GENEL - 24 Şubat 2019 Pazar 16:47

OGC 2018 Yılı Basın Ödülleri sahiplerini buldu

A
A
A
OGC 2018 Yılı Basın Ödülleri sahiplerini buldu

Osmaniye Gazeteciler Cemiyeti (OGC) 2018 Yılı Basın Ödülleri sahiplerini buldu.

Osmaniye Gazeteciler Cemiyeti (OGC) 2018 Yılı Basın Ödülleri sahiplerini buldu. Yılın En İyi Genel Yayın Yönetmeni Ödülü’ne Türkiye Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Kapan layık görüldü.


Alp Düğün Salonu’nda düzenlenen törende konuşan OGC Başkanı İsrafil Avcı, "Biz bu kenti çok seviyoruz. Umarım sizler de seversiniz. Mustafa Kemal Atatürk şehrimizi ziyaretinde ’Yiğit Osmaniyeliler, mert Osmaniyeliler’ diye hitap etmiştir. Bu nedenle kentimize bu unvanlardan birinin verilmesini Gazi Millet Meclisimizden bekliyoruz" dedi.


Küresel Gazeteciler Konseyi Genel Başkanı Mehmet Ali Dim ise Osmaniye’nin müstesna bir şehir olduğunu ve Anadolu’nun en derin medeniyet izlerine sahip olduğunu söyledi.


Osmaniye Belediye Başkanı Kadir Kara, "Osmaniye Gazeteciler Cemiyeti sadece Osmaniye’de yaşayan ve Osmaniye’de bu mesleği icra eden değerli basın mensuplarımızın değil, Osmaniyemizin bir sesi olarak ulusal ölçekte Osmaniye’nin tanıtılmasına ve tanınmasına katkı sağlayan bu tür organizasyonların her geçen yıl biraz daha artan düzeyde ve güzellikte düzenlemeye ve organize etmeye çalışıyor. Bu şehrin belediye başkanı olarak tüm hemşehrilerimiz adına Osmaniye Gazeteciler Cemiyetine teşekkür ediyorum" diye konuştu.


Vali Ömer Faruk Coşkun ise konuşmasında, "Kişi hak ve hürriyetlerine saygılı, kamu yararını gözeten, hukukun temel ilkelerini kendilerine düstur edinen, bizlerle vatandaş arasındaki iletişimi sağlayan, memleketin müşterek sesi olan ve bu kadim şehrin büyüyüp gelişmesi yolunda yapmış olduğumuz çalışmalarda emeği geçen tüm basın mensuplarını kutluyorum. Böylesi büyük çapta bir ödül töreni gerçekleştirip Osmaniyemizin tanıtımını ulusal alanda yapmış olan Osmaniye Gazeteciler Cemiyeti yönetimine ve siz değerli katılımcılara da çok teşekkür ediyorum. Bugün burada ödüle layık görülen bütün basın mensubu arkadaşlarımı kutluyor, sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum" dedi.


Plaketlerin takdiminin ardından 2018 Yılı Basın Ödülleri verildi. Osmaniye Gazeteciler Cemiyetinin merhum Başkanı Gökhan Erkmen Özel Ödülü Anadolu Ajansı Adana Muhabiri İbrahim Erikan’a, merhum Gökhan Erkmen’in oğlu Ali Erkmen tarafından verildi. Yılın En İyi Kadın Haber Sunucusu Ödülü Habertürk TV Ana Haber Sunucusu Ceren Bektaş’a, Yılın En İyi Genel Yayın Yönetmeni Ödülü Türkiye Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Kapan’a ve Yılın En İyi Haber Spikeri Ödülü TRT Haber Spikeri Canan Reçber’e Vali Ömer Faruk Coşkun tarafından verilirken; Yılın En İyi Haber Müdürü Ödülü Akşam Gazetesi Haber Müdürü Özkan Tamirak’a ve Yılın En İyi Spor Programı Sunucusu Ödülü TRT Spor Programı Yapımcısı Erdoğan Arıkan’a Garnizon Komutanı Topçu Albay Emin Yılmaz Sancaktar tarafından verildi. Yılın En İyi Köşe Yazarı Ödülü Star Gazetesi Yazarı Ömer Ekinci, Yılın En İyi Gazete Yayın Koordinatörü Ödülü Star Gazetesi Yayın Koordinatörü Ahmet Gemici’ye Belediye Başkanı Kadir Kara tarafından; Yılın En İyi Ekonomi Yazarı Ödülü Yeni Birlik Gazetesi Ekonomi Yazarı Serpin Alparslan’a ve Bulmaca Editörü Celal Kodamanoğlu’na Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Türk tarafından verildi. Medya Onur Ödülü Gazeteci-Yazar Zafer Kiraz’a ve Yılın En İyi Ekonomi Programcısı Ödülü TRT Ekonomi Programcısı Gülçin Üstün Can’a İl Emniyet Müdürü Ahmet Selçuk Okumuş tarafından; En İyi Genel Yayın Koordinatörü Ödülü Milat Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Serdar Arseven’e İskenderun Kaymakamı İskender Yönden tarafından; En İyi Gazete Haber Koordinatörü Ödülü Milat Gazetesi Ankara Haber Koordinatörü Neşet Gündoğdu’ya Arsuz Kaymakamı Musa Sarı tarafından; Osmaniye haberlerine katkıları nedeniyle Anadolu Ajansı Adana Bölge Müdürü Kemal Firik’e ise ödülü Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Adana Şube Müdürü Mustafa Naci Dönmez tarafından verildi. Osmaniye haberlerine katkı sağlayan Demirören Haber Ajansı Adana Bölge Müdürü Bekir Karakoca’ya ödülü İl Milli Eğitim Müdürü Aydın Albak tarafından; İHA Adana Bölge Müdürü Adnan Kulak’a ödülü Mersin Osmaniyeliler Derneği Başkanı Akar Tülücü tarafından; Sabah Gazetesi Adana Bölge Müdürü Melih Torunlar’a ödülü Osmaniye Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Devrim Murat Aksoy tarafından verilirken; En İyi Bölge Haber Koordinatörü Ödülü Sabah Gazetesi Çukurova Koordinatörü Ersin Ramoğlu’na Küresel Gazeteciler Konseyi Genel Başkanı Mehmet Ali Dim tarafından; Osmaniye haberlerine katkılarından dolayı Kanal B Adana Bölge Müdürü Sema Erdoğan’a ödülü Ticaret Borsası Başkanı Sait Çenet tarafından takdim edildi. Ödül gecesi Osmaniye Belediyesi Mehter Takımı’nın gösterisi ve sanatçı Didem Taşçı’nın konseri ile son buldu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Ömrünü adadığı 3 engelli evladına gözü gibi bakıyor Hatay’da yaşayan Edibe Koçak, akraba evliliğinden dolayı engelli doğan 3 çocuğuna 52 yıldır bıkmadan ve usanmadan gözü gibi bakıyor. Evlatlarının engelli olması nedeniyle her Anneler Günü’nü buruk geçiren Koçak, engelli evlatlarının emekleyerek kendisine çiçek verip elini öpmesinden dolayı çok mutlu olduğunu belirterek son nefesine kadar evlatları için yaşayacağını söyledi. Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde yaşayan Edibe Koçak ile Kemal Koçak çiftinin çocukları; 51 yaşındaki Orhan, 48 yaşındaki Melek ve 46 yaşındaki Yusuf akraba evliliği nedeniyle zihinsel ve bedensel engelli olarak doğdu. Koçak çifti, engelli evlatlarına 52 yıldır bıkmadan usanmadan bakıyor. Evlatlarının her birini ayrı seven fedakar anne Koçak, engelli evlatlarının bütün ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Anneler Günü’nü buruk geçiren anne Edibe Koçak, engelli evlatlarının emekleyerek kendisine çiçek verip elini öpmesinden dolayı çok mutlu olduğunu belirterek tek isteğinin ise evlatlarına son nefesine kadar kol, kanat gerebilmek olduğunu söyledi. "Bazen zorlanıyorum ama yapacak bir şey yok, onlar benim canlarım seve seve bakıyorum" Evlatlarına gözü gibi baktığını ve her şeyleriyle kendisinin ilgilendiğini ifade eden Koçak, "Benim toplamda 3’ü engelli 2’si sağlıklı 5 çocuğum var. İbrahim ve Ayhan evlatlarım sağlıklı iken Orhan, Melek ve Yusuf ise engelli evlatlarımdır. Evlatlarım sabah kalktıklarında ellerini yüzlerini yıkarlar ve dişlerini fırçalarlar. Yusuf ile Melek dişlerini kendileri fırçalayabiliyor ancak Orhan’ın temizliğini ben yapıyorum ve ona ben bakıyorum. Kahvaltılarını yaptırıyorum ve ilaçlarını içirdikten sonra kendi evimin işlerini yapıyorum. Bazen zorlanıyorum ama yapacak bir şey yok, onlar benim canlarım seve seve bakıyorum" dedi. "Rabbim bu emanetlerini teslim etmeyi nasip etsin" Akraba evliliğinden dolayı 3 evladının engelli doğduğunu ifade eden fedakar anne Koçak, "Çocuklarımın engelli olmasının sebebi akraba evliliğiydi ama çocuklarımın hepsini çok seviyorum. Çocuklarım sağlıklı veya engelli olsun fark etmez. Çocuk, çocuktur. Her zaman çocuklarımın arkasında olacağım. Evlatlarıma tam 52 senedir bakıyorum. Biri 52, biri 48, diğeri ise 46 yaşında. Allah’tan tek isteğim, evlatlarımı Rabbime emanet edene kadar yaşamak. Rabbim bu emanetlerini teslim etmeyi nasip etsin. Hayatta kaldığım müddetçe onlara bakacağım. Canlarımı bırakmayı asla düşünmedim düşünmem de. Onlar benim hayattaki en değerli hazinem ve tatlı canlarım. Bazen kendi aralarında sürekli kavga ediyorlar ama en sonunda barışıyorlar. Bana bir çiçek getirip yanıma gelseler yeter, başka bir şey istemem yeter ki çocuklarım iyi olsun" ifadelerini kullandı.
Antalya Sosyal medyayı sallayan ikili: Anne ve 7,5 aylık kızı izleyenlerin yüzünde tebessüm bırakıyor Antalya’nın Gündoğmuş ilçesinde yaşayan Elif Özer ile 7,5 aylık kızı Gökçe’nin günlük yaşamlarından paylaşılan görüntüler, sosyal medyada milyonlarca kişi tarafından izlendi. Anne-kızın samimi anları izleyenlerin yüzünde tebessüm oluşturuyor. Gündoğmuş ilçesinde yaşayan Elif Özer Küçük (30) ile Hüseyin Küçük çiftinin 7,5 aylık kızları Gökçe’nin gezmeyi seven halleri sosyal medyada gündem oldu. Anne Özer’in, eşine kızını göstermek amacıyla çektiği görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşmasının ardından videolar kısa sürede viral oldu. Küçük Gökçe’nin sürekli dışarı çıkmak istemesiyle kızını sırtına alan anne, yeni yerler keşfetmek için sürekli geziyor. Anne-kızın doğal halleri sosyal medyada milyonlarca kişi tarafından izlenip beğeni alıyor. "Aynı pozisyonda kalmak istemeyen bir bebek" Kızının sürekli hareket halinde olmak istediğini belirten anne Elif Özer, "Aynı pozisyonda kalmak istemeyen bir bebek. Onu sürekli gezdirmek ve yeni şeyler keşfetmek zorundayız. Bu yüzden de köye geldik. Havanın güzel olduğu günlerde sabah, öğle ve akşam dışarıya çıkarıyorum. Hiçbir anı kaçırmıyoruz" dedi. "Annelik insana doğduğu andan yüklenen bir şey" Anneliğin tarif edilmesi zor bir duygu olduğunu ifade eden Özer, Annelik insana doğduğu andan yüklenen bir şey. Onun ihtiyaçlarını anlayıp karşılık vermek durumunda kalıyorsunuz. Bu durumdan çok mutluyum. Kızımla inşallah daha güzel yerlere geliriz. Onunla birlikte güzel bir hayat yaşamayı istiyorum" diye konuştu.
İstanbul Karnındaki devasa şişlik 22 kiloluk tümör çıktı: "Kabızlık diye düşündüm" dedi İstanbul’da yaşayan 62 yaşındaki Şükran Samanlı, karnındaki şişlik ve ağrının kabızlıktan olduğunu düşünerek doktora gitmeyi ihmal etti. Adeta hamile bir kadın görüntüsüne ulaşan Samanlı’nın karnındaki şişliği 22 kiloluk tümörden kaynaklandığı tespit edildi. Ameliyatla tümörü alınan Samanlı, "Nefes alamıyordum, taş gibi bir şeydi. Neredeyse boğazıma kadar çıkacaktı, o korkuyla kendimi acile attım. Kabızlık diye düşündüm çünkü sık sık oluyordum. Hatam oldu, doğumlardan sonra kadın doğum muayenesine hiç gitmedim" dedi. Operasyonu gerçekleştiren Op. Dr. Emin Erhan Dönmez, ise "Devasa bir kitle saptadık, ameliyat 6 saat kadar sürdü. 50 cm civarında, yaklaşık 20-22 kilogram olduğunu düşünüyoruz. Yumurtalık tümörleri biraz sinsi, üçüz gebelik boyutunda vardı hatta daha büyüktü diyebiliriz" şeklinde konuştu. İstanbul’da yaşayan 2 çocuk annesi 62 yaşındaki Şükran Samanlı, edinilen bilgiye göre bir süre önce karnında şişlik ve ağrı hissetmeye başlarken durumu zaman zaman yaşadığı kabızlık gibi problemlere bağladı. Samanlı, bu süreçte doktora gitmezken karnı adeta hamile bir kadın görüntüsüne ulaştı. Neredeyse nefes alamaz hale geldiğindeyse İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvurdu. Hastanın devasa şişkinlikteki karnını gören hekimler büyük şaşkınlık yaşadı. 13 Mart’ta yatışı yapılan hasta tetkiklerin ardından jinekolojik onkoloji bölümüne yönlendirildi. Op. Dr. Emin Erhan Dönmez ve ekibinin yaptığı incelemelerde Samanlı’da yumurtalıktaki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde büyümesi ile oluştuğu ifade edilen yumurtalık tümörü tespit edildi. Genellikle sinsi ilerlediği belirtilen kasık ağrısı, karında şişlik gibi durumlar oluşturabildiği aktarılan hastalığa karşı Op. Dr. Dönmez ve ekibi hemen harekete geçti. Hastanın hem hareket kabiliyetini sınırlandıran hem organlarına baskı yaptığı belirlenen kitle için ameliyat kararı alındı. Yapılan tüm hazırlıkların ardından 7 Nisan’da gerçekleşen başarılı operasyonla yaklaşık 50 cm ve 22 kilo civarındaki kitleden kurtulan hasta da rahat bir nefes aldı. Samanlı, 23 Nisan’da taburcu edilirken tedavisinin devam edeceğini belirten Op. Dr. Dönmez, hastasının durumu ve tedavisine ilişkin bilgi verdi. Dönmez, kişilerin bedenlerinde herhangi bir farklılık hissettiğinde zaman kaybetmeden hekime başvurması gerekliliğine dikkat çekti. Öte yandan hastanın karnındaki devasa şişlik ameliyat öncesi hali ve tıbbi görüntülemelere yansıyan görüntüsüyle gözler önüne serildi. "Kabızlık diye düşündüm, neredeyse boğazıma kadar çıkacaktı" Yaşadıklarını anlatan 62 yaşındaki Şükran Samanlı, "Korkuyla geldim, ne çıkacak ne olacak diye panik yaptım. Gücüm kalmadı, nefes alamıyordum, acile yatırıldım. Ameliyata girdim, şimdi rahatım, nefesimi çok rahat alıyorum. Çok kötü bir şeydi, karnımda ne olduğunu anlayamadım, gebelik gibi değil. Gebelikte yine bir esneklik olur, bu taş gibi bir şeydi. Midemin üstüne çıkmıştı, neredeyse boğazıma kadar çıkacaktı. O korkuyla kendimi acile attım, böyle bir şeyle karşılaşacağım aklımın ucundan bile geçmedi. 2,5-3 ay bekledim, benim de hatam oldu. Karnımı görseniz korkardınız, taşınmaz hale geldi. Yusyuvarlak, şekilsiz yamulmalar oldu, yattığım zaman alt taraflarda göçme oluyordu, sonra taşlaşıyordu. Kabızlık falandır diye düşündüm çünkü sık sık kabız oluyordum. Bende de hata oldu, doğumlardan sonra kadın doğum muayenesine hiç gitmedim" dedi. "Beni torunuma kavuşturun dedim" Samanlı, "Kişilerin şüphelendikleri zaman bir an önce hastaneye gitmelerini tavsiye ediyorum" diyerek sözlerine şöyle devam etti: "Doktor bey ameliyata karar verince beni torunuma kavuşturun hocam diye gözlerinin içine baktım, o günü hiç unutmuyorum. Öksüz torunum var, ona bakıyorum sadece onu düşündüm. 78 kilo civarlarındaydım şimdi 57 küsurlardayım. Halimi görenler ‘Neyi bekliyorsun, doktora git, git’ diyorlardı, neyle karşılaşacağımdan o kadar korktum ki o yüzden bu duruma geldim. Kimse korkmasın hele ki böyle bir hoca ile karşılaştığı zaman çok teşekkür ederim" "Kitlenin bir anda kaldırılması hayati risk ortaya çıkarabilirdi" Hastasına ilişkin konuşan Op. Dr. Emin Erhan Dönmez, "İlk acil servisimize karında son 2 aydır giderek artan şişkinlik ve karın ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. İlk tetkiklerinde karnı dolduran kitle olması üzerine bize konsülte edildi, gerçekten pelvik bölgeden diyaframa kadar hatta akciğeri itecek kadar büyük, devasa bir kitle saptadık. MR ve ultrasonografik değerlendirmelerde kitlenin yumurtalık tümörü olduğunu düşündük. Her iki akciğerin alt loblarında sönme olmuştu, kanın oksijenlenmesi bozulmuştu. Bunun sebebi de kitlenin akciğere ve diyaframa yapmış olduğu baskı. Hasta o kadar büyük bir kitleyle gündelik işlerini yapmakta, yürümede, sağa sola dönmede zorluk çekiyor hatta rahat bir uyku bile uyuyamıyordu. Bizi zorlu bir süreç bekliyordu, farkındaydık. Ameliyat 6 saat kadar sürdü, tüm karnı dolduran yaklaşık 50 cm civarında bir kitle saptadık. Kitlenin bir anda damarların üzerinden kaldırılmasıyla hastanın hemodinamisi bir anda bozulabilir, dolaşımsal ve solunumsal hastanın hayati riskini ortaya çıkarabilecek komplikasyonlar olabilirdi" dedi. "Yaklaşık 20-22 kilogram olduğunu düşünüyoruz" ‘Kontrollü şekilde yaklaşık 6-7 litresini ameliyat esnasında boşalttık’ diyerek ve hastanın tedavisinin sürdüğünü aktaran Op. Dr. Dönmez, "Kitleyi çevre dokulardan, yapışmış olduğu organlardan yavaş yavaş ayırarak total olarak çıkardık. Ameliyattan önce hastamızın kilosu yaklaşık 79 kilo iken ameliyattan sonra 57 kilo civarında. Kitlenin yaklaşık 20-22 kilogram olduğunu düşünüyoruz. Farkındalık oluşturmak istediğimiz olay; bedenlerinde herhangi bir değişiklik saptadıklarında, bu kadar büyük bir kitleye ulaşmadan sağlık kuruluşlarına bir an önce başvurmaları. 10 cm’lik ile 50 cm’lik bir kitleyi ameliyat etmek aynı zorlukta olmayacaktır. Yumurtalık tümörleri biraz sinsi ilerliyor, 70-80 kadında bir gözükebiliyor. Meme ve rahim kanserine göre sıklık olarak daha az ama klinik belirti vermediği için genelde yüzde 70-75’ini ileri evrelerde saptıyoruz. Daha mortal gidebiliyor" şeklinde konuştu. "Üçüz gebelik boyutunda hatta daha büyüktü" Hastalığın sinsi olduğunu ifade ederken dikkat edilmesi gereken belirtilere yönelik bilgi veren Op. Dr. Dönmez, ‘Hastamızda olduğu gibi karında büyüme, mideye baskı yaptığı için yemek yiyememe, erken doyma, hazımsızlık, bağırsaklara baskı yaptığı için gaz deşarjında ve büyük tuvalet alışkanlıklarında değişkenlik’ diyerek sözlerine şöyle devam etti: "Bütün kadınlarımıza yıllık jinekolojik muayeneyi öneriyoruz. Hastamız şanslıydı çünkü tümör karın içerisine dağılmamıştı. Bazı tümörler 2 santim iken tüm karına yayılabilir, bazı tümörler de 50 santime kadar herhangi bir patlama olmadan büyüyebilir. Kitle dışarıdan görünüm olarak bir üçüz gebelik boyutunda vardı hatta daha büyüktü diyebiliriz. Gebelikte süreç birazcık daha uzun, yavaş yavaş karın büyüdüğü için toleransı biraz daha fazla olabiliyor. Yumurtalık tümörleri hızlı büyüdüğü, yaklaşık 2-3 ay içerisinde bu boyuta ulaştığı için toleransı biraz daha düşük oluyor"
Erzurum Down sendromlu annesinin sosyal alan ve anlayış isteği Erzurum’da yaşayan 52 yaşındaki Nuran Sağlam, 20 yaşındaki Down sendromlu oğlu Muhammet Hanifi Sağlam ile yaşadığı zorlukları anlattı. Anne sağlam, sosyal alan konusunda destek istedi. Üç çocuk annesi Sağlam, Anneler Günü’nü buruk geçirdiğini belirtirken, özel çocuk sahibi ailelerin yaşadığı sosyal sorunlara dikkat çekti. Oğlunun koyu bir Galatasaray taraftarı olduğunu söyleyen anne Sağlam, özel çocuklar için sosyal yaşam alanları yapılmasını istedi. "Çocuklarımızın aktivite yapacağı spor salonları açılsın" Anneler Günü’nde oğlunun da kendisine hediye almasını ve duygularını anlatmasını çok istediğini söyleyen Sağlam, "Konuşamadığı için, anlatamadığı için dışarı çıkaramıyorum. Haftada iki gün okula geliyoruz. Okulda da hocalarımız çok ilgileniyor. Ama çocuklarımızı götüreceğimiz yerler olsun. Oyunlar oynasınlar, toplar, havuzlar, yüzme yerleri olsun. Biz de isteriz ki öyle yerlerde çocuklarımızı da götürelim, dolandıralım. Sürekli evde oldukları için abur cubur çok yedikleri için sürekli kilo alıyorlar. Evde de sürekli oturtamıyorum. Dışarı çıkardığımda halkımız istemiyor. Parka götürüyorum, parkta diyorlar ki ‘Getirmeyin bu çocukları, içeri götürün.’ Biz bunları ne yapmalıyız? Büyüklerimiz yardımcı olsunlar. Zorluklarım, çocuğumu dışarı çıkardığımız zaman halkımızın istememesi. Parka, bir yerlere götürdüğüm zaman ‘Bunu içeri götür, içimize getirme’ diyorlar, oynatmıyorlar. Ben de büyüklerimizden benim çocuklarım ve tüm özel çocuklarımız için bir spor salonu yapılmasını rica ediyorum. Özellikle biz de serbest çocuklarımızı götürelim, oynatalım, enerjilerini atsınlar, ondan sonra da çıkıp evimize gelelim. Yoksa ben dışarı çıkaramıyorum. Çıkardığım zaman hiç kimse istemiyor parkta çocuğumu" diye konuştu. "Osimhen ve Icardi’den forma istiyorum" Çocuğunun bir Galatasaray sevdalısı olduğunu dile getiren Sağlam, "Victor Osimhen ya da Mauro Icardi forması sürekli üzerinde, hiç çıkarmıyor. Ben de onlardan imzalı forma ya da çocuğuma ulaşmalarını istiyorum" dedi.