntü işleme çözümleri, alçak seviye uydu iletişim sistemleri ve kestirimci bakım çözümü gibi çözümler yer alırken, deneyim alanını zenginleştiren farklı simülasyon ve etkileşim alanları da merkezin önemli bileşenleri arasında konumlanıyor.
Ordu Ordu’da jandarma aranan 48 şüpheliyi yakaladı Ordu’da jandarma ekipleri tarafından son 1 haftada yürütülen asayiş faaliyetlerinde aranması bulunan ve yakalanan 42 kişiden 18’i tutuklandı. İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, sorumluluk bölgesinde son bir haftada yürüttüğü çalışmalar kapsamında 40 bin 976 kişinin sorgusunu gerçekleştirdi. Yapılan kontrollerde çeşitli suçlardan hakkında arama kararı bulunan 42 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerden 18’i tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ayrıca trafik faaliyetleri kapsamında 17 bin 741 araç kontrol edildi. 36 şüpheliye uyuşturucudan işlem Uyuşturucu ile mücadele çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen 33 operasyonda 36 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 5’i hakkında ‘uyuşturucu madde imal ve ticareti’, 31’i hakkında ise ‘kullanmak için uyuşturucu madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak’ suçlarından adli işlem yapıldı. Yapılan aramalarda 73 gram sentetik kannabinoid, 28 gram kubar esrar, 4 adet sentetik ecza hap, 2 gram metamfetamin, 2 gram kenevir tohumu ve 3 adet uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi. Kaçakçılık operasyonlarında 4 şüpheliye işlem Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele kapsamında yürütülen operasyonlarda ise 4 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı. Operasyonlarda 1 adet gümrük kaçağı araç, 50 bin 480 adet içi tütün doldurulmuş makaron, 10 kilogram tütün ve bin 297 paket kaçak sigara ele geçirildi. Jandarma ekiplerinin il genelinde çalışmalarının devam edeceği bildirildi.
Tokat Uluslararası öğrenciler Tokat’ta Nevruz coşkusuna ortak oldu Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde düzenlenen Nevruz Bayramı etkinliklerinde uluslararası öğrencilerin de katılımıyla yakılan Nevruz ateşi etrafında oluşan renkli görüntüler coşkuya sahne oldu. Tokat’ta Nevruz Bayramı, coşkulu etkinliklerle kutlandı. Tokat Valiliği, Tokat Belediyesi ve Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) iş birliğinde düzenlenen Nevruz etkinlikleri, TOGÜ Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programla başladı. Türk Dünyasında Nevruz konulu konferansta konuşan Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Oğuzhan Aydın, Nevruz’un tarihi ve kültürel önemine değinerek bayramın Türk dünyasındaki ortak değerleri pekiştirdiğini ifade etti. Program kapsamında Nevruz ateşi yakılırken, geleneksel yarışmalar, halk oyunları gösterileri ve mehteran takımı performansı izleyenlerden büyük ilgi gördü. Katılımcılara geleneksel döner, pilav ve ayran ikramında bulunulurken, Nevruz Ormanı’na fidan dikimi de gerçekleştirildi. Etkinliklere üniversitede eğitim gören uluslararası öğrenciler de yoğun katılım sağladı. Özellikle Afrika kökenli öğrencilerin Nevruz ateşinin üzerinden atladığı anlar renkli görüntülere sahne oldu. Öğrencilerin neşeli anları, etkinliğe katılan vatandaşlar tarafından ilgiyle izlendi. Kültürel kaynaşmanın ön plana çıktığı programda, farklı coğrafyalardan gelen öğrencilerin Nevruz coşkusuna ortak olması dikkat çekti.