YEREL HABERLER - 03 Mart 2017 Cuma 17:21

Akdeniz Meyve Sineği ile biyoteknik mücadele dönemi

A
A
A
Akdeniz Meyve Sineği ile biyoteknik mücadele dönemi

Osmaniye Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlü İbrahim Sağlam, turunçgillerde Akdeniz Meyve Sineği ile mücadelenin biyoteknik yöntemlerle yapılmasının amaçlandığını, bu sayede üreticilerin ilaç kalıntısı olmayan, en az kayıpla üretim yapabileceğini söyledi<br/>Akdeniz Meyve Sineği izleme 2016 yılı proje değerlendirme bölge toplantısı Osmaniye Ziraat Odasında yapıldı.

Osmaniye Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlü İbrahim Sağlam, turunçgillerde Akdeniz Meyve Sineği ile mücadelenin biyoteknik yöntemlerle yapılmasının amaçlandığını, bu sayede üreticilerin ilaç kalıntısı olmayan, en az kayıpla üretim yapabileceğini söyledi
Akdeniz Meyve Sineği izleme 2016 yılı proje değerlendirme bölge toplantısı Osmaniye Ziraat Odasında yapıldı.
Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Bitki Sağlığı ve Karantina Hizmetleri Daire Başkanlığı koordinatörlüğünde Biyolojik Mücadele Araştırma Enstitüsü’nün liderliğinde gerçekleştirilen değerlendirme toplantısına Projede görev alan Osmaniye, Adana, Mersin, Hatay, Gaziantep, Kilis ve Kahramanmaraş il sorumluları ile Osmaniye Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlü İbrahim Sağlam, Osmaniye Ziraat Odası Başkanı Bahadır Sezgin, Başkan Yardımcısı Hüsamettin Keskiner ve Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürleri katıldı.
Programda konuşan Osmaniye Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlü İbrahim Sağlam, Osmaniye’nin önemli ürünlerinden olan turunçgillerde Akdeniz meyve sineği ile mücadelenin biyoteknik yöntemlerle yapılmasını amaçlandığını belirtti. Sağlam, “Böylece ürün kaybı en aza indirilecektir. Üreticiler ilaç kalıntısı olmayan ürünler üretilebilecektir” dedi.
Türkiye’nin turunçgil üretimi ve ihracatı bakımından önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Ziraat Odası Başkanı Bahadır Sezgin, “Turunçgil üretiminde zaman zaman karşılaşılan sorunlar giderilmekle beraber özellikle Akdeniz meyve sineği ile gerekli mücadele yapılmadığında meyve bahçelerinde yüzde 50’ye kadar zarar meydana gelir. Gerekli tedbirler alınmadığında ülke ekonomisine büyük kayıplar verebilecek konuma sahip. Bu proje Akdeniz Meyve sineği(AMS)’nin ülke genelindeki bulaşık durumu ve yıl içerisindeki yoğunluk düzeyinin belirlenmesi, AMS’nin önemi ve izlenebilirliği hakkında teknik elemanların bilgilerinin artırılması, ülke genelinde AMS izlenebilirliğinin sağlanması ve ülkemize girmesi muhtemel bazı meyve sineklerinin erken teşhisi amacıyla ele alınmıştır” dedi.
Toplantıda, projenin ülkede AMS konukçusu meyve türlerinin yoğun olarak üretildiği ve iklim koşulları yönünden AMS gelişimine uygun olarak başta Osmaniye, Adana, Mersin, Antalya, Hatay, İzmir, Aydın illeri ile AMS bireylerinin kışlamadığı ancak yaz aylarında diğer bölgelerden gelen meyve türleri ile popülasyon gösterebileceği düşünülen Elazığ, Artvin, Erzincan gibi illerini de içeren toplam 44 il ve bunlara bağlı ilçelerde yürütüleceği ve toplam 42 ilde 2016-2019 yıllarında yürütülecek olan bu proje ile AMS popülasyon düzeyini gösterecek olması açısından çok önemli olduğu vurgulandı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta "Kaymakamlar Toplantısı" gerçekleştirildi Kars Valisi Ziya Polat başkanlığında düzenlenen "Kaymakamlar Toplantısı" düzenlendi. Toplantıya vali yardımcıları ile ilçe kaymakamları katıldı. Toplantıda, Kars genelinde yürütülen kamu yatırımları, altyapı çalışmaları, eğitim, sağlık, ulaşım ve sosyal hizmetler başta olmak üzere birçok alandaki mevcut durum değerlendirildi. İlçelerde devam eden projelerin son aşamaları gözden geçirilirken, önümüzdeki süreçte hayata geçirilmesi planlanan çalışmalar hakkında da istişarelerde bulunuldu. Vali Ziya Polat, kamu hizmetlerinin etkin ve hızlı şekilde vatandaşlara ulaştırılmasının önemine dikkat çekerek, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. İlçelerde vatandaşların ihtiyaç ve taleplerinin yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Polat, sahada yürütülen çalışmaların titizlikle sürdürülmesini istedi. Toplantıda ayrıca, kamu kurumları arasındaki iş birliğinin artırılması, yatırımların planlanan takvim doğrultusunda ilerlemesi ve hizmet kalitesinin yükseltilmesine yönelik konular ele alındı. Kaymakamlar, ilçelerinde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi vererek karşılaşılan ihtiyaç ve talepleri paylaştı. İlçelerin gelişimine katkı sağlayacak yeni projeler ve planlanan yatırımların da değerlendirildiği toplantının, kamu hizmetlerinin daha etkin yürütülmesi ve vatandaş memnuniyetinin artırılması açısından önemli olduğu kaydedildi.
Tekirdağ Tekirdağ’da doğurganlık hızı düşüyor Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Tekirdağ’da 2025 yılında 11 bin 859 bebek dünyaya gelirken, ilin toplam doğurganlık hızı 1,37 çocuk olarak açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan "Tekirdağ İli Doğum İstatistikleri" bültenine göre, 2025 yılında Tekirdağ’da canlı doğan bebek sayısı 11 bin 859 oldu. Doğan bebeklerin 6 bin 30’unu erkek, 5 bin 829’unu ise kız bebekler oluşturdu. Türkiye genelinde ise 2025 yılında canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 olarak gerçekleşti. Doğan bebeklerin yüzde 51,4’ü erkek, yüzde 48,6’sı kız oldu. Tekirdağ’ın toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,37 çocuk olarak kayıtlara geçti. Bu oranla Tekirdağ, doğurganlık hızının en düşük olduğu 48’inci il oldu. Türkiye genelinde toplam doğurganlık hızı ise 1,42 çocuk olarak açıklandı. Uzmanlar, nüfusun kendini yenileme seviyesi olarak kabul edilen 2,10’un altında kalınmasının dikkat çekici olduğuna işaret ediyor. Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa olurken, onu 2,53 çocuk ile Şırnak ve 2,23 çocuk ile Mardin takip etti. En düşük doğurganlık hızına sahip il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. Tekirdağ’da kaba doğum hızı ise binde 9,9 olarak açıklandı. Türkiye genelinde kaba doğum hızı binde 10,4 olurken, Tekirdağ bu oranla Türkiye sıralamasında 53’üncü sırada yer aldı. İlk doğumdaki ortalama anne yaşı da Tekirdağ’da 27,6 olarak kayıtlara geçti. Türkiye’de ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,4 yaş ile Tunceli olurken, en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Tekirdağ ise bu alanda 29’uncu sırada yer aldı.
Bayburt Bayburt’ta öğrenciler ruh sağlığı konusunda bilgilendirildi Bayburt’ta lise öğrencilerine yönelik düzenlenen eğitimde ruh sağlığı sorunları, erken destek almanın önemi ve psikiyatrik hastalıklarda damgalamayla mücadele konularında bilgilendirme yapıldı. Bayburt Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM) tarafından Kop Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde öğrencilere ’Psikiyatrik Hastalıklarda Damgalama ile Mücadele’ konulu eğitim verildi. Psikolog Zeynep Ayan Deligöz ve Sosyal Çalışmacı Esra Demir Gül tarafından verilen eğitimlerde, gençlik döneminde ruh sağlığının önemi, ruhsal hastalıklarda erken destek almanın gerekliliği ve toplumda damgalama kaygısının tedavi sürecine etkileri anlatıldı. Eğitimde, ruh sağlığı sorunlarının yalnızca bireyi değil, aile ve sosyal çevreyi de etkileyebildiğine dikkat çekilerek, öğrencilerin psikiyatrik hastalıklara karşı doğru bilgiyle hareket etmeleri gerektiği vurgulandı. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre gençlerin karşılaştığı önemli sağlık sorunları arasında ruh sağlığı problemlerinin de yer aldığı belirtilen programda, 10-19 yaş grubundaki bireylerde ruhsal bozuklukların görülebildiği, bu sorunların erken dönemde ele alınmasının yaşam kalitesi açısından önem taşıdığı ifade edildi. Program kapsamında öğrenci ve öğretmenlere, ruhsal hastalıklara karşı önyargıların azaltılması, destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve sağlıklı iletişim kurulması konularında bilgilendirme yapıldı.