EKONOMİ - 06 Mayıs 2025 Salı 15:34

TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Yaşadığımız iklim değişikliği tarımsal üretimi fevkalade olumsuz etkiliyor"

A
A
A
TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Yaşadığımız iklim değişikliği tarımsal üretimi fevkalade olumsuz etkiliyor"

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, dünyada yaşanan iklim değişikliklerinin Türkiye’deki tarımsal üretimi ciddi oranda olumsuz etkilediğini söyledi. Bayraktar, Karadeniz Bölgesi’nin en önemli geçim kaynağı olan fındığın zirai dondan büyük ölçüde etkilendiğini ifade ederek, "Bütün Karadeniz’de fındık bahçelerinde, özellikle rakımı yüksek olan yerlerde yüzde 70’le yüzde 100’ler mertebesinde zarar söz konusu" dedi.


TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ve beraberindeki heyet, Altınordu ilçesi Gökömer Mahallesi’nde nisan ayında etkili olan zirai don olayı sonrası hasar gören fındık bahçesinde incelemelerde bulundu. Bayraktar, ziraat odası başkanlarından son durumlar hakkında bilgi aldı.


Son yıllarda iklim değişikliklerinin Türkiye’deki tarımsal üretimi ciddi anlamda olumsuz etkilediğini belirten Bayraktar, burada yaptığı açıklamada, "Yaklaşık 20 vilayetimizi gezdik ve doğal afetten zarar gören bahçelerde incelemeler yaptık. 11 nisanda yağan kar yağışı ve arkasından gelen don olayı maalesef tekrar bahçelerimize çok ciddi zarar verdi. Bütün Karadeniz’de fındık bahçelerinde rakımı, özellikle rakımı yüksek olan yerlerde yüzde 70’le yüzde 100’ler mertebesinde zarar söz konusu" diye konuştu.



"Özellikle fındık bahçelerindeki zararlar bizleri çok üzüyor"


TZOB Genel Başkanı Bayraktar, yıllık 2 milyar 350 milyon dolar ihracat geliri sağlayan fındıkta ciddi zarar olduğunu ifade ederek, "Fındık ekolojik üstünlüğe bağlı olduğumuz bir ürünümüz, üretim olarak da, ihracat olarak da dünyada rakipsiz olduğumuz bir ürünümüz. 2024 rakamlarına baktığımızda yaklaşık 2 milyar 350 milyon dolarlık bir ihracat geliri sağlayan önemli bir ürünümüz. Sahayı gördüğümüzde üretim rakamlarının da ciddi manada aşağı düşeceğini görüyoruz. Yani tahminlerin fevkalade altında bir üretim rakamı bekliyoruz, tahmin ediyoruz. Ve bu, üzülerek ifade ediyorum bu yıl için ihracat gelirlerimizi de bir miktar aşağı çekecektir" şeklinde konuştu.



"Üreticilerimizin bu bahçelerden bu yıl para kazanmaları mümkün değil"


Fındıktaki zirai don olayının bölge insanına, bölge ve ülke ekonomisine ciddi zarar vereceğinin altını çizen Bayraktar, "Tabii bu afetler sonucunda üreticilerimizin bahçede kalabilmesi, üretimde kalabilmesi, özellikle zarar gören bahçelerine destek verebilmesi, bakım yapabilmesi için devletten bir takım beklentileri var. Hükümetimizden beklentileri var. Şimdi üreticilerimizin tabii maliyetleriyle ilgili bir çalışma yapılıyor. Tarım ve Orman Bakanlığımız, Bu maliyetler üzerinden üreticilerimize bir miktar yardım yapacak. Bunu olumlu karşılıyoruz. Bu bahçelerden artık üreticimizin bu sene para kazanması mümkün değil. Dolayısıyla para kazanamadıkları için bankalara olan, tarım kredi kooperatiflerine olan borçlarını da ödemeleri mümkün değil. Bizim çiftçimiz borcuna sadıktır. Para kazandığı her dönem borcunu ödemiştir, kapatmıştır. Ama bu bahçelerdeki zarar, gördüğümüz zarar maalesef üreticilerimizi çaresiz bırakmıştır. Şimdi bu şartlar altında üreticilerimiz kamuya olan, kamu bankalarına olan ayni ve nakdi kredi borçlarının, tanım kredi kooperatiflerine olan ayni ve nakdi borçlarının yapılandırılmasını talep ediyor. Ve haklı olarak da buna bu yapılandırma talebine karşılık bulmak istiyor. Bu borçlar yapılandırılmalı. Bir de üreticimizin taze paraya ihtiyacı var. Bankalara gittiğinde yeni kredi açılabilmeli. Yani yeni krediye ulaşabilmeli. Çünkü üreticimiz bu parayla hem bir taraftan yaşam mücadelesi veriyor, yaşamına devam edecek, ailesinin geçimini sağlayacak, hem de bir taraftan, Bahçesinin bakımı ile uğraşacak. Çünkü inanın bu bahçelere daha fazla bakım yapması lazım" diye konuştu.



"TARSİM özellikle hasar tespit çalışmalarını hakkaniyetli yapmalı"


TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, şunları söyledi:


"Bu olaylarda TARSİM’in ne kadar önemli olduğunu da görüyoruz. Ama şunu da üzülerek de ifade edeyim; Türkiye’deki alanların 5’te 1’i, üreticilerimizin 3’te 1’i TARSİM kapsamında, yani bu yeterli değil. Bunu arttırmamız lazım. Ama bunu arttırmamız için çiftçimize düşen görevler olduğu gibi TARSİM’e düşen görevler de var. TARSİM’in özellikle hasar tespitlerinde hakkaniyetli davranmasını, doğru tespit yapmasını talep ediyor çiftçilerimiz. Ve bazı yerlerde bu olmadığı için, bu yapılmadığı için ki böyle iddialar var. Biz bunu TARSİM’e iletiyoruz, çiftçilerimiz TARSİM’e girmekten vazgeçiyorlar. O zaman TARSİM’in de bu noktada dikkatli olması lazım. Bir de üreticilerimizin bize söylediği ve bizim de haklı gördüğümüz bir konu daha var. Devlet desteğine rağmen primlerin halen yüksek olduğunu ifade ediyorlar. O manada primlerde bir miktar daha devlet desteğinin artmasını bekliyoruz."


Türkiye’nin 65 ilinde zirai don hadisesi yaşandığını, 6-7 ilde ise ciddi oradan dolu hasarlarının olduğunu kaydeden Bayraktar, çiftçilere geçmiş olsun dileklerini de iletti.


Fındık bahçesinde düzenlenen programa İlçe tarım müdürleri ile ziraat odaları başkanları da katıldı



TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Yaşadığımız iklim değişikliği tarımsal üretimi fevkalade olumsuz etkiliyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Küçük kızın para karşılığı zorla evlendirildiği ve kaçırıldığı iddiasında yeni gelişme Kocaeli’de 12 yaşındayken düğün dernekle 50 bin TL karşılığında evlendirilen Ş.Ç.’nin, bu evlilikten 6 ay sonra abisi ve yengesi tarafından kaçırılarak yine 50 bin TL karşılığında başka birisiyle cinsel birlikteliğe zorlandığı iddia edilmişti. Duruşmada önceki beyanlarını değiştirerek olay anında psikolojisinin bozuk olduğunu ve yalan söylediğini öne süren kız çocuğunun ifadesi sonrası mahkeme heyeti; delillerin toplanmış olmasını ve tutuklulukta geçirilen süreyi dikkate alarak sanıkların tahliyesine hükmetti. İddiaya göre, Kandıra’da ikamet eden Ş.Ç. isimli 12 yaşındaki kız çocuğu, 2023’de İstanbul Şile’de düğün yapılarak üvey babasının yeğeni A.D. ile 50 bin TL karşılığında evlendirildi. Bu evlilik yaklaşık 6 ay sürdü. 2024’de A.D.’nin askere gittiği, Ş.Ç.’nin abisi ve yengesi tarafından Şile’den kaçırıldığı, Kandıra’ya getirildiği ve burada yengesi Y.Ç.’nin 16 yaşındaki kardeşi E.T. ile zorla cinsel birlikteliğe zorlandığı ileri sürüldü. Bu olaydan da ailenin 50 bin TL para aldığı, ayrıca ailenin Ş.Ç.’nin önceki birlikteliğinden olan bebeği de kürtajla aldıkları iddia edildi. Birçok suçtan dava açıldı Ş.Ç.’nin şikayetiyle olaya ilişkin soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Ş.Ç.’nin annesi N.D., üvey babası A.D., abisi S.Ç., yengesi Y.Ç., yengesinin kardeşi E.T. ile babası M.T., annesi Z.T. ve ilk evlendirildiği kişi A.D. gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "çocuğun nitelikli cinsel istismarı", "zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarına yardım etmek", "cebir, tehdit veya hile kullanarak çocuğa karşı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından dava açıldı. Üvey baba A.D. adli kontrolle serbest bırakılırken, diğer tüm şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ş.Ç. ile ilk olarak evlendirilen A.D.’nin dosyası ise diğer dosyadan ayrıldı. Kız çocuğu ise devlet koruması altına alındı. "Söylediklerim yalandır" Olaya ilişkin açılan davanın duruşması Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuksuz ve tutuklu sanıklar, mağdur Ş.Ç., psikolog ve taraf avukatları katıldı. Şikayetini geri çektiğini söyleyen 14 yaşındaki mağdur Ş.Ç., "Ben henüz 5 yaşındayken babamın gözümün önünde ölmesi sebebiyle psikolojim iyi değildi. Söylediklerim yalandır. Bu ifadeleri verirken psikolojim yerinde değildi. Kimsenin baskısıyla birinin yanına gitmedim veya cinsel birlikteliğe zorlanmadım. E. ile görüşmem için kimse bana baskı kurmadı. Şu an Sakarya’da arkadaşımın yanında kalıyorum, yurtta kalmıyorum. İlk cinsel birlikteliğim ilk eşim A.D. ile gerçekleşti" dedi. Tüm sanıklar tahliye edildi Sanıkların suçlamaları reddederek beraatlerini talep ettiği duruşmada mahkeme heyeti; tutuklu kalınan süre, delillerin toplanmış olması ve mağdurun ifadesini değiştirmesi hususlarını dikkate alarak tutuklu sanıklar E.T., M.T., Z.T., N.D., S.Ç. ve Y.Ç.’nin yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi. İddianameden Öte yandan, iddianamede mağdur S.Ç.’nin olayların öncesinde E.T. ile nişanlandırıldığı ancak sonrasında 2023 yılının ekim ayında Şile’de A.D. ile düğün yapılarak evlendirildiği, karşılığında mağdurun anne ve üvey babasının 50 bin TL para aldıkları belirtilmişti. Bu evliliğin yaklaşık 6 sürdüğü, 2024 yılının nisan-mayıs aylarında A.D.’nin askere gittiği, mağdurun ise abisi S.Ç. ve yengesi Y.Ç. tarafından E.T. ile evlenmesi için Şile’den kaçırılarak Kandıra’ya getirildiği, bu sırada mağdurun 13, E.T.’nin ise 17 yaşında olduğu ifade edilmişti. Ayrıca, E.T.’nin mağdurun yengesi Y.Ç.’nin kardeşi olduğu, anne ve babaların bu birliktelik karşısında 50 bin TL’ye anlaştıkları bilgisi de yer almıştı. N.D. ve A.D.’nin Kandıra’ya gelerek Y.Ç. ve S.Ç.’nin evinde 50 bin TL’yi M.T. ve Z.T.’den nakit olarak elden aldıkları ve mağdurun 11 Ekim 2024 tarihine kadar şüpheliler M.T., Z.T., ve E.T.’nin Kandıra ilçesindeki evinde ikamet ettiği belirtilmişti. Yenge Y.Ç.’nin görümcesi Ş.Ç.’yi kardeşi E.T. ile cinsel birlikteliğe zorladığı, E.T.’nin de zorla mağdurla yaklaşık 8 ay defalarca cinsel ilişkiye girdiği kaydedilmişti. Mağdur Ş.Ç. ile E.T.’nin 11 Ekim 2024’de asker eğlencesine katılmak için Kandıra’dan Şile’ye gittikleri, mağdurun eğlence sırasında E.T., N.D. ve A.D.’nin yanından kaçarak daha önce evli olduğu A’nın ailesinin evine gittiği ve şahıslardan şikayetçi olduğu belirtilmişti. "Beni kaçırdılar, cinsel istismara uğradım ve rızam dışında kürtaj yaptılar" Ş.Ç., Çocuk İzlem Merkezi ve hakim karşısında alınan ifadesinde ise şöyle konuşmuştu: "13 yaşındayım. Yaklaşık bir sene önce Şile ilçesinde A.D. isimli kişiyle rızamla evlendim. Kendisi 20 yaşındadır. Sevgiliydik, 1.5-2 sene önce tanıştık. A.D.’nin babası ile benim üvey babam kardeşler. A.D. ile düğünümüz oldu. 6 ay beraber yaşadık sonra kendisi askere gitti. A.D. askere gitmeden önce yengem Y.Ç. ile abim S.Ç. beni kaçırarak Kandıra ilçesine E.T.’nin yanına getirdi. Daha önceden E.T. ile sözlenmiştik ancak isteğim dışında olmuştu. Abim ve yengem sözlenmem konusunda beni zorlamıştı. E.T.’nin evinde karısı gibi kaldım, benimle zorla cinsel birliktelik yaşadı. Bu sırada eşim A.D.’den hamile olduğumu öğrendim. Y.Ç., Z.T. ve E.T. tarafından Sakarya’ya götürülerek merdiven altı bir yerde rızam dışında kürtaj yapıldı. E.T.’den 8 ay boyunca şiddet gördüm ve istismara uğradım. A.D.’den şikayetçi değilim, onunla kendi isteğimle birliktelik yaşadım. Ancak E.T. ile yengem Y.Ç.’den şikayetçiyim. Abim S.Ç’den şikayetçi değilim."