YEREL HABERLER - 07 Ocak 2017 Cumartesi 13:19

Osmaniye’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 94. yıl dönümü kutlandı

A
A
A
Osmaniye’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 94. yıl dönümü kutlandı

Osmaniye’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 95. yıldönümü bir dizi etkinliklerle kutlandı.
Törene Osmaniye Valisi Kerem Al, Osmaniye AK Parti Milletvekilleri Suat Önal, Mücahit Durmuşoğlu ve MHP Osmaniye Milletvekili Ruhi Ersoy, Belediye Başkanı Kadir Kara, protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başlayan programda Atatürk Anıtı’na çelenk sunumu yapıldı. Atatürk Anıtındaki töreninin ardından vatandaşlar ellerinde bayraklarla Envar-ül Hamit Camii yanında bulunan şehitliği ziyaret etti. Burada şehitler için Kur’an-ı Kerim okunarak dualar edildi. Okunan duaların ardından Vali Kerem Al ve protokol üyeleri şehit mezarlarına karanfiller bıraktı.
Şehitliği ziyaret eden grup, daha sonra Devlet Bahçeli Meydanı’nda devam eden törene katıldı. Törenin devamında konuşan Kuvva-i Milliye Mücahitleri Derneği Başkanı Hasan Özdemir, Osmaniye’nin düşman işgalinden kurtuluş mücadelesini anlattı.
Özdemir’in konuşmasının ardından kürsüye gelen Osmaniye Belediye Başkanı Kadir Kara, "7 Ocak aziz şehitlerimizin kanlarıyla yazdığı, Türk Kurtuluş Savaşının destanları aşan ifadesidir" diyerek başladığı konuşmasında “Geçtiğimiz yıl ki kutlamalarda 95. Yıl dönümü kutlamalarını daha coşkulu kutlayalım diye karar almıştık. Maalesef 2016 yılı milletimiz için acılar, kayıplarla dolu bir yıl olmuştur. İçeriden ve dışarıdan millet düşmanları el ele verdiler, her türlü kötülüğü yapmaktan geri durmadılar. Asker, polis, sivil, genç, yaşlı, çocuk demeden yüzlerce, binlerce vatandaşımıza, gencecik yavrularımıza kıydılar. Demokrasimize saldırdılar. Ülkemizde her gün acıların yaşandığı, evlere ateş düştüğü, ülkemizin düşmanları tarafından yıkıma sürüklenmek istediği şu günlerde Kurtuluş Bayramı kutlamalarını daha mütevazi ve daha sakin bir şekilde yapmayı planladık. Bunu kayıplarımızın, şehitlerimizin, aziz hatıralarına bir saygı nişanesi olarak sunmanın daha anlamlı olduğunu düşündük” ifadelerini kullandı.
Başkan Kara, sözlerini şöyle sürdürdü;
“Misak-ı Milli sınırlarımız ile, milli birliğimiz ve bekamız tehdit altındadır ve bu tehdit hiç olmadığı kadar yakındır. Kimse ama kimse ümitsizliğe kapılacağımızı, üzüntümüzle bu vatandan vazgeçeceğimizi aklından bile geçirmesin. Bu vatanın her metrekaresine kendimizi feda etmekten bir adım bile asla geri durmayız. Milletimizin sinesinde Kurtuluş günü olan 7 Ocak 1922’nin direniş ruhundan bir gram eksilmemiştir. Atalarımızın o dönem ki işgalcilere duydukları öfkenin bir benzerini bizde bugün ki terör odaklarına ve teröristlere duymaktayız. Türk’ün öfkesinin sonuçlarına katlanmanın zor olduğunu geçmişte olduğu gibi bugün de bütün dünya bilir.”
Törenin devamında İskenderun Kafkas Rüzgarı halk dansları ekibi ve Osmaniye Belediyesi Mehter Takımının gösterisi gerçekleştirildi. Daha sonra 7 Ocak kutlamaları çerçevesinde düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere madalya ve altın hediye edildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.